Silah ambargosundan üs vetosuna: Pedro Sanchez Avrupa’da neden öne çıktı? Dış Haberler
Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
İsrail’in Gazze’de yaptığı katliam ve İran saldırısındaki karşıt hamleleri ile sadece Avrupa’da değil, İslam dünyasında da “onurlu lider” diye alkışlanan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez için Türkiye’de tribünlerden yükselen destek tezahüratları, Sanchez’in bu tavrının geniş kitlelerde de karşılık bulduğunu gösterdi. Birçok yorumcu, İspanya Başbakanı’nı küresel siyasette, “haksızlığa karşı ses yükselten nadir liderlerden biri” olarak gösteriyor.
Peki Sanchez’i bu noktaya getiren adımları ne oldu? Sıradan bir akademisyen iken, dünyaya damga vuran politikaların temsilcisi nasıl oldu? Avrupa içi dengeler, İspanya’daki siyasi serüveni… Avrupa Birliği içindeki bloklaşma, Sanchez gibi başka liderler de var mı?
SİLAH AMBARGOSU VE LOJİSTİK KISITLAMALARSanchez hükümeti Gazze savaşından sonra İsrail’le askeri ilişkileri sınırlayan en sert adımlardan bazılarını attı. İspanya, İsrail’e askeri ekipman ihracatını yasaklayan kararname hazırladı ve bunun kanunlaşma sürecini başlattı.
Bu karar kapsamında; savunma teçhizatı, askeri teknoloji, silah ve mühimmat, askeri yakıt taşıyan gemiler gibi unsurların İsrail’le ticareti yasaklandı.
İspanya hükümeti İsrailli bir şirketten 15,3 milyon mermi alımını içeren 6,6 milyon Euro’luk sözleşmeyi iptal etti.
Daha sonra Elbit Systems ile yaklaşık 700 milyon Euro değerindeki çok namlulu roketatar sistemi anlaşması da iptal edildi.
Bu adımlar Avrupa’da İsrail’le savunma ticaretini kesen en sert hamlelerden biri olarak görüldü.
Sanchez hükümeti bununla da kalmadı; sadece ticareti değil lojistik geçişleri de sınırlandırdı. İsrail’e silah taşıyan gemi ve uçakların İspanyol limanları ve hava sahasını kullanması yasaklandı.
İsrail ordusuna yakıt taşıyan gemilerin limanlara girmesi engellendi. İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlere ticari kısıtlama/ithalat yasağı getirildi.
Bu politika, İsrail’e karşı “lojistik ambargo” olarak yorumlandı.
FİLİSTİN’İ TANIMA HAMLELERİ VE YARDIMSanchez hükümeti Avrupa’da Filistin’i tanıyan ülkeler arasında yer aldı.
İspanya Filistin devletini resmen tanıdı ve bunu AB içinde teşvik etti. Uluslararası platformlarda iki devletli çözümü savundu ve İsrail’e baskı çağrısı yaptı. İsrail’e yönelik uluslararası hukukun uygulanması gerektiğini vurguladı.
Sanchez hükümeti İsrail’e yaptırım tartışmaları yürütürken Filistin’e yardım programlarını da genişletti. Gazze’ye yapılacak toplam insani yardımın 150 milyon Euro’ya çıkarılacağını açıkladı. UNRWA’ya finansman artırıldı ve Filistin yönetimine destek programları başlatıldı.
Sanchez birkaç kez İsrail’in Gazze operasyonunu uluslararası hukuk açısından ağır biçimde eleştirdi. Gazze’deki saldırıları “insani hukuk ihlali” ve “katliam” olarak nitelendirdi. İsrail hükümeti ise İspanya’yı “antisemitizm” ile suçladı ve bazı İspanyol bakanlara ülkeye giriş yasağı getirdi.
İRAN OPERASYONUNA KATILMAMA VE “SAVAŞA HAYIR”2026’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları sırasında İspanya açıkça mesafe koydu. İspanya, ABD uçaklarının Rota ve Moron üslerini İran saldırısı için kullanmasına izin vermedi. Bunun üzerine ABD tanker uçakları üslerden ayrılmak zorunda kaldı.
Sanchez ABD-İsrail saldırısını “tehlikeli bir tırmanma ve uluslararası hukukun ihlali” olarak nitelendirdi.
“Savaşa Hayır” sloganını kullandı.
Bu politikaları Washington ile ciddi gerilim yarattı. ABD Başkanı Trump İspanya ile ticareti kesmekle tehdit etti.
Sanchez, “İspanya korkudan dolayı yanlış bir savaşın parçası olmayacak” mesajı verdi.
Sanchez ayrıca Gazze’ye yardım filosu için deniz kuvveti desteği verdi. İspanya donanması yardım filosuna destek amacıyla savaş gemisi gönderdi.
İsrail’in Lübnan’a saldırılarını da açık şekilde eleştiren Sanchez, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Beyrut’taki ve ülkenin geri kalanındaki ciddi durum hakkında konuştuğunu duyurdu. Sanchez, “Lübnan halkı, tam desteğimize ve yerinden edilmiş binlerce insan için insani yardımımıza güvenebilir. Gerginliğin tırmanmasına son verin. Daha fazla yıkıma hayır. Savaşa hayır” dedi.
İSPANYA İÇ SİYASETİ: SOL KOALİSYON BASKISISanchez’in lideri olduğu Spanish Socialist Workers Party (PSOE) tek başına iktidar değil; hükümet radikal sol ve sol popülist partilerin desteğine dayanıyor. Koalisyon ortaklarından biri Sumar.
Bu partiler, Filistin’e güçlü destek veriyor, İsrail’e silah ambargosu talep ediyor, NATO ve ABD politikalarına eleştirel yaklaşıyor. Bu nedenle Sanchez hükümeti koalisyonu ayakta tutmak için Filistin konusunda sert pozisyon almak zorunda kaldı.
İspanya parlamentosunda özellikle sol partiler, bölgesel partiler, Bask ve Katalan blokları Filistin’i açık şekilde destekliyor.
İspanya Avrupa’da Filistin’e en yüksek toplumsal destek oranlarından birine sahip ülkelerden biri.
Araştırmalara göre İspanyolların önemli kısmı Gazze savaşında İsrail’i sorumlu görüyor.
Üniversitelerde ve şehirlerde Filistin yanlısı gösteriler çok yaygın. Madrid, Barcelona ve Valencia’da; büyük protestolar, boykot çağrıları, Filistin bayraklı yürüyüşler sık sık düzenleniyor.
Sanchez için İsrail’e sert çıkmak aynı zamanda iç politikada popüler bir pozisyon.
İspanya Soğuk Savaş’tan beri Ortadoğu’da daha dengeli bir diplomasi izlemeye çalışıyor. Örneğin 1991’de Madrid Konferansı’nda Orta Doğu barış süreci konuşuldu. İspanya uzun yıllardır Filistin devletini destekleyen, arabuluculuk rolü isteyen bir diplomasi yürütüyor.
Sanchez bu geleneği daha sert bir politikaya dönüştürdü.
AVRUPA İÇİNDE LİDERLİK ARAYIŞISanchez kendisini Avrupa’da bağımsız dış politika yürüten lider olarak konumlandırmaya çalışıyor. Özellikle Emmanuel Macron, Olaf Scholz gibi liderler İsrail’e daha temkinli yaklaşırken Sanchez, Filistin’i tanıdı; silah ticaretini durdurdu ve İsrail’i açık şekilde eleştirdi. Bu da ona “Avrupa solunun lideri” imajı kazandırdı.
Sanchez tamamen anti-ABD değil ama Washington’dan bağımsız bir Avrupa çizgisi savunuyor. ABD’nin askeri operasyonlarına katılmadan NATO içinde kalmayı savunuyor.
İspanya’nın Arap dünyasıyla, enerji, ticaret ve altyapı gibi ekonomik ilişkileri var. Özellikle Suudi Arabistan, Katar ve Fas, İspanya için önemli ekonomik partnerler. Filistin’e destek politikası Arap dünyasında İspanya’nın imajını güçlendiriyor.
SANCHEZ’İN KİŞİSEL SİYASİ STRATEJİSİSanchez son yıllarda kendisini demokrasi savunucusu, uluslararası hukuk destekçisi ve insani politika lideri olarak konumlandırıyor. Gazze konusunda şu söylemi kullanıyor: “Uluslararası hukuk herkes için geçerli olmalı.”
Bu söylem Latin Amerika ve Avrupa solunda güçlü karşılık buluyor.
Sanchez’in siyasi politikası 4 stratejik hedefe dayanıyor:
- Koalisyon hükümetini ayakta tutmak
- İspanya kamuoyunun Filistin yanlısı tutumunu yansıtmak
- Avrupa’da bağımsız dış politika liderliği kurmak
- Arap dünyasıyla ekonomik ve diplomatik ilişkileri güçlendirmek
BELEDİYE MECLİSİNDEN LİDERLİĞEPedro Sanchez 1972’de Madrid’de doğdu. Ekonomi eğitimi aldı ve bir süre akademisyen olarak çalıştı. Madrid Complutense Üniversitesi’nde doktora yaptı. Avrupa kurumlarında danışmanlık yaptı; belediye meclis üyeliği ile siyasete girdi.
Siyasette ilk yıllarında çok dikkat çeken bir figür değildi. Parti içinde orta kademe bir teknokrat olarak görülüyordu.
2014’te İspanya’da büyük bir siyasi kriz yaşandı. O dönemde ülkenin en büyük sol partisi olan Spanish Socialist Workers Party ciddi bir liderlik boşluğu yaşıyordu.
Sanchez, parti içi seçimlere girdi; tabanın desteğiyle sürpriz biçimde lider seçildi. Bu seçim onun siyasi hayatındaki ilk büyük kırılma noktasıydı.
2016’da İspanya’da hükümet krizi yaşanırken Sanchez çok kritik bir karar aldı; sağ parti olan People’s Party lideri Mariano Rajoy’un yeniden başbakan olmasına izin vermeyi reddetti.
Parti içindeki bazı yöneticiler bunun ülkeyi siyasi krize sürüklediğini savundu. Sanchez bu nedenle parti yönetimi tarafından istifaya zorlandı; liderlikten düşürüldü. Bu olay İspanyol siyasetinde çok nadir görülen bir parti içi darbe olarak yorumlandı.
Sanchez liderlikten düşürüldükten sonra pes etmedi; arabasıyla bütün İspanya’yı dolaştı, parti üyeleriyle tek tek görüştü. Taban kampanyası yürüttü.
2017’de yapılan liderlik seçiminde; parti elitlerine rağmen taban oylarıyla yeniden partisinin lideri seçildi. Bu olay, Sanchez’i İspanya’da “dirençli lider” haline getirdi.
2018’de İspanya’da büyük bir yolsuzluk skandalı patladı. Sanchez fırsatı değerlendirerek parlamentoda güvensizlik oylaması başlattı; Mariano Rajoy hükümeti düştü. Sanchez Başbakan oldu.
Bu olay, İspanya tarihinde ilk başarılı güvensizlik oylamasıydı. 2019 seçimleri sonrası Sanchez İspanya’da yeni bir siyasi model kurdu; ilk kez sol partilerle, Podemos, koalisyon hükümeti kurdu.
İspanya’da en büyük siyasi krizlerden biri Katalonya bağımsızlık hareketiydi. Sanchez, sert güvenlik politikası yerine müzakere ve af politikası benimsedi; Katalan bağımsızlık liderlerine af çıkardı; Katalonya ile diyalog başlattı.
Bu politika çok tartışıldı ama siyasi tansiyonu düşürdü.
POLİTİK ÇİZGİ VE KRİTİK DÖNEMEÇLERSanchez son yıllarda kendisini; sosyal demokrat ekonomi politikaları, güçlü sosyal devlet, Avrupa entegrasyonu ve uluslararası hukuk vurgusunun yer aldığı çizgide konumlandırdı. Bu nedenle Ukrayna savaşında NATO çizgisini desteklerken Gazze ve İran konularında daha bağımsız bir tutum sergiledi.
Siyasi kariyerinde stratejik düşünen ve sabırlı bir lider olarak tanınan Sanchez, koalisyon siyasetinde ideolojik esneklik gösterebiliyor. Avrupa ve Latin dünyasında aktif bir lider imajı oluşturmak istiyor.
Siyasi kariyerindeki kritik 6 olay:
- 2014 — PSOE lideri seçilmesi
- 2016 — Parti içi krizle görevden düşürülmesi
- 2017 — Parti tabanı ile geri dönüşü
- 2018 — Rajoy hükümetini düşürmesi
- 2020 — Sol koalisyon hükümeti kurması
- 2024-2026 — Avrupa’da bağımsız dış politika çıkışları
AVRUPA’DA DİĞER LİDERLER VE BLOKLAŞMA- Eski İrlanda Başbakanı Leo Varadkar: Avrupa’da Filistin konusunda en açık konuşan liderlerden biri. İrlanda hükümeti uzun süredir İsrail’i sert biçimde eleştiriyor. Varadkar Gazze’de insani felaket yaşandığını söyledi. İsrail’in operasyonlarını orantısız güç kullanımı olarak nitelendirdi. Filistin devletinin tanınmasını destekledi. İrlanda ayrıca Avrupa’da Filistin’i tanıyan ilk ülkelerden biri oldu.
- Eski Belçika Başbakanı Alexander De Croo: AB içinde İsrail’e yaptırım tartışmasını başlatan lider. Belçika hükümeti Gazze savaşı sırasında; İsrail’e yaptırım uygulanmasını tartışmaya açtı. Gazze’de ateşkes çağrıları yaptı. İsrail’in askeri operasyonlarını sert biçimde eleştirdi.
- Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store: Filistin devletini tanıyan liderlerden biri. Filistin devletini tanıdı, Gazze’de acil ateşkes çağrısı yaptı, İsrail’in operasyonlarının uluslararası hukuka uygunluğunu sorguladı.
- Lüksemburg Başbakan Yardımcısı Xavier Bettel: AB içinde İsrail’e karşı eleştirilerin erken yükseldiği liderlerden biri. Gazze’deki bombardımanların insani hukuku ihlal ettiğini söyledi. AB’nin İsrail politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini savundu, ateşkes çağrıları yaptı.
Gazze ve İran savaşı sonrasında Avrupa’da iki farklı siyasi blok oluştu. İsrail’e güçlü destek veren liderler; Olaf Scholz, Emmanuel Macron, Giorgia Meloni.
Bu liderler İsrail’in kendini savunma hakkını güçlü şekilde vurgularken, Pedro Sanchez, Leo Varadkar, Alexander De Croo, Jonas Gahr Store İsrail’i sert şekilde eleştiren liderler olarak ortaya çıktı.
Son yıllarda Avrupa’da çok ciddi bir dönüşüm yaşanıyor. Eskiden ABD çizgisine daha yakın İsrail politikası vardı; bugün ise özellikle Batı Avrupa sol hükümetleri İsrail’e daha eleştirel ve tepkisel yaklaşmaya başladı.
Bu değişimin en sembolik figürü ise tartışmasız şekilde Pedro Sanchez oldu…
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:32
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Mart 2026 17:56 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















