Suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu neden TCK 217/A ile suçlanıyor?
Ankara24.com, Haber7 kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
'Suç örgütü lideri' Ekrem İmamoğlu neden TCK 217/A ile suçlanıyor?
GİRİŞ 16.04.2026 11:00 GÜNCELLEME 16.04.2026 11:02
İlk Yorum Yapan Sen Ol
HABER7 - ÖZEL
CHP'li Ekrem İmamoğlu ve kurduğu iddia edilen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianamenin en dikkat çekici bölümlerinden birini, Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinde düzenlenen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlaması oluşturuyor.
İddianameye göre bu suç, sıradan bir dezenformasyon eylemi olmaktan ziyade, örgütün siyaseti dizayn etme ve kitleleri yönetme stratejisinin temel bir parçası olarak işleniyor.
İddianamede, İmamoğlu'nun örgüt lideri sıfatıyla bu manipülasyon faaliyetlerinin talimatını veren kişi olduğu belirtiliyor.
Temel amacın ise yürütülen yolsuzluk soruşturmalarını kamuoyuna siyasi bir operasyon veya kumpas gibi göstererek adli süreçleri etkilemek ve devlet organlarına karşı halkı kinlendirmek olduğu ifade ediliyor.
FİNANSMAN AĞI VE BELEDİYE İŞTİRAKLERİNİN ROLÜ
İddianamede yer alan bilgilere göre, söz konusu dijital algı operasyonlarının arkasında ciddi bir finansman ağı bulunuyor.
Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. gibi İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden usulsüz ihaleler yoluyla elde edildiği öne sürülen suç gelirlerinin, örgüt üyesi Emrah Bağdatlı'nın sahibi olduğu Karpuz Medya gibi paravan şirketlere aktarıldığı iddia ediliyor.
DİJİTAL OPERASYON MERKEZİ VE TROLL YAPILANMASI
Sistemin işleyişi, örgütün medyadan sorumlu yöneticisi olduğu iddia edilen Murat Ongun'un kontrolündeki bir dijital operasyon ağı üzerinden yürütülüyor.
"İletişim Çadırı" olarak adlandırılan birimde, WhatsApp grupları aracılığıyla günlük olarak hangi etiketlerin gündeme sokulacağı ve kimlerin hedef alınacağı planlanıyor.
Bu planlamalar doğrultusunda Ekrem Edit, İBB Haber, Süleyman Askeri Bey, sekulerespronzo ve the turkdemocrat gibi sahte hesaplar üzerinden kamuoyunu provoke edici ve gerçek dışı içerikler dolaşıma sokuluyor.
Ayrıca, İmamoğlu aleyhine çıkan olumsuz haberleri okuyan kitleyi özel olarak hedef alıp yönlendirmeyi amaçlayan "Limon Kampanyası" adlı bir dijital stratejinin de uygulandığı belirtiliyor.
MEDYA ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN ALGI VE MANİPÜLASYONSosyal medyanın yanı sıra geleneksel medya ve köşe yazarları da bu algı yönetiminin bir parçası olarak iddianamede yer buluyor.
Belirlenen kurgusal veya yanıltıcı haberlerin, örgüte bilerek yardım ettiği iddia edilen bazı gazeteciler aracılığıyla hızla yayıldığı vurgulanıyor.
Buna örnek olarak, şüpheli Hüseyin Soner Yalçın'ın 29 Nisan 2025 tarihinde kaleme aldığı köşe yazısı gösteriliyor.
Yalçın'ın, gerçek olmadığını bildiği kurgusal ve hayal ürünü bilgileri paylaşarak kamu barışını bozmaya çalıştığı ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu işlediği ifade ediliyor.
İddianame, tüm bu faaliyetlerin toplumda panik, korku, güvensizlik ve kutuplaşmaya yol açma amacı taşıdığının altını çiziyor.
Özellikle operasyon dönemlerinde üretilen içeriklerin kamu huzurunu bozmaya elverişli olduğu ve devlet organları aleyhine gerçek dışı olayların gerçekmiş gibi sunulduğu belirtiliyor.
SON DURUŞMADA NELER OLDU?"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 92'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 22. duruşması çarşamba günü gerçekleşti.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, KİPTAŞ A.Ş Genel Müdür tutuklu sanık Ali Kurt'un avukatları savunmalarını tamamladı.
Avukatların ardından tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun koruma müdürü Mustafa Akın savunma yaptı.
Sanık Akın savunmasında, Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olmasından sonra, bir dostu tarafından İmamoğlu'nun güvenliğinin başı olmasının teklifi geldiğini anlatarak, ailesiyle ve İmamoğlu ile görüştükten sonra 2014 yılında görevine başladığını söyledi.
VIP koruma hizmeti verdiğini ifade eden sanık Akın, "VIP koruma, yalnızca koruma hizmeti olmayıp sosyal, özel ve itibarının korunması ve kollanmasını kapsamaktadır. Hatta kişisel verilerin de korunması ve kollanmasını kapsamaktadır. Dünyada bu şekilde anlatılmaktadır. Bu tanıma göre görevimizi yerine getirdik" savunmasını yaptı.
Akın, jammer sinyal kesici cihazların olası saldırıları engellemek için önleyici ve caydırıcı olması amacıyla ortak alınan koruma kararlarından biri olduğunu savunarak, cihazların bahse konu otelde bavuldan çıkartılmadığını ve gizli bir toplantıya katılmadığını öne sürdü.
Sadece iddianameye konu otelde değil, İmamoğlu'nun başka yaptığı toplantılarda ve alanlarda da jammer cihazı kullanım tedbiri aldıklarını belirten Akın, "Başkanın yapmış olduğu toplantılarda yapılan konuşmaları bilmemiz mümkün değildi. Haberleşmenin engellenmesi durumu söz konusu olmamıştır." ifadesini kullandı.
Sanık Akın, kameraların bantlanması olayına ilişkin, İmamoğlu'nun toplantı öncesi ve sonrası üzerini değiştirdiği alana bakan kameraların kapatıldığını söyledi.
Başkanlık konutundaki kameraların sökülmesi konusuyla ilgili de Akın, "Başkan, başkanlık konutundan 15 Mart'ta taşınacaktı, kendi ikametine gidecekti. Evin tadilatı gecikti. 19 Mart'ta başkanın gözaltına alınması süreci başladı. 21 Mart'ta konutta bulunan sorumlu olan arkadaşlarla toplantı yaptık. Öteki konut tamir edildi, taşınılacaktı. İBB'ye ait bütün eşyaların ilgili birime teslim edilmesi kararı aldık. Başkanın, 23 Mart’ta tutuklanınca koruma kararı kalktı. Silahlarımızı da müdürlüğe teslim ettik. Bizim üzerimize zimmetli bir şey kalmasını istemedik. Konutta bulunan kayıt cihazları eksiksiz ve tam olarak teslim edilmiştir" beyanında bulundu
Sanık Akın, üzerine atılı tüm suçlamaları reddetti.
SANIK AKIN'IN ÇAPRAZ SORGUSUMahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın, "Bantlama tedbirini her yerde uyguluyor musunuz? Oradaki alan koridor bölümü, çok özel bir alan değil." sorusuna sanık Akın, "Özel olarak üzerini değiştirecekse veya toplantı yapacaksa yapıyoruz. Mesela başkan odadan çıktığında üzeri dağınık olabilir. İtibar korunması da var." yanıtını verdi.
Başkan Aylan'ın, "Bizde de özel koruma var. Bizimkiler bantlama yapmıyor. Bizimkiler tedbirsiz mi?" şeklindeki sorusuna da sanık Akın, "Bence tedbirsiz." cevabını verdi.
Sanık Akın, Mahkeme Başkanı Aylan'ın, "Konuttaki kamera görüntülerine emniyet güçlerinin ihtiyacı olacağını değerlendirmeyip, niye kamera sökme kararı alıyorsunuz?" sorusunu, "Polisler geldiğinde kameraları söküp alsaydı kimse bir şey demezdi, yardımcı da olurduk. İç işleyişimizle ilgili bir konu." şeklinde yanıtladı.
Cumhuriyet savcısının, "Tehditler artınca jammer kullanımına ilişkin yasal bir dayanak var mı? Herhangi bir tebligat geldi mi?" sorusuna ise Akın, "Ben hatırlamıyorum. Bize detaylı bilgi verilmedi. Jammer açmadık, bulundurduk." şeklinde cevap verdi.
Söz alan tutuklu sanık İmamoğlu ise bu zamana kadar 300 suç duyurusunda bulunduğunu öne sürerek, "Başkan Bey sizi ilgilendirmiyor mu bu konu?" dedi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Aylan, "Beni bir polemiğin içine çekmeye çalışıyorsunuz. Biz iddianamedeki isnatların dışında bir şeyle ilgilenmiyoruz." ifadesini kullandı.
Duruşma, Akın'ın avukatlarının savunmasının alınması için perşembe gününe (bugün) ertelendi.
KAYNAK: HABER7
Ramazan Dengiz Haber7.com - Muhabir
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
GÖNDER
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:28
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Nisan 2026 11:04 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















