Ankara24.com
close
up
Suriye’de Esad artıkları neyi amaçlıyor?

Suriye’de Esad artıkları neyi amaçlıyor?

Trthaber sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Suriye’nin on yılı aşan iç savaş ve katliam döneminin ardından girdiği geçiş süreci, ülkenin dünyaya yeniden bağlanması, diplomatik hatların açılması, ekonomik nefes alanlarının genişlemesi ve “normalleşme” fikrinin ilk kez somut bir hedefe dönüşmesi anlamına geliyor. Sahada kamu düzenini yeniden kurmaya dönük adımların hızlandığı bir dönemde, dış dünyada da “Suriye’yle yeniden temas” başlığı güç kazanıyor. Bu yeni iklimin en kritik eşiklerinden biri, ABD’nin Sezar yaptırımlarıyla ilgili attığı adımlar ve bu adımların yatırım ortamına etkisi.

Washington’daki son kararlar, Sezar yaptırımlarının belirli başlıklarda askıya alınmasıyla, özellikle enerji ve yeniden inşa alanında uzun süredir bekleyen uluslararası aktörlerin hesaplarını yeniden yapmasına yol açtı. Yaptırımların, yabancı yatırımcıları Suriye’nin yeniden inşa sözleşmelerinden uzak tutan bir bariyer olduğu biliniyor.

[Yani dönemde Suriye'nin dış politikada yeni sayfalar açması, ülkenin istikrarını istemeyen güçler için büyük bir tehdit. Fotoğraf: AA]


ABD Hazine Bakanlığı’nın Suriye yaptırımlarını yeniden sınıflandırdığı yeni dönemde yaptırım mimarisinin tamamen “aktör bazlı” bir çerçeveye çekildiğini gösteriyor: yaptırımlar, Esad çevresi ve belirli suç ağları üzerinde kalırken ülkenin ekonomik dolaşımını bütünüyle kilitleyen hat gevşiyor.

Ankara’nın da “Sezar yaptırımlarının kaldırılması” kararını istikrar ve yeniden inşa için fırsat olarak selamlaması, bölgesel düzlemde bu açılmanın nasıl okunduğunu ortaya koyuyor.

Tam da bu tablo oluşurken, Arap dünyasında yayın yapan ve güvenlik-istihbarat dosyalarıyla bilinen Katar merkezli Al Jazeera televizyonun yayımladığı ses kayıtları, Esad rejiminin eski askeri çekirdeğinin hâlâ aktif bir koordinasyon dili kullandığını açık biçimde ortaya koyuyor. Kayıtlarda, Esad döneminin sembol isimlerinden Süheyl Hasan’ın, kendisini İsrail istihbarat servisi Mossad’a bağlı bir subay olarak tanıtan bir kişiyle yaptığı görüşmeler yer alıyor. Aynı dosyada, bu görüşmelerin bir siber güvenlik uzmanı tarafından kayda alındığı ve konuşmaların doğruluğunun birden fazla güvenlik kaynağınca teyit edildiği bilgisi paylaşılıyor.

Bu görüşmelerde kullanılan dil, hedefin iktidarı yeniden ele geçirmekten ziyade, yeni Suriye’nin istikrar kazanmasını engellemek olduğunu net biçimde gösteriyor. Ses kayıtlarında geçen ifadelerden biri bu yaklaşımı açıkça ortaya koyuyor:

“İsrail devleti, sahip olduğu tüm imkânlarla senin yanında olacak.”

Bu cümle, görüşmenin yalnızca bir temas arayışı olmadığını, aynı zamanda dış destek beklentisinin açık biçimde dile getirildiğini gösteriyor.

Kayıtların bir başka bölümünde Süheyl Hasan’ın, sahadaki koordinasyonun kendisiyle sınırlı olmadığını belirttiği ve sürecin daha üst bir mali–siyasi merkez tarafından yönlendirildiğini söylediği duyuluyor:

“Benden daha yukarıda bir isim var. Bütün koordinasyonu Rami yürütüyor.”

Burada kastedilen ismin, Esad rejiminin en güçlü ekonomik aktörlerinden biri olan Rami Mahluf olduğu, dosyayı yayımlayan kaynaklar tarafından açık biçimde belirtiliyor. Mahluf, Beşşar Esad’in dayısının oğlu, rejimin finansal omurgasını yıllarca kontrol etmiş ve Suriye’deki güvenlik aygıtıyla derin bağları bulunan bir isim olarak biliniyor. Bu vurgu, sabotaj girişiminin yalnızca askerî bir refleks değil, sermaye, güvenlik ve eski rejim ağıyla örülü bir plan olduğunu gösteriyor.

Sahil şehirlerinde provokasyon

Ses kayıtlarında çizilen senaryonun sahadaki yansıması, Suriye’nin sahil şehirlerinde net biçimde görüldü. Lazkiye ve Tartus’ta başlayan protestolar, kısa sürede silahlı çatışmalara dönüştü. Olaylar sırasında kalabalıkların arasına karışan provokatörlerin güvenlik güçlerini hedef aldığı, çıkan çatışmalarda can kayıplarının yaşandığı ve kamu düzenini sağlamak için bölgeye ek birlikler sevk edildiği bildirildi.

Bu gelişmeler, kayıtların içeriğiyle birebir örtüşüyor. Zira konuşmalarda, sahil hattında yaşanacak bir güvenlik krizinin ülke genelinde “istikrarsızlık algısı” yaratacağı özellikle vurgulanıyor. Güvenlik güçlerinin sert karşılık vermeye zorlanması, ardından bu görüntülerin dış dünyaya servis edilmesi, eski rejim döneminden aşina olunan bir yöntem olarak yeniden sahneye konuluyor.

Amaç, yeni yönetimi baskıcı göstermekten ibaret değil. Asıl hedef, Suriye’nin dışa açıldığı, yaptırım ikliminin değiştiği ve yatırım beklentilerinin oluştuğu bir dönemde, ülkeyi yeniden riskli ve kırılgan bir başlık hâline getirmek.

İsrail ayağı: Zayıf Suriye hayali

Ses kayıtlarının en çarpıcı yönlerinden biri, İsrail’in Suriye denklemindeki yerine dair yapılan değerlendirmeler. Görüşmelerde, Suriye’nin güçlü ve merkezi bir yapıya kavuşmasının İsrail açısından istenmeyen bir tablo olduğu açıkça dile getiriliyor. Buna karşılık, iç sorunlarla boğuşan, güvenlik krizleriyle meşgul ve dışa açılmakta zorlanan bir Suriye’nin İsrail’e daha geniş bir hareket alanı sunduğu vurgulanıyor.

[İsrail bir yandan Esad rejimi artıklarıyla iş tutarken, diğer taraftan da Dürzileri bahane edip ülkenin güneyini işgal ediyor. Fotoğraf: AA]

Bu yaklaşım, İsrail’in son yıllarda Suriye topraklarına yönelik saldırıları ve ülkenin toparlanmasını engelleyen politikalarıyla örtüşüyor. Rejim artıkları açısından ise bu tablo, hayatta kalmanın ve sahada yeniden alan kazanmanın anahtarı olarak görülüyor. Güçlü bir geçiş süreci onların tamamen tasfiyesi anlamına gelirken, kaos onların yeniden vazgeçilmez hâle gelmesini sağlıyor.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, doğrudan bir ittifaktan ziyade, çıkarların kesiştiği bir sabotaj zeminine işaret ediyor. İsrail, zayıf bir Suriye’den stratejik fayda sağlarken; Esad rejimi artıkları bu zayıflığı kendi varlıklarını sürdürmenin aracı olarak kullanıyor.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:118
embedKaynak:https://www.trthaber.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Ocak 2026 19:59 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İletişim Başkanı Duran: Türkiye diplomasinin merkezinde yer almaya devam edecektir

08 Temmuz 2026 01:22see149

Merz den Türkçe teşekkür paylaşımı Dış Haberler

08 Temmuz 2026 00:37see147

ROKETSAN Genel Müdürü İkinci den NATO ya ortak üretim ve tedarik mesajı

07 Temmuz 2026 16:53see146

UEFA Şampiyonlar Ligi nde gecenin sonuçları

08 Temmuz 2026 00:36see145

Sadece 1 maç kaldı! Yıldız isim tüm zamanların rekorunu kıracak

08 Temmuz 2026 00:40see144

ABD ordusundan İran a yeni saldırı dalgası! Patlama sesleri duyuldu

08 Temmuz 2026 00:45see143

Şampiyon Galatasaray sezonu açtı!

08 Temmuz 2026 01:38see141

Almanya, Türkiye ile işbirliği yapacak mı? Dış Haberler

07 Temmuz 2026 20:47see141

S 400’ün bedeli bitiyor mu? Trump tan Ankara da tarihi karar!

07 Temmuz 2026 16:41see141

Ambalajlı su fiyatlarına yönelik denetim

07 Temmuz 2026 18:08see140

Salih Özcan Beşiktaş ta! Dört gözle bekledim

09 Temmuz 2026 01:47see139

Sessiz gecenin sonu nefes kesti! Aslan ın yıldızı penaltı kaçırdı: 72 yıllık hasret bitti

08 Temmuz 2026 02:20see138

İran da patlama sesleri duyuldu

08 Temmuz 2026 00:22see138

Son dakika: Doğan Alemdar, Beşiktaş için İstanbul da!

07 Temmuz 2026 19:46see137

ABD Başkanı Trump: İran la anlaşmak istemiyorum

08 Temmuz 2026 14:21see135

Hossam Hassan: Dünya Kupası maçlarını izlemeyeceğim!

08 Temmuz 2026 01:56see135

ASELSAN Genel Müdürü Akyol NATO eksenli ihracatın artacağını öngördü

07 Temmuz 2026 17:34see135

Pankreas kanserinde tarihi gelişme! Yaşam süresini ikiye katlayan ilaç

08 Temmuz 2026 11:42see134

UEFA Konferans Ligi heyecanı başladı!

07 Temmuz 2026 23:49see131

Sahne kıyafetleri eleştiriliyordu! Tan Taşçı dan açıklama

08 Temmuz 2026 09:02see127
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları