Son dakika: Sema Karakoca cinayeti... Kan donduran ayrıntılarla 16 yıldır aralanamayan sır perdesi… Son dakika haberleri
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
Yıl 2011…
Tarih yaprakları 15 Şubat’ı gösteriyordu. O gün, Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü 1. sınıf öğrencisi Sema Karakoca için unutulmaz bir gündü. Henüz 19 yaşından gün almaya başlamıştı. Yeni yaşını arkadaşlarıyla kutlayan Sema’nın yüzünden heyecan ve mutluluk okunuyordu. İdeallerine ulaşmak için büyük bir azimle eğitimini sürdürüyordu. Arkadaşlarıyla geçirdiği o akşam, kahkahaların yükseldiği, umutların konuşulduğu sıradan bir doğum günü kutlaması gibi görünüyordu.
Ancak hiç kimse, o gece yapılan doğum günü kutlamasının, yıllarca çözülemeyecek esrarengiz bir cinayet dosyasının son mutlu sayfası olacağını bilmiyordu.
ESRARENGİZ ŞEKİLDE ORTADAN KAYBOLDUBir gün sonra... 16 Şubat sabahı...
Sema, üniversite öğrencilerinin yoğun olarak yaşadığı Bursa'nın Görükle Mahallesi'nde bulunan özel öğrenci yurdundan saat 11.30 sıralarında ayrıldı. O an, güvenlik kameralarına yansıyan sıradan bir çıkış gibi görünüyordu. Ancak geriye dönüp bakıldığında, bu görüntü Sema Karakoca'nın canlı olarak görüldüğü son anlardan biri olacaktı.
Akşam saatlerinin ilerlemesine rağmen yurda dönmeyen Sema'dan haber alınamayınca, yurt yöneticileri saat 21.00 sıralarında polise ihbarda bulundu. Aynı anda ailesine de haber verildi. Kimsenin farkında olmadığı gerçek ise şuydu: Sema Karakoca, o sabah yurttan çıkmış ve bir daha geri dönmeyecekti...
ARAMA ÇALIŞMALARI BAŞLATILDI Bir süre sonra Türkiye'nin gündemine oturacak olan üniversiteli genç kızın kayboluşuyla ilgili ilk etapta sessiz sedasız bir arama çalışması başlatıldı. İhbarı alan anne Emine Karakoca ile baba Mehmet Ali Karakoca, Ankara'dan vakit kaybetmeden Bursa'ya gelerek arama çalışmalarına katıldı. Polis ve jandarma ekipleri, kayıp genç kıza ulaşabilmek için geniş çaplı çalışma başlattı.
Ancak soruşturmanın henüz ilk saatlerinden itibaren peş peşe gelen soruların hiçbirine yanıt bulunamıyordu.
Sema kiminle buluşmuştu?
Yurttan ayrıldıktan sonra nereye gitmişti?
Başına ne gelmişti?
Öldürüldüyse bunu kim yapmıştı?
Ve en önemlisi... Eğer gerçekten öldürüldüyse, cesedi neredeydi?
Bu soruların tamamı cevabını bekliyordu.
KORKUNÇ GERÇEK 18 KİLOMETRE UZAKLIKTA ORTAYA ÇIKTIGünler süren arama çalışmalarına rağmen Sema Karakoca'dan hiçbir iz bulunamadı. Sanki yeryüzünden silinmişti. Cep telefonu kapalıydı ve kendisine hiçbir şekilde ulaşılamıyordu. Ekipler umutlarını kaybetmeden çalışmalarını sürdürürken, kayboluşunun üzerinden tam 13 gün geçmişti. Takvimler 1 Mart 2011'i gösterdiğinde gelen bir ihbar, soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi.
Nilüfer ilçesine bağlı Badırga Köyü yakınlarındaki dere yatağında kimliği belirsiz genç bir kadının cansız bedeni bulunduğu bilgisi üzerine jandarma ekipleri bölgeye sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekiplerin karşılaştığı manzara dehşet vericiydi.
Genç kadının iki bacağı kesilmişti. Vücudunda çok sayıda darp ve kesici alet izleri bulunuyordu. İlk incelemenin ardından cansız bedenin 13 gündür aranan üniversite öğrencisi Sema Karakoca'ya ait olduğu değerlendirildi.
Acı tesadüf ise mesafedeydi... Sema Karakoca'nın cansız bedeni, en son ayrıldığı öğrenci yurduna yalnızca 18 kilometre uzaklıkta bulunmuştu.
“BU BENİM KIZIM DEĞİL” DEDİ… AMA GERÇEK ÇOK ACIYDICumhuriyet savcısının olay yerindeki incelemesinin ardından cansız beden, otopsi işlemleri için Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Bir süre sonra baba Mehmet Ali Karakoca, teşhis işlemi için Adli Tıp Kurumu'na çağrıldı. Ancak morgda karşılaştığı manzara karşısında büyük bir şok yaşadı.
Vücudu ağır şekilde tahrip edilen genç kadına bakan acılı baba, ilk anda yaşadığı sarsıntının etkisiyle, "Bu benim kızım değil." diyerek cesedin Sema Karakoca'ya ait olmadığını düşündü.
Fakat umutla söylenen bu sözler, yapılan bilimsel incelemelerin ardından yerini acı gerçeğe bıraktı. Adli Tıp Kurumu uzmanlarının yaptığı detaylı inceleme ve DNA analizleri sonucunda, dere yatağında bulunan parçalanmış cansız bedenin Sema Karakoca'ya ait olduğu kesin olarak belirlendi.
Bu acı haber, yalnızca Karakoca ailesini değil, tüm Türkiye'yi derinden sarstı.
SORUŞTURMAYI JANDARMA DEVRALDI Sema Karakoca'nın cansız bedeninin bulunduğu bölge, jandarmanın sorumluluk sahasında yer alıyordu. Bu nedenle cinayet soruşturması Bursa İl Jandarma Komutanlığı tarafından devralındı.
Olay yeri geniş güvenlik çemberiyle çevrilirken, kriminal ekipler adeta toprağın her santimetresini incelemeye başladı. Katil ya da katillerin geride bırakmış olabileceği en küçük iz bile büyük önem taşıyordu.
Ayak izleri, araç lastiği izleri, sigara izmaritleri, kıyafet parçaları ve suçla bağlantı kurulabilecek tüm deliller titizlikle araştırıldı. Olay yeri inceleme ekipleri, cinayetin karanlıkta kalan yönlerini aydınlatabilecek en küçük ayrıntıyı bile gözden kaçırmamak için bölgede kapsamlı kriminal çalışma yürüttü.
KESİK BACAKLAR İÇİN GÜNLERCE İZ SÜRÜLDÜVahşice parçalanan genç kıza ait kesik bacakları ile cinayette kullanıldığı değerlendirilen olası suç aletlerini (bıçak, testere vb.) bulabilmek için bölgede geniş çaplı arama çalışması başlatıldı.
Komando birlikleri, iz takip köpekleri ve dalgıç ekiplerinin de katıldığı çalışmalarda göletler, dere yatakları ve yoğun çalılık alanlar günlerce didik didik arandı. Ancak tüm çabalara rağmen Sema Karakoca'ya ait kesik bacaklara ulaşılamadı. Cinayette kullanıldığı düşünülen suç aletlerine ilişkin de herhangi bir bulguya rastlanmadı.
VAHŞETİN RAPORUDNA incelemesiyle kimliği kesinleşen Sema Karakoca'nın cansız bedeni üzerinde yapılan otopside ortaya çıkan bulgular, cinayetin vahşet boyutunu gözler önüne serdi. Adli Tıp uzmanlarının hazırladığı otopsi raporuna göre genç kızın göğüs kafesi yarılmış, rahmi ise cerrahi bir hassasiyetle yerinden çıkarılmıştı.
Soruşturma kapsamında değerlendirilen bu bulgular, cinayetin sıradan bir öfke sonucu işlenmediği ihtimalini güçlendirdi. Yapılan değerlendirmelerde, failin insan anatomisi hakkında bilgi sahibi olabileceği ya da eylemi bilinçli ve planlı şekilde gerçekleştirmiş olabileceği ihtimalleri üzerinde duruldu. Bu nedenle soruşturma, sağlık çalışanları, kasaplar ve anatomi bilgisine sahip olabilecek kişiler de dahil olmak üzere farklı ihtimaller üzerinden derinleştirildi.
TELEFON BAZ KAYITLARI MERCEK ALTINA ALINDIHer cinayet soruşturmasında olduğu gibi bu dosyada da en önemli delillerden biri cep telefonu kayıtları oldu. Jandarma ekipleri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile koordineli şekilde Sema Karakoca'nın cep telefonunun en son sinyal verdiği baz istasyonunu belirledi. Ardından hem bu bölgedeki hem de genç kızın cansız bedeninin bulunduğu noktadaki telefon hareketleri geriye dönük olarak tek tek incelendi.
İki farklı bölgede aynı zaman diliminde sinyal veren telefonlar karşılaştırıldı. Çakışan numaralar, şüpheli görülen arama trafiği ve olağan dışı telefon hareketleri soruşturma dosyasında mercek altına alındı.
SON GÖRÜNTÜSÜPeki, Sema Karakoca'yı kim öldürmüştü? Bu sorunun yanıtını bulabilmek için jandarma ekipleri soruşturmayı her yönüyle derinleştirdi.
15 Şubat gecesi doğum gününü birlikte kutladığı arkadaşlarının ifadelerine başvuruldu. Görükle Mahallesi ile üniversite kampüsü çevresindeki tüm MOBESE ve iş yeri güvenlik kameraları tek tek incelendi.
Saatler süren kamera analizlerinin ardından soruşturmanın en önemli görüntülerinden birine ulaşıldı. Sema Karakoca'nın, kaybolmadan kısa süre önce bir bankamatikten (ATM) 20 TL nakit para çekerken güvenlik kamerasına yansıyan görüntüleri tespit edildi. Bu kayıtlar, genç kızın hayatta olduğu son anları gösteren görüntüler olarak soruşturma dosyasına delil niteliğiyle eklendi.
İLK GÖZALTILARSema Karakoca cinayeti, kısa sürede Türkiye'nin en çok konuşulan olaylarından biri haline geldi. Soruşturmanın kapsamı ve karmaşıklığı nedeniyle emniyet ile jandarma ekiplerinden oluşan özel bir ekip kurularak çalışmalar bu ekip koordinesinde yürütülmeye başlandı.
Soruşturmanın ilk aşamasında Sema'nın erkek arkadaşı başta olmak üzere çevresindeki birçok kişi mercek altına alındı. Haftalar süren teknik ve fiziki takip çalışmalarının ardından, 28 ve 29 Mart tarihlerinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda Sema'nın erkek arkadaşının da aralarında bulunduğu 12 şüpheli gözaltına alındı.
5 KİŞİ TUTUKLANDIGözaltına alınan 12 şüpheliden 7'si, emniyet ve jandarmadaki işlemlerinin ardından 1 Nisan günü adliyeye sevk edildi. Şüpheliler, savcılık ve mahkemedeki ifadelerinde cinayetle hiçbir ilgilerinin bulunmadığını öne sürdü. Sema'nın erkek arkadaşı ise ifadesinde, genç kızla arkadaş olduklarını ve Sema'nın zaman zaman evine geldiğini kabul etti. Ancak cinayetle hiçbir bağlantısının olmadığını savundu. Mahkeme, aralarında Sema'nın erkek arkadaşının da bulunduğu 5 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.
DELİL YETERSİZLİĞİ NEDENİYLE TAHLİYE EDİLDİLERTutuklanan şüphelilerin evlerinde, araçlarında ve Görükle'de kaldıkları adreslerde geniş kapsamlı kriminal incelemeler yapıldı. Ancak yürütülen çalışmalarda Sema Karakoca'ya ait herhangi bir biyolojik iz, saç teli ya da suçla doğrudan bağlantı kurulabilecek somut bir delile ulaşılamadı.
Soruşturmanın ilerleyen aşamasında yeterli maddi delil elde edilememesi üzerine, Sema'nın erkek arkadaşı ile bir şüpheli tutuklanmalarından yaklaşık bir ay sonra tahliye edildi. Diğer tutuklu şüpheliler ise toplam 69 gün cezaevinde kaldıktan sonra delil yetersizliği gerekçesiyle serbest bırakıldı. Ardından dosyada beraat kararı olan 3 kişi haksız tutuklama nedeniyle açtıkları tazminat davasını kazandı.
TÜYLER ÜRPERTEN İDDİALAR Sema Karakoca cinayeti, yeniden faili meçhul dosyaları arasındaki yerini aldı. Ancak dosya hiçbir zaman tamamen rafa kaldırılmadı. Aradan geçen yıllara rağmen soruşturma dosyası belirli aralıklarla yeniden mercek altına alındı.
Yapılan değerlendirmelerde ortaya çıkan ayrıntılar ise adeta kan dondurdu. Otopsi raporunu yeniden inceleyen uzmanlar, cinayetin işleniş biçiminin sıradan bir öldürme olayından çok daha farklı olduğunu değerlendirdi. Uzmanlara göre Sema'nın rahminin büyük bir titizlikle çıkarılmış olması, failin insan anatomisi hakkında bilgi sahibi olabileceği ihtimalini güçlendiriyordu.
Soruşturma kapsamında yapılan değerlendirmelerde, rahmin çıkarılmasının olası cinsel saldırıya ilişkin biyolojik delilleri (sperm, DNA vb.) ortadan kaldırmaya yönelik olabileceği ihtimali de üzerinde durulan başlıklardan biri oldu. Bununla da sınırlı değildi...
Soruşturma dosyasındaki kayıtlara göre, genç kızın vücudunun belirli bölümlerinin delil bırakmamak amacıyla sabunla yıkanmış olabileceğine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Tüm bu bulgular, soruşturmayı yürüten ekiplerin karşı karşıya olduğu failin son derece soğukkanlı ve delilleri ortadan kaldırmaya çalışan biri olabileceği ihtimalini güçlendirdi.
SORUŞTURMA YENİDEN BAŞLATILDIİlk aşamada tutuklanan şüphelilerin serbest bırakılmasıyla birlikte, soruşturmanın en önemli dayanaklarından biri olan "yakın çevre şüphesi" büyük ölçüde ortadan kalktı. Dosya, 2015 yılında yeniden değerlendirilmek üzere Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne devredildi.
Cinayetin üzerinden dört yıl geçmesine rağmen umutlar tükenmedi. Bursa Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği bünyesinde, faili meçhul cinayetleri aydınlatmak amacıyla özel bir ekip oluşturuldu. Ekip, yıllar önce toplanan tüm delilleri ve soruşturma evraklarını en baştan incelemeye başladı.
150 BİN KAYIT YENİDEN ANALİZ EDİLDİPolis ekipleri, gelişen teknolojinin sunduğu yeni imkânlardan yararlanarak soruşturmayı adeta sıfırdan ele aldı. Daha önce incelenen yaklaşık 150 bin telefon sinyali, baz kayıtları ve sokak güvenlik kameralarına ait görüntüler, yeni nesil dijital analiz programlarıyla yeniden tarandı.
Ancak fail ya da faillerin olay yerinde geride neredeyse hiçbir iz bırakmaması, ceset üzerinde delilleri ortadan kaldırmaya yönelik işlemler yapıldığı yönündeki değerlendirmeler ve yılların geçmesi nedeniyle soruşturmaya yön verecek yeni bir somut delile ulaşılamadı.
ANNE VE BABA, KATİLİN BULUNMASI İÇİN YILLARCA MÜCADELE ETTİPolis ekiplerinin soruşturması yıllar boyunca devam ederken, Sema Karakoca'nın annesi Emine ile babası Mehmet Ali Karakoca da kızlarının katilinin bulunması için mücadelelerini hiç bırakmadı.
Birçok televizyon programına katılan acılı baba Mehmet Ali Karakoca, her ölüm yıl dönümünde kamuoyuna ve adli makamlara seslenerek aynı çağrıyı yineledi: "Kızımın katili bulunmadan bana uyku yok"
SON DURUM NEDİR?Sema Karakoca cinayetine ilişkin dosya, halen Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin çalışma dosyaları arasında yer alıyor. Aradan geçen yıllara rağmen dosya kapatılmış değil. Özellikle Adalet Bakanı Akın Gürlek'in faili meçhul cinayet dosyalarının yeniden ele alınmasına yönelik verdiği önem doğrultusunda, gelişen kriminal teknikler ve yeni delil ihtimalleri doğrultusunda dosya yeniden değerlendiriliyor.
Yetkililer, ortaya çıkabilecek en küçük yeni bulgunun bile soruşturmanın seyrini değiştirebileceği görüşünde. Sema Karakoca'nın ailesi ise yıllardır olduğu gibi bugün de tek bir haberi bekliyor: Katilin bulunup adalet önüne çıkarıldığı haberi.
*Fotoğraf: Ajanslar
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:97
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 19 Temmuz 2026 09:54 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















