Takip ettirip öldürmüşler
Ankara24.com, Dha kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
Olay, 6 Şubat'ta saat 22.00 sıralarında, Yıldırım ilçesi Yiğitler Mahallesi Türkmenbaşı Caddesi'nde meydana geldi. Kahvehaneden çıkan Zekeriya Çağlayan ve İbrahim Çelik'e, araçlarına binmek üzereyken silahlı saldırıda bulunuldu. Otomobilden peş peşe ateş açıldı, yaralanan 2 arkadaş yere yığıldı, saldırganlar kaçtı. Yaralılar, ambulanslarla Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Güvenlik kamerasına da yansıyan saldırıya ilişkin inceleme başlatan polis, olay yerinde 10 boş kovan buldu. Soruşturma sürerken, yaralılardan İbrahim Çelik, tedavi gördüğü hastanede 6 gün sonra hayatını kaybetti.
İKİZ PLAKA ARAÇLARLA GELDİLER
Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, farklı kameralara ait 280 saatlik kaydı inceledi. Şüphelilerin, olay yerine 'ikiz plaka' olarak tabir edilen 3 farklı araçla geldiklerini tespit etti. Olayın ardından araç değiştirip İstanbul'a kaçtıkları belirlenen 33 suç kaydı bulunan Batuhan Öztürk, 22 suç kaydı bulunan Hakan Nadir, 9 suç kaydı bulunan Müjdat Değer, 6 suç kaydı bulunan Fatih Kurt ile 1 suç kaydı bulunan E.K.’den oluşan 5 şüpheli, Bursa ve İstanbul'da yakalandı. E.K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 4 şüpheli ise tutuklandı.
GÖZETLENDİLER, AZMEDİLDİLER
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın tamamlanmasıyla hazırlanan iddianamede, firari sanık Adnan A.’nın azmettirici olduğu belirtildi. İddianamede, öldürülen İbrahim Çelik’in Zekeriya Çağlayan ve arkadaşlarıyla kahvehanede oturduğu, bu sırada firari sanık Taner A. tarafından gözetlendiği, kahvehaneden çıktıkları sırada Taner A.’nın telefonla tutuklu sanıklara haber verdiği anlatıldı.
Adnan A. ve Taner A. hakkında yakalama kararı çıkarılırken, İbrahim Çelik’i öldürüp, Zekeriya Çağlayan’ı da ağır yaralayan Müjdat Değer, Batuhan Öztürk, Hakan Nadir ile Fatih Kurt’un, Bursa 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Kasten öldürme’ ve ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlamalarıyla yargılanmasına başlandı. Duruşmaya, tutuklu sanıklar ile olayda yaralanan Zekeriya Çağlayan, İbrahim Çelik’in babası Süleyman Çelik, eşi Hilal Çelik ve taraf avukatları katıldı.
‘BİZE ATEŞ AÇILDI SANDIM, VURULUP, VURULMADIĞIMI KONTROL ETTİM’
Duruşmada savunma yapan sanık Batuhan Öztürk, olaydan 2 gün önce kendisini Hakan Nadir’in aradığını ve İstanbul’dan birinin alınması gerektiğini, bu kişinin Bursa’dan bir araç alacağını söylediğini belirtti. Bunun üzerine birlikte İstanbul’a gittiklerini söyleyen tutuklu sanık, “İstanbul Ümraniye tarafına gittik. Orada bir eve girdik. Kapıyı Müjdat Değer açtı. Onu ilk orada tanıdım. Bir süre orada oturduktan sonra birlikte Bursa’ya döndük. Yolda gelirken, Müjdat Değer’in benim evimde kalmasını teklif ettiler. Ben de tek kaldığım için kabul ettim. Ertesi gün işten geldiğimde Müjdat Değer’e işlerini halledip, halletmediğini sorduğumda, bir gün daha işlerinin uzadığını, bir gece daha kalmak istediğini belirtti. Ben de kabul ettim” iddiasında bulundu.
Ertesi gün işe giderken yol kenarında Fatih Kurt’u gördüğünü belirten Öztürk, “Telefonla konuşuyordu. ‘Beni yengenle, çocuklarla tehdit ediyorlar. Ben de onları annemlere bıraktım. Birileri beni ya dövecek ya da öldürecek. Ne olacağını bilmiyorum. Akşam onlarla konuşmaya gideceğim. Benimle gelebilir misin’ dedi. Ben de ‘Yenge ve çocuklar sıkıntıdaysa gelirim’ dedim. Akşam evde otururken Müjdat Değer merdivenlerden aşağı doğru apar topar indi. Ben de ne olduğunu sorduğumda, Fatih Kurt’un dayak yediğini söyledi. Ben de onunla gittim. Fatih’in aracı Müjdat’taydı. Müjdat, Bursa’yı bilmediği için aracı ben kullandım. Müjdat Değer arka koltuğa oturdu. Konum, Yiğitler Mahallesi’ni gösteriyordu. Yiğitler Mahallesi’ne gittiğimizde bir şey yoktu. Fatih Kurt’u aradığımızda kahvehanede olduğunu, kendisini almamızı söyledi. Ben navigasyonu açtım. Tam sola döneceğim sırada Müjdat Değer sağa dönmemi söyledi. Sağa döndüğümde 6-7 el silah sesi geldi. Seslerin nereden geldiğini bilmiyorum. Müjdat Değer ‘Aracı sür’ diye seslendi. Çok korktum, bize ateş açıldı diye seslendim. Yolda giderken vurulup vurulmadığımı kontrol ettim” dedi.
‘FATİH BİR ŞEYLERİ KANALA ATTI’
Olay yerinden uzaklaştıktan sonra Fatih Kurt’un beyaz bir araçla geldiğini söyleyen Öztürk, “Lüks bir araçla geldi. Yola çıkıp biraz ilerledikten sonra ben ‘Kendimi iyi hissetmiyorum’ dedim. Yolda durduk. Fatih bana su verdi. Suyu içerken, Fatih araçtan bir şeyler alıp, kanala attı. Ben ne attığını görmedim. Tekrar yola çıktık. Ben kendimi iyi hissetmediğim için uyumuşum. Gözümü açtığımda İstanbul’daydık. Müjdat yanımızda yoktu. Fatih’e sorduğumda Müjdat’ı bıraktığını söyledi. Ertesi gün Fatih Kurt’a ne olduğunu sorduğumda, ‘Benim aracı görünce sizi ben sandılar. O yüzden sıktılar. Seni İstanbul’a getirdim ki, sana da musallat olmasınlar diye’ dedi” ifadelerini kullandı.
‘SANKİ 6 YAŞINDAKİ İNSANIN ELİNDEN TUTUP GÖTÜRÜYORLAR’
Olay sırasında aracı kullandığını belirten Batuhan Öztürk’ün olayı görmediğini söylemesi üzerine mahkeme başkanı, “Dönüş güzergahında olduğu için görüş açında. Nasıl görmedin? Hadi görmedin, 24 saat sonra İstanbul’da ne olduğunu soruyorsun. Aklı başında insan 5 dakika sonra sorar, şehir değiştiriyorsun sorgulamıyorsun. Sanki 6 yaşında bir insanın elinden tutuyorlar da götürüyorlar” diye tepki gösterdi.
‘BATUHAN MASKELİ GELDİ, TELAŞLA ARACIN PLAKASINI SÖKTÜ’
Olayla ilgisinin olmadığını öne süren Fatih Kurt ise silah atışı yapmak için gittiği tarlaya Batuhan Öztürk’ün otomobille geldiğini, yanında Müjdat Değer’in de olduğunu belirterek, “Batuhan maskeli bir şekilde geldi. Telaşlı bir şekilde aracın plakasını söküyordu. Sonra benim arabaya bindiler. Diğer aracı plakasız bir şekilde tarlada bıraktılar. Aracı otobana doğru sürmeye başladım. Batuhan ile Müjdat bana silah uzatıp, ‘Bunu arabada koyabileceğimiz yer var mı?’ dedi. Ben de olmadığını söyledim. Bu sırada Batuhan Müjdat’a, ‘Zayıfı niye vurdun? Şişkoyu vuracaktın’ şeklinde konuştu. Silahları olduğu için sormaya korktum. Ben ‘Arabayı alın gidin. Ben evime gideyim’ dedim. Müjdat da ‘Hayır, olmaz. Beni götürecek kişi sensin’ dedi. Bunun üzerine ben yola çıktım ama yolda polis çevirmesi olsa ben arabadan atlayıp polise sığınacaktım” dedi.
Kurt’un sözleri üzerine mahkeme başkanı, “Niye yapmadın? Gişelerde polis noktası var. Polise sığınsaydın” dedi. Fatih Kurt’un “O gün yoktu” cevabına sinirlenen başkan, “Her gişede polis noktası var” diye tepki gösterdi.
‘BATUHAN’IN SAVUNMASI YALAN’
Batuhan Öztürk’ün yalan söylediğini iddia eden Kurt, “Batuhan araçta uyumuyordu. Ertesi gün dönüş yaparken, Batuhan, Hakan ile telefonda görüştü. Hakan yanına gelmeleri gerektiğini söyledi. Konumu açtık ve İznik’e gittik. Konuma Hakan geldi. ‘Beni niye böyle bir işin içine soktun’ dediğimde ‘Boş ver kardeşim böyle oldu. Bu işi yapmam gerekiyordu. Para verdim bu işe’ dedi. Beni bu işte kullandılar” diye konuştu.
‘OLAY SIRASINDA AİLEMLE TATİLDEYDİM’
Olayı sanal medyadan duyduğunu öne süren Hakan Nadir ise tahliyesini talep ederek şunları söyledi:
“Benim ehliyetim daimi iptal olduğu için Batuhan’ı aradım ve Batuhan ile İstanbul’a gittik. İstanbul’da ismini sonradan öğrendiğim Müjdat’ı aldık. 1-2 saat sonra Bursa’ya vardık. Batuhan’ı evine bıraktım ve evime gittim. Daha sonra ben ailemle birlikte İznik’te bungalov evlere tatile gittik. Olaydan 1 gün sonra Fatih aradı ve İstanbul’dan geldiklerini söyledi. Ben de ‘Yakınlardaysan konum atayım buraya gelin. Dükkana gitmesi gereken araç var’ dedim. Onlar da geldi. Aracı teslim ettim, gittiler. Olayı yakalanmadan önce duydum. Ama kimin yaptığını bilmiyordum. Doğruyu bilen yalnız Allah, herkes bir şey diyor. 10 aydır tutukluyum. Şirketim iflas etti. Aile düzenim bozuldu. Tahliyemi, olmazsa adli kontrol şartıyla serbest bırakılmamı talep ediyorum” dedi.
‘DAHA ÖNCE ADNAN, İBRAHİM’E ATEŞ AÇMIŞ’
Tutuklu sanıklardan Müjdat Değer, susma hakkını kullanırken, mahkeme başkanı olayda yaralanan Zekeriya Çağlayan’a söz verdi. Ölen İbrahim Çelik’in, firari sanık Adnan A. ile arasında husumet olduğunu söyleyen Çağlayan, “Benim İbrahim’den öğrendiğim kadarıyla İbrahim’in tanıdığı bir kişi ile Adnan arasında arazi anlaşmazlığı vardı. İbrahim ara bulucu olarak gitti. Orada kafe devir konusundaki alacağını da konuşmuşlar. Aralarında tartışma çıkmış ve silahlar çekilmiş. İbrahim ağabeyin telefonuna kurşun gelmiş” dedi.
‘ATEŞ EDEN MÜJDAT’TI’
Olay günü İbrahim Çelik ve arkadaşlarıyla kahvehanede oturduklarını belirten Çağlayan, “Kahvehaneden çıktığımız sırada ben İbrahim ağabey ile arkadan geliyordum. O sırada silahlar ateşlendi. Ben ayağımdan ve kalçamdan yaralandım, İbrahim ağabey vefat etti. Ateş eden Müjdat’tı, şikayetçiyim” diye konuştu.
‘OĞLUM VURDURANIN ADNAN, ORGANİZE EDENİN DE HAKAN OLDUĞUNU SÖYLEDİ’
Sanıkların hiçbirini tanımadığını söyleyen İbrahim Çelik’in babası Süleyman Çelik ise oğlunun ölmeden önce kendisine isim verdiğini belirterek şöyle konuştu:
“Oğlumun Adnan’dan yaklaşık 10 milyon lira civarında alacağı vardı. Birlikte bir kafe işletiyorlardı. Devir sırasında Adnan oğluma, ‘Ben alacağımı alayım, senin paranı sonra hallederiz’ demiş. Adnan’ın borcu buradan geliyor. Refakat sırasında oğlum bana kendini vurduranın Adnan olduğunu, organize edenin de Hakan olduğunu söyledi. Hakan’ın Adnan’a 15 milyon lira borcu varmış. Adnan da borcuna karşılık bu işi yapmasını teklif etmiş. Sanıkların hepsinden şikayetçiyim.”
‘KAHVEHANEDE KÖŞE MASADA BİRİ BİZİ GÖZETLİYORDU’
Olay günü kahvehanede ağabeyi İbrahim Çelik ile birlikte oturduklarını belirten tanıklardan Muhammet Mustafa Çelik de “Kahvehanede otururken, köşe masada bizi gözetlediklerini fark ettik. Rahatsız olduk. Ağabeyimin arkadaşının şantiyesine gidip, orada oturmaya karar verdik. Kahvehaneden çıkarken olay gerçekleşti” dedi.
İddianamede de İbrahim Çelik ve Zekeriya Çağlayan'ı takip eden Taner A.'nın, maktul ve arkadaşının kahveden çıkınca telefonla haber verdiği diğer sanıkların kendilerine ateş ettiğinin yer aldığını belirten mahkeme başkanı, firari sanıklar Adnan A. ve Taner A.’nın yakalanması için müzekkere yazılmasına ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:53
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Ekim 2026 11:25 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















