Trump Hürmüz benim dedi, İran buyur gel” masasını kurdu Dış Haberler
Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı üzerinden giderek sertleşen bilek güreşi yeni ve daha tehlikeli bir aşamaya giriyor. Tahran yönetimi, Washington’la haziran ayında imzalanan Mutabakat Zaptı’nın süresinin dolmasıyla birlikte savaşta şimdiye kadar ağırlıklı olarak benimsediği savunmacı çizginin değişebileceğini açıkladı.
Devrim Muhafızları Ordusu Siyasi Büro Başkanı Tuğgeneral Yadollah Javani, İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada ülkeyi savunmak için gerekli görülen her türlü adımın atılabileceğini söyledi. ABD ile İran arasında haziran ayında sağlanan ateşkese rağmen Hürmüz Boğazı’nın kontrolü konusundaki gerilim giderek tırmanırken, geçen ay çatışmaların yeniden başlamasıyla fiilen çöken mutabakatın resmi süresi de pazartesi günü doldu.
Javani, savaşın İran tarafından başlatılmadığını özellikle vurgulayarak, “Savaşı düşman başlattı. Bizim çabalarımız şimdiye kadar savunma niteliğindeydi ancak bundan sonra saldırı boyutu da kazanabilir” dedi. İranlı komutan, saldırı niteliğindeki yeni önlemlerin ne olacağı konusunda ayrıntı vermedi ancak Washington ve bölgedeki rakiplerinin “stratejik sürprizlere” hazır olması gerektiğini söyledi.
HEDEF LİSTESİNDE ENERJİ, ELEKTRİK VE DİJİTAL ALTYAPI VARİran’ın bu yeni caydırıcılık doktrininin yalnızca klasik askeri hedeflerle sınırlı olmadığı da ortaya çıkıyor. Devrim Muhafızları Sözcüsü Hossein Mohebbi geçen hafta yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’daki sivil altyapıyı hedef alması halinde Washington’ın ve bölgesel müttefiklerinin enerji şebekeleri, elektrik santralleri ve internete bağlı kritik sistemlerinin İran açısından potansiyel hedef haline geleceğini açıklamıştı.
İran’daki sertlik yanlısı siyasetçiler ve medya organlarında ise daha ileri senaryolar tartışılıyor. ABD’nin İran topraklarına doğrudan kara harekâtı başlatması halinde, Bahreyn ve Kuveyt’teki Amerikan askeri çıkarlarına yönelik kara operasyonlarının gündeme gelebileceği öne sürülüyor. Ancak uzmanlar böyle bir harekâtın askeri uygulanabilirliğini ve yaratacağı büyük bölgesel riskleri sorgularken, ABD’nin şu aşamada İran’a yönelik yakın vadeli bir kara operasyonu hazırlığı yaptığına ilişkin somut bir işaret bulunmadığı belirtiliyor.
Tahran’ın saldırgan caydırıcılığı daha fazla öne çıkarması, İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in geçen hafta güvenlik ve askeri yapıda yaptığı kritik atamaların hemen ardından geldi. Sertlik yanlısı çizgisiyle bilinen Hamaney, Devrim Muhafızları’nın eski kuşak komutanlarını ve kendisine yakın isimleri kritik askeri ve güvenlik görevlerine getirerek yönetim üzerindeki kontrolünü daha da güçlendirdi.
Hamaney, Tümgeneral Ahmad Vahidi’nin Devrim Muhafızları Genel Komutanlığı’na atanmasını açıklarken yeni dönemin doktrinini de tarif etti. İran lideri, ordunun “maksimum caydırıcılık” ile birlikte “düşmana karşı güçlü saldırı operasyonları gerçekleştirmeye hazır olmasını” istedi. Vahidi ise 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın ardından, İran liderliği ve silahlı kuvvetlerinin “dünya tarihinin en ağır silahlandırılmış ordusunu diz çöktürmeyi başardığını” savundu.
