Tesettür: Sessiz ama güçlü bir ahlaki duruş Son Dakika Haberleri
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
Bir mücevher dükkânını düşünün; en kıymetli elmaslar vitrinin en önünde, güneşin altında korunmasız bir biçimde durmaz. Onlar kadife kutularda, özel bir ihtimamla saklanır. İşte tesettür de insanın “mükerrem” yani saygın varlığını, her türlü ucuz bakıştan ve nesneleşmekten koruyan o kadife kutu gibidir.
İslam’da erkek ve kadın belli bir yaşa yani büluğ çağına geldiğinde örtünme emrine muhatap olur. Gençlerimizin bu sorumluluğa “Benim bedenim, benim kararım” sözüyle sırt çevirmesi büyük yanlıştır. İnsan bedeninin sahibi midir, ki böyle düşünmektedir? Bedenimize ne kadar hükmedebildiğimizi düşünerek, bu soruyu cevaplamamız gerektiğini düşünüyorum. Bedenimize hükmedebilseydik ne yaşlanmak ne de hastalanmak isterdik. Ten rengimizden genlerimize farklı tercih imkanları olsun isterdik. Ama öyle değil. Nasıl doğuyorsak, öyle bir bedenle yaşıyoruz. Öyleyse o bir emanet. Ve emaneti korumak, ona zarar veren şeylerden sakınmak gerekir.
İşte bu emaneti bizlere lütfeden ve bu dünyada yaşama hakkı tanıyan yüce yaratıcı, birtakım sınırlar belirlemiştir. Bedenimize dair tüm inisiyatiflerimizde ilahi sese kulak vermekle yükümlüyüz. Çünkü asıl sahip O. Ve O bize neyi emredip, neyi yasakladıysa bizim yararımız içindir. Tesettür emri de böyledir.
Tesettür Müslümanların tartışmasız uygulamalarından birisidir. Ancak bu emrin anlamını düşündüğümüzde onun salt bir giyim kuralı olmadığını anlayabiliriz. O, insanın bedeniyle kurduğu ilişkinin “ilahi bir emanet” bilinciyle düzenlenmesidir. Tesettür, ne bedeni tamamen yok sayan çileci bir tutum, ne de onu bir vitrin nesnesi gibi sergileyen haz merkezli bir yaklaşımdır. Aksine, insanın bedeniyle ruhu arasındaki dengeyi koruyan bir “sınır bilinci”dir.
BEDENİN MAHREMİYET ÖRTÜSÜ
Modern hayatın bir gerçeği de şu: İnsan her zamankinden daha fazla görünür durumda. Sosyal medya, reklamlar ve popüler kültür, bireyi sürekli olarak “görünmeye” ve “gösterilmeye” teşvik ediyor. Bu durum, insanı zamanla bir “görüntü nesnesi” haline getirebiliyor. İşte tam bu noktada örtünme, yalnızca dini bir emir değil; aynı zamanda insanın kendini bu görünürlük baskısından koruma çabası olarak da okunabilir.
Örtünmenin temelinde yatan kavramlardan biri “mahremiyet”tir. Mahremiyet, insanın kendine ait bir alanının olması demektir. Herkesin bilmediği, görmediği, ulaşamadığı bir özel alan… Bu alanın korunması, insanın onurunun da korunması anlamına gelir. Çünkü değerli olan şeyler korunur. Örtünme de bu anlamda, insanın kendi değerini belirleme biçimlerinden biridir.
Elbette örtünmenin biçimi, şekli ve uygulaması toplumdan topluma değişebilir. İklim şartları, kültürel yapı ve sosyal hayat bu konuda belirleyici olabilir. Ancak burada asıl önemli olan, örtünmenin “nasıl” olduğundan çok “neden” olduğudur. Eğer bu soru göz ardı edilirse, tartışmalar yüzeyde kalmaya mahkûm olur.
