Ankara24.com
close
up
Menu

İsrail hükümetinden son dakika Türkiye açıklaması! Trump ve Erdoğan itirafı

İçişleri Bakan Yardımcısı Turan: Muhtarlarımıza dünden daha çok ihtiyacımız var

SPK dan Tera Holding kararı

İşgalci İsrail, Filistinlilere ait yaklaşık 183 dönüm araziye el koydu

Tera Portföy’ün patronu asgari ücretliymiş Sözcü Gazetesi

Transfere 366 milyon Euro harcayan Tottenham, ilk galibiyetini 7. haftada aldı

Karadeniz ekibinin Mısırlı yıldızı, Galatasaray’ın ardından Beşiktaş’ı da yıktı! Kuzeyin sultanı Salah Sözcü Gazetesi

Yerin 40 kilometre altında gizemli hareketlilik: Tam 1540 kez tekrarlandı Sözcü Gazetesi

Fransa da protestocular Lacoste mağazalarını talan etti

Hakkında soruşturma izni verilen eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül görevden alındı

Bursa da Mehterler Buluşması etkinliğinde Hüsnü Şenlendirici ve Serkan Çağrı sahne aldı Bursa Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Türkiye den AB ye otomotiv hamlesi: Sanayi Hızlandırma Yasası için girişimler sürecek

Şanlıurfa Viranşehir de devrilen akaryakıt tankeri yanarken sürücüsü öldü

Tekfen Filarmoni sezonu Sofya da açıyor

Kayseri de park halindeki 3 araca çarpan otomobil, alev aldı: 2 yaralı Otomobilin çarptığı hafif ticari araç dükkanın içine girdi Kayseri Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Selimiye de başıboş atlar otladı Sözcü Gazetesi

Meriç Nehri nde botu alabora olan Iraklı ailenin kayıp son çocuğu için arama çalışmaları sürüyor Edirne Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Ankara Temelli’ye 4,1 milyar dolarlık veri merkezi... Bakan Kacır: 2012’den bu yana 42 milyar liralık veri merkezi yatırımının önünü açtık

SPK, 3 şirketin faaliyetini durdurdu

Dev maçta 2 takım da penaltı bekledi! Eski hakemler açıkladı

Seyirci olmanın yazılı olmayan sözleşmesi üzerine

Seyirci olmanın yazılı olmayan sözleşmesi üzerine

Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.

Hemen her hafta sahnede seyrettiklerimizle ilgilensem de “seyreden, seyirci olan” tarafla da ilgilenme zamanı geldi de geçiyor. Salon ışıkları karardığında sadece sahne aydınlanmaz; aslında bir sözleşme devreye girer. Yazılı olmayan ama herkesin uyması beklenen bir sözleşmedir bu. Oyuncuyla seyirci arasında, sahnedeki emekle koltuktaki dikkat arasında, tek tek bireylerle geçici bir topluluk arasında kurulan hassas bir anlaşma. Ne yazık ki bugün bu sözleşmenin hükümleri hızla ihlal ediliyor; hem de çoğu zaman farkında bile olmadan.

“Seyircinizi Nasıl Alırdınız?” başlığıyla daha önce bu konuda bir yazı yazmıştım. Aradan yıllar geçti; salonlar değişti, seyirci çok değişti. Ama değişmeyen tek şey ise şu oldu: Hepimiz “o seyirciden” şikâyetçi olmaya devam ettik. Telefonunu kapatmayan, geç kalan, konuşan, kayıt alan, alkışı yanlış yerde patlayan, kokusuyla, hışırtısıyla, sabırsızlığıyla bütün salonu rehin alan o meşhur “ötekilerden” illallah geldi. Gerçi artık şu soruyu sormadan edemiyorum: O seyirci kim, gerçekten hep başkası mı? Yani bu yazıyı okuyanlarımızın arasında ya da yakınındaki herkes yazılmamış sözleşmeye uyuyor mu?

Seyirci olmak sanıldığı kadar basit bir kimlik değil. Bilet almakla kazanılmadığı gibi, koltuğa oturmakla da tamamlanamıyor. Seyirci olmak bir davranış biçimi, hatta bir kamusal görgü meselesi olarak düşünülmeli. Tıpkı trafikte araba kullanmak gibi. Ehliyet almak bizi otomatik olarak iyi bir sürücü yapmadığı gibi, salona girmek de bizi iyi bir seyirciye dönüştürmüyor.

Topluluk hâlinde yapılan her etkinliğin yazılı ve yazısız kuralları var. Futbol maçında bağırmak doğalken, tenis maçında öksürmek bile ayıp sayılıyor. Üstelik bunları kimse bize el kitabı olarak vermiyor. Biz bunları öğreniyoruz, gözlemliyoruz ve zamanla içselleştiriyoruz. Sorun tam da burada başlıyor belki de: “Artık öğrenmek istemiyoruz.” Her yere kendi alışkanlıklarımızla gidiyoruz. Evde nasılsak salonda da öyleyiz. Oysa sahne sanatları ev konforuyla değil, kamusal dikkatle yaşar.

Bugünün seyirci problemini sadece “nezaketsizlik” başlığıyla açıklamak yetersiz kalıyor. Daha derinde bir mesele var; o da seyircinin kendini izleyici değil, tüketici olarak görmesi.

Beğenmezsem çıkarım. Canım sıkılırsa telefonuma bakarım. İstersem kaydederim. Paramı verdim, istediğimi yaparım. İşte bu zihniyet sahne sanatlarıyla bağdaşmıyor. Çünkü tiyatro, opera, bale ya da konser bir ürün değil; canlı, kırılgan, geri dönüşü olmayan anların toplamıdır. O anları bozan her davranış sadece bireysel bir tercih değil, kolektif bir sabotaja dönüşür.

Cep telefonları meselesi artık sıradan bir rahatsızlık olmaktan çıktı; doğrudan seyir deneyimini yok eden bir salgına dönüştü. Salon karardığında başlayan o küçük ekran ışıkları, sahnedeki ışık tasarımını, oyuncunun konsantrasyonunu, etraflarındaki koltuklarda oturan seyircinin dikkatini paramparça ediyor.

Üstelik mesele sadece bakmak da değil. Telefonu çalanlar, kapatmaya çalışırken çantasını dökenler, titreşimi açık bırakanlar, “tiyatrodayım” diye fısıltıyla konuşanlar, dışarı çıkıp konuşup geri dönenler… Bunların tamamı oyunun ortasında yaşanıyor. Ve neredeyse hiçbirinde gerçek bir mahcubiyet yok.

Giderek el artıran tüketici seyirci, cep telefonlarıyla kayıt alma arsızlığında adeta arşa varmış durumda. Sahnede olan biteni etiketlenebilir bir ana indirgemek, o emeği sosyal medya içeriğine çevirmek, üstelik bunu yaparken başkalarının seyir hakkını gasp etmek… Bu artık görgüsüzlük değil, düpedüz bir ahlâk problemine dönüşmüş durumda.

Salon karardıktan sonra yanınızdakiyle konuşamazsınız. Fısıltı diye bir şey yoktur; çünkü her fısıltı bir başkasının dikkatini deler geçer.

Yeme içme konusu sinema salonlarında bile tartışmalı hâle gelmişken, canlı performans sırasında hışırdayan ambalajlar, sıkılan plastik şişeler kabul edilemez.

Bir de kimsenin konuşmak istemediği ama herkesin maruz kaldığı bir mesele var: koku. Soğan-sarımsak, ağır parfüm, ter… Lütfen seyirci olarak özel hijyenimize dikkat edelim.

Temsil başladıktan sonra salona girmek bir hak değil, bir istisnadır. Geç kaldıysanız, bunu herkesin bedel ödemesine dönüştürmemelisiniz. İçeri alındıysanız da koltuk kavgası yapamazsınız. Kendi biletiniz hangi koltuk numarasındaysa oraya oturmalısınız. Beğenmediğiniz bir oyunu terk edebilirsiniz elbette; ama bunu başkalarının görüşünü, konsantrasyonunu, saygısını ezerek, oyunu bölerek yapamazsınız.

İnteraktif bir oyunda değilseniz ya da bu durum rejinin bir parçası değilse, sahneye yapılan sözlü her müdahale temsilin bütünlüğüne yapılmış bir saldırı olarak algılanır. Kimsenin bunca emekle, fedakârca sahnelenen oyunlara bunu yapmaya hakkı yoktur.

Alkış beğenidir ama her beğeni doğru zamanda ifade edilmez. Klasik müzikte bölüm araları alkışlanmaz; operada her aryadan sonra kopan alkış fırtınaları eseri parçalar. Balede her solo dansın ardından gelen refleks alkışlar ritmi öldürür.

Bir de ayakta alkışlamak var. Artık bu seyirci takdiri bir ödül değil, otomatik bir jest hâline dönüşmüş durumda. En kötüsünden en iyisine herkes ayakta. Böyle olunca da gerçekten ayakta alkışı hak eden işlerin değeri siliniyor. Ya biz eskiden çok cimriydik ya da bugün fazlasıyla savurganız.

Davetiye kültürü başlı başına bir problem. Galalar ve prömiyerler dışında, ayakta kalmaya çalışan tiyatroların gelirine ortak olmak vicdani bir meseledir. Lütfen bilet satın alın. Gitmeyeceğiniz bir davetiyeyi iade etmek ya da başkasına devretmek bir nezaket değil, artık önemli bir sorumluluk hâline gelmiştir. Askıda biletlerle hem salonları boş bırakmamaya hem de öğrencilerin oyunlara gidebilmesi için çabalanırken, bedava işgal edilmiş davetiyeli koltukları boş bırakmak bana ikinci elden emek hırsızlığı gibi geliyor.

Şirketlerin toplu biletle doldurduğu salonlar ise ayrı bir facia. Nerede olduğunu bilmeyen, ne izlediğinden habersiz, “etkinlik” diye getirilmiş seyirci en sorunlu seyircidir. Unutmayın ki o oyunlara biletlerini satın alarak gelmiş seyirciler de var; günahtır.

Son yıllarda salonları doldurabilmek için ekran yüzlerinin tiyatro sahnelerinde olması, sinema yönetmenlerinin tiyatro yönetmesi, magazinin fuayede beklediği ünlü avına dönen prömiyerler bir tercih hâline geldi. Bu konuda konuşabileceğimiz çok sayıda sorun olsa da ben bu yazıda sadece seyirci tercihleri açısından bakmak istiyorum. İşte o ünlü görme arzusuyla tiyatroya gelen çok sayıdaki yeni seyirci, maalesef televizyon seyreder gibi davranmaya devam ediyor. Ve tiyatroyu da sahnede seyrettiklerinden ibaret sanıyorlar. Yeni ve tehlikeli tüketiciler (seyirci diyemiyorum) işte böyle yetişiyor.

Peki seyirci eğitilir mi? Evet. Hem de her yaşta.

Bütçelerimizde özenle ayırdığımız payla, yollarda zamanla yarışarak salonlara ulaştığımızda, artık sadece sahnede olan biteni seyretmek isteyen iyi niyetli insanlara bir çağrım var: Ne olur bu yazıyı okuyun, okutun ve paylaşın. Tiyatronun iyiliği için hepimize düşen sorumluluklar var.

Seyirciyi eğitmek aşağılamayla, utandırmayla değil; hatırlatmayla, ısrarla, ortak bir kültür dili kurarak yapılır. Seyirciye düşmanlık değil, sorumluluk yüklemek gerekir. Çünkü sahne sanatları seyircisiz var olamaz; ama her seyirciyle de hayatta kalamaz.

