Serinkanlı bir gençlik yazısı İhsan Aktaş
Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Bir ülkenin tek bir genci, bu ülkenin çocuğudur; ailenin, öğretmenin, okulun, milletin ve devletin çocuğudur. Hepimizin gençlere bakarken anne-baba şefkatiyle yaklaşma zorunluluğu vardır.
Maraş’ta meydana gelen elim vakanın kökü dışarıdadır. Bu hadise, milletin kendi örfünden, kültüründen ve geleneklerinden kaynaklanan bir olay değildir. Siber birimler derinlemesine bir araştırma yaptığında, sanal âlemde bu ve benzeri birçok tehditle karşı karşıya olduğumuzu görecektir. Belki de yeni tedbirlere ihtiyaç duyulacaktır.
Bu hadisede ikinci sorunlu alan ise çocuğun silaha kolay erişiminin olmasıdır. Silaha erişim, ister yasal ister gayri yasal olsun, köklü bir araştırma gerektiren ciddi bir konudur.
Türkiye Cumhuriyeti devleti köklü bir devlettir. Başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere kurumlarımız köklü yapılardır. Kurumların kendi içinde işleyen mekanizmaları vardır; ancak bu tür şok vakalar, olağan süreçlerin dışında ek tedbirlerin alınmasını da gerekli kılar. Bu nedenle ek tedbirlerin hayata geçirilmesi önemlidir.
Okulların açılış döneminde Millî Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin, okul ile ailenin gençlerin eğitimi konusunda ortak hareket etmesi gerektiğini sıkça vurgulamış, bir gencin yetişmesinde tek başına okulun yeterli olmayacağını ifade etmiştir.
Okul-aile dayanışmasını merkeze alan bu yaklaşım, eğitim camiamız için önemli bir yeniliktir. Bu bağlamda Millî Eğitim Bakanlığı’nın, aile randevu sistemi kurarak velilerle sistematik görüşmeler yaptığı ve öğretmen-veli dayanışmasını güçlendirmeye yönelik bir uygulama başlattığını öğrenmiş bulunuyorum.
Millî Eğitim Bakanlığı’nın devreye soktuğu bir diğer uygulama ise “Maarif Modeli”dir. Bu model, öğrenmenin yanı sıra beceriyi de merkeze alan bir yaklaşımdır.
Kelimenin Batı’daki karşılığıyla “holistik”, yani bütüncül insan; daha eski bir ifadeyle “insan-ı kâmil’ Bizde insan-ı kâmil denince âlimler ve ermişler akla gelir. Oysa kâmil insan; iyi yetişmiş, bilgili, ahlaklı, ailesiyle ve toplumla uyumlu, faydalı bir birey olarak da tanımlanabilir. Nitekim milyonlarca ailenin bu niteliklere sahip evlatları vardır.
Sistemin amacı; bilgili, becerisi yüksek, saygılı, toplum değerleriyle barışık, çalışkan ve yüzü geleceğe dönük bir nesil yetiştirmektir.
Maarif Modeli’ni basitçe anlatan tanıtım yazıları ve videolardan istifade ettim. Bir bölümde Enderun sistemine atıf yapılarak, bir gencin bilgi ve beceri kazanmasından spora, sanattan toplumsal değerlere uyumuna; vizyon, gelecek ve heyecan sahibi olmasına kadar “mükemmel insanın nasıl yetişeceği” çerçevesinde kapsamlı bilgiler sunulmaktadır.
Genç bir nüfusa sahibiz, dinamik bir ülkeyiz. Ancak bir gencin geleceğe hazırlanması, özellikle Amerikan kültürünün yoğun etkisi altında bulunduğumuz bu çağda, kendi içinde birçok zorluk barındırmaktadır.
Bu millet, zor zamanları ve zorlu şartları yönetmiş; Türkiye cumhuriyeti ise bugün birçok alanda güçlü bir konuma gelmiş bir devlettir.
Eski zihniyet, insanı onarmaya yönelik yeterli bir çaba ortaya koyamadı. Liberaller ise bireyi ve bedeni özgür bırakma söyleminin ötesine geçemedi.
Her ağaç nasıl kendi kökü üzerinde yükselir, biz de tarihimizle, dinimizle, kültürümüzle ve geçmişimizle uyumlu; kökü sağlam, geleceğe güvenle bakan bir anlayışla ilerlemeliyiz. Gençlerimiz de bu sağlam zemin üzerinde yetişmelidir.
Milli Eğitim Bakanı Sn. Tekin, “Acımız, yasımız, mesuliyetimiz ortak. İlgili birimler harekete geçti, müfettiş görevlendirmeleri yapıldı” ifadelerini kullandı. “Yeni çalışma modellerini devreye alıyoruz” açıklamasında bulunan Tekin, “Aile ile okul arasındaki irtibatı sağlamlaştırmak istiyoruz. Var olan veli randevu sistemini daha etkin hale getiriyoruz. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz durumlarına müdahale için kapsamlı eğitimler planlıyoruz” dedi.
Yaşanan acı hadiseler, yalnızca bir güvenlik meselesi değil; aynı zamanda eğitim, aile ve toplum ilişkilerinin birlikte ele alınması gereken çok boyutlu bir dayanışmaya işaret etmektedir. Gençleri korumak, yönlendirmek ve geleceğe hazırlamak; devletin, ailenin ve toplumun ortak sorumluluğudur. Daha bilinçli, daha koordineli ve daha bütüncül bir yaklaşımla hareket edildiğinde, hem bu tür olayların önüne geçmek hem de daha güçlü bir gelecek inşa etmek mümkün olacaktır.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:53
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 26 Nisan 2026 04:07 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















