Sürekli isimleri unutmanın zekanızla alakası yok: Psikolojiye göre bunun nedeni bakın neymiş Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Psikoloji literatüründe sıklıkla gündeme gelen "yeni tanışılan kişilerin isimlerini unutma" durumu üzerine yapılan araştırmalar, bu durumun bir zeka veya hafıza kaybı değil, tamamen beynin veri işleme stratejisiyle ilgili olduğunu ortaya koydu. Uzmanlara göre isimler, zihin için "düşük öncelikli veri" kategorisinde yer alıyor.
KODLAMA SÜRECİNDEKİ ZAYIFLIKAkademik verilere göre, isim unutma durumlarının temelinde "erişim" değil, "kodlama" sorunu yatıyor. Zihinsel sistem, bilgiyi semantik yani anlamsal ağlar üzerinden işlerken, isimler tek başlarına meslek, kişilik özelliği veya yaşantı gibi bir "anlam" taşımıyor. Zihin, anlam üretmeyen veriyi zayıf bağlantılarla kodladığı için depolama aşaması yüzeysel gerçekleşiyor ve bilgi uzun süreli belleğe aktarılamıyor.
TANIŞMA ANINDAKİ "DİKKAT FİLTRESİ"Zihin, algısal yükün arttığı tanışma anlarında otomatik bir veri seçimi yapıyor. Gürültü, kalabalık ortam ve sosyal etkileşim gibi uyaranlar nedeniyle zihin, isim bilgisini işlevsel değer taşımayan bir veri olarak sınıflandırıp filtreleme mekanizmasıyla arka plana itiyor. Bu durum, ismin daha kayıt aşamasındayken "önemsiz" ilan edilerek belleğe tam olarak işlenmemesiyle sonuçlanıyor.
İsimlerin hatırlanamaması durumunda ortaya çıkan "dilimin ucunda" hissi ise prefrontal korteksteki işleyişle açıklanıyor. Sosyal kaygı ve stres artışı, hafıza erişim yollarını bloke ederek geri çağırma sürecini kilitliyor. Uzmanlar, "metakognitif stres" olarak adlandırılan bu baskı kalktığında ve birey normalleştiğinde, erişim yollarının tekrar açılarak ismin hatırlandığını belirtiyor.
HAFIZA BOZUKLUĞUYLA KARIŞTIRILMAMALIBilimsel veriler, isim unutmanın klinik hafıza bozukluklarından tamamen farklı bir süreç olduğunu vurguladı. Bilişsel sistemin sürekli veri seçimi yapması, isimlerin anlamsal bağlardan yoksun olması ve çevresel uyaranların dikkat üzerindeki etkisi, bu durumun nörobilişsel düzeyde beklenen bir sonuç olduğunu kanıtlıyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:88
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 30 Ocak 2026 10:00 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















