Ankara24.com
close
up
Tahran direndi BOP ağır yara aldı Sözcü Gazetesi

Tahran direndi BOP ağır yara aldı Sözcü Gazetesi

Sozcu sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Zafer Partisi (ZP) Genel Başkanı Ümit Özdağ, olayları yakından izliyor, yorumluyor ve muhtemel gelişmeleri de aktarıyor. Özdağ’a göre ABD ve İsrail’in İran saldırısı “Politik bir mağlubiyet” ile şimdilik sonuçlandı. Bu savaşın devam etmesi durumunda hem askeri, hem politik olarak küresel etkilerinin çok ağır olacağını, dünya barışının tehdit altına gireceğini belirtti.

İran’a yapılan saldırı, ülkemizi de yakından ilgilendiriyor. Özdağ’a “ABD, İran’da, Vietnam’da yenildiği gibi yenildi mi? Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) sona erdi mi?” diye sordum. Yanıtı şöyle oldu:

O EFSANE YIKILDI

“BOP, ağır bir darbe almıştır. ABD’nin uçak gemilerinin dokunulmazlığı efsanesi yıkıldı. Bunun önümüzdeki yıllarda önemli askeri gelişmelerin ilk adımı olduğu açıktır. Deniz jeopolitiğini yeniden tanımlamak gerekecektir. Keza ‘İsrail’in yenilmezlik efsanesi’ tekrar ağır bir darbe aldığı gibi İsrail halkı ilk kez savaşı Arap halkları gibi yaşamak zorunda kaldı.  

Ancak, ABD’nin henüz Vietnam’da tükendiği ve yenildiği gibi yenildiğini söyleyemeyiz. ABD, kaynakları ve askeri imkanları çok geniş bir ülke. Zaman zaman rasyonel olmayan bir başkan tarafından yönetiliyor. Hiç beklenmedik çıkışlar yapabilir. Tekrar nükleer saldırıyı gündemine alabilir. Büyük bir kara işgalini isteyebilir.

ABD’nin, İran karşısında kazanacağı bir zaferin ancak Pirus zaferi olabileceği meydana çıkmıştır. Yani kazanırken, mağlup olmaktadır. Çin karşısında mağlup olmaktadır. Basra Körfezindeki Arap müttefiklerini koruma iddiası  mağlup olmaktadır.”

SIRA TÜRKİYE’YE Mİ GELİYORDU?

PKK’nın başı Abdullah Öcalan’la görüşmeler yapılıyor. Bu görüşmelerin nereden nereye geldiğini Özdağ şöyle anlattı:  

Önce Öcalan ve PKK ile müzakerelerin neden başladığını ortaya koymalıyız. Çünkü bu konuda ön plana çıkan iktidar izahını en açık şekilde 20 Mayıs 2025’te TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş yaptı.

ABD’nin Irak’ı, Suriye’yi, Sudan’ı, Libya’yı böldüğünü ve sıranın İran’a geldiğini, İran’dan sonra eğer Türkiye, PKK’yı kastederek, Kürtler ile barış yapmaz ise ülkemizin de bir iç çatışmaya sürükleneceğini ifade etti. Bahçeli’nin de bu kadar açık olmasa da benzer izahlar yaptığını biliyoruz.

Özetle, Irak ve Suriye’de nasıl savaş ve iç savaşlar sonucunda Kürtçü örgütler devlet yönetimine ortak olmuşlar ise Türkiye’de de savaş, iç savaş olmadan görüşmeler ile bu ortaklık ‘Kurucu önder’ Öcalan ile yapılacak pazarlıklar ile oluşturulmalıydı. Bu proje ortaya atıldığı zaman daha Beşar Esad Suriye’de devrilmemişti ancak devrileceği ön kabulü yapılmıştı.”

BU, BİR TESLİMİYET ANLAYIŞI 

Özdağ’a, bu açıklamaları üzerine, “Siz bu izahın doğru olduğunu düşünüyor musunuz?” diye sordum. Yanıtı şöyle oldu:    

Bu bir izah değil, bir teslimiyet anlayışıdır. Evet, İsrail’in hedefi bölgede bir Müslüman İsrail yani Tel Aviv’in güdümünde bir Büyük Kürdistan kurmaktır. Bunun için Irak, Suriye ve İran’dan sonra Türkiye’nin parçalanması İsrail’in ve İsrail’de Netanyahu zihniyetinin politikasıdır. Bunu yıllardır anlatıyoruz. Ve İsrail’in bu politikasından dolayı Suriye’de Beşar Esad devrilmesin diye AK Parti’yi uyardık. Suriye’de rejim devrilmeseydi, İran ile İsrail savaşamazdı.

Yapılması gereken siyonist ve emperyalist projelere teslim olmak değil, onlara direnerek tarihin çöplüğüne atmaktır. İngiliz Başbakanı 1919’da ‘Türkler Asya’nın Kızılderilileridir ve akıbetleri de öyle olacaktır’ demişti. Oldu mu? Hayır! Neden, çünkü Türk Milleti Atatürk’ün önderliğinde direndi. 

Bakın, yıkılacağı sanılan İran’da direndi. ABD’yi masaya oturttu. Şimdi hayretle izliyoruz. Hâlâ ‘Öcalan ile görüşmelere devam edelim, Öcalan’a statü verelim, çalışma ofisi kuralım, anayasa ve yasaları değiştirelim, PKK’ya af çıkaralım’ diyorlar.

Eğer meseleleri söyledikleri gibi ‘İran’dan sonra sıra bize gelecek’ üzerine kurulu olsaydı, şimdi ‘Durun bir bakalım, yeni şartlar oluşuyor’ şeklinde sürecin yavaşlatılması gerekirdi.”

YURT DIŞINDAN TELKİN VAR MI?

Bölücü örgütün başı Abdullah Öcalan ile müzakerelerin bir dış dinamiği, yurt dışından telkin var mı? ZP Genel Başkanı Özdağ’ın yorumu şöyle oldu:

Birinci müzakerelerin başlamasında da ikinci müzakere sürecinin tetiklenmesinde de Suriye’nin büyük öneminin olduğunu düşünüyorum. Suriye’de rejimin devrilmesi çalışmaları 2009’dan önce başlamıştı. Ancak Türkiye PKK’yı tehdit olarak algılasaydı, Suriye’de rejimin devrilmesine izin vermezdi. 2009’da PKK ve Öcalan ise sessiz sürdürülen temaslar yeni bir aşamaya ulaştı. ‘Açılım’ adını verdikleri süreç, 2011’e gelindiğinde PKK’nın AKP hükümeti tarafından tehdit olarak algılanmadığı bir ortam ortaya çıkardı.

Böylece AK Parti, Beşar Esad’ın devrilmesi sürecinde 2011-2014 arasında PKK/YPG’yi adeta Suriye’de Esad’a karşı müttefiki olarak gördü. YPG elebaşı Türkiye’de misafir olarak karşılandı. PKK/YPG’yi tekrar tehdit olarak gördüklerinde iş işten geçmişti ve PKK/YPG Amerikan koruma şemsiyesi altına girip, sözde ABD’nin Ortadoğu’da IŞİD’e karşı müttefiki olmuştu. Eğer açılım başlamasaydı, Türkiye bu rahatlıkla Beşar Esad’ı devirme politikasının parçası haline gelemezdi.

TASFİYE OPERASYONU

Öcalan ile ikinci müzakere sürecinin başlaması da Suriye’de Beşar Esad rejiminin devrilmesinin hemen öncesindedir.Esad’ın devrilmesinden sonra PKK/YPG’nin Suriye devletinin ve coğrafyasının içinde bir konum elde etmesi için Türkiye’nin Esad’ın devrilmesinden sonra Suriye’de PKK/YPG’ye karşı bir ağır tasfiye operasyonu düzenlememesi gerekiyordu.

Bu ancak Türkiye’de Öcalan ve PKK ile yeni bir müzakere sürecinin başlatılması ile mümkündü. Esad’ın devrildiği süreçte Türkiye açısından sahada mükemmel bir askeri durum üstünlüğü söz konusuydu.

AYAKLANMA BEKLEDİLER

Hendek terörü PKK’nın psikolojik yıkımını getirmişti. Terör örgütü, kent çatışmaları sırasında halkın ayaklanmasını beklemişti. Ancak bölgede halk, devletin yanında yer almış, PKK’nın adeta yok edilmesini içten içe alkışlamıştı. PKK, Hendek sonrasında ağırlığı Suriye kadrolarına verdiği ve Türkiye içinde İHA/SİHA etkinliğimizden dolayı harekette zorlandığı için güneydoğu kırsalından silinmişti.

Türk Ordusu Irak’ta Kilit Pençe harekatı ile teröristleri sınır bölgesinden silmiş, Suriye-Irak bağlantısını da büyük ölçüde engellemişti. Suriye’de ise örgüt Afrin’den atılmış, Kuzey Suriye’nin belirli bölgelerinde geriye sürülmüş ancak Amerikan desteği ile öz gücü ile kontrol edemeyeceği kadar geniş ve Araplar ile dolu geniş bir bölgeyi işgal etmişti.

Özetle, Esad’ın devrildiği günlerde PKK/YPG Suriye’den tasfiye edilebilirdi. Bunu Ankara’da o günlerde savunan uzmanların olduğunu biliyorum.

İşte böyle bir operasyonu engellemek için de Öcalan ile başlayan ikinci müzakere süreci kullanıldı. YPG de silah bırakacak, dağılacak diyerek Türkiye oyalandı. Amerikalılar Türkiye’nin baskısı ile YPG’nin kontrol edemediği Arap coğrafyasından çekilmesini sağladılar. Ancak coğrafi olarak daralan PKK/YPG yeni Suriye devleti için de örgütsel olarak derinleşti ve devletleşti.” 

BU YOL, ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ YOLU

Özdağ’a, “Türkiye, PKK’nın silahlı güç olarak tükendiği bir noktada bölücü örgütle müzakereler başladı ve şimdi İran, ABD/İsrail saldırısını durdurmasına rağmen açılım sürecini hızlandırarak devam ettirmek istiyor diyorsunuz. Peki, neden?” diye sorduğumda konuyu şöyle açıkladı:

“Tamamen anayasayı değiştirerek Erdoğan’ın tekrar ve tekrar seçilmesini mümkün kılmak için. Asıl motivasyon bu. Erdoğan, 12 Temmuz 2025’te ‘AK Parti, MHP ve DEM birlikte yol yürüyeceğiz’ dedi. Bu yol anayasa değişikliği yoludur. Seçimde açık-kapalı ittifak. Bunun için Öcalan, İmralı’da çalışma ofisine geçtikten sonra Türkiye partisi görünümlü yeni bir parti kurduracak. Demirtaş’a bu partide önemli bir görev verilerek geniş kesimlere ulaşılmaya çalışılacak. DEM seçmenine de bu seçimde örneğin Erdoğan’ın gitmesi değil ‘Kürt kimliğinin gelmesi’ denilecek.”

AKP’Yİ İKTİDARDAN DÜŞÜREN FOTOĞRAF

Peki, bu formül tutar mı? Özdağ’ın ilk sözü “Hayır tutmaz” oldu ve açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bakın Haziran 2015’te bugün yaşadığımız ağır ekonomik kriz başlamamıştı. Buna rağmen Dolmabahçe mutabakatı fotoğrafı AK Parti’yi iktidardan düşürdü. Ancak bu mutabakat o zaman HDP’ye yaramıştı. HDP, siyasi yaşamında aldığı en yüksek oyu almıştı. Bugün inanılmaz ağır bir ekonomik buhrandan geçiyoruz. Ve Türk halkı Öcalan’ın, bu İmralı’dan bir süre daha ikamet şeklinde dahi olsa, çalışma ofisine geçtiği anda serbest kaldığını düşünecektir. Halk, PKK’lılara af çıkarılmasına yüzde 85 civarında ezici bir çoğunlukla karşı. Anayasada yapılacak değişikliklerden bahsetmiyorum bile.

Bu seçimlerin sonuçları Erdoğan’ın karşısına kim çıkarsa çıksın Cumhur İttifakı için felaket olur. DEM ise 2015’te olduğu gibi oy patlaması yaşar. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da devlet partisi olarak algıladığı için AK Parti’ye oy veren seçmenin büyük bir bölümü ‘Madem artık DEM de devlet, DEM’e oy verelim, intikam almasından kaçalım’ diyerek DEM’e yönelecektir.”

TOPLUMSAL BARIŞIN TEMELİ ATILMALI

Özdağ’ı dinledikten sonra, son soru olarak “Peki, sizce ne yapılmalı?” oldu. Özdağ’ın yanıtı da şöyle oldu:

“Öcalan ve PKK ile müzakereler çöpe atılmalı. Barış düşman ceza hukuku uygulamaları ile ezilmek istenen muhalefet ile hukuk devleti ve demokrasi ekseninde yapılmalı. Devletin tekrar kurumsallaşma süreci başlatılmalı. Bakanlıklara eski yetkileri verilmeli. Bakanlar milletvekilleri içinden atanmalı. Müsteşarlıklar kurulmalı. TBMM eski yetkilerine sahip olmalı. Böylece Erdoğan döneminde toplumsal barışın ve uzlaşmanın temelleri atılmalı.”

 NOT: Saygı Öztürk bugün ve yarın saat 13.00’te Ankara Kitap Fuarı’nda olacak. Doğan Kitap standında kitaplarını okurları için imzalayacak.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:137
embedKaynak:https://www.sozcu.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 11 Nisan 2026 05:01 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Motorin zammında kayış koptu Sözcü Gazetesi

10 Temmuz 2026 04:24see346

İsrail de F 35 alarmı! Netanyahu dan Trump a akılalmaz teklif!

10 Temmuz 2026 03:36see231

15 Temmuz şehitleri İstanbul da bir dizi programla anılacak

10 Temmuz 2026 04:07see207

Hakkı Türker, Bursaspor dan ayrıldı!

10 Temmuz 2026 00:04see191

Dağlık arazide kaybolmuştu! AFAD tarafından günler sonra sağ olarak kurtarıldı

10 Temmuz 2026 00:57see190

Beyoğlu başkanını özlemiş Sözcü Gazetesi

10 Temmuz 2026 02:40see188

Butlan yönetiminin indirdiği İmamoğlu posterini gençler yeniden astı Sözcü Gazetesi

10 Temmuz 2026 00:22see184

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: Türkiye ile KKTC arasında deniz altından geçecek doğal gaz boru hattının inşasına başlıyoruz

10 Temmuz 2026 18:58see181

Özgür Özel: Yeni parti kurulmasında geç kalınmadı

11 Temmuz 2026 00:55see169

Cornetto bu yaz mikrofonu müzikseverlere uzattı

10 Temmuz 2026 19:58see167

İstanbul da dehşet! Eski eşini ve çocuğunu pompalı tüfekle öldürdü

11 Temmuz 2026 00:13see165

Düğünde tabancayla havaya açıldı; 1 kişi öldü

11 Temmuz 2026 00:03see164

Zeki Amdouni: Şu an bulunduğumuz noktayı hak ettiğimizi düşünüyorum

11 Temmuz 2026 01:10see155

Aksu Belediyesinden vatandaşlara sosyal destek ve sağlık hizmeti Antalya Haberleri Habertürk Yerel Haberler

11 Temmuz 2026 00:27see154

İspanya yarı finalde

11 Temmuz 2026 00:56see151

Bakan Şimşek: Üretimi güçlü şekilde desteklemeye devam ediyoruz

10 Temmuz 2026 17:30see148

Haaland ın sıra dışı beslenme programı: Sütü çiğ içiyor, günde 6 bin kalori alıyor

10 Temmuz 2026 19:50see147

S 400 leri neden aldık? Neden satıyoruz? Sözcü Gazetesi

10 Temmuz 2026 16:57see146

Zararı var deniyordu yalan çıktı: Yemeğin yanında bunu yapmak aslında sağlıklıymış Sözcü Gazetesi

10 Temmuz 2026 16:00see146

Stale Solbakken den Haaland itirafı! Bu sır değil

11 Temmuz 2026 01:11see145
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları