Son Dakika Özgür Özel Silivri de isyan etti! Hakkımı helal etmiyorum bu ailelerin gözyaşında boğulacaksınız
Halktv sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri'de Aile Dayanışma Ağı ile birlikte açıklama yapıyor:
Nihayet bugün arkadaşlarımız hakim karşısındalar ve nihayet bugün kendilerine yöneltilen suçlamalara yanıt verme imkanı buluyorlar.
Bu bundan 7-8 ay önce olabilirdi. Niye olmadı? Sırf karşınızda hep birlikte olduğumuz bu kıymetli aileleri, eşleri, çocukları, anneleri, babaları baskı altına almak, onların üzerinden arkadaşlarımızı yıpratmak ve savcıların teklif ettiği iftiranamelerle birbirlerini suçlamalarını ve bulamadıkları kanıtı suni olarak üretmek için bu zulmü bugüne kadar yaptılar.
Türkiye'nin dört bir yanında benzer davalar oluyor, görülüyor. İddialar oluyor.
Bu iddialara karşı iddianame hazırlanıyor hızlı bir şekilde.
2 haftada, 3 haftada. Buradaki savcıların 110 kişilik dosyaya 4 günde iddianame hazırladık diye kendi rekorlarını söyledikleri var.
Ama şu anda aramızda 8 aydır, 8 aydır, 9 aydır eşinin iddianamesini bekleyen arkadaşlarımız var.
Oğlunun ittianamesini bekleyen arkadaşlarımız var.
Aile dayanışma ağının içinde çok farklı farklı mağduriyetleri olan ama ortak yanları sevdikleri bu iktidarı rahatsız etme suçunu işlemiş olan insanlarla birlikteyiz.
Burada bugün Aziz İslam Aktaş suç örgütünün iftiralarına muhatap olan aileler burada.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Operasyonuna muhatap olan aileler burada ve haklarında henüz
iddianamesi yazılmamış belediye başkanlarımızın, belediye çalışanlarımızın aileleri burada.
3 ana kategoride mağdur ailelerle bugün karşınızdayız. Bir an önce iddianamesi yazılmamış arkadaşlarımızın. Örneğin Gaziosmanpaşa Belediyesi. Onun suçu ne biliyor musunuz?
Onun suçu şu anda içeride olmasının sebebi kendisinin Gazi Osmanpaşa'dan Hakan'ın çok oy alıp belediye meclisinde Hakan kadar çok oy alamadığımız için belediye meclisinde çoğunluğumuz olmama suçu var.
Bu yüzden Hakan'ı aldılar, tutukladılar. Yerine içeriden bir AK Partiliyi seçtiler. Hakan'a iddianame yazacakları suç bulamıyorlar.
Orayı eşeliyorlar burayı deşeliyorlar. İddianameyi yazsalar Hakan çıkacak belediyenin başına geçecek.
Belediye AK Parti'den CHP'ye geçecek. Hakan'ın suçu sorunu bu. Bu yüzden yazmıyorlar.
Benzer durumda olan çok sayıda arkadaşımız maalesef iddianame bekliyor. Oysa Hakan'ı ilk gözaltına aldıkları gün şöyle yapmışlardı.
Belediyenin kasasından dolar çıktı görüntülerini yayınladı bu kıymetli kardeşlerim bu canım kardeşim. Biz sonra dedik ki buna ya ben hemen dedim ki olmaz öyle şey. Belediyenin kasasında dolar ne gezer dedim.
Arama tutanağını getirin dedim. Arama tutanağı 15-20 dakika sonra faxlandı. Belediyenin kasasında yapılan arabada belediyeye ait resmi mühür ve devir teslim sırasında yapılan sunumun içinde bulunduğu hard disk bulundu dedi. Biz bu kardeşler mi aradık. Siz kamu yayıncısısınız. Nasıl bu yalanı attınız dedik. Dediler ki elimizde görüntü yoktu. O görüntüleri bize bu kardeşim yolladı. Anadolu Ajansı. Nasıl yaparsınız dedik. Bunları aradık. Dediler ki onlar stok görüntü. Adında yazıyor zaten dolar çıkan kasa. Biz bu görüntüleri bu kardeşlerin hepsine yolladık.
Bu kıymetli kardeşimin editörü o görüntüyü seçmiş. Bizim suçumuz yok dedi bu. O görüntüler bu olaya özel değil dedi. O görüntüler kasadan dolar çıkan diye yazınca o görüntü geliyor önüne dedi. Stok görüntü dedi. Biz bunlara dedik utanmıyor musunuz?
Dediler utanmadık. Talimat büyük yerden. Biz Hakan'ı suçlu ilan etmek için bu görüntüleri böyle kullandık dediler. Böyle demediler de diyemedikleri bu. Tayyip Erdoğan savcıya demiş, Hakan'ı al ki belediyeyi ben alayım. Savcı almış, sonra bunlara demişler ki suçlu göster ki millet demesin diye aldınız diye.
Böyle bir durumla karşı karşıyayız. Bu haldeyiz. Yalandan iftiradan bıkmış, usanmış durumdayız ama kimse bizi yıldırabildiğini düşünmesin. Bak burada yılan kimse yok karşınızda. Yılanlar belli. Sabahın 5'inde yılanın sokmayacağı saatte gelip milletin seçtiği belediye başkanının kapısına dayanan o insanları dayandıranlar belli.
O vakitte adamı yılan sokmaz. Hangisine söylediğiniz de gelmedi? Hangisine söylediğiniz de ifade vermeye gelmedi. Bir belediye başkanı ifade vermemeye vermeye gitmez mi? Bugüne kadar yüzlerce binlerce belediye başkanı çağrıldığında ifadeye gitti. İddianameler düzenlendi. Yargılandı. Beraat eden etti. Suçu olan varsa cezasını çekti.
Buna itirazı olan var mı? Yok. Bizim zorumuz yapılan işin tamamen siyasi olması, algı operasyonu olması, Tayyip Erdoğan'ın iktidarını sürdürmek için yürütülen bir operasyon olmasından kaynaklanıyor. O yüzden biraz önce Dilek Hanım'ın dediği gibi bu vakitten sonra artık bu mahkeme için tutuksuz yargılama şarttır.
İstanbul Büyükşehir için tutuksuz yargılama şarttır. Tüm arkadaşlarımız için iddianame yazılması ve tutuksuz yargılama şarttır.
Bu insanları içeride tutmak Mussolini'nin ön infaz yöntemidir. Yani yargılamadan önce infaz etmektir. Yani başımızdaki diktatörün rejimi bu muhalifi içeride tutmak istiyor. O yüzden biz bunu tutukladık demek Mussolini yöntemidir. Bunu Mussolini yapıyordu. Buradaki ya arkadaşlarımızın bir gün daha tutuklu kalması Mussolini'nin yargılamadan önce verdiği infazın takidir.
Yoksa delilleri topladın, ifadeleri aldın. Oyalandın oyalandın. Aylar yıllar geçti. Neredeyse bir yıl oldu. İddianameyi yazdın. Yargılama başladı. Daha ne tutukluluğu ya. Öyle ki şu anda buraya bu salona dün pahalı makam aracından, evinden gelen bu suç örgütü dedikleri yapının başındaki kişi 770 yılla yargılanan Aziz İstan Aktaş tutuksuz yargılanıyor. Neden? Deliller toplanmış. Kaçma şüphesi yok. Varsa işte ev hapsi vermiş kendince. O evinde oturuyor. Biraz önce konuşan Adana'dan Kadir Haydar Zeydan Karalar Oyatekin şu anda ceza alsalar yatarları kalmamış olan arkadaşlarımız tutuklular. Öyle ki Zeydan Karaların şu anda hükmü kesinleşse istediği cezayı verse eve yollayacak. Yargılama sürüyor diye tutuklu oluyor. Olacak iş değil arkadaşlar.
Bütün mesele Zeydan gidince Adana'da hizmet edecek, CHP'yi büyütmeye devam edecek. Kadir gidince kendi ilçesinde hizmet edecek partisini büyütmeye devam edecek. Ekrem işin başına dönmesin. Kreş açacak, bizi yıpratmaya devam edecek. Hizmet edecek, yıpratmaya devam edecek. Yerime geçecek. Bu bir siyasi mücadele, hukuki mücadele değil ki. Siyasi mücadele siyaset alanında yapılır. Mahkeme salonlarında yapılmaz. Mahkeme salonunda yargılama yapılır. Soru sorulur. Cevap alınır. Karar verilir. Bu kadar.
Bu kadar haysiyet cellatlığının bu kadar bu insanların her birisi, her birisi sabahleyin 5'te kapıya polisin dayanmasıyla yürekleri ağzına gelmiş insanlar. Bu muameleyi başkasına yapmıyorlar. Sadece Tayyip Bey'i razı eden siyasilerin annelerine, eşlerine, çocuklarına, kardeşlerine yapıyorlar. 700 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş evinde yatıyor.
Ceza alsa yatarı kalmamış olan arkadaşlar Silivri'de yatıyor. Böyle saçmalık olur mu? Bazı arkadaşlarımız hiçbir suçluyu kötülemek istemem ama suç makinalarıyla birlikte 40 kişilik koğuşlarda yatıyorlar. Psikolojisi bozuk, her an her şeyi yapabilecek bazı kişilerle aynı koğuşu paylaşmak zorunda kalıyorlar.
Aziz İstan Aktaş denen suç makinesini devletin verdiği 10 tane koruma koruyor. Olmaz. Bunun katlanılır bir tarafı kalmamıştır. Ayıptır. Buradan bir kez daha hatırlatıyorum. Burası Silivri. Buraya ülkenin Genelkurmay Başkanını koydular. Tayyip Bey dedi ki bu terör örgütü başkanı. Ben de dedim ki o zaman hayır.
Bu masum onurlu bir Türk askeri. Buraya Mustafa Balbay'ı koydular. Ben o milletvekili dedim. O dedi darbeci. İp olsaydı iki kere asmışlardı Mustafa Balbay'ı da İlker Başbuğ'da. Mehmet Haberal, biz dedik ki o bir milletvekili ve iyi bir doktor. Bunlar dedi darbeci, terör örgütü üyesi. İdam kalkmamış olsa bugün asılmıştı bu arkadaşlar. Tayyip Erdoğan'ın düzeni bu arkadaşları asmıştı.
Bugün bu arkadaşlara o suçlamaları yönelten savcıların hepsi ya firari ya hapiste. Mustafa Balbay 13. kitabını yazıyor namusuyla alnı açık başı dik. Mehmet Haberal organ nakli yapıp hayat kurtarmaya çalışıyor. İlker Başbuğ alnı açık başı dik dimdik ortada geziyor. Hepsinin masumiyeti çıktı. Ama onları burada 5 yıl yatırdılar. Kim yatırdı? Tayyip Erdoğan yatırdı. Kime talimatıyla o zaman Zekeriya Öze talimatıyla. Bu masum insanların eşlerini kim yatırıyor? Çocuklarını babalarını Kim yatırıyor? Aynı zihniyet yatırıyor. Bu anneyi evladından ayrı bırakan zihniyet aynı zihniyet. Rejime düşman bunlar diyor. Bunları bırakırsak iktidar değişecek diyor.
Değişmesin. Açlık sürsün, yoksulluk sürsün, sefalet sürsün, zulüm sürsün. Bunlar içeride sürünsün. Ben de keyif süreyim diyor. Mesele bundan ibaret. Başka bir şey yok....
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:49
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 28 Ocak 2026 13:16 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















