Ankara24.com
close
up
Menu

Roma, Fiorentina karşısında 4 golle galip!

İsmet Taşdemir: Kaybettiğimiz puan tamamen bana yazılır!

İşçi İntihar Girişiminde Bulundu

Hendek te Kimyasal Sızıntı: 2 Yaralı

Ahlat ta anlamlı buluşma! Erdoğan şehit aileleriyle bir araya geldi

Beşiktaş’ta denizde boğulma tehlikesi geçiren Azerbaycanlı turisti vatandaşlar kurtardı

Samsun daki ölümlü silahlı kavgada şaşırtan detay: İneğin memesine mermi isabet etmiş

İlk maçı 3 0 kaybetmişlerdi! Hiç kimse şans vermiyorken Şampiyonlar Ligi bileti aldılar

T.C. SAKARYA 2. İCRA DAİRESİ

Sırt çantasına sığan rüzgar türbini üretildi: Telefonu sadece 35 dakikada şarj ediyor Sözcü Gazetesi

Ülkeden cep telefonu kararı: Yasa yürürlüğe girdi, bu alanda kullanımı yasaklandı Sözcü Gazetesi

TÜİK yeni rakamı açıkladı: Türkiye nin nüfusu arttı! Gençleştik mi, yaşlandık mı?

8 gündür kayıp olarak aranan Mehmet tin cansız bedeni bulundu

Karahantepe’de 11 bin yıllık keşif: Benzerine daha önce hiç rastlanmadı Sözcü Gazetesi

Azerbaycan ekibi Sabah, Şampiyonlar Ligi bileti aldı!

Juventus ta Kenan Yıldız depremi! Aylarca oynayamayacak

NOTER ÜCRET TARİFESİ 2026 Noterlik ücreti ne kadar oldu, kaç TL? 2026 noter ücretleri zamlandı mı? Resmi Gazete de yayımlandı!

Bankalar arasındaki fark 8 bin TL yi aştı: 1 milyon TL nin 32 günlük getirisi baştan aşağı değişti Sözcü Gazetesi

CHP temyiz başvurusunu geri çekti

Aydın dan dünyaya yayılan lezzet: İncir Cipsi

Stil mi, kimlik mi? Gençler kendilerini neden tek bir akımın içinde tanımlamak istiyor?

Stil mi, kimlik mi? Gençler kendilerini neden tek bir akımın içinde tanımlamak istiyor?

Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Çocukluk ve ergenlik döneminde bir kıyafet, bir saç modeli ya da odanın dekorasyonu hiçbir zaman yalnızca estetik bir tercih olmayabilir. Bu yaşlarda gençler yalnızca neyi sevdiklerini değil, nasıl görünmek istediklerini, çevreleri tarafından nasıl algılandıklarını ve kendilerini hangi gruba ait hissettiklerini de keşfetmeye çalışıyor.

Bugün bu arayışın en görünür taraflarından biri, sosyal medyada yayılan estetik dünyalar. Cottagecore doğaya ve romantik kır yaşamına, clean girl sade ve bakımlı bir görünüme, gothic daha karanlık bir görsel dile, anime estetiği ise Japon animasyon kültüründen ilham alan saç, makyaj ve kıyafetlere dayanıyor. Birbirinden farklı bu tarzların ortak noktası ise gençlere kendilerini belirli bir görsel dil üzerinden ifade etme imkanı sunmaları.

Ancak asıl soru şu: Bir genç gerçekten kendi zevkini mi keşfediyor, yoksa sosyal medyada gördüğü hazır bir personaya yaklaşarak kendisine bir kimlik mi kuruyor?

Uzman Klinik Psikolog Aybeniz Yıldırım'a göre belirli bir estetik akıma ilgi duymak, kimlik gelişiminin doğal bir parçası olabilir. Fakat sosyal medya ve akran baskısı devreye girdiğinde bu arayış, kabul görme ihtiyacıyla iç içe geçebiliyor.

KENDİNİ BULMAKLA BAŞKASINA BENZEMEK ARASINDA

Ergenlik döneminde gençlerin kendilerini yaşıtlarıyla daha fazla kıyasladığını belirten Yıldırım, sosyal medyada karşılaşılan "ideal" görüntülerin bu süreci yoğunlaştırabildiğini söylüyor. Özellikle Kore kültürünün etkisiyle uzun bacak, beyaz ten ya da belirli bir makyaj görünümü gibi fiziksel özelliklere ulaşma isteğinin danışanlarında daha görünür hale geldiğini belirtiyor.

Araştırmalar da sosyal medyanın beden algısıyla ilişkisini ortaya koyuyor. Yoğun görsel içerik tüketen ergenlerin daha fazla beden memnuniyetsizliği bildirdiği çalışmalar bulunuyor. 10-21 yaş arasındaki 17 binden fazla gencin takip edildiği bir başka uzun dönemli araştırmada ise, bazı gelişim dönemlerinde daha yüksek sosyal medya kullanımının bir yıl sonraki yaşam memnuniyetindeki düşüşle ilişkili olduğu görüldü.

Sosyal medya ve ergen ruh sağlığı üzerine 13 çalışmanın değerlendirildiği bir sistematik inceleme de daha yoğun ve problemli kullanımın depresyon, kaygı ve psikolojik sıkıntıyla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.

Bu nedenle bir tarzı sevmekle görünüş baskısı arasında önemli bir fark var. Genç kendisini belirli bir görüntüye ulaşmak zorunda hissediyor, bedenini sürekli kusurları üzerinden değerlendiriyor veya kabul görmek için değişmeye başlıyorsa konu artık yalnızca stil tercihinden ibaret olmayabiliyor. Yıldırım, bu noktada beden dismorfik bozukluğu, yeme bozuklukları, sosyal kaygı ve depresyon gibi sorunların ortaya çıkabildiğine dikkat çekiyor.

SOSYAL MEDYADA GÖRÜLEN HAYAT, GERÇEK HAYATIN TAMAMI DEĞİL

Sosyal medyada çoğunlukla insanların en iyi hallerini görüyoruz. Özenle seçilmiş kıyafetler, kusursuz ciltler ve belirli yaşam tarzları öne çıkarken gündelik hayatın sıradan tarafları görünmez kalıyor.

Yıldırım, gençlerin zamanla bu görüntüleri bir seçenekten çok kabul edilmenin koşulu gibi algılayabildiğini söylüyor. Böylece "Ben bunu gerçekten seviyor muyum?" sorusu, "Böyle görünürsem arkadaşlarım beni kabul eder mi?" sorusuna dönüşebiliyor.

Akran grubunun etkisi de burada devreye giriyor. Yıldırım, aynı arkadaş grubundaki gençlerin çoğu zaman benzer tarzlara yöneldiğini ve farklı görünmenin dışlanma korkusu yaratabildiğini belirtiyor. Bir başka çalışmada da ergenlerin daha fazla beğeni alan içerikleri sosyal olarak daha fazla onaylama eğiliminde olduğu görüldü.

Fakat sosyal medyanın hikayesi yalnızca olumsuz değil. Johns Hopkins'ten uzmanların değerlendirmesine göre sosyal medya, gençlere kendilerini ifade etme ve benzer ilgi alanlarına sahip insanlarla bağlantı kurma fırsatı da sağlayabiliyor. 2024 tarihli bir ankette gençlerin yüzde 74'ü sosyal medyanın kendilerini akranlarına daha bağlı hissettirdiğini söyledi.

Dolayısıyla mesele bir gencin sosyal medyada belirli bir estetik dünyaya ilgi duyması değil; bu dünyanın hayatında nasıl bir yer kapladığı.

BİR ESTETİĞE AİT OLMAK, BİR YERE AİT OLMAK GİBİ

Aynı tarz giyinmek, benzer makyajlar yapmak veya belirli bir estetik dili benimsemek, ergen için kendisini dış dünyaya anlatmanın bir yolu olabilir. Aidiyet hissetmek de gelişim sürecinin doğal bir parçası.

Asıl mesele, bu aidiyetin kişinin bütün kimliğinin yerini alıp almaması.

Yıldırım'a göre bir spor kulübüne ya da müzik grubuna aidiyet nasıl anlaşılabilirse, belirli bir estetik çevresine yakınlık duymak da aynı şekilde anlaşılabilir. Ancak bunun hayatın tamamını belirleyecek bir noktaya ulaşmaması, gencin kendi özgünlüğünü ve aileden gelen kültürel parçalarını tamamen geride bırakmaması gerekiyor.

Çünkü "Arkadaşlarım da böyle yapıyor" cümlesi bazen basit bir stil tercihinden çok daha büyük bir sosyal baskının işareti olabiliyor. Bu nedenle Yıldırım'ın seanslarda yönelttiği soru oldukça basit: "Sen nasıl hissediyorsun?"

Belki de bu sorunun önemi tam olarak burada yatıyor. Çünkü mesele gencin hangi estetiği seçtiğinden çok, o estetiği neden seçtiğini fark edebilmesi.

NE ZAMAN BİR STİL, SADECE BİR STİL OLMAKTAN ÇIKIYOR?

Bir estetik akımın sınırları kıyafetin çok ötesine geçebiliyor. Giyim tarzını değiştiren bir genç, odasını, makyajını, sosyal medya hesabını ve takip ettiği kişileri de aynı görsel dünya etrafında şekillendirebiliyor.

Yıldırım, ebeveynlerin çocuklarında belirli kişileri veya grupları takip etmeye başladıktan sonra ciddi değişimler gözlemleyebildiğini söylüyor. Bunun artık yalnızca kız çocuklarında değil, erkek çocuklarda da görüldüğünü belirtiyor.

Burada dikkat edilmesi gereken, değişimin kendisinden çok gencin hayatına etkisi. Yeni bir tarz benimsemek tek başına alarm işareti değil. Ancak bütün hayat tek bir estetik, görüş veya grubun etrafında şekillenmeye başladıysa daha yakından bakmak gerekiyor.

Dünya Sağlık Örgütü'nün Avrupa Bölge Ofisi'nin 2024'te yayımladığı verilere göre problemli sosyal medya kullanımı 2018'de yüzde 7 iken 2022'de yüzde 11'e yükseldi. Araştırma, Avrupa, Orta Asya ve Kanada'daki 44 ülke ve bölgede yaklaşık 280 bin gencin verilerine dayanıyordu. Kızlarda problemli sosyal medya kullanımı oranı yüzde 13 ile erkeklerin yüzde 9'luk oranının üzerindeydi.

WHO'nun tanımına göre problemli kullanım yalnızca uzun süre ekran başında kalmak anlamına gelmiyor. Kullanımı kontrol etmekte zorlanmak, kullanmadığında yoksunluk hissetmek, diğer aktiviteleri ihmal etmek ve günlük yaşamda olumsuz sonuçlarla karşılaşmak da bu tabloya dahil. Aynı rapor, sorunlu olmayan ancak yoğun sosyal medya kullanan gençlerin daha güçlü akran desteği ve sosyal bağlantılar bildirebildiğini de ortaya koyuyor.

Bu yüzden amaç estetiği ortadan kaldırmak değil, onun arkasındaki duyguyu anlamak. Genç neden böyle görünmek istiyor? Gerçekten sevdiği için mi, yoksa böyle görünmezse kabul edilmeyeceğini düşündüğü için mi?

EBEVEYNİN İLK TEPKİSİ, BÜTÜN HİKAYEYİ DEĞİŞTİREBİLİR

Çocuğunun bir anda gothiccore giyinmeye başlaması, odasını tamamen değiştirmesi veya belirli bir sosyal medya estetiğine yönelmesi karşısında ebeveynin ilk refleksi bunu eleştirmek olabilir. Ancak Yıldırım'a göre ergenlik dönemindeki bir genci fazla yargılamak, tam tersine onu o gruba daha fazla yaklaştırabilir.

Genç, ailesinin kendisini anlamadığını düşündüğünde kendi iç dünyasına çekilebilir ve ait hissettiği gruba daha güçlü biçimde bağlanabilir.

Bu nedenle amaç estetiği ortadan kaldırmak değil, onun arkasındaki duyguyu anlamaya çalışmak. Genç neden böyle görünmek istiyor? Bu görünüm ona ne hissettiriyor? Bunu gerçekten sevdiği için mi yapıyor, yoksa böyle görünmezse arkadaşları tarafından kabul edilmeyeceğini mi düşünüyor?

Yıldırım, bu nedenle bazı danışanlarını aile üyeleriyle birlikte seanslara alarak gencin dünyasının ebeveynleri tarafından da görülmesini ve anlaşılmasını sağlamaya çalıştığını belirtiyor.

Johns Hopkins uzmanları da ebeveynlerin çocuklarıyla sosyal medya hakkında açık konuşmalar yapmasını ve kendi kullanım biçimleriyle örnek olmasını öneriyor. Ekransız zamanlar ve alanlar oluşturmak, bildirimleri azaltmak ve çevrim içi davranışlar üzerine sınırlar hakkında konuşmak da sağlıklı dijital alışkanlıklar arasında sayılıyor.

Belki de bugün çocukların ve ergenlerin etrafında gördüğümüz estetik kalabalığını anlamanın en doğru yolu, onları seçtikleri akımdan çıkarmaya çalışmak değil. Bir dünyanın içinde ne aradıklarını sormak.

Kaynak: Harvard University, World Health Organization, John Hopkins Medicine, National Library Of Medicine

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:75
embedKaynak:https://www.haberturk.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 26 Ağustos 2026 09:59 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Roma, Fiorentina karşısında 4 golle galip!

25 Ağustos 2026 00:08see162

İsmet Taşdemir: Kaybettiğimiz puan tamamen bana yazılır!

25 Ağustos 2026 00:56see160

İşçi İntihar Girişiminde Bulundu

26 Ağustos 2026 01:39see155

Hendek te Kimyasal Sızıntı: 2 Yaralı

26 Ağustos 2026 01:06see154

Ahlat ta anlamlı buluşma! Erdoğan şehit aileleriyle bir araya geldi

26 Ağustos 2026 00:14see153

Beşiktaş’ta denizde boğulma tehlikesi geçiren Azerbaycanlı turisti vatandaşlar kurtardı

24 Ağustos 2026 22:50see150

Samsun daki ölümlü silahlı kavgada şaşırtan detay: İneğin memesine mermi isabet etmiş

24 Ağustos 2026 17:23see148

İlk maçı 3 0 kaybetmişlerdi! Hiç kimse şans vermiyorken Şampiyonlar Ligi bileti aldılar

26 Ağustos 2026 00:47see148

T.C. SAKARYA 2. İCRA DAİRESİ

26 Ağustos 2026 00:06see148

Sırt çantasına sığan rüzgar türbini üretildi: Telefonu sadece 35 dakikada şarj ediyor Sözcü Gazetesi

26 Ağustos 2026 00:22see147

Ülkeden cep telefonu kararı: Yasa yürürlüğe girdi, bu alanda kullanımı yasaklandı Sözcü Gazetesi

24 Ağustos 2026 19:21see147

TÜİK yeni rakamı açıkladı: Türkiye nin nüfusu arttı! Gençleştik mi, yaşlandık mı?

26 Ağustos 2026 00:54see146

8 gündür kayıp olarak aranan Mehmet tin cansız bedeni bulundu

24 Ağustos 2026 21:08see145

Karahantepe’de 11 bin yıllık keşif: Benzerine daha önce hiç rastlanmadı Sözcü Gazetesi

25 Ağustos 2026 17:44see144

Azerbaycan ekibi Sabah, Şampiyonlar Ligi bileti aldı!

26 Ağustos 2026 00:06see144

Juventus ta Kenan Yıldız depremi! Aylarca oynayamayacak

24 Ağustos 2026 16:33see143

NOTER ÜCRET TARİFESİ 2026 Noterlik ücreti ne kadar oldu, kaç TL? 2026 noter ücretleri zamlandı mı? Resmi Gazete de yayımlandı!

26 Ağustos 2026 01:06see143

Bankalar arasındaki fark 8 bin TL yi aştı: 1 milyon TL nin 32 günlük getirisi baştan aşağı değişti Sözcü Gazetesi

25 Ağustos 2026 09:22see143

CHP temyiz başvurusunu geri çekti

25 Ağustos 2026 18:25see138

Aydın dan dünyaya yayılan lezzet: İncir Cipsi

25 Ağustos 2026 00:03see134
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları