Ankara24.com
close
up
Siyasal iktidarların eğitim politikalarını daha muhafazakar ve ideolojik bir çizgiye yöneltmesinin temel nedenleri nelerdir?

Siyasal iktidarların eğitim politikalarını daha muhafazakar ve ideolojik bir çizgiye yöneltmesinin temel nedenleri nelerdir?

Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.

"Eğitim bir hak, kamusal bir sorumluluktur. Parası olanın nitelikli eğitime eriştiği bir sistemi kabul etmiyoruz; kamusal, eşit ve bilimsel eğitim için mücadelemizi sürdüreceğiz."

KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz ile eğitim problemlerimiz üzerine konuştuk.

KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz

Siyasal iktidarların eğitim politikalarını daha muhafazakâr ve ideolojik bir çizgiye yöneltmesinin temel nedenleri nelerdir? Bu yönelim eğitim sistemi ve toplum üzerinde nasıl sonuçlar doğurur?

Siyasal iktidarların eğitim politikalarını muhafazakâr ve ideolojik bir çizgiye yöneltmesinin temel nedeni, eğitimin toplumsal bilinç üzerindeki belirleyici rolüdür. Bilimsel ve akademik temele dayanan; kültürel ve sanatsal faaliyetlerle desteklenen bir eğitim anlayışı bireyi özgürleştirir. Özgür bireyler “kul” ya da “tebaa” olmayı reddeder; yaşamları, bedenleri ve gelecekleri hakkında karar verme iradesini kendilerinde görür, nasıl bir ülkede ve hangi yönetim anlayışıyla yaşamak istediklerini açıkça ifade ederler.

Tam da bu nedenle eğitim, siyasal iktidarlar açısından ideolojik bir alan haline gelmektedir. İktidar, kendi siyasal ve ideolojik ihtiyaçlarına uygun bir toplumsal yapı oluşturmak amacıyla eğitim sistemini dönüştürme ısrarı göstermektedir.

Anayasa ile güvence altına alınmış laik ve seküler yaşam ilkesinin aşındırılmasına yönelik uygulamalar dikkat çekicidir. Milli Eğitim Bakanlığı politikalarında görülen müfredat değişiklikleri ve toplumu ayrıştıran pratikler, eğitimin bilimsel ve birleştirici niteliğiyle çelişmektedir.

Kamu emekçileri genel olarak, eğitim emekçileri ise özel olarak; ekonomik, özlük, demokratik, siyasal ve sosyal haklar açısından hangi temel sorunlarla karşı karşıyadır? Bu sorunların kaynağı nedir?

Kamu emekçileri bugün etnik, siyasal ve sendikal kimlikleri üzerinden ayrıştırılmakta; bu uygulamalar işyeri barışını bozmakta ve kamu hizmetinin verimli yürütülmesini engellemektedir. Liyakat yerine sadakat anlayışının yerleşmesi, kamuda ciddi bir kurumsal yozlaşmaya yol açmıştır.

Ekonomik açıdan ise kamu çalışanları ağır bir gerileme yaşamaktadır. Açlık sınırının 40.000 TL’yi, yoksulluk sınırının 100.000 TL’yi aştığı bir dönemde maaşlar yoksulluk sınırının yarısına dahi ulaşmamaktadır. Emeklilikte ise gelirler açlık sınırının yarısına kadar düşmektedir. Bu tablo insanca yaşam koşullarından uzaktır.

Eğitim alanında da benzer bir tablo söz konusudur. Öğretmenler KPSS, mülakat ve güvenlik soruşturmaları gibi süreçlerle karşı karşıya bırakılmakta; kariyer basamakları uygulamasıyla öğretmenler arasında ayrım yaratılmaktadır. Bu durum hem mesleki itibarı zedelemekte hem de “eşit işe eşit ücret” ilkesini ortadan kaldırmaktadır.

Sorunun kaynağı siyasal tercihtir. İktidar, güvenceli ve özgür kamu çalışanları yerine, kendisine biat eden bir kamu personeli anlayışını yerleştirmeye çalışmaktadır.

Türkiye’de okulların fiziki altyapısı, teknik donanımı ve yardımcı hizmet personeli sayısı eğitim hizmetinin sağlıklı yürütülmesi açısından yeterli midir? Bölgesel eşitsizlikler var mıdır?

Türkiye’de okulların fiziki altyapısının, teknik donanımının ve yardımcı hizmet personeli sayısının eğitim–öğretim faaliyetlerinin sağlıklı yürütülmesi açısından yetersiz olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz. Bölgesel eşitsizlikler hâlâ ciddi biçimde devam etmektedir.

Siyasal iktidar, toplumu yapay gündemlerle ayrıştırırken; zenginlere, patronlara ve çok uluslu şirketlere kaynak aktarabilmekte, ancak söz konusu öğrencilerimizin ve okullarımızın ihtiyaçları olduğunda “kaynak yok” diyebilmektedir. Oysa mesele kaynak yokluğu değil, kaynakların nasıl ve kimler için kullanıldığıdır.

Evet, sayısal olarak okul varlığı artmış olabilir; ancak kamusal eğitim veren devlet okullarının önemli bir bölümünde laboratuvar, kütüphane ve spor tesisleri bulunmamaktadır. 6 Şubat Maraş merkezli depremler sonrasında birçok okulun depreme dayanıklı olmadığı acı biçimde ortaya çıkmıştır.

Ayrıca okullarda sağlıklı bir eğitim ortamı için zorunlu olan yardımcı hizmetler personeli sayısı son derece yetersizdir. Temizlik, güvenlik ve idari destek alanlarındaki eksiklikler, eğitim hizmetinin niteliğini doğrudan etkilemektedir.

Özel okul sayısındaki hızlı artış eğitim sisteminin kamusal niteliği açısından ne anlama gelmektedir? Bu durum fırsat eşitliğini nasıl etkilemektedir?

Özel okul sayısındaki hızlı artış tesadüf değildir. Devlet okullarının bilimsel, laik, akademik ve demokratik eğitim anlayışından uzaklaştırılması, kamusal eğitimin bilinçli biçimde zayıflatılması velileri özel okullara yöneltmektedir. Bu, eğitimin açıkça piyasalaştırılmasıdır.

Siyasal iktidar bir yandan sermayenin ihtiyaçlarını gözetirken, diğer yandan kamusal okulları imkan bakımından geriletmektedir. İmam hatip okullarına geniş olanaklar sağlanırken Anadolu liseleri ve fen liselerinin imkanlarının daraltılması bu tercihin açık göstergesidir.

Eğitim bir hak, kamusal bir sorumluluktur. Parası olanın nitelikli eğitime eriştiği bir sistemi kabul etmiyoruz; kamusal, eşit ve bilimsel eğitim için mücadelemizi sürdüreceğiz.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu mevcut haliyle kamu emekçilerinin sendikal haklarını yeterince güvence altına almakta mıdır? Nasıl bir sendika yasası kamu emekçilerinin ihtiyaçlarına yanıt verir?

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu yürürlüğe girmeden önce, bu alanda mücadele eden konfederasyon ve sendikaların hiçbirinin görüş, öneri ve eleştirileri dikkate alınmamıştır. Emek alanının iradesi yok sayılarak hazırlanan bu yasa, daha en başından emekçilere uzak bir anlayışın ürünüdür.

Bugün gelinen noktada söz konusu yasa, kamu emekçilerinin ekonomik ve demokratik haklarının gerilemesine zemin oluşturmuştur. Gerçek bir toplu pazarlık mekanizması yaratmak yerine, siyasal iktidarın güdümünde yeni konfederasyonların ortaya çıkmasına imkân tanımış; sendikal alanı bağımsız ve özgür bir zeminden uzaklaştırmıştır.

4688 sayılı yasa, grev hakkını tanımamakta; toplu sözleşme sürecini bağlayıcı ve eşitler arası bir pazarlık olmaktan çıkarmaktadır. Oysa özgür toplu sözleşme ve grev hakkı, evrensel sendikal hakların temelidir. Her sendikanın kendi üyeleri adına gerçek bir toplu sözleşme süreci yürütme hakkı olmalıdır.

Bu nedenle yapılması gereken, 4688 sayılı yasanın köklü biçimde değiştirilmesi; grevli ve gerçek toplu sözleşme hakkını güvence altına alan, örgütlenme özgürlüğünü sınırlamayan, evrensel normlara uygun demokratik bir sendika yasasının hayata geçirilmesidir.

Sevgili hocam değerli bilgileriniz için size teşekkür ediyorum. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin...

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:102
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Nisan 2026 05:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Dünya Kupası dersleri Yaşar Süngü

01 Temmuz 2026 04:05see167

Golda Gıda dan 805 milyonluk halka arz Ekonomi Haberleri

01 Temmuz 2026 04:06see159

Siyaseti milletimizle ilmek ilmek örüyoruz Sözcü Gazetesi

01 Temmuz 2026 05:38see157

Depozito iade sistemi 81 ilde başlıyor

01 Temmuz 2026 04:23see156

Genç gazetecilere iş fırsatı Yerel Gündem Haberleri

01 Temmuz 2026 04:09see151

Emine Erdoğan dan Depozito Yönetim Sistemi ne ilişkin paylaşım

02 Temmuz 2026 00:26see151

Bir ülke yeniden kurulurken: Mimarın objektifinden memleket Samed Karagöz

01 Temmuz 2026 04:08see148

Yunanistan da yangın ihmallerine gözaltı: Binlerce avro ceza kesildi Avrupa Haberleri

02 Temmuz 2026 00:20see148

Müsavat Dervişoğlu da Kur’an ı Kerim’le alay edenlere destek verdi!

01 Temmuz 2026 17:12see143

Doha daki dolaylı görüşmeler tamamlandı: İran ve ABD arasında iletişim kanalı kuruluyor Ortadoğu Haberleri

02 Temmuz 2026 00:51see141

33. İstanbul Caz Festivali başladı

01 Temmuz 2026 14:21see140

FETÖ elebaşının mezarına giden yok: Ya tasfiye ya yıkım

02 Temmuz 2026 00:27see140

Emekli maaşı zam farkları ne zaman yatacak? Tahsis No ya göre SSK ve Bağkur maaş ödeme takvimi

02 Temmuz 2026 00:59see139

Misafir gittiği evi işgal ettiği öne sürülen Deniz Akkaya karakolluk oldu Eski manken Deniz Akkaya polis nezaretinde evden tahliye edildi Kocaeli Haberleri Habertürk Yerel Haberler

02 Temmuz 2026 00:53see136

Aromaterapi ürünleri artık sadece eczanelerde satılacak

02 Temmuz 2026 02:54see135

Faizsiz Evim sisteminde değişiklik

02 Temmuz 2026 00:06see135

Küme düşmekten son anda kurtulan takım çıldırdı! 2 günde 207 milyon Euro harcadılar

02 Temmuz 2026 00:40see134

Hiçbir çocuk sevgisiz kalmasın! Emine Erdoğan dan koruyucu aile seferberliği çağrısı

01 Temmuz 2026 17:18see133

Oh oh! Memlekette “Fezleke” bereketi var! Sözcü Gazetesi

01 Temmuz 2026 05:04see131

Hakim ve savcıların görevde yükselme kararları Resmi Gazete de

02 Temmuz 2026 00:43see131
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları