SEDDK Başkanı Menteş, BES’teki değişimi anlattı: Günlük takip ediyoruz, son 12 gündür
Haberturk sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Sigorta Haftası’nın 15’inci yılında düzenlenen 5. Uluslararası Sigorta Zirvesi, 8 Ekim 2026’da İstanbul Finans Merkezi Ziraat Bankası Oditoryumu’nda kamu otoritelerini, sigorta ve emeklilik sektörü temsilcilerini, uluslararası konukları ve akademisyenleri bir araya getirdi. Açılış konuşmalarını İstanbul Finans Merkezi (İFM) Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş’in yaptığı zirvede, sektörün geleceği ve Türkiye’nin iklim risklerine karşı finansal hazırlığı gündeme taşındı.
SEDDK Başkanı Davut Menteş, konuşmasında sektörün son bir yıllık gelişmelerini, yıl sonu beklentilerini, düzenleme ve denetim alanındaki çalışmaları aktarırken, özellikle Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
“BES’TE 16 MİLYONU AŞAN TEKİL KATILIMCIYA ULAŞTIK"Özel emeklilik sisteminin parasal ve miktarsal gelişimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Menteş, sistemde 2,6 trilyon liraya yaklaşan bir fon büyüklüğüne ve 16 milyonu aşan tekil katılımcı sayısına ulaşıldığını söyledi.
Menteş, BES açısından mevcut seviyenin önemli olduğuna dikkat çekerek, katılımcı sayısındaki artışın sistemin ulaştığı doygunluk dikkate alındığında ayrıca değer taşıdığını belirtti.
Menteş, “15,6 milyondan 16 milyona çıkmak da bir şeydir, başarıdır. Çünkü doymuşluk var, doygunluk var. Nüfusta bir şey yok, gelişme yok. Katılımcı sayısındaki her bir artış bir değerdir, bir kazanımdır” dedi.
Özel emeklilik sistemindeki parasal gelişmelere de değinen Menteş, fonların ağırlıklı olarak altın ve hisse senetlerine dayalı olması nedeniyle yıl başından bu yana yaşanan jeopolitik gelişmeler ile global altın fiyatlarındaki hareketlerin fon toplamlarına yansıdığını ifade etti.
Bu durumun bir düzeltme süreci olduğunu belirten Menteş, yıl sonunda BES fon büyüklüğünün 3 trilyon lirayı aşacağını öngördüklerini söyledi.
Menteş, katılımcı sayısında hedeflenen ve planlanan büyümenin henüz tam olarak gerçekleşmemesine rağmen pozitif seyrin devam ettiğini vurguladı.
“SON 12 İŞ GÜNÜNDE POZİTİF BİR DEĞİŞİM VAR"SEDDK Başkanı Menteş, özel emeklilik sisteminde özellikle 15 Eylül öncesinden bugüne kadar olan son 12 iş günlük dönemde yaşanan giriş ve çıkışlara ilişkin de değerlendirmede bulundu.
Menteş, son 12 iş günündeki giriş ve çıkışların hem miktar hem de anlamlı giriş-çıkışlar açısından bir önceki 12 iş günü ile karşılaştırıldığında pozitif bir değişim gösterdiğini söyledi.
Menteş, bu verileri günlük olarak takip ettiklerini belirterek şöyle konuştu:
“Tekrar ediyorum. Hem katılımcı sayısı hem de parasal girişler ve çıkışlar itibarıyla son 12 iş gününü bir önceki 12 iş günü ile karşılaştırdığımız zaman ve gün be gün takip ediyoruz. Pozitif bir değişim var. Bu da özel emeklilik sistemine olan güvenin apaçık tezahürüdür.”
Menteş, sistemdeki giriş ve çıkışların yakından takip edildiğini vurgularken, özel emeklilik sisteminin çok katmanlı güvenlik, gözetim ve denetim mekanizmalarına sahip olduğunu ifade etti.
"GÖSTERGELER DEĞİŞİMİ ORTAYA KOYUYOR"SEDDK Başkanı Davut Menteş konuşmasında sektörün mali dayanıklılığındaki gelişime dikkat çekerek, “Sermaye yeterlilik rasyosu en düşük 10 şirketin 2022 yılında yüzde 34,3 seviyesinde olan oranı, Haziran 2026 itibarıyla yüzde 106’ya ulaştı. Bu şirketler dışındaki sektör grubunda ise oran yüzde 209,6 düzeyinde bulunuyor. Üretim sermaye çarpanındaki gerilemeyle birlikte bu göstergeler, sektörün sermaye yapısındaki gelişimi ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu.
Emeklilik sisteminde etkin gözetimin önemini vurgulayan Menteş, Fon Gözetim Platformu’na ilişkin şu bilgileri verdi: “Emeklilik Gözetim Merkezi tarafından geliştirilen platformla, emeklilik yatırım fonlarının işlemlerini, portföylerini ve değerlemelerini sürekli izliyor ve riskleri erken aşamada tespit ediyor. Böylelikle veriye dayalı, risk odaklı kontrollerle katılımcıların haklarını ve sistemin bütünlüğünü korumayı esas alıyoruz.”
Düzenleme çalışmalarına da değinen Menteş, “Trafik hasar istismarlarıyla mücadele, Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi, asistans firmaları, özel sağlık ve kefalet sigortaları ile e-Devlet üzerinden hasar işlemleri, tamamladığımız çalışmalar arasında yer alıyor. Katılım sigortacılığı, bütünleşik sigortalar, sermaye yeterliliği ve zorunlu afet sigortasına ilişkin başlıklarda da çalışmalar yürüttük. Önümüzdeki dönemin gündeminde devlet destekli ticari alacak sigortası, BES düzenlemeleri, oto ve oto dışı hasar yönetmelikleri, genel şart revizyonları, tarım sigortaları ve uzun süreli bakım sigortası bulunuyor” ifadelerini kullandı.
Devlet destekli ticari alacak sigortasını daha erişilebilir ve etkin hale getirmeyi hedeflediklerinin de altını çizen Menteş şöyle devam etti: “Karmaşık prosedürler, uzun tazminat ödeme süreleri bu ürünün gelişimini sınırlıyor. Çözüm planımızda risk değerlendirme ve hasar ödeme süreçlerinin sadeleştirilerek hızlandırılması üzerine çalışıyoruz.”
TSB Başkanı Ahmet Yaşar, konuşmasında sigortacılığın yalnızca hasar sonrasında ödeme yapan bir sektör olmanın ötesinde, riski önceden gören, ölçen ve azaltan bir yapıya dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Sigorta Haftası’nın “Dört Element. Tek Güvence.” mesajına dikkat çeken Yaşar, “Sigortayı büyütmek, Türkiye’nin ekonomik güvenliğini ve dayanıklılığını da büyütmektir” dedi.
2026’nın ilk sekiz ayında prim üretiminin yaklaşık 972 milyar liraya, sigorta ve emeklilik sektörünün ekonomiye sağladığı fonun ise 3,6 trilyon liraya ulaştığını aktaran Yaşar, asıl hedeflerinin Türkiye’nin koruma açığını azaltmak olduğunu belirtti. 2030’da 50 milyar dolarlık prim üretimi hedefinin daha fazla insanın, işletmenin ve ekonomik değerin güvenceye alınması anlamına geldiğini ifade etti. OVP’nin ekonomik güvenlik ve dayanıklılık hedefiyle sektörün önceliklerinin örtüştüğünü söyleyen Yaşar, güvenli yapılar, nitelikli kentsel dönüşüm, yangın güvenliği ve risk mühendisliğiyle risklerin azaltılması gerektiğini kaydetti.
Son günlerde bazı şirketlerle ilgili yaşanan gelişmelere de değinen Yaşar, bu süreçlerin şirketlerin yönetimine, mali yapısına veya sigortacılık faaliyetlerine ilişkin olmadığının doğru anlaşılması gerektiğini belirtti. Yetkili kurumların resmî açıklamalarının esas alınması çağrısında bulunan Yaşar, açıklamaları kapsamı dışında değerlendirmekten kaçınılması gerektiğini vurguladı. “Sektörümüzün ortak itibarı ve vatandaşımızın güveni hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.
Yaşar, SEDDK’nın hasar süreçlerini standartlaştıran, vatandaşın doğru muhataba ve hakkı olan tazminata hızla ulaşmasını sağlayan çalışmalarını desteklediklerini ifade etti. Hasar üzerinden yetkisiz ve haksız kazanç elde etmeye çalışan yapılarla mücadelenin vatandaşın hakkını koruma mücadelesi olduğunu vurguladı. Eylül 2026’da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruların geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,36 azaldığını belirten Yaşar, “Hedefimiz daha az hak arama değil; daha az uyuşmazlık, daha hızlı çözüm ve vatandaşımızın hakkına doğrudan ulaşabilmesidir” dedi. SEDDK’nın mali sağlamlık ve piyasa disiplinini güçlendiren yaklaşımına tam destek verdiklerini belirtti.
BES’in 2,7 trilyon liraya yaklaşan fon büyüklüğüyle vatandaşların geleceği ve ülkenin uzun vadeli tasarruf kapasitesi açısından önem taşıdığını belirten Yaşar, katılımcıların birikimlerinin ve haklarının korunmasının temel öncelik olduğunu vurguladı. BES’in güvenli bir tasarruf limanı olma rolüne dikkat çekerek, gözetimi, şeffaflığı ve doğru bilgilendirmeyi güçlendiren adımları desteklediklerini ifade etti.
Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31’i, sektörün risk bilgisi ve uygulama deneyimini uluslararası çözüm gündemine taşıma fırsatı olarak değerlendiren Yaşar, Antalya’da oluşturmayı planladıkları Sigorta Evi ile sigortacıları, reasürörleri, kamu otoritelerini, yatırımcıları, kalkınma finansmanı kuruluşlarını, reel sektörü ve akademiyi bir araya getirmek istediklerini aktardı. Yaşar, “Sigorta sektörü, iklim risklerini yönetmek ve dönüşüm yatırımlarını güvence altına almak için sorumluluk almaya hazırdır” mesajını verdi.
İFM EV SAHİPLİĞİ YAPTIZirvenin açılışında İstanbul Finans Merkezi (İFM) Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem de yer aldı. İstanbul Finans Merkezi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen buluşma, Türkiye’den ve dünyadan sigorta sektörü temsilcilerini aynı zeminde bir araya getirerek, sektörün bölgesel ve uluslararası iş birliklerini geliştirme gündemine katkı sundu.
Açılış konuşmalarının ardından Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi ve iklim bilimci Prof. Dr. Levent Kurnaz’ın konuşması yer aldı. Program, TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı’nın moderatörlüğündeki “COP31’e Doğru Türkiye’nin İklim Uygulama Gündeminde Sigorta Sektörünün Rolü” paneliyle devam etti.
Öğleden sonraki bölümde doğa ve çevre programları yapımcısı ve aktivist Güven İslamoğlu katılımcılara hitap etti. Ardından Neova Sigorta Genel Müdürü Neslihan Neciboğlu’nun moderatörlüğündeki “Küresel İklim Uygulama Açığını Kapatmak: Sigorta ve Dayanıklılık Finansmanı” panelinde, uluslararası deneyimler ve finansal çözümler değerlendirildi. Zirve, sektör ile akademi arasındaki bilgi paylaşımını destekleyen 5. Sigortacılık Makale Yarışması Ödül Töreni ile sona erdi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:47
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Ekim 2026 20:13 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















