Son dakika CHP İktidara gelince neler yapacak? Özgür Özel somut vaatlerini açıklıyor
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Genel Merkez binasında "Milletle Birlikte, Milletin Emrinde" başlıklı bir buluşma gerçekleştiriyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla düzenlenen bu buluşmada, partinin hazırladığı somut vaatler ve çözüm önerileri paylaşılıyor.
"MİLLETİN GÜNDEMİ BİZE DERTTİR"Toplantının açılış konuşmasını Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Genel Koordinatörü Bülent Tezcan gerçekleştirdi. Tezcan, partisinin yol haritasını ve odak noktasını şu sözlerle ifade etti:
"CHP, SİYASİ TARİHİN EN UZUN KAMPANYASINI ÖRGÜTLÜYOR""Milletin gündemi geçimdir, iştir, adalettir. Ve bu da bize derttir. İşte biz, derdi bu olanlarla beraber yola çıkıyor. İşte biz, derdi milletin derdi olanlarla birlikte yola çıkıyoruz ve hiç kimse unutmasın ki, kimse milletten büyük değildir. Yolumuz açık olsun."
Bülent Tezcan'ın ardından CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke şu açıklamalarda bulundu:
ÖZGÜR ÖZEL KÜRSÜDE"Bu salondaki iktidar kadroları yurttaşlarımızın haysiyetli bir yaşam arayışına cevap veren, Türkiye'yi güvenli bir geleceğe taşıyan iktidar programını milletle birlikte oluşturuyor. Tıpkı 'Güçlü Yurttaş, Güvenli Gelecek, Kazanan Türkiye' parti programımız gibi, hükümet programımız da hayatın tam içinde, kapsayıcı, katılımcı ve ortak bir mücadelenin merkezinde hazırlanıyor
CHP, siyasi tarihin en uzun kampanyasını örgütlüyor. Partimiz, halkımızın çoktandır hak ettiği gelecek güzel günlere bir an önce ulaşmak için tüm kurul ve organlarıyla bir bütün halinde çalışıyor, üretiyor ve mücadele ediyor
Bizler, parti programımızda da çerçevesini çizdiğimiz gibi aktif yurttaşlığa dayalı gerçek bir demokrasiyi kurmaya geliyoruz. Bizler, herkes için, her yerde, her alanda adalet sağlamaya geliyoruz. Bizler, Türkiye'yi kalkındırmaya geliyoruz. Bizler, üretimi, ekonomiyi dönüştürerek çağı yakalamaya geliyoruz. Bizler, herkes için haysiyetli bir yaşamı güvence altına alan, kimseyi geride bırakmayan bir sosyal devleti inşa etmeye geliyoruz. Bizler, tehditlerin, belirsizliklerin, savaşların kol gezdiği dünyada ve bölgemizde ülkemizin güvenliğini sağlamaya geliyoruz. Bizler, refah yaratan bir dış politikayla hep birlikte zenginleşmeye geliyoruz."
Kürsüye çıkan Genel Başkan Özgür Özel'in açıklamasından öne çıkanlar şu şekilde:
Dünyada büyük dönüşümlerin yaşandığı ve bölgemizde yeniden savaşların başladığı kritik bir dönemden geçiyoruz. Ama maalesef bu kritik dönemi ülkemizde demokrasinin gerilediği, toplumsal baskıların arttığı, en temel insan haklarının ihlal edildiği adı konulmamış bir ara rejim ve sivil darbe ortamında karşılıyoruz. Bu darbe ikliminde sadece bugüne odaklanarak iktidarın bizi sürüklemek istediği savunma reflekslerinin tuzağına düşmemeliyiz, düşemeyiz. Ülkemizin geleceğine, bölgesel ve küresel dönüşümlere kayıtsız kalamayız, kalmıyoruz.
"MASUM SİVİLLERİ HEDEF ALMAKTAN ÇEKİNMEYEN MÜDAHALELERİNE MARUZ BIRAKILMASINI REDDEDİYORUZ"İşte burada Türkiyemizin daha güvenli, daha müreffeh, daha huzurlu, daha adil ve daha özgür bir ülke olması mücadelesinin içinde olduğumuzu kanıtlayan bir buluşmadayız, hep birlikteyiz. Bölgemiz bir ateş çemberine dönüşmüş durumda. Bölgemizin Amerika ve İsrail'in uluslararası hukuku hiçe sayan, masum sivilleri hedef almaktan çekinmeyen müdahalelerine maruz bırakılmasını reddediyoruz.
Bu anlayışla komşumuz İran'a yapılan saldırıya karşı çıkıyoruz. Mevcut krizin bir an evvel diplomasi masasına dönülmesi ve uzlaşıyı esas alan bir yaklaşımla çözülmesini savunuyoruz. Bölgemizin huzuru ve güvenliği ülkemiz için hayati öneme sahiptir. Burayı istikrarsızlaştıracak her türlü girişimin karşısındayız. Geldiğimiz noktada Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının bölgemizdeki ülkelere liderlik ederek bu savaşı engelleme, bölgesel barışı tesis etme konusunda başarısız olduğunu tespit etmek zorundayız.
Amerika ve İsrail'in Filistin, Venezuela, Suriye, Grönland, İran örneklerinde olduğu gibi istediği her ülkeye müdahale edebileceği, kuvvet kullanarak rejim değiştirebileceği ve toprak elde edebileceği bir sistem kurmaya çalıştıklarını görmek durumundayız. Biz uluslararası toplumun kayıtsızlığından cesaret alan ve bu pervasızlığa karşı devletlerin egemenlik haklarına saygılı, hukuka ve etiğe dayalı uluslararası düzeni savuna geldik, savunmaya da devam edeceğiz.
"AHLAKİ VE VİCDANİ SORUMLULUĞUMUZDUR"Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının sanki tüm varlığını ona bağlamış gibi her koşulda Trump yönetiminin safında durmasını, Amerika ve İsrail'in saldırganlığına dayanan yeni dünya düzeni arzularına karşı utangaç ve ürkek bir tutum göstermesini asla kabul etmiyoruz. Türkiye'nin bu konuda ciddi tutum alması hem ülkemizin güvenliğini sağlamak hem de dünyanın benzer ülkelerinde bu hassasiyetlerin gelişmesine liderlik etmesi için şarttır. İran'daki rejimin baskıcı ve insan haklarını yok sayan politikalarını tasvip etmemekle birlikte, İran'ın ve bölgemizin geleceğine karar verecek olanların sadece ve sadece burada yaşayanlar olduğunu hatırlatmak ve bunun için mücadele etmek siyasi, ahlaki ve vicdani sorumluluğumuzdur. İçeride kutuplaştırmayı arttıran, dışarıda ise kurumsallığı bir kenara bırakarak kişisel ilişkilerle dış politika yürütmeye çalışan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bunu başarabilmesi artık mümkün değildir.
"TÜRKİYE İTTİFAKI'NIN ETE KEMİĞE BÜRÜNMÜŞ HALİYLE KARŞINIZDADIR"Türkiye'nin güvenliği, refahı, demokrasisi ve toplumsal barışı için iktidar değişikliği zorunlu hale gelmiştir. İşte biz bunun için buradayız. Bir yandan tarihin en uzun seçim kampanyasını yürütüyoruz, diğer yandan da yeni bir modeli hayata geçiriyoruz. Bugün Cumhurbaşkanlığı aday ofisimiz toplumun tüm kesimlerinin oluşturduğu bir yapı olarak Türkiye İttifakı'nın ete kemiğe bürünmüş haliyle karşınızdadır.
Bugün burada Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kara düzenini değiştireceğiz, AK Parti'nin kara düzenini değiştireceğimiz herkes için özgür, adil, refah huzur dolu Türkiye'yi inşa edeceğimiz bir sürecin önemli bir adımını hep birlikte atıyoruz. Çünkü artık kendi iktidarını biraz daha sürdürmek için milletimizin huzurunu ve refahını feda etmekten çekinmeyen bir yönetim anlayışıyla ilerleyemeyiz. Ülkemiz kutuplaşmayla, baskıyla, keyfiyetle yönetilemez. Ülkemiz liyakatsizlikle, plansızlıkla, adaletsizlikle ayakta kalamaz. Yaşadığımız sorunlar yalnızca ekonomik değildir. Yalnızca hukuki ve toplumsal da değildir. Sorun sistemseldir. Bu yüzden biz yalnızca iktidara değil, yeni bir siyaset ve yönetim anlayışını ülkemizde hakim kılmaya tabiyiz. Ve bunun için çalışıyoruz. Biz bir daha hiç kimsenin bugünkü yetkilerle donatılmadığı, kuvvetler ayrılığının en etkin şekilde hayata geçirildiği, meclisin ülke yönetiminin asli unsuru haline geldiği gerçek bir anayasal düzeni ve parlamenter demokrasiyi kurmaya talibiz.
"TÜRKİYE'Yİ YÖNETME VİZYONUMUZU YANSITAN SOMUT ADIMLARI MİLLETİMİZ İLE PAYLAŞMAK ÜZERE BİR ARADAYIZ"Değerli yol arkadaşlarım, 2023 seçimlerinde milletin sandıkta verdiği mesajı aldık. Toplumun değişim talebini duyduk. Siyasal ve kurumsal olarak partimizi iktidara taşıyacak değişim iradesini hep birlikte ortaya koyduk. Ve Türkiye İttifakı'nı ilmek ilmek örerek girdiğimiz ilk yerel seçimlerde 47 yıl sonra Türkiye'nin birinci partisi olduk. Ardından milletin kararına hürmetsizlik edenlerin tüm saldırılarına rağmen hedeften şaşmadık, rotamızı kaybetmedik. Parti programımızı bir yıllık bir yoğun çalışmanın ardından bu hedefe uygun olarak yeniledik. Kurultayda hep birlikte oy birliği ile kabul ederek yürürlüğe koyduk. Daha sonra ise Türkiye İttifakı'na kurumsal bir zemin kazandırmak, ülkemizin zekasını ve yeteneğini; güçlü, güvenli, müreffeh, adil ve özgür bir ülke hayali etrafında buluşturmak üzere Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimizi liyakatli kadrolarla donattık. Ofisimiz sekiz aydır, yürütme kurulumuz ise üç aydır parti programımızı hükümet programına dönüştürmek, ülkemizin yakıcı sorunlarına yapıcı çözümler üretmek için yoğun bir mesai harcıyor. Ve bugün on sekiz politika kurulu başkanımız, koordinasyon kurulu üyelerimiz, politika kurulu üyelerimizden oluşan güçlü kadrolarımızla huzurunuzdayız. Bugün aylardır yürütülen çalışmaların ilk çıktıları olarak Türkiye'yi yönetme vizyonumuzu yansıtan somut adımları milletimiz ile paylaşmak üzere bir aradayız.
"KALICI İSTİKRAR GÜÇLÜ BİR MECLİS, BAĞIMSIZ KURUMLAR VE DOKUNULMAZ HAKLAR ÜZERİNE İNŞA EDİLİR"İlk başlığımız demokrasi. Değerli arkadaşlarım, demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir. Asıl mesele seçildikten sonra gücün nasıl kullanıldığı ve nasıl denetlendiğidir. Kalıcı istikrar güçlü bir meclis, bağımsız kurumlar ve dokunulmaz haklar üzerine inşa edilir. Ülkemizin 2018'den beri yaşadığı sistem krizinden çıkışının yolu yetkinin sınırsızlaşmasıyla değil, hukukun ve demokrasinin kurumsallaşmasıyla mümkündür.
"DEVLET BİR PARTİNİN DEĞİL MİLLETİN DEVLETİ OLACAK"Biz güçlü ve eksiksiz bir demokrasi kurmaya talibiz. Hiçbir soruna deva olmayan ve aslında yaşadığımız her soruna temel oluşturan bu yönetim sistemini mutlaka değiştireceğiz. Türkiye'yi çoğulcu, demokratik bir ülke haline getireceğiz. Bir daha hiç kimse bugünkü cumhurbaşkanının yetkileriyle donatılmayacak. Cumhurbaşkanı tarafsız ve kapsayıcı olacak. Cumhurbaşkanı dahil herkes denetlenecek. Kuvvetler ayrılığı gerçek anlamda tesis edilecek. Meclis hak ettiği güce kavuşacak. Meclisin yasama ve denetim yetkileri tahkim edilecek. En kısa sürede demokratik parlamenter sisteme geçilecek. Temel hak ve özgürlükler dokunulmaz olacak. Düşünce, ifade ve basın özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılacak. Devlet bir partinin değil milletin devleti olacak.
"ÜLKEMİZİN GELECEĞİNİ GÜVENCE ALTINA ALMANIN İLK ŞARTI BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ BİR YARGI DÜZENİNİ İNŞA ETMEKTİR"Kıymetli yol arkadaşlarım, adalet bir devletin temelidir. O temel çatladığında bina ayakta görünse bile içten içe çürümeye başlar. Yargıya güvenin yüzde yirmilerin altına düştüğü bir ülkede ne ekonomi güçlenir ne demokrasi kök salar ne de toplumsal barış kalıcılaşır. Hiçbir reform adalet tesis edilmeden başarıya ulaşamaz. Hukukun üstünlüğü sağlanmadan hiçbir üstünlük sürdürülemez. İşte bu nedenle ülkemizin geleceğini güvence altına almanın ilk şartı bağımsız ve tarafsız bir yargı düzenini inşa etmektir.
Biz bağımsız, tarafsız, adil, hızlı bir yargı sistemi için kapsamlı bir adalet reformu hazırlıyoruz. Yargıyı siyasetin arka bahçesi olmaktan, bir partiden emir alır halde olmaktan mutlaka kurtaracağız. Yargı karşısında herkes eşit ve bağımsız yargı karşısında eşit olacak ve eşit muamele görecek. Yargıç ve savcılara her türlü yer ve kürsü güvencesi sağlanacak. Yıllarca süren yargılama çileleri bitecek. Yargıda üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü egemen olacak. Anayasa mahkemesi ve Avrupa insan hakları mahkemesi kararlarına tam bir uyum sağlanacak. Kişilerin adil yargılanmadıklarına, yanlı, talimatlı mahkemelerde hak ihlaline uğradıklarına yönelik iddialarının değerlendirilmesine ve gereğinde yeniden yargılama hakkının tanınmasına imkan veren düzenlemeler hayata
Ayrıntılar geliyor...
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:26
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Mart 2026 12:06 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















