Ankara24.com
close
up
Menu

SON DAKİKA HABERİ: Kabine toplanıyor: Fon soruşturmasında gelinen aşama ve Terörsüz Türkiye hedefi masada Kabine Toplantısı saat kaçta? Son dakika haberleri

KİLİS 1. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ

Tunceli Ovacık ta yaban domuzu Mercan Deresi ndeki akıntıya rağmen karşıya geçti

Ronaldo oynamadı, Portekiz Haalandlı Norveç i yendi Sözcü Gazetesi

Roberto Mancini: Türk futbolu çok ilerlemiş!

İsrail basını, Türkiye nin Akdeniz hamleleriyle İsrail i köşeye sıkıştırdığını yazdı

Aşiret temsilcileri Van da toplandı: Devletimizin yanındayız

Papa dan yapay zeka uyarısı Dış Haberler

Gazze haritasında büyük skandal! İsrail’e ait 11 gizli üs ortaya çıktı

Fon soruşturmasında yeni gelişme! Astor Enerji sahibi Feridun Geçgel in mal varlığı donduruldu Sözcü Gazetesi

Idrissa Fadel Outtara, Beşiktaş’a imza attı!

Bilal Erdoğan, AileFest programının açılışında konuştu: Doğurganlık hızını yeniden 1,5 a, 2 ye taşıyabilen ülke olmalıyız

Bakan Işıkhan: Yeni istihdam modelleriyle işsizlik oranı düşecek!

Milli bilardocu Tayfun Taşdemir, dünya üçüncüsü oldu Spor Haberleri

Gaziantep te arkadaşların tartışması kanlı bitti: 1 ölü Son dakika haberleri

Hacca Pusula uçağıyla gitti Sözcü Gazetesi

Gaziantep te 7 kişinin can verdiği kaza kamerada

Türkiye İtalya maçında TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu na istifa çağrısı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2026 sonunda turizm gelirinde 65 milyar dolar seviyesine ulaşacağız

Sarıyer de yayaların üzerine süren taksi şoförüne 6 bin 662 lira ceza kesildi

Seçimli otoriterliğe uygun adım!

Seçimli otoriterliğe uygun adım!

Ankara24.com, T24 kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.

Önder İnce*

Türkiye’de seçimler hiçbir zaman tam anlamıyla eşit koşullarda yapılmadı. İktidarlar her dönemde Devlet imkanlarına imtiyazlı erişimin avantajını kullandı. Güvenlik bürokrasisi, kamu kaynakları, medya erişimi, finansal olanaklar… Muhalefet hiçbir zaman düz bir zeminde koşmadı.

Ama bütün bu eşitsizliğe rağmen bir şey vardı: yarış.

İktidar güçlüydü ama yenilebilirdi. Sandığın anlamı vardı. Seçim gecesi sonucu gerçekten merak edilirdi. Çünkü ihtimal vardı.

Bugün ise tartışmamız gereken mesele eşitsizliğin boyutu değil, yarışın kendisinin sürüp sürmediğidir.

Siyaset bilimi literatürü, seçimlerin varlığının tek başına demokrasiyi garanti etmediğini söyler. Steven Levitsky ve Lucan Way’in kavramsallaştırdığı “rekabetçi otoriterlik”, seçimlerin yapıldığı ancak eşitsizliğin demokratik zemine hasar verdiği rejimleri tarif eder. Muhalefet vardır ama baskı altındadır. Medya vardır ama çoğul değildir. Hukuk vardır ama tarafsız değildir. Yarış sürer gibi görünür; fakat saha eğimlidir.

Bir adım ötesi ise “seçimli otoriterliktir. Bu modelde sandık kurulur, oy verilir, sonuç ilan edilir. Ancak siyasal alan öylesine daraltılmıştır ki, iktidarın değişmesi fiilen imkânsızlaşır. Seçim, değişim aracı olmaktan çıkar; iktidar ve iktidarı koruyan rejim için meşruiyet üretme aracına dönüşür.

Türkiye’nin son yıllardaki tablosu bu kavramlar olmadan anlaşılamaz.

Selahattin Demirtaş yıllardır cezaevinde. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen özgürlüğünden mahrum bırakılması yalnızca bireysel bir hukuki dosya/mesele değildir; milyonlarca seçmenin temsil hakkının askıya alınmasıdır. Ekrem İmamoğlu hakkında verilen yargı kararları ve süren davalar da benzer biçimde siyasal alanı daraltan bir işlev görüyor. Demokratik normlar içerisinde güçlü ve seçmen karşılığı olan aktörlerin yargı süreçleriyle kuşatılması, rekabetin sandıktan mahkeme salonuna kaydırıldığını gösteriyor.

Demokrasilerde siyaset sandıkta tasfiye edilir. Rakipler mahkeme kararlarıyla değil, oyla yenilir. Eğer yargı, rekabetin sınırlarını belirleyen bir araca dönüşüyorsa; orada demokrasinin niteliği tartışmalı hâle gelir.

Bir başka gösterge ise zihinsel eşiğin değişimidir. İktidarın geleceğinin aile içi bir devir ihtimali üzerinden konuşulabilmesi; Bilal Erdoğan’ın babasının yerine geçeceğine dair senaryoların sıradan bir olasılık gibi tartışılması ve bunun geniş bir toplumsal itiraz üretmemesi, siyasal kültürdeki dönüşümü gösteriyor. Demokratik sistemlerde iktidar soy bağıyla değil, siyasal rekabetle el değiştirir. Hanedanlaşma ihtimali “makul” görünmeye başlıyorsa, sistemin ruhu aşınmış demektir.

Bu tablo dünyada da örneksiz değildir.

Macaristan’da Viktor Orbán, seçimleri kaybetmeden ama seçim sistemini ve medya düzenini adım adım değiştirerek gücünü kalıcılaştırdı. Rusya’da seçimler yapılmaya devam ediyor; fakat güçlü rakipler ya yasaklı ya da sistem dışına itilmiş durumda. Bu ülkelerde “sözde” muhalefet var, sandık var; ancak kurumsal denge mekanizmaları öylesine zayıflatıldı ki seçimler iktidarı değiştiren değil, onaylayan bir işlev görüyor. Söz konusu yerlerde otoriterleşme bir gecede olmadı. Seçimler kaldırılarak da olmadı. Tam tersine, seçimler korunarak ama içi boşaltılarak gerçekleşti.

Türkiye’nin bu örneklerle birebir aynı olduğu iddiası kolaycılık olur. Ancak benzer eğilimleri görmezden gelmek de sorumsuzluk olur. Devlet ile parti arasındaki mesafenin kalmaması, yargının siyasal alanı şekillendiren bir aktöre dönüşmesi, medya tekelleşmesi ve güçlü rakiplerin yarış dışına itilmesi; literatürde tanımlanmış bir rejim dönüşümünün işaretleridir.

Bütün bunlara rağmen toplumun önemli bir kesiminde şu inanç sürüyor:

“Demokrasi var, seçim olacak, sandıkta değiştiririz.”

Bu inanç değerlidir. Ama seçim ile demokrasiyi eşitlemek tehlikelidir.

Seçim yapmak demokrasi değildir.

Demokrasi, seçimlerin adil olmasıdır.

Demokrasi, adayların özgürce yarışabilmesidir.

Fikirlerin de özgürce dolaşabilmesidir.

Demokrasi, hukukun iktidara karşı bağımsız durabilmesidir.

Ve en önemlisi, demokrasi iktidarın gerçekten değişebilir olmasıdır.

Asıl tehlike normalleşmedir.

Otoriterleşme bağırarak değil, alıştırarak ilerler. Önce istisnalar olur. Sonra kurala dönüşür. Ardından savunulur. En sonunda sorgulanmaz hâle gelir.

Türkiye bugün bir eşikte duruyor. Bu bir parti meselesi değil; rejimin karakter meselesidir. Mesele yalnızca bir seçimi kazanmak değil, seçimlerin anlamını korumaktır.

Sandık elbette önemlidir. Ama sandığın anlamını koruyacak demokratik zemini savunmadan yalnızca sandığa güvenmek, seçimi demokrasi sanmaktır.

Uyarı nettir: Yarış ortadan kalkarsa demokrasi de ortadan kalkar.

Farkındalık şarttır: Seçim yapmak, demokratik olmak anlamına gelmez.

Görev açıktır: Hukuku savunmak, siyasal yasaklara itiraz etmek, yargının siyaseti dizayn etmesine karşı çıkmak ve devlet ile parti arasındaki mesafeyi yeniden talep etmek.

Demokrasi kendiliğinden ayakta kalmaz.

Demokrasi, onu savunanlar kadar güçlüdür.

Bugün soru şudur:

Türkiye’de rekabetçi bir demokrasiyi talep edecek miyiz?

Yoksa seçimli bir otoriterliğe doğru uygun adım ilerleyecek miyiz?

Cevap, tek başına sandığın kurulmasında değil; demokratik, adil bir yarışın gerçekten var olup olmamasında saklıdır.

Seçimle gelenin seçimle gidebilmesidir.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:144
embedKaynak:https://t24.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 12 Şubat 2026 16:32 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

SON DAKİKA HABERİ: Kabine toplanıyor: Fon soruşturmasında gelinen aşama ve Terörsüz Türkiye hedefi masada Kabine Toplantısı saat kaçta? Son dakika haberleri

28 Eylül 2026 07:41see190

KİLİS 1. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ

28 Eylül 2026 00:04see175

Tunceli Ovacık ta yaban domuzu Mercan Deresi ndeki akıntıya rağmen karşıya geçti

28 Eylül 2026 00:36see166

Ronaldo oynamadı, Portekiz Haalandlı Norveç i yendi Sözcü Gazetesi

28 Eylül 2026 00:26see164

Roberto Mancini: Türk futbolu çok ilerlemiş!

29 Eylül 2026 00:35see154

İsrail basını, Türkiye nin Akdeniz hamleleriyle İsrail i köşeye sıkıştırdığını yazdı

29 Eylül 2026 00:52see152

Aşiret temsilcileri Van da toplandı: Devletimizin yanındayız

27 Eylül 2026 15:45see150

Papa dan yapay zeka uyarısı Dış Haberler

29 Eylül 2026 01:13see149

Gazze haritasında büyük skandal! İsrail’e ait 11 gizli üs ortaya çıktı

27 Eylül 2026 17:02see149

Fon soruşturmasında yeni gelişme! Astor Enerji sahibi Feridun Geçgel in mal varlığı donduruldu Sözcü Gazetesi

27 Eylül 2026 20:30see148

Idrissa Fadel Outtara, Beşiktaş’a imza attı!

27 Eylül 2026 19:34see148

Bilal Erdoğan, AileFest programının açılışında konuştu: Doğurganlık hızını yeniden 1,5 a, 2 ye taşıyabilen ülke olmalıyız

27 Eylül 2026 20:56see148

Bakan Işıkhan: Yeni istihdam modelleriyle işsizlik oranı düşecek!

27 Eylül 2026 17:32see146

Milli bilardocu Tayfun Taşdemir, dünya üçüncüsü oldu Spor Haberleri

27 Eylül 2026 18:26see146

Gaziantep te arkadaşların tartışması kanlı bitti: 1 ölü Son dakika haberleri

29 Eylül 2026 03:03see145

Hacca Pusula uçağıyla gitti Sözcü Gazetesi

28 Eylül 2026 05:43see145

Gaziantep te 7 kişinin can verdiği kaza kamerada

27 Eylül 2026 21:02see142

Türkiye İtalya maçında TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu na istifa çağrısı!

29 Eylül 2026 00:12see141

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2026 sonunda turizm gelirinde 65 milyar dolar seviyesine ulaşacağız

27 Eylül 2026 15:24see141

Sarıyer de yayaların üzerine süren taksi şoförüne 6 bin 662 lira ceza kesildi

29 Eylül 2026 00:45see141
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları