Trump savaş kararını nasıl aldı, Netanyahu nasıl ikna etti? Hepsi ortaya çıktı
Halktv sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyon kararı, perde arkasında haftalara yayılan yoğun temaslar, istihbarat analizleri ve sert görüş ayrılıklarının ardından şekillendi. The New York Times tarafından aktarılan bilgilere göre sürecin dönüm noktası, 11 Şubat’ta Beyaz Saray’da gerçekleştirilen ve kamuoyundan gizlenen kritik toplantı oldu.
Son Dakika | Trump'tan ateşkes açıklaması
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Washington’a dikkat çekmeden gelerek doğrudan Beyaz Saray’a geçti. İlk görüşme Oval Ofis’in bitişiğindeki Kabine Odası’nda yapılırken, asıl kritik aşama daha sonra Durum Odası’nda gerçekleşti. Netanyahu burada ABD Başkanı Donald Trump ve sınırlı bir ekibe İran’a yönelik son derece gizli bir sunum yaptı.
ÜST DÜZEY YETKİLİLER YERİNİ ALDI
Toplantıda İsrail istihbarat servisi Mossad’ın Direktörü David Barnea ile askeri yetkililer de yer aldı. ABD tarafında ise Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth, CIA Direktörü John Ratcliffe ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine gibi isimler hazır bulundu. Başkan Yardımcısı JD Vance ise o sırada yurt dışında olduğu için toplantıya katılamadı.
NETANYAHU'NUN "ZAFER" SUNUMU
Habere göre Netanyahu, İran’ın “rejim değişikliği için olgunlaştığını” savunarak ABD-İsrail ortak operasyonunun Tahran yönetimini devirebileceğini ileri sürdü. Hatta Trump’a, olası yeni liderlerin yer aldığı bir video da izletildi.
İsrail heyeti, İran’ın balistik füze kapasitesinin kısa sürede yok edilebileceğini ve rejimin ciddi şekilde zayıflayacağını öne sürdü. Ayrıca iç ayaklanmaların tetiklenebileceği ve bölgesel dengelerin hızla değişebileceği iddia edildi.
Sunumun ardından Trump’ın Netanyahu’ya dönerek “Bana iyi geliyor” dediği ve bunun sürecin dönüm noktası olduğu aktarıldı.
"GERÇEKLİKTEN KOPUK"
Ertesi gün yalnızca Amerikalı yetkililerin katıldığı yeni bir toplantıda, istihbarat birimleri İsrail’in sunduğu planı detaylı şekilde analiz etti. Yapılan değerlendirmelerde İran liderliğine yönelik doğrudan askeri darbe ve ülkenin askeri kapasitesinin zayıflatılması hedeflerinin teknik olarak mümkün olabileceği ifade edildi. Buna karşılık, halk ayaklanması ve rejim değişikliği gibi senaryoların gerçekçi olmadığı sonucuna varıldı.
CIA Direktörü John Ratcliffe, özellikle rejim değişikliği ve halk ayaklanması beklentilerini “gülünç ve ciddiye alınamaz” olarak nitelendirirken Dışişleri Bakanı Marco Rubio da bu değerlendirmeye açık destek verdi.
General Dan Caine ise İsrail planlarının abartılı olabileceğini ve operasyonun ABD’nin silah stoklarını ciddi şekilde zorlayacağını vurguladı. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın kapanma riskine dikkat çekti.

Bu süreçte Beyaz Saray içinde belirgin bir görüş ayrılığı ortaya çıktı. Savunma Bakanı Pete Hegseth askeri müdahaleyi güçlü şekilde savunurken, Başkan Yardımcısı JD Vance daha temkinli bir yaklaşım benimsedi. Vance’in, böyle bir savaşın bölgesel istikrarsızlığı artırabileceği ve ABD açısından öngörülemez sonuçlar doğurabileceği yönünde uyarılarda bulunduğu aktarıldı.
Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise iki yaklaşım arasında daha dengeli bir pozisyon aldı. Rejim değişikliği hedefli bir operasyonun riskli olacağını ifade eden Rubio, buna karşılık İran’ın askeri kapasitesine yönelik sınırlı bir müdahalenin değerlendirilebileceğini dile getirdi.
GÖRÜŞ AYRILIKLARI NETLEŞTİŞubat ayının sonlarına gelindiğinde, ABD ve İsrail istihbaratı tarafından elde edilen yeni bir bilgi süreci hızlandırdı. İran’daki üst düzey liderliğin aynı anda ve açık bir konumda bir araya geleceği yönündeki istihbarat, kısa süreli bir fırsat olarak değerlendirildi. Bu gelişme, askeri planlamanın hızlanmasına neden oldu.
26 Şubat’ta yapılan son Durum Odası toplantısında tüm seçenekler yeniden masaya yatırıldı. Yaklaşık bir buçuk saat süren toplantıda Trump, katılımcıların görüşlerini tek tek dinledi. Bu aşamada yönetim içindeki ayrışma daha net biçimde ortaya çıktı.
"İPTAL YOK, İYİ ŞANSLAR"Toplantının sonunda ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın nükleer silaha sahip olmasının engellenmesi ve bölgesel tehdit kapasitesinin azaltılması gerektiğini belirterek askeri seçeneğe yöneldi. “Bence bunu yapmalıyız.” diyen Trump böylece karar sürecini fiilen tamamlamış oldu.
Ertesi gün, Air Force One’da son onay verildi. General Caine’in belirlediği sürenin dolmasına dakikalar kala Trump’ın talimatı geldi:
“Destansı Öfke Operasyonu onaylandı. İptal yok. İyi şanslar.”
BÖLGESEL DENGELERİ SARSTIHabere göre alınan karar, kapsamlı bir rejim değişikliği planından ziyade daha sınırlı askeri hedeflere odaklandı. Ancak buna rağmen, atılan adımın bölgesel dengeleri derinden etkileyen bir sürecin kapısını araladığı ifade edildi.
Beyaz Saray içindeki tartışmalar ise, bu kararın yalnızca askeri değil aynı zamanda siyasi ve ekonomik sonuçları olan tarihi bir dönüm noktası olduğunu ortaya koydu. Sürecin bundan sonra nasıl şekilleneceği ise hem sahadaki gelişmelere hem de tarafların vereceği karşılıklara bağlı olacak.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:46
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 09 Nisan 2026 10:22 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















