Sessiz ama yalnız değiller: Ağaçlar birbirleriyle nasıl konuşur?
Haberturk sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Ormanlarda sadece rüzgârın sesi yok. Ağaçlar, yeraltındaki mantar ağları ve havaya saldıkları kimyasallar sayesinde tehlikeyi paylaşıyor, yardıma muhtaç olanlara destek oluyor.
AĞAÇLARIN GÖRÜNMEYEN DÜNYASIAğaçlar yalnızca sessizce duran canlılar değildir; aksine, doğanın en karmaşık ve etkileyici topluluklarından birinin parçasıdırlar. Uzun yıllar süren bilimsel çalışmalar, insanlığın sezgisel olarak hissettiği bir gerçeği doğruluyor: Ormanlar, kendi içinde iletişim kuran, iş birliği yapan ve birlikte hayatta kalmayı amaçlayan canlı sistemlerdir.
Yağmur sesi nasıl sakinleştiriyor?
Kar yağışı neden mutluluk hissi uyandırıyor?
TOPRAK ALTINDAKİ GİZLİ AĞ: MİKORİZAKlasik Darwinci “herkes kendi başının çaresine bakar” anlayışının aksine, ağaçlar yalnız bireyler değildir. Toprağın birkaç santim altında, mikoriza adı verilen son derece ince mantar iplikleriyle birbirlerine bağlanırlar. Bu ağ, adeta ormanın sinir sistemi gibi çalışır.
Orman Ekolojisi Profesörü Dr. Suzanne Simard, yaptığı araştırmalarda sağlıklı bir ormanda neredeyse tüm ağaçların bu ağ sayesinde birbirine bağlı olduğunu ortaya koymuştur. Hatta yalnızca bir çay kaşığı orman toprağında kilometrelerce uzunlukta mantar ipliği bulunabilir.
REKABET DEĞİL, İŞ BİRLİĞİ
Ormanlarda rekabet elbette vardır; ancak bunun yanında karşılıklı yardımlaşma, denge ve hatta özgecilik de görülür. İğne yapraklı ağaçlar ile huş veya Douglas köknarı gibi yaprak döken türler arasında bile karşılıklı faydaya dayalı ilişkiler tespit edilmiştir.
Bu yeraltı ağları aracılığıyla ağaçlar kimyasal, hormonal ve hatta yavaş elektriksel sinyaller gönderebilir.
AĞAÇLAR SİNYAL GÖNDERİR Mİ? Lozan Üniversitesi’nden Edward Farmer, bitkilerdeki elektriksel sinyalleri incelemiş ve bunların hayvan sinir sistemlerine şaşırtıcı derecede benzediğini ortaya koymuştur. Ağaçların beyni veya nöronları olmasa da, çevrelerinde olup biteni algıladıkları açıktır.
Bir ağaç kesildiğinde ya da yaralandığında, tıpkı insan vücudunun yaraya tepki vermesi gibi elektriksel sinyaller üretir ve iyileştirici maddeler salgılar.
AĞAÇLARIN KENDİNİ SAVUNMA MEKANİZMALARIÖrneğin çam ağaçları zarar gördüğünde, yaralı bölgeye antiseptik özellikler taşıyan özsuyunu göndererek kendini onarmaya başlar. Bu özsu, iltihap önleyici bileşikler içerir ve ağacı enfeksiyonlardan korur.
SES, KOKU VE TAT İLE İLETİŞİMBatı Avustralya Üniversitesi’nden Monica Gagliano, bazı bitkilerin ses üretebildiğini ve algılayabildiğini gösteren kanıtlar sunmuştur. Özellikle köklerde yaklaşık 220 hertz frekansında çıtırtı benzeri sesler tespit edilmiştir.
Araştırmalar, köklerin akan suyun sesine doğru büyüyebildiğini ve bazı çiçeklerin arıların kanat çırpışlarını algıladıklarında nektarlarını daha tatlı hale getirdiğini öne sürmektedir.
HAVADAN GELEN UYARILAR Ağaçlar yalnızca yeraltından değil, hava yoluyla da iletişim kurar. Tehlike anında feromonlar ve gazlar salgılayarak çevrelerindeki ağaçları uyarırlar.
Buna çarpıcı bir örnek, Afrika’daki şemsiye dikenli akasya ağaçlarıdır. Zürafalar yapraklarını yemeye başladığında, ağaç etilen gazı salgılar. Bu gazı algılayan komşu ağaçlar yapraklarına tanen yükler. Tanenler fazla tüketildiğinde zürafalar için zararlı, hatta ölümcül olabilir.
Ancak zürafalar da bu sisteme uyum sağlamıştır: Genellikle rüzgâr yönüne karşı beslenir ya da yaklaşık 100 metre uzağa giderek bu kimyasal savunmadan kaçınırlar.
YIRTICILARI ÇAĞIRAN AĞAÇLARBazı ağaçlar, yapraklarını yiyen tırtılların tükürüğünü algılayabilir. Karaağaçlar ve çamlar bu durumda, tırtılların doğal düşmanı olan parazit yaban arılarını çeken kimyasallar salar. Böylece dolaylı bir savunma sistemi kurarlar.
ANA AĞAÇLAR: ORMANIN MERKEZİ
Ormanın en büyük ve en yaşlı bireyleri, yani Ana Ağaçlar, ağın merkezinde yer alır. Gölgede kalan genç fideler için bu ağaçlar adeta bir yaşam hattıdır. Şeker, su ve karbon, azot, fosfor gibi hayati besinleri genç ağaçlara aktarırlar.
Tehlike sinyali aldıklarında bu paylaşımı daha da artırırlar. Simard’ın çalışmaları, ana ağaçlar kesildiğinde genç ağaçların hayatta kalma şansının ciddi şekilde düştüğünü göstermektedir.
AİLE BAĞLARI VE HATIRLAMAAna ağaçlar kendi “çocuklarını” tanıyor gibidir. Onlarla daha güçlü mantar ağları kurar, daha fazla besin gönderir ve hatta kök rekabetini azaltarak onlara alan açarlar.
Hatta bazı durumlarda, kesilmiş yaşlı ağaçların kalıntıları yüzlerce yıl boyunca canlı tutulur. Ormancı ve yazar Peter Wohlleben, ağaçların özellikle saygı duyulan yaşlı bireyleri terk etmek istemediğini belirtir.
MANTARLAR BU İŞTEN NE KAZANIYOR? Bu karşılıklı sistemde mantarlar da kazançlıdır. Ağaçların fotosentezle ürettiği şekerin yaklaşık %30’unu alırlar. Bu şeker, mantarların enerji kaynağıdır ve onların topraktan azot, fosfor ve diğer mineralleri toplayıp ağaca iletmesini sağlar.
ORMAN BİR TOPLULUKTUR
Özetle, ağaçlar ve mantarlar arasında kurulan bu karmaşık iş birliği, ormanı yalnızca bir ağaçlar topluluğu değil, yaşayan ve iletişim kuran bir toplum haline getirir. Orman, tek tek bireylerden değil; paylaşım, denge ve dayanışmadan oluşur.
Görsel Kaynak: shutterstock
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:31
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Ocak 2026 08:19 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















