Siyonist oryantalistlerden sonra Siyonist hahamlar Selçuk Türkyılmaz
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
ABD’de bir kişi bir camiye saldırdı ve bu saldırıyı yorumlamak için televizyonlar Siyonist hahamı davet etti. O da camiye yönelik saldırıyı psikolojik gerekçelere indirgedi. Bu, tuhaf bir durum. Tuhaflığı izah etmek için II. Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere ve ABD başta olmak üzere Batı dünyasında Oryantalist çalışmalara yön veren zihniyeti tam olarak analiz etmemiz gerekiyor. İsrail kurulduktan sonra özellikle Anglosakson dünyada Siyonist Oryantalistler İslam dünyasıyla ilgili çalışmalara yön vermişlerdi. Elbette o zamanlarda saha araştırmalarında akademi dünyası öne çıkıyordu. Onlar Müslümanlarla ilgili gelişmeleri Siyonizm’in penceresinden yorumlamışlardır. Şimdi ise Müslümanlarla ilgili hadiseler Anglosakson dünyasının merkezlerinde ortaya çıkıyor. Fakat bu sefer akademi dünyasının oryantalist araştırmacıları değil, Siyonist Hahamlar yorumcu olarak sahneye çıkıyor.
İsrail’in bir koloni devlet olarak ortaya çıkmasıyla birlikte Doğu Akdeniz, Arap coğrafyası ve Türkiye hakkında yapılan çalışmalarda yani oryantalist eserlerde Siyonizm’in ve Siyonist Yahudilerin çok ciddi bir etkisi vardı. Bernard Lewis gibi Siyonizm’e ideolojik olarak bağlı tarihçilerin bir otorite olarak kabul edilmesinin Anglosakson fikir dünyası üzerindeki tesirleri çok önemlidir. Bizde de Lewis’in otoritesi sorgulanmamıştır. Zaman geçtikçe bu türden Siyonist oryantalistlerin eserlerine yönelik özellikle Batı üniversitelerinde ciddi bir eleştirinin başlayacağını düşünüyorum. Çünkü bu türden güçlü figürlerin otoritesi sarsılmaz gibi görünse de ideolojik saplantıları onları gerçeklikten uzaklaştırmıştı. Gerçeklikten kopuşun sonuçlarını mutlaka tartışma ihtiyacını hissedeceklerdir. Bu türden otoritelerin eserleri bizde de çok yaygın okundu. Zaman içinde Lewis’in entelektüel mirası bizde de eleştiriye tabi tutulacaktır.
ABD’de camiye yapılan saldırının psikolojik gerekçelere indirgenmesi gerçeklikten kopuşa çok iyi bir örnektir. Bilindiği gibi 1990’lı yıllardan itibaren Müslüman dünyanın savunma hareketleri hemen daima terör ile ilişkilendirilmişti. ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkelerin Türkiye, Arap dünyası ve Doğu Akdeniz politikaları kolonyal ve emperyal niteliklerinden dolayı bilgi üretimine ihtiyaç duymaktaydı. İslam ve Müslümanlar özellikle de Filistin’deki direniş hareketleri uzun dönem terör kategorisinde incelendi. Oryantalistler hegemonyanın taleplerine göre bilgi üretiyordu. Burada asıl belirleyici olan askerî ve siyasî güçtü. Üretilen bilginin doğruluğunun ve yanlışlığının hiç bir önemi yoktu. İsrail, Anglosakson dünyanın Doğu Akdeniz’deki kolonisi mesabesinde olduğu için oryantalist çalışmaların merkezinde Siyonist Yahudilerin yer alması da gayet tabiî idi. Hegemonyanın askeri ve siyasi unsurları İslam coğrafyasında hüküm sürdüğü için oryantalist bilgi Anglosaksonların İslam coğrafyasına yönelik savaşının doğrudan parçasıydı.
Kişisel olarak Edward Said’in oryantalist çalışmalara yönelik tespitlerinin çok farklı bir çerçeve içinde yeniden tartışılması gerektiğine inanıyorum. Buna Batı dünyasının da en az bizim kadar ihtiyacının olduğunu özellikle belirtmek isterim. Konu oryantalistlerin Doğu, İslam, Türk ve Araplarla ilgili düşüncelerinin doğruluğu ve yanlışlığı değildir. Onları objektiflik kriterlerine göre değerlendirmek temel yaklaşım yanlışlığıdır. Konumuz Oryantalist çalışmaların ve hususi olarak da Siyonizm’in Batı ve Doğu fikir dünyası üzerindeki zehirli etkileridir. Bu zehirli etkiyi “Yahudiler” şeklinde çerçeveye almanın da doğru olmadığını tespit etmek zorundayız. Eğer ideolojik bir çerçeve çizmemiz gerekirse Anglosaksonlar, Hıristiyan Siyonizm’i, Evanjelikler ve Yahudi Siyonizm’i gibi bir kategori oluşturabiliriz. Bu kategoriyi Hıristiyan dünyası ve Batı dünyası gibi genellemelerle değerden düşürmenin yanlış olacağını da özellikle ifade etmek isterim.
ABD’de camiye ve camilere, sıradan Müslümanlara yönelik saldırılarla ilgili televizyonlara bilirkişi olarak Siyonist Yahudi hahamların çıkarılması kendi başına çok önemlidir. Daha önceleri saha araştırmacıları yani oryantalist uzmanlar sahneye çıkardı. Onlar İslam dünyasında Müslümanlarla ilgili hadiseleri yorumlar, ihtiyaca göre bilgi üretirlerdi. Fakat saldırganlar ABD’de bir camiye yönelince saha araştırmasından gelen oryantalistlerin hadiseyi yorumlaması elbette tuhaf olacaktı. Eğer öyle bir durum olsaydı zorunlu olarak saldırıyı terör kategorisinde değerlendireceklerdi. Dolayısıyla bu yeni hadise onların ilgi sahasının dışına çıkarılıyor.
Her ikisi de fikir dünyasını zehirliyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:101
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Mayıs 2026 04:17 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















