Ankara24.com
close
up
Menu

İsrail ve Fas anlaştı! İki ülke arasında yeni dönem! Tepki çekecek karar

Eski eşini öldürdü, oğlunu yaraladı!

ABD’den İran heyetine BM Genel Kurulu öncesi vize onayı

Öcalan ın villası AKP li Tayyar ile Selvi yi birbirine düşürdü Sözcü Gazetesi

Samsunsporlu Watt: Taraftara 3 puan hediye etmek istiyoruz

Kartal Avrupa da ava başladı! Fransızları bozguna uğrattı

OFI Hoffenheim MAÇ SONUCU İşte OFI Hoffenheim maçı özeti ve golleri (UEFA Avrupa Ligi)

Beşiktaş a gol atan Abdallah ın piyasa değeri görenleri şaşırttı

Menderes, Zorlu ve Polatkan ın idam edilişlerinin 65 inci yılı

Finike Devlet Hastanesi nde anne ve babasıyla aynı çatı altında çalışan doktor oldu

Levent İnanır a eski eşi Neslihan Acar dan irade tepkisi

Milyonları ilgilendiren açıklama! Yeni infaz düzenlemesi geliyor

Orkun Kökçü: Evimizde, güçlü bir rakibe karşı güçlü başlamak zorundaydık

KPSS ortaöğretim geç başvuru günü sona eriyor! 2026 ÖSYM KPSS ortaöğretim başvurusu nasıl ve nereden yapılır?

Beşiktaş a Marsilya maçı öncesi bir şok daha! Yıldız oyuncunun ayak parmağında çatlak tespit edildi

YAZICI, TARAYICI, 3B YAZICI, 3B TARAYICI VE ELEKTRONİK MALZEME SATIN ALINACAKTIR

Trump indirim istiyordu! Fed Başkanı Warsh ın ilk hamlesi tam tersi oldu

AB, tüm ülkeler için 13 yaş altına sosyal medyayı yasaklama planını duyurdu

Bruno Genesio dan istifa sorusuna yanıt!

Sermaye piyasası soruşturması; Muhammed Yarız tutuklandı, 48 kişi hakkında yurt dışı çıkış yasağı

Son Dakika Bakırhan Bahçeli nin sözlerine imza attı Erdoğan a Cesaret çağrısında bulundu

Son Dakika Bakırhan Bahçeli nin sözlerine imza attı Erdoğan a Cesaret çağrısında bulundu

Halktv sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Grup Toplantısı'nda şunları ifade etti:

Değerli arkadaşlar, Ortadoğu'da ise belirsizliklerin zirvesi devam ediyor. ABD-İsrail-İran savaşının yarattığı büyük sarsıntılar bölgedeki bütün dengeleri yeniden harekete geçirmiş durumda. Körfez ülkeleri eski güvenlik konumlarını kaybediyor. Hürmüz Boğazı artık bir hegemonya mücadele alanına döndü. Irak'ta kalıcı bir yönetim mimarisinin kurulmaması, Lübnan'da bitmeyen savaş halklar açısından ciddi tehditler ve tehlikeler yaratıyor.

Böylesi bir tabloda Türkiye açısından en rasyonel yol dostlarını çoğaltmak ve düşmanlarını azaltmaktır. Türk’ün tarihsel dostu Kürt, Kürt’ün tarihsel dostu da Türk’tür. Kürt jeopolitiği bir risk değil, bir fırsat olarak görülmelidir. Korkuları değil, ortaklıkları çoğaltarak birlikte kazanabiliriz, birlikte büyüyebiliriz. Eşit yurttaşlık, demokrasi ve barış temelinde kurulacak yeni bir birliktelik yalnızca içeride değil, bölgede de Türkiye’yi stratejik bir güç haline getirir.

Türkiye’nin pozisyonu Cizre Belediyemizin logosunda olan, ortasında gücü ve dengeyi temsil eden aslan ve ters yönlere bakan çift başlı ejder misalidir. Bir yönü doğuya, bir yönü batıya; bir yönü geçmişe, bir yönü geleceğe bakan bir ülkedir Türkiye. Türkiye gücü ve dengeyi temsil edebilecek bir jeopolitik hakikate sahiptir. Türkiye iç barışını sağlarsa bölgeye huzur, istikrar getirebilecek bir güç haline gelebilir.

Değerli Türkiye halkları, peki Türkiye bu güce nasıl kavuşabilir? Bu tarihsel rolü nasıl oynayabilir? Bu soruların cevabı 22 Ekim’de, 27 Şubat’ta Kürt meselesinin demokratik çözümündedir. Biz Kürt meselesini çözeceksek her defasında Ortadoğu’daki gelişmelere, Balkanlar'daki gerilimlere, Kafkasya’daki çatışmalara, Akdeniz’deki hesaplara bakarak mı karar vereceğiz? Bu mantık doğru bir mantık değildir. Son 20 yılda sadece yanı başımızda 14 büyük savaş yaşandı. Bu bakımdan erteleme ile yol alabileceğimiz bir eşikte değiliz.

Barış kaygı ve tereddütlerle değil, barış cesaretle olur. Bugün barış için tüm şartlar uygundur ama ne yazık ki temel sorun siyasetsizliktir. Esnaf soruyor, asker annesi soruyor, cezaevindeki tutsak ailesi soruyor, öğrenci soruyor, emekli soruyor; ‘Siyaset neden cesaret edemiyor, iktidar neyi bekliyor?’ diye.

KURTULMUŞ'A ÇAĞRI

Altını önemle çizmek istiyorum, bu sürecin ciddiyetinin adı hukuktur. Süreci ciddiye alan onu hukuka bağlar. Barış bir tohumsa hukuk onun toprağıdır. Toprağı olmayan bir yerde tohum yeşerir mi? Hukuk, Meclis’in ‘Ben izleyici değil, kurucu özneyim’ demesidir. Bu çerçevede bir diğer önemli konu sıkça ifade edilen teyit ve tespit meselesidir. Aylardır tartışılıyor. Tespit ve teyit hukukun önüne konulan bir duvar değil, hukuka açılan bir kapı olmalıdır. Çünkü insanlar belirsizliğe dönmez, güvenceye döner.

Silahlı bir örgüte ‘Ülkeye gel, demokratik siyasete dön’ dedikten sonra hangi hukukla karşılanacağını da söylemeniz gerekmiyor mu? Gerekiyor değil mi? Nereye gelecek? ‘Gel ama hukuk yok, gel ama yasa yok’ diyorlar. Devlet ‘Silah bıraksınlar biz adım atarız’ diyor aylardır. PKK ise ‘Yasal zemin olsun biz bırakırız’ diyor. Her ikisinin de kaygısını anlıyoruz.

Biz DEM Parti olarak şunu teklif ediyoruz: Sayın Kurtulmuş, komisyondaki partilerin koordinatörlerini önce bir çağırın. Elimizde müşterek bir belge var, komisyonun hazırlamış olduğu rapor var. Özel yasayı hemen Meclis’e sunalım, bu teklif bir haftada yasallaşsın. Siyaset yol açsın, ülke rahatlasın, yasal adımlar atılsın.

Sayın Öcalan’ın sürece katkı sunabileceği özgür çalışma ve özgür iletişim koşulları oluşturulsun. PKK gereğini yapmasa o zaman toplum çıksın desin ki; ‘Evet, bu taraf görevini yapmadı.’ Bakın, Kürt hareketi 5 Mayıs’ın yıldönümü vesilesiyle bugün bir açıklama yaptı. Açıklamada aynen şöyle diyor: ‘Özgürce demokratik siyasetin yapılacağı, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü sağlayan yasalar çıkarılmış da buna karşı silahları bırakmayız ve gelmeyiz mi demişiz?’ diyorlar. Haksızlar mı? Değiller.

Biz de kamuoyunun önünde söz veriyoruz, sizin de huzurunuzda söz veriyoruz: Özgür demokratik siyaset için yasal düzenlemeler yapılırsa ve buna rağmen PKK gereğini yapmazsa söz olsun ilk sözü biz söyleyeceğiz, ilk eleştiriyi biz yapacağız ve bu durumu kabul etmeyeceğiz. Ama söz olsun bunun gereğini yapmayan iktidarı da eleştireceğiz, eleştirmeye devam edeceğiz.

Kıymetli arkadaşlar, örgüt bir niyet ortaya koyar, devlet inisiyatif alır. Dünyanın her yerinde öyledir. Barışın yasasını getirecek kurum iktidardır, çıkarılacak yer Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Biz barışa ikna olduğumuz için bunları söylüyoruz, bunları konuşuyoruz. Komisyon raporu barış için son söz değil, ilk sözdür. Türkiye’nin tarihi raflarda unutulmuş raporlarla doludur. İyi, güzel raporlar hazırlanıyor ama bir iktidar geliyor kafası esiyor işte onları raflara kaldırıyor. Sadece Türkiye’de değil dünyanın birçok yerinde öyledir. Biz istiyoruz ki bu sefer bu rapor raflarda beklemesin, kaderi önceki raporlar gibi olmasın. Raporun somut önerileri ortadadır, daha fazla geciktirmeden gereğini yapalım.

Bakın açık ifade ediyorum; bugün belirsizlik barış önündeki en büyük engeldir. Süreç belirsizlik içinde bırakılırsa herkes kendi korkusunda büyür. Karanlık iç ve dış güçleri aktif hale getirebilir. Biz bugün herkesi sorumluluğa çağırmak için konuşuyoruz. Ortada apaçık ve tarihi bir imkan var. Bunu bekleterek riske atmak siyasi akıl değil, siyasi vebal üretir. Gemileri karadan yürütmekle övünenler bugün barışın yasasını Meclis’ten geçiremiyor mu? Kayyum atayanlar kayyumu geri çekemiyor mu? Bunlar süreci enfekte eden, güven erozyonu yaratan adımlar.

Bakın, daha geçen gün Hakkari Belediye Eşbaşkanımız Mehmet Sıddık Akış’a çok ağır bir ceza verildi. İstinaf Mahkemesi aslında cezayı bozarak yerel mahkemeye göndermesine rağmen yerel mahkeme inisiyatif alıp İstinaf Mahkemesi'nin kararına uymadı. Yine Mardin başta olmak üzere belediyelerin iade edilmemesi sürece olan güveni zedeliyor. Öyle mi, değil mi? Siz daha iyi biliyorsunuz. Biraz önce Kocaeli’nden gelen arkadaşlarımızla birlikte yukarıda çay kahve içtik. Bize sordukları şeyler bunlardır. ‘Niye cezaevindekiler çıkmıyor? Yasa ne zaman çıkacak? Niye hala İstinaf bozmasına rağmen yerel mahkeme belediye eşbaşkanımız hakkında böylesine ağır bir karar veriyor?’ diye benzer soruları sıralayıp duruyorlar.

Bunlar sürecin ruhuna aykırı olan adımlardır. Kim bunları istiyor? Kim bunları yapıyor? Vallahi bunu hükümet çıkıp bir açıklasın, bizi ikna etsin. Bir taraftan süreç, bir taraftan devam eden kayyumlar, bir taraftan verilen cezaları artık toplum yutmuyor, yemiyor. Onun için bir an önce bu anti-demokratik uygulamalar yerine Meclis’in hazırlamış olduğu raporda bulunan başlıkları artık Meclis’e getirip bunları oradan yasallaştırıp ve gereklerini yerine getirmek gerekiyor diyoruz. Bunları hep tekrar ediyoruz, umarım duyulur.

Değerli basın emekçileri, bu aşamada sürecin en kritik aktörlerinden biri olan Sayın Abdullah Öcalan’ın hukuki durumunun açık ve net bir çerçeveye kavuşmasıdır.

Fiziki koşullarının iyileştirilmesi, görüşme ve iletişim imkanlarının genişletilmesi sürecin sağlıklı ilerlemesi için zorunludur. Hem sürecin baş aktörü hem de hala 12 metrekarelik bir hücrede 'buyur, böylesine yüzyıllık büyük devasa bir sorunun muhatabı olarak gel bu süreci yürütelim' demek doğru mudur? Sayın Öcalan kendisi de söylüyor, aynen şöyle diyor: 'Benim tek derdim sorunu çözmektir.' Biz de şahidiz, biz de gördük; vallahi doğru söylüyor. 'Statüden kastettiğim şey çalışma koşullarına sahip olmamdır. Kişisel konfor değil talebim.' dedi, 'İletişimdir.' dedi. Herkes çok iyi biliyor ki Sayın Öcalan’ın kişisel konfor isteğine dair bugüne kadar tek bir belirlemesi, tek bir işareti, tek bir sözü olmamıştır. Tek bir derdi var; başlattığı bu mücadelenin demokratik yasal adımlarla birlikte artık başka bir evreye taşınmasıdır. Böylesi bir ağır süreçte muhatabın çalışma, görüşme, iletişim imkanlarından yoksun bırakılması siyaset aklıyla açıklanamaz.

Sayın Bahçeli’nin 'Öcalan statüsü ne olacaktır?' sorusu bu açıdan tarihidir. Bu soru orta yerde hala duruyor ve hala cevabını beklemektedir. Sayın İktidar, bugün Sayın Bahçeli’nin grup toplantısında statü ve yasal adımlar atılması konusunda ortaya koyduğu çerçevenin altına imza atıyoruz. Sayın Erdoğan’ın da belirttiği gibi 'süreci sonuna götürenler tarihe geçecektir' sözü üzerine biz de diyoruz ki; tarih cesaret edenleri yazar, buyurun tarihi birlikte yazalım Sayın Erdoğan.

Kur’an-ı Kerim’de, Ahzab Suresi'nde 'göklerin ve dağların kaldırmaktan çekindiği emaneti insan yüklendi' der. Bugün bu emanet halkların barışıdır, insanların yaşamını yitirmediği, insanca yaşadığı bir zemindir. Bu emanete sahip çıkacağız. Tarih bugün bize 'Rubicon'u geçtiniz, korkmayın tarihi de geçin' diyor. İnşallah sizin desteğinizle, el birliğiyle, Türkiye halklarının katkısıyla yüzyıldır hasret kaldığımız barışı mutlaka bu topraklarda kuracağımızın sözünü veriyoruz.

Biz anlattığımız şeylerde polemik yapmıyoruz, kimseye yanıt da vermiyoruz. Çözüm üretmeye çalışıyoruz, makul öneriler sunuyoruz ve gerçekten bu süreci geliştirmeye çalışıyoruz. DEM Parti olarak sürece katkı sunacağına inandığımız somut başka bir önerimiz daha var. Bu süreç zorlu bir süreç. Birçok engeli aştık, azımsanmayacak gelişmeler yaşadık. Yarım asırlık örgüt silahı devreden çıkardı; bu çok önemlidir. Meclis de inisiyatif aldı; bu da kıymetlidir. Şimdi bu süreci risklerden koruyacak, takibini yapacak bir mekanizma gelin kuralım diyoruz. Adı 'Barış İzleme ve Takip Kurulu' olsun. Meclis’teki siyasi partilerin vereceği üyeler süreci takip etsin, kolaylaştırıcı olsun. Bu kurul denetleyen değil, takip eden ve kolaylaştıran bir mekanizma olabilir. Atılması gereken adımları hızlandırır, ortak aklı işletip sürecin kazasız ve güven içinde ilerlemesine katkı sunabilir. Bu kurul akademi ve sivil toplum ile istişarede bulunabilir. Bu kurul süreçle ilgili atılması gereken adımları siyasi liderler ve aktörlerle görüşüp hızlandırarak ortak akıl ve vicdanı işletebilir."

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:109
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Mayıs 2026 13:26 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İsrail ve Fas anlaştı! İki ülke arasında yeni dönem! Tepki çekecek karar

17 Eylül 2026 00:47see198

Eski eşini öldürdü, oğlunu yaraladı!

17 Eylül 2026 04:15see196

ABD’den İran heyetine BM Genel Kurulu öncesi vize onayı

18 Eylül 2026 00:05see192

Öcalan ın villası AKP li Tayyar ile Selvi yi birbirine düşürdü Sözcü Gazetesi

17 Eylül 2026 00:15see188

Samsunsporlu Watt: Taraftara 3 puan hediye etmek istiyoruz

17 Eylül 2026 19:24see180

Kartal Avrupa da ava başladı! Fransızları bozguna uğrattı

18 Eylül 2026 00:00see179

OFI Hoffenheim MAÇ SONUCU İşte OFI Hoffenheim maçı özeti ve golleri (UEFA Avrupa Ligi)

18 Eylül 2026 00:07see179

Beşiktaş a gol atan Abdallah ın piyasa değeri görenleri şaşırttı

18 Eylül 2026 00:04see178

Menderes, Zorlu ve Polatkan ın idam edilişlerinin 65 inci yılı

17 Eylül 2026 10:17see177

Finike Devlet Hastanesi nde anne ve babasıyla aynı çatı altında çalışan doktor oldu

17 Eylül 2026 20:50see177

Levent İnanır a eski eşi Neslihan Acar dan irade tepkisi

17 Eylül 2026 18:24see175

Milyonları ilgilendiren açıklama! Yeni infaz düzenlemesi geliyor

17 Eylül 2026 13:58see174

Orkun Kökçü: Evimizde, güçlü bir rakibe karşı güçlü başlamak zorundaydık

18 Eylül 2026 01:22see174

KPSS ortaöğretim geç başvuru günü sona eriyor! 2026 ÖSYM KPSS ortaöğretim başvurusu nasıl ve nereden yapılır?

16 Eylül 2026 20:40see173

Beşiktaş a Marsilya maçı öncesi bir şok daha! Yıldız oyuncunun ayak parmağında çatlak tespit edildi

16 Eylül 2026 20:41see173

YAZICI, TARAYICI, 3B YAZICI, 3B TARAYICI VE ELEKTRONİK MALZEME SATIN ALINACAKTIR

18 Eylül 2026 00:20see169

Trump indirim istiyordu! Fed Başkanı Warsh ın ilk hamlesi tam tersi oldu

16 Eylül 2026 23:23see168

AB, tüm ülkeler için 13 yaş altına sosyal medyayı yasaklama planını duyurdu

17 Eylül 2026 07:22see142

Bruno Genesio dan istifa sorusuna yanıt!

18 Eylül 2026 02:17see141

Sermaye piyasası soruşturması; Muhammed Yarız tutuklandı, 48 kişi hakkında yurt dışı çıkış yasağı

17 Eylül 2026 18:55see141
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları