Suyu kesilen varsa elini kaldırsın Mehmet Şeker
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Mansur Bey konuşuyor, pürdikkat dinliyoruz.
“Ankara’da su sıkıntısı yok. Suyu kesilenler 2 milyon 600 bin abonenin çok çok altında. Suyu kesilen varsa elini kaldırsın. Ekranlarda konuşanların ne kadar su harcadıklarını biliyoruz. Bütün muslukları açıyorlar. Araba yıkıyorlar. Suyu tasarruflu kullanmıyorlar. Susuzluk çeken hemşerilerimiz haklarını helal etsin.”
Mansur Bey konuştukça millet aydınlanıyor ama su sıkıntısı yoksa, helallik istemeye ne hacet?
*
Başkan haklı olsa gerek. Geçenlerde Ankara’da bir lokantaya gittik. Dört kişiydik. Her birimize birer şişe su getirdiler. Birer çorba istedik, çorbalar da geldi. Demek ki çorba yapılabiliyor. Su olmasa nasıl çorba yapsınlar? Ekranlarda bağıra bağıra konuşanlar haklı olsaydı, susuzluk sebebiyle lokantalar çorba yapamazlardı.
Yalnız, Mansur Bey konuşurken mecliste onu dinleyenlerin yüzlerine dikkat ettim. Hiçbiri inanmış, ikna olmuş görünmüyordu. Yüz ifadeleri mutsuz, üzgün, sıkıntılıydı.
*
Özgür Bey de konuya el attı.
Esti gürledi konuşurken.
Bakacağız, dedikleri gibi, su işleri belediyelerin sorumluluğundaysa, iktidara geldiğimiz zaman bu sorunu da çözeceğiz.
Vallahi bu söz üzerine mantık pes etti, iki seksen yere uzandı.
*
Kanun, suyu alıp getirmek konusunda açık.
Musluklara ulaştırmanın belediyelerin yetki ve sorumluluğunda olduğunu açıkça yazıyor.
Özgür Bey’in bundan haberi yok.
Şayet öyle iseymiş, çözecekmiş; ama ne zaman? Reklâmlardan sonra değil, iktidara gelince.
Mantık, yerde debelenmeye başladı. Az sonra son nefesini verecek.
*
Özgür Bey, yağmur yağmasın diye dua edenlerden bahsetti bir de.
Sonra da çark etti. Meğer şaka yapmışmış.
“İnandılar, iyi mi?” diyerek düzeltmeye çalıştı.
Yahu sen Ali Congun musun, Cem Yılmaz mısın?
Bırak şakayı işin üstatları yapsın.
Zatı alinizin her sözü ciddiye alınır, bilmez misin?
Ana muhalefet partisi genel başkanı bir cümle söyleyince, acaba şaka mı yaptı diye düşünemez millet.
Dalga geçmenin âlemi yok.
*
“İnsanlar hastalıklarıyla övünüyorlar, caka da satıyorlar” diyen Dostoyevski bugünleri görmemiş ama senaryoyu okumuş sanki.
*
Off off diye seslensek, karşıki dağlar yıkılmaz mı?
Bu arkadaşların siyaset okulunda birinci sınıftan eğitime alınması gerek. Siyasete Giriş’ten başlanmalı
Kameralar ve mikrofonlar karşısında konuşmak için ehliyet istenmemesinin avantajını kullanıyorlar.
*
En iyisi Fuzûlî üstada kulak verelim.
“Dest-bûsı ârzûsuyla ger ölsem dostlar
Kûze eylen toprağım sunun anunla yâre su.”
(Dostlar, eğer onun elini öpmek arzusuyla ölürsem, mezarımın toprağından bir testi yapıp onunla yâre su ikram edin.)
Burada bir not düşelim: Ankara hariç. Ankaralılar su tasarrufu yapsın. Kimseye bir bardaktan fazla su veren olmasın. İsraftan kaçınmak mecburiyeti varken, bir testi su vermek ne demek?
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:35
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Ocak 2026 04:03 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