KUR’AN’IN ÇİZDİĞİ GENİŞ ÇERÇEVE
Kur’an-ı Kerim’de örtünme hıfzu’l-fürûc (iffeti koruma); cilbâb (dış örtü); hımâr (başörtüsü) ve hicâb (mahremiyet sınırı) ifadeleriyle çok boyutlu bir şekilde temellendirilir. Ayrıca libâs, hem fiziksel örtünmeyi hem de “takvâ elbisesi” ile manevi korunmayı ifade ederek tesettürün ahlaki ve ontolojik boyutunu ortaya koyar. Buradaki temel hedef, bedenin cinsel bir araca dönüştürülmesini engelleyerek insanın saygın vasfını korumaktır.
İslam’da örtünme, çoğu zaman sanıldığı gibi yalnızca kadınlara yönelik bir giyim kuralı değildir. Aksine, kadın ve erkeği birlikte kuşatan bir ahlak anlayışının parçasıdır. Kur’an’da hem erkeklere hem de kadınlara “gözlerini sakınmaları” ve “iffetlerini korumaları” emredilir:
Mümin erkeklere söyle: Gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar; iffet ve namuslarını korusunlar. Bu, onlar için daha temiz ve daha nezih bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların bütün yaptıklarını en iyi bilmektedir. Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar; iffet ve namuslarını korusunlar. Mecbûren görünen kısımları müstesnâ, güzelliklerini ve süslerini teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine kadar örtsünler… (Nûr, 30-31).
Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle evlerinden dışarı çıktıkları zaman dış örtülerini üzerlerine alsınlar. Bu, onların iffetli kadınlar olarak tanınmaları ve kötü insanlar tarafından sözlü veya fiilî tâcize uğrayıp incitilmemeleri açısından en uygun yoldur. (Ahzâb, 59)
Erkek-kadın ilişkilerinde konu sadece bedenlerin örtülmesi değil, bakışların, davranışların ve niyetlerin de bir ölçüye bağlanması ve özel alanların bakış veya temasla ihlal edilmemesidir. Böylece İslam, toplumsal alandaki ilişkilerin şehvet değil, insani erdemler üzerinden yürümesini ister. Tesettür, kadını bakışların pasif bir objesi olmaktan çıkarıp, şahsiyetiyle var olan saygın bir özneye dönüştürür.
TEŞHİR KÜLTÜRÜNE KARŞI BİR “ONUR DURUŞU”
Sosyal medya ve iletişim araçları ile maalesef haya duygumuzu örseleyen şeylere şahit oluyoruz. Bugün her şeyin şeffaflaştığı, dijitalleşmenin ve popüler kültürün insanı sürekli bir “görsel tüketim nesnesi” haline getirdiği bu dünyada artık bir “teşhir girdabı” içindeyiz. Böyle bir krizde tesettür ahlakı adeta terk edilmemesi gereken bir kale gibidir. Örtünme, modern dünyanın “bakılma ve beğenilme” dayatmalarına karşı bir direniştir. Toplum içerisinde örtüsüyle var olmak isteyen biri, âdeta şu mesajı verir: “Ben cinsiyetimle değil; kişiliğimle var olmak istiyorum.”
Sonuç: Niçin Örtünüyoruz?
Örtünmeyi "ne kadar" ve "nasıl" sorularının ötesinde, "niçin" sorusu etrafında yeniden düşünmeliyiz. Tesettür, dış dünyayı dışlamak için değil, iç dünyadaki manevi duyguları muhafaza etmek içindir. O, bedenin geçici güzelliğini perdeleyerek, ruhun ebedi güzelliği olan “takva elbisesini” ön plana çıkarır. Tüm bu yönleriyle örtü bir kısıtlama değil, insanın kutsiyetini ve onurunu koruyan rahmani bir sınırdır. Bu sınır, bizleri sadece birer "görüntü" olmaktan kurtarıp, kendi hayatımızın gerçek "öznesi" yapar.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:67
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Nisan 2026 04:07 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