TRUMP: HÜRMÜZ YAKINDA ABD TOPRAĞI OLACAKABD Başkanı Donald Trump ise cuma günü yaptığı açıklamada İran’ın savaşta yenildiği yönündeki iddiasını yineledi. Amerikan deniz ablukasını “çelikten bir duvar” olarak nitelendiren Trump, Hürmüz Boğazı’nın da “çok yakında ABD toprağı ilan edileceğini” söyledi. Beyaz Saray daha sonra Trump’ın bu sözlerinin şaka niteliğinde olduğunu ileri sürdü ancak Tahran’ın tepkisi son derece ciddi oldu.
İran Genelkurmay Başkanı Amir Hatami, Amerikan askerlerinin İran topraklarında herhangi bir kara operasyonuna katılması halinde her bir ABD askerini öldüren ya da yakalayan kişiye 30 bin dolar ödül verileceğini açıkladı. Hatami, aynı eylemi gerçekleştiren kadınlara ise ödülün iki katı, yani 60 bin dolar verileceğini söyledi. İranlı komutan, “Saldırganlara ulaşmak konusunda elimiz açık. Kendi geliştireceğimiz yöntemlerle bu imkânımız daha da genişleyecek” ifadelerini kullandı ve İran’ın kısa süre önce Ürdün’deki Amerikan güçlerine yönelik saldırılarını hatırlattı.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai ise Washington’ın aslında İran’a yönelik kara operasyonunu değerlendirdiğini ancak hazırlıkların “yarım yamalak” olması nedeniyle bu plandan geri adım attığını savundu. Rızai’ye göre ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, temmuz ayında yaşanan iki haftalık yoğun çatışma döneminde Tahran’ı ve İran’ın kuzeyini büyük ölçüde hedef almaktan kaçındı; buna karşılık 15 eyalette yaklaşık 50 kente saldırılar düzenledi.
TAHRAN’A GÖRE PLAN: HÜRMÜZ’E İNMEK, İSFAHAN’A ULAŞMAKRızai, Amerikan hava saldırılarının asıl amacının İran’ın güneyindeki lojistik altyapıyı zayıflatmak ve muhtemel bir kara harekâtının önünü açmak olduğunu ileri sürdü. Tahran yönetimine göre Washington’ın nihai hedeflerinden biri Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirmek, ardından ise yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ABD saldırılarının enkazı altında bulunduğu düşünülen İsfahan’daki nükleer tesislere ulaşmaktı.
İranlı yetkili, ABD saldırılarında köprülerin, yolların, deniz trafik kontrol kulelerinin, radarların, kıyı tesislerinin ve askeri noktaların vurulduğunu belirterek, bunların İran’ın güneyine giden lojistik ikmal hatlarını kesmeye yönelik olduğunu söyledi. Rızai, Amerikan ordusunun kara harekâtının ihtiyaç duyacağı asker sayısını yanlış hesapladığını savunarak, “Hürmüz Boğazı için asker çıkarmak 40-50 bin askerle yapılabilecek bir iş değil. En az 100 bin asker getirmeniz gerekir. Zagros Dağları’nı geçmek ve Fars eyaletinden ilerleyebilmek zorundasınız” dedi.
İran medyası ve askeri komutanlar son haftalarda, ABD’nin ele geçirmeyi deneyebileceği güneydeki İran adaları ve kıyı bölgeleri için özel savunma planlarının hazırlandığını bildiriyor. Bu bölgeler arasında İran’ın petrol ihracatının en kritik merkezlerinden biri olan Kharg Adası’ndaki petrol terminalleri de bulunuyor. Hürmüz Boğazı çevresindeki İran topraklarına ayrıca hızlı müdahale birliklerinin konuşlandırıldığı belirtiliyor.
İran ordusu sözcüsü Mohammad-Reza Akraminia da geçen hafta yaptığı açıklamada öncelikli hedefin yabancı askerlerin İran topraklarına çıkmasını engellemek olduğunu söyledi. Akraminia, “Amerikalılar adalarımızdan birine girerse, onları kendi adamızda elbette hedef alırız. Başka ülkelerin topraklarında neler yapabileceğimizi siz düşünün” ifadelerini kullandı.
BATIDA AYRILIKÇILAR, KUZEYDE IRAK, DOĞUDA YENİ CEPHE ENDİŞESİTahran yönetimi yalnızca Amerikan kara harekâtına karşı değil, savaş sırasında iç güvenliği hedef alabilecek hareketlere karşı da hazırlık yapıyor. İranlı yetkililer, ülkenin Irak ve Türkiye’ye komşu batı sınırlarında ya da Pakistan ve Afganistan’a uzanan doğu bölgelerinde ayrılıkçı silahlı grupların oluşturabileceği herhangi bir hareketliliğe karşı güvenlik önlemlerinin artırıldığını bildiriyor.
Devrim Muhafızları’nın sınır bölgelerindeki savunmasını güçlendirdiği ve Irak Kürt Bölgesi Yönetimi sınırları içerisinde üslenen silahlı gruplara yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını sürdürdüğü belirtiliyor. Tahran böylece olası bir ABD saldırısının yalnızca güneyde değil, ülkenin batı ve doğu sınırlarında da eş zamanlı güvenlik krizleri yaratabileceği hesabıyla hareket ediyor.
MUTABAKAT BİTTİ AMA TAHRAN ‘BİZİM İÇİN TAKVİM YOK’ DİYORDevrim Muhafızları Siyasi Büro Başkanı Javani, pazartesi günü verdiği ayrı bir röportajda Hürmüz Boğazı’nın ancak Washington’ın haziran ayında imzalanan Mutabakat Zaptı çerçevesinde verdiği taahhütleri yerine getirmesinin ardından tamamen açılacağını söyledi. İran Dışişleri Bakanlığı ise iki aylık bir çatışmasızlık süresinin mutabakat metninde açık biçimde yer almadığını belirterek, sürenin dolmasının ABD ile savaşın geleceği veya Umman’la yürütülen Hürmüz müzakereleri açısından özel bir anlam taşımadığını savundu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmail Baghaei, pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, “İran İslam Cumhuriyeti’nin politikalarını baskı, ültimatom veya son tarihlere göre oluşturmadığı defalarca kanıtlandı. Biz kararlarımızı ulusal çıkarlarımızı ve güvenliğimizi neyin garanti ettiğine ilişkin kendi değerlendirmelerimize göre alırız” dedi. Baghaei, Hürmüz Boğazı’nın kısmen yeniden açılması için Umman’la yürütülen görüşmelerin hukuki ve teknik karmaşıklıklar, çok sayıda aktörün sürece dahil olması ve süreci bozmak isteyen “kötü niyetli taraflar” nedeniyle henüz sonuç vermediğini belirtti.
İran Meclis Başkanı ve baş müzakereci Muhammed Bakır Kalibaf ise haziran ayında imzalanan mutabakatı “diplomasi alanında gurur ve zafer belgesi” olarak tanımladı. Kalibaf’a göre İran, ABD ve İsrail’le yaşanan savaştan hem siyasi hem de askeri anlamda “galip” çıktı. İranlı siyasetçi, “Onların ordularını yok ettiğimizi söylemiyorum. Bize saldırırken açıkça ve defalarca dokuz hedef açıkladılar ama bu hedeflerin hiçbirine hiçbir düzeyde ulaşamadılar. ABD ve Siyonist rejim açısından asıl büyük başarısızlık buydu” dedi.
Ancak tüm bu sert söylemlere rağmen İran yönetimi içinde savaşın nasıl sonlandırılacağı konusunda henüz ortak bir formül bulunabilmiş değil. Kalibaf’ın ABD ile uzun vadeli diplomatik bir anlaşmaya varılması yönündeki girişimleri İran’ın siyasi ve askeri liderliğini ikna etmeye yetmiş görünmüyor. Washington Hürmüz’ü “çelik duvarla” çevirdiğini söylerken, Tahran ise artık yalnızca savunma değil saldırı operasyonlarından söz ediyor. Böylece haziran ayındaki mutabakatın kağıt üzerindeki süresi biterken, iki başkent arasındaki hesap giderek daha açık hale geliyor: Trump Hürmüz’ü Amerikan toprağı diye şakaya vuruyor, İran ise bu şakanın kara harekâtına dönüşmesi ihtimaline karşı asker başına ödül tarifesini bile şimdiden hazırlıyor.
*Fotoğraf: AA, temsilidir
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:74
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Ağustos 2026 21:37 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















