Tarihin tescil ettiği insanlık suçu: Yunan zulmünün kanlı izleri
Ankara24.com, Trthaber kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
Tarihi vesikalar ve uluslararası gözlemci raporları, 19. ve 20. yüzyılda Anadolu’da, Ege’de, Balkanlar’da ve Kıbrıs’ta Türklere karşı yürütülen Yunan mezalimini defalarca gözler önüne serdi.
Megali Idea hedefi doğrultusunda hareket eden işgalci Yunan güçleri ve komitacı grupların geride bıraktığı acı tablo, yüz binlerce Türk’ün hayatına mal olan bir insanlık dramı olarak tarihe geçti.
İşte Yunan zulmünün kanlı izleri…
Mora’da Yunan barbarlığı: Unutulmayan Türk katliamı1821 yılında Mora Yarımadası’nda patlak veren Yunan İsyanı, bağımsızlık maskesi arkasına gizlenmiş alçakça bir Türk katliamına dönüştü.
Bölgedeki Türk varlığını kazımak için kadın, çocuk, yaşlı demeden 40 bin kişi katledildi.
23 Eylül 1821’de Tripoliçe’de yaşananlar, insanlık tarihinin en vahşi katliamlarından biri.
Üç gün üç gece süren yağma ve kırımda, on binlerce savunmasız Türk, gözünü bürümüş bir nefretle vahşice şehit edildi.
Sokakların Türk kanıyla sulandığı bu katliam, Batılı tarihçilerin bile inkar edemediği açık bir soykırım ve insanlık suçu.
Anadolu’da Yunan mezalimiYunan ordusu, “Megali İdea” hedefi doğrultusunda I. Dünya Savaşı sonrasında İzmir’i ve Batı Anadolu’yu işgal etme girişimi sırasında da bu soykırımcı yöntemleri kullanarak başarıya ulaşmayı denedi.
15 Mayıs 1919’da İzmir’e ayak basan işgalci Yunan ordusu, Anadolu toprağına ayak bastığı ilk andan itibaren arkasında sistematik bir yıkım, kan ve gözyaşı bıraktı.
Emperyalist güçlerin şımarttığı bu işgalci kuvvetler, Türk milletini öz yurdundan kazımak amacıyla batı Anadolu’yu adeta bir cehenneme çevirdi.
Yunanistan devlet televizyonu ERT’de yayımlanan bir programda siyaset bilimci Thanasis Diamantopoulos da Yunan ordusunun Anadolu’da işlediği suçların resmen kabul edilmesi gerektiğini söyledi:
"Yunan ordusu, Anadolu'da katliam ve cinsel saldırı suçu işledi. Yunanistan, bu suçları ne zaman tanıyacak?"
July 18, 2026
17 Haziran 1919’da Menemen’e giren Yunan birlikleri, Kaymakam Kemal Bey'i şehit ettikten sonra silahsız halkı hedef aldı. Çarşıda, sokakta ve evlerinde kıstırılan yüzlerce masum Türk vatandaşı katledildi.
Aydın bölgesinde Kuvayı Milliye direnişi ile baş edemeyen Yunan ordusu, hıncını çevre köylerdeki silahsız köylülerden çıkardı.
"Yunan ordusu, Aydın ve Manisa'da 4400 Müslüman'ı katletti"16 Mayıs 1920’de Arapadere ve çevresindeki Türk köyleri basılarak kadın, çocuk, yaşlı ayırt edilmeksizin ahırlara kapatılıp yakıldı, malları yağmalandı.
Yunan yazar Dr. George Nakratzas da Anadolu’daki soykırımı itiraf edenlerden…
"Yunan ordusu, Aydın ve Manisa'da 4400 Müslüman'ı katletti, Türk köylerini ateşe verdi."
Milli Mücadele'nin Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanmaya başladığı 1922 yılı boyunca, geri çekilen Yunan ordusu sistematik bir yakıp yıkma (yanık toprak) stratejisi uyguladı.
Manisa, Uşak, Alaşehir ve Aydın başta olmak üzere binlerce Türk köyü, kasabası ve camii ateşe verildi.
Aydın-Manisa hattında geri çekilen işgalciler, arkalarında yüzde 80'i tamamen yakılmış şehirler ve evsiz kalmış yüz binlerce Türk bıraktı.
Yunan yazar katliamı yazıyor fakat kitabın Türkçeye çevrilmesine izin vermiyorlar...Çekildiği her şehri yakıp harap eden Yunan ordusu en son 1922 Eylül’ünde İzmir’i de yakarak Anadolu’yu terk etti.
Yunan gazeteci ve araştırmacı Tasos Kostopoulos’un “1912- 1922 Savaş ve Etnik Temizlik” adlı kitabı da Yunan askerlerinin Anadolu’daki mezalimini gözler önüne seriyor.
Kitabın Türkçeye çevrilmesi için pek çok girişimde bulunuldu fakat Kostopoulos, kitabın Türkiye’de çevrilmesine izin vermedi.
Kostopoulos, ulusal konularda ülkesini zor duruma düşürecek hiçbir çabanın yanında olmayacağını belirtiyor… (!)
Kıbrıs’ta Rum barbarlığıKatliam ve etnik temizliğe dayanan aynı kirli plan terör örgütü EOKA ve Yunan cunta hükümeti tarafından 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na kadar Kıbrıs Türklerine de uygulandı.
Yıllarca süren sistematik baskılar, 1963 yılındaki "Kanlı Noel" saldırılarıyla Türk köylerinin yakılıp yıkıldığı kitlesel bir katliama dönüştü.
"Kanlı Noel" saldırılarında, 364 kişi şehit düştü, 103 Türk köyü boşaltıldı, 25 bin kadar insan evlerinden edildi.
Rum barbarlığının en zifiri yüzü Kumsal semtinde yaşandı. Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın evi hedef alındı; eşi Mürvet Hanım ve üç küçük evladı (Murat, Hakan, Kutsi) banyo küvetinde acımasızca şehit edildi.
Türkiye, 20 Temmuz 1974'te garantör devlet olarak müdahale hakkını kullandı ve Kıbrıs Barış Harekatı'na başladı.
"Ayşe tatile çıksın" parolasıyla 14 Ağustos 1974'teki "İkinci Kıbrıs Barış Harekatı” ile Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesini taçlandırıldı ve adaya barış ve huzur getirildi.
Kıbrıs Türklerinin özgürlüğü: Kıbrıs Barış Harekatı
Dönemin Müttefik Devletler Tahkik Heyeti raporlarından Yalova-Gemlik Araştırma Komisyonu’nun tutanaklarına kadar pek çok uluslararası belge, Yunan işgal kuvvetlerinin Türk milletine uyguladığı vahşeti ve insanlık suçlarını tek tek kayda geçirdi.
Hazırlanan uluslararası tutanaklar; silahsız sivillerin katledildiğini, yüzlerce köyün ateşe verildiğini ve Türk milletine karşı sistemli bir soykırım politikası yürütüldüğünü şüpheye yer bırakmayacak şekilde dünya kamuoyunun gözleri önüne seriyor.
Yağız Özdemir
Animasyon
Görüntülenme:56
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 19 Ağustos 2026 12:37 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar



