Yıllar önce Muhsin Ertuğrul’un tiyatro adabı üzerine yazdığı broşürde şu maddeler vardı:

Tiyatro eğlence yeri değil, büyüklerin mektebidir.Tiyatroya mümkün mertebe temiz giyinilip gidilir ve gürültüsüzce bir mevkiye oturulur.Perdenin açılacağını ihbar eden işaretten sonra, perde kapanıncaya kadar artık bir kelime konuşulmadan yalnız eser dinlenir. Bir milletin bilgi ve anlayış seviyesi, sanat eserlerine ve sanatkârlara gösterdiği alaka ile ölçülür.Tiyatroda sigara içmek doğru değildir. Fakat mecburiyetse perde aralarında içilir.Perde aralarındaki istirahat müddetleri evvelce tayin ve ilan edilmiştir. Sabırsızlanmak bu müddeti kısaltmaz.Islık çalmak ve ayakları yere vurarak alkışlamak takdir etmek değildir.

Bir milletin kültür seviyesi, sanat eserine gösterdiği saygıyla ölçülür. Salon karardığında sahne aydınlanır. Ama asıl mesele şu ki: Biz kararıyor muyuz, yoksa biraz olsun aydınlanıyor muyuz?
Hepimize iyi pazarlar.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:92
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Ocak 2026 05:12 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İsrail hükümetinden son dakika Türkiye açıklaması! Trump ve Erdoğan itirafı

20 Ekim 2026 00:23see206

İçişleri Bakan Yardımcısı Turan: Muhtarlarımıza dünden daha çok ihtiyacımız var

20 Ekim 2026 03:38see202

SPK dan Tera Holding kararı

20 Ekim 2026 00:18see200

İşgalci İsrail, Filistinlilere ait yaklaşık 183 dönüm araziye el koydu

20 Ekim 2026 03:32see199

Tera Portföy’ün patronu asgari ücretliymiş Sözcü Gazetesi

20 Ekim 2026 05:02see199

Transfere 366 milyon Euro harcayan Tottenham, ilk galibiyetini 7. haftada aldı

20 Ekim 2026 00:11see199

Karadeniz ekibinin Mısırlı yıldızı, Galatasaray’ın ardından Beşiktaş’ı da yıktı! Kuzeyin sultanı Salah Sözcü Gazetesi

20 Ekim 2026 05:48see189

Yerin 40 kilometre altında gizemli hareketlilik: Tam 1540 kez tekrarlandı Sözcü Gazetesi

20 Ekim 2026 05:32see185

Fransa da protestocular Lacoste mağazalarını talan etti

20 Ekim 2026 00:18see184

Hakkında soruşturma izni verilen eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül görevden alındı

20 Ekim 2026 01:22see180

Bursa da Mehterler Buluşması etkinliğinde Hüsnü Şenlendirici ve Serkan Çağrı sahne aldı Bursa Haberleri Habertürk Yerel Haberler

20 Ekim 2026 01:51see179

Türkiye den AB ye otomotiv hamlesi: Sanayi Hızlandırma Yasası için girişimler sürecek

20 Ekim 2026 00:51see169

Şanlıurfa Viranşehir de devrilen akaryakıt tankeri yanarken sürücüsü öldü

21 Ekim 2026 00:19see169

Tekfen Filarmoni sezonu Sofya da açıyor

21 Ekim 2026 00:15see168

Kayseri de park halindeki 3 araca çarpan otomobil, alev aldı: 2 yaralı Otomobilin çarptığı hafif ticari araç dükkanın içine girdi Kayseri Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

20 Ekim 2026 04:11see167

Selimiye de başıboş atlar otladı Sözcü Gazetesi

20 Ekim 2026 05:32see165

Meriç Nehri nde botu alabora olan Iraklı ailenin kayıp son çocuğu için arama çalışmaları sürüyor Edirne Haberleri Habertürk Yerel Haberler

19 Ekim 2026 20:48see161

Ankara Temelli’ye 4,1 milyar dolarlık veri merkezi... Bakan Kacır: 2012’den bu yana 42 milyar liralık veri merkezi yatırımının önünü açtık

19 Ekim 2026 19:12see160

SPK, 3 şirketin faaliyetini durdurdu

21 Ekim 2026 01:06see160

Dev maçta 2 takım da penaltı bekledi! Eski hakemler açıkladı

20 Ekim 2026 00:41see160
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları