Ankara24.com
close
up
Şiddet aniden gelmiyor sinyal veriyor: Çocuklarınızı fark edin! Sağlık Haberleri

Şiddet aniden gelmiyor sinyal veriyor: Çocuklarınızı fark edin! Sağlık Haberleri

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki peş peşe meydana gelen silahlı saldırılar, gençler arasında giderek tırmanan şiddet sarmalını ve bu durumun altında yatan temel etkenleri yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı. Toplumda derin endişeye neden olan bu sarsıcı olaylar, şiddetin eğitim yuvalarına kadar sızmasının ardındaki sosyolojik, psikolojik ve dijital nedenlerin acilen çok boyutlu bir şekilde masaya yatırılmasını zorunlu kılıyor.

Uzmanlar, aile içinde erken yaşta şiddetle karşılaşma, akran zorbalığı, sosyal dışlanma, medyada ve toplumsal yaşamda şiddetin normalleştirilmesi, şiddet içerikli haber ve oyunlara yoğun maruz kalma ile dijital zorbalık gibi etkenlerin gençlerde şiddeti meşrulaştırma eğilimi oluşturabildiğini, bu eğilimin azaltılmasında ise aileler ile okulların eşgüdüm içinde hareket etmesinin büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okullarda meydana gelen silahlı saldırılar, gençler arasında şiddet eğiliminin artmasına neden olan etkenleri gündeme getirdi.

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okul şiddetinin önceden sinyaller veren bir süreç olduğunu belirterek, şiddeti önlemede sosyal ve duygusal beceri eğitimlerinin hayati önem taşıdığını söyledi.

'SALDIRGANLAR ÖNCEDEN SİNYAL VERİR'

Okul şiddetinin tamamen sıfırlanamasa da büyük oranda önlenebilir bir olgu olduğunu kaydeden Tarhan, "Çünkü okul şiddeti ani patlama değil, önceden gelişen bir süreçtir, bu yüzden erken fark edilirse önlenebilir. Çünkü araştırmalar şunu gösteriyor, saldırganların yüzde 70-80'i önceden sinyal verir. Çoğunda sosyal geri çekilme, tehdit dili, yoğun öfke ve planlama davranışı vardır. Şiddet görünmez değil, erken evrede fark edilebilir." ifadelerini kullandı.

ABD'deki okul şiddeti verilerine değinen Tarhan, 2013-2023 yılları arasında silahlı olaylardaki yüzde 324'lük devasa artışın ardından okullarda bilinçli farkındalık, empati, dürtü kontrolü ve sosyal-duygusal beceri (SEL) eğitimlerinin başlatıldığını hatırlattı. Bu çalışmaların sonuç verdiğini aktaran Tarhan, 2024'te 336 olan olay sayısının 2025'te yaklaşık yüzde 22 azalarak 254'e gerilediğini ifade etti.

Prof. Dr. Tarhan, şiddeti durdurmak için şu üç stratejiyi önerdi:

"Birincil önleme, tüm öğrencilere yönelik empati, zorbalık karşıtı programlar ve duygu düzenleme becerileri kazandırılmalı. İkincil önleme, riskli, sessizleşen veya alışılmışın dışında davranan öğrencilerin erken tespiti ve psikolojik danışmanlık hizmetlerine yönlendirilmesi. Üçüncül önleme, yüksek risk durumlarında kriz müdahale ekiplerinin kurulması ve aile-okul-uzman işbirliğinin sağlanması."

Dijitalleşmenin sosyal izolasyonu artırdığına dikkati çeken Prof. Dr. Tarhan, "Mafya lideri gibi bazı rol modeller şiddeti estetikleştiriyor. Modern önleme çalışmaları sadece okul duvarları arasında kalmamalı, dijital yaşamı da kapsamalıdır. Genç 'kimse beni anlamıyor' diyorsa orada bir risk vardır." diyerek sözlerini tamamladı.

'ÇOCUĞUN SESSİZ OLMASI PROBLEM OLMADIĞI ANLAMINA GELMİYOR'

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Gökşin Karaman, ergenler üzerinde ebeveyn, sosyal medya, akran gibi birçok yük ve talebin olduğunu söyledi.

Ergenlerin bu taleplerle başa çıkmak gibi bir donanımı olmadığını aktaran Karaman, "İzolasyonun agresyonu artırdığını biliyoruz. Yani dışarıda kalmak öyle ya da böyle teknik olarak saldırgan davranışı artırıyor. Dışarıda bırakırsan ve rehabilite etmezsen, bir formül bulmazsan, ergenin gözünde 'Bu çocuk gözden çıkarıldı.' şeklinde yazılıyor. İstenmeyen davranışlar artabiliyor. Bireysel sorunlar yok mu? Ergenlerin tek tek mutlaka bireysel problemleri var ama ortam da buna, onları gözden çıkararak bence zemin hazırlıyor. Yani kazanmak üzerinden değil de sistem elemek ve diskalifiye etmek üzerinden gidince böyle oluyor." ifadelerini kullandı.

Karaman, dışarıda bırakılmanın çok ciddi bir tehdit olduğunu belirterek, "Tıbbi kanaatim, bunların psikopatolojisi tabii ki var ama pimi çeken dışarıda bırakılmak. Çocuğun sessiz olması problem olmadığı anlamına gelmiyor, ilişkinin olmadığı anlamına geliyor. Çocuğun problem vermemiş olması, vermeyeceği anlamına gelmiyor." dedi.

Olayların peş peşe yaşanmasını "kopyalamak" olarak yorumlayan Karaman, "Bu kadar sık ve peşinden olması kopyalanmış anlamına geliyor. 'Bu iş böyle oluyormuş. Buna da böyle infial şeklinde tepki veriliyormuş.' deniliyor ve bu öğreniliyor. Medyanın da her şeyi olduğu gibi yayınlaması yasaklanmalı. Haber dili çok belirleyici, özendirebilir de. Olayı aksiyon filmi gibi anlatmak çok yanlış." diye konuştu.

Karaman, "Psikolojiden önce her zaman güvenlik gelir, önce güvenliğin sağlanması gerekir. Herkes evladına bir şey olmayacağını bilecek, öğretmenler, öğrenciler kendini güvende hissedecek." dedi.

'GÖNÜNÜR OLMAK' İÇİN ŞİDDETE BAŞVURABİLİYOR

Üsküdar Üniversitesi NPİstanbul Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, okullarda artış gösteren şiddet vakalarının arkasında yatan bireysel, ailesel ve toplumsal faktörlere dikkati çekerek, erken uyarı işaretleri konusunda aileleri ve eğitimcileri uyardı.

Erdoğan, şiddet eğilimi gösteren gençlerin önceden fark edilebileceğini belirterek, kritik belirtileri şöyle sıraladı:

"Bunlar davranışsal değişimler olarak görülebilir, ani öfke patlamaları, küçük olaylara aşırı tepki verme, kurallara karşı isyan, otoritelerle sürekli çatışma, fiziksel kavgalara karışma ya da tehditkar davranışlar sergileme. Yine sürekli kızgınlık, kin ya da intikam düşünceleri, yoğun hayal kırıklığı ve değersizlik hissi, aile ve arkadaşlarından uzaklaşma, daha agresif ve riskli davranışları olan grupla yakınlaşma şeklinde görebiliriz."

Bu profildeki gençlerin şiddet içerikli materyallere ilgi duymalarının da erken uyarı belirtileri olarak görülebileceğini kaydeden Erdoğan, "Sosyal dışlanma yaşayan genç, aidiyet duygusunu kaybettiğinde 'görünür olmak' için şiddete başvurabiliyor. Medyada, siyasette veya toplumsal hayatta şiddetin normalleşmesi de gençlerin bu davranışları model almasına neden oluyor. Şiddet içerikli haberlerin ve oyunların yoğunluğu gençlerde duyarsızlaşma ve şiddeti meşrulaştırma eğilimi yaratabilir. Dijital ortamda yaşanan zorbalık, okul içi şiddete psikolojik zemin hazırlayabilir veya fiziksel saldırılara dönüşebilir." değerlendirmesinde bulundu.

Şiddet olayları sonrasında izlenmesi gereken yol haritasına değinen Erdoğan, okul ortamının hızla güvenli ve öngörülebilir hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Günlük rutinlere kontrollü dönüşün önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, sosyal destek ağlarının güçlendirilmesi, okul psikolojik danışmanlarıyla işbirliği yapılması ve gerekli hallerde uzman desteğine başvurulması gerektiğini ifade etti.

SOSYAL MEDYA VE DİJİTAL KÜLTÜRÜN ETKİSİ

Üsküdar Üniversitesi NPİstanbul Hastanesi'nde görevli Çocuk ve Ergen Klinik Psikolog Aybeniz Yıldırım da son günlerde okullarda yaşanan şiddet olaylarının çok boyutlu değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Yıldırım, "Aslında olay tek başına toplumda okul saldırıları artıyor demek, çok da uygun değil. Bireysel düzeyde duygusal sıkıntılar, dürtü kontrol zorluğu, geçmişte şiddete maruz kalma, aile düzeyinde sert, tutarsız ya da ihmalkar ebeveynlik, okul düzeyinde dışlanma, düşük bağlılık ve başarısızlık, toplumsal düzeyde ise eşitsizlik, umutsuzluk ve çevresel şiddet etkili." değerlendirmesinde bulundu.

Sosyal medya ve dijital kültürün etkisine de değinen Yıldırım, şöyle devam etti:

"Aslında mesele sadece 'Kapıda güvenlik görevlisi var mı, dedektör çalışıyor mu?' meselesi değil. Olayın özü o riskli süreci erken fark etmek, sağlıklı bir ilişki kurmak ve krizi daha büyümeden doğru yönlendirmek. Fiziksel güvenliğin ötesine geçip, şiddetin altındaki sosyal ve psikolojik nedenlere inmek zorundayız. Çünkü günümüzde dijital kültür ve sosyal medyanın etkisiyle bu tablo iyice karmaşıklaştı. En büyük tehlike de şiddetin bir şekilde estetik bir kılıfa sokulması ya da bir popülerlik aracına dönüştürülmesi."

Yıldırım, bu tür olayların ardından psikolojik desteğin önemine değinerek, "Öğrenci ve öğretmenlerin psikolojik desteğe ciddi ihtiyacı var. Herkesin travma tepkisi aynı olmayabilir, bu nedenle ilk aşamada doğru yaklaşım çok kıymetli. Sonrasında yas ve travma süreçlerinde bireysel desteklerin sürdürülmesi gerekiyor. Her çocuk için tek başına terapi yeterli olmayabilir, farklı destek mekanizmaları da devreye girmeli. Okullarda psikolojik dayanıklılığı artıran çalışmalar önemli. Akran zorbalığına ise kesinlikle tolerans gösterilmemeli, çocukların öfke kontrolü ve çatışma çözme becerileri güçlendirilmeli. Öğretmenlerde erken uyarı sistemlerinin etkin olması ve ailelerle güçlü işbirliği kurulması da büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı.

AİLE İÇİ İLETİŞİM

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nden Dr. Berat Dağ, özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede bir yoğunluk olduğunu söyledi.

Dağ, aile içi iletişimde yaşanan sorunların çocukların davranışlarına doğrudan yansıdığını belirterek, çocukların şiddet eğiliminin azaltılmasında ailelerin ve okulların koordineli hareket etmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti.

Toplumda artan kutuplaşma ve öfke dilinin gençler üzerindeki etkisine değinen Dağ, toplumsal düzeyde belirginleşen kutuplaşmanın bireyleri ve grupları birçok konuda uzlaşmaz taraflar haline getirdiğini, bunun da güvensizlik, korku ve öfke gibi duygular üzerinden şiddet eğilimlerini beslediğini ifade etti.

Dağ, "Okullardaki yönetici, öğretmen ve öğrenci ilişkilerinin güven ve adalet üzerine inşa edilmesi elbette ki çok önemlidir. Öğrencilerin eğitim-öğretim süreci boyunca güven, sevgi, saygı ve adalet gibi değerleri tam anlamıyla içselleştirmesi gereklidir." dedi.

Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin etkinliğinin artırılmasının şiddetin önlenmesinde kritik rol oynadığını aktaran Dağ, "Ayrıca eğitimin temel bir toplumsal kurum olması hasebiyle bu birimlerin okulda eğitim alanında uzmanlaşmış sosyologlarla çalışması ihtiyacı da gündeme gelmelidir. İşbirliği bağlamında ilgilenilen öğrenci sayısını azaltacak atamalar yapıldığında okuldaki şiddet temelli sorunlar azalabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:51
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Nisan 2026 12:56 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Bu yıl herkes bizi izleyecek Sözcü Gazetesi

29 Ağustos 2026 00:13see154

Şarampole yuvarlanan kamyonetin sürücüsü yaşamını yitirdi Adıyaman Haberleri Habertürk Yerel Haberler

29 Ağustos 2026 01:07see153

IMF Başkanı Georgieva: Sabitcoinler küresel finans için yeni riskler getirebilir

29 Ağustos 2026 00:31see153

Bakan Güler, üst rütbeye terfi eden personel için düzenlenen törene katıldı

28 Ağustos 2026 19:55see152

Viyana da Mısır Kraliçesi nin Elmas Kolyesi Çalındı

29 Ağustos 2026 01:52see146

Manchester City, Crystal Palace’ı farklı geçti!

29 Ağustos 2026 00:39see145

Hidayet Türkoğlu: Hedefimiz Dünya Kupası’na katılmak!

29 Ağustos 2026 00:11see145

Crystal Palace: 1 Manchester City: 4 MAÇ SONUCU

29 Ağustos 2026 00:25see145

Adana da huzur ve güven uygulamasında 3,6 milyon TL ceza kesildi Adana Haberleri Habertürk Yerel Haberler

29 Ağustos 2026 01:07see145

Cumhurbaşkanı Erdoğan dan önemli mesajlar: Tarihi bir dönemi yaşıyoruz!

28 Ağustos 2026 19:41see144

Oğuz Çetin den FANATİK e özel açıklama: Transfer dönemi bitene kadar her türlü gelişmeye açık olun! Son Dakika Spor Haberleri

28 Ağustos 2026 17:00see144

Ev kadınlarına emeklilik imkanı: 2026 Ev hanımlarına devlet prim desteği ne zaman başlayacak, şartlar neler?

29 Ağustos 2026 02:18see143

Tapu satışı sonrası düşürülen parayı bulup aldı; o anlar kamerada İzmir Haberleri Habertürk Yerel Haberler

28 Ağustos 2026 20:58see143

Serkan Özbalta: Bu ligde alınan 1 puan çok çok kıymetli!

29 Ağustos 2026 03:34see142

T.C. BODRUM 1.(SULH HUKUK MAH.) SATIŞ MEMURLUĞU

29 Ağustos 2026 00:11see140

Canını zor kurtaran kadına bir darbede ev sahibinden

28 Ağustos 2026 17:20see138

Ekonomistlerin TCMB faiz beklentisi belli oldu

28 Ağustos 2026 15:09see137

Kral öldü, Belediye Başkanı düğününü iptal etti

29 Ağustos 2026 17:32see136

Cem Yılmaz Anjiyo Oldu

30 Ağustos 2026 00:55see136

Çorum da devrilen TIR alev aldı

29 Ağustos 2026 00:26see135
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları