Seçim değil iç hesaplaşma Sözcü Gazetesi
Ankara24.com, Sozcu kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
Yazıya bir alıntı ile başlamak istiyorum 'Hepimiz seçici günahkarlarız; kendimize uygun gördüğümüz günahları işler, rahatsız olduğumuz günahları işleyenleri ise yargılarız...' Fenerbahçe'nin seçim gündemi de tıpkı bu şekilde ilerliyor.
Önce Mehmet Ali Aydınlar, seçim için kollarını sıvadı. Stat, tesis, transfer, proje hepsinin hazırlığı başladı. Hatta yönetiminde yer alacak isimler bile dillendiriliyordu. Sonra ne mi oldu? Önce geçmişin tozlu defterleri raflarından çıktı. 3 Temmuz'da neler yaşandığı konusunda Sayın Aydınlar'ın kendini açıklama fırsatı, herkesin aklındaki soru işaretlerini işin içinde yer almış biri olarak giderebilme imkanı varken yargısız infaz uygulandı. Böylece Fenerbahçe için geçmişle barışma fırsatı ellerin arasından kayıp gitti.
Adaylığından geri adım atmayan Hakan Safi için de Ali Koç yönetimindeki yılları ısıtılıp ısıtılıp öne atılır oldu. Kerem ve Nene transferindeki süreçler, yaptığı açıklamalar, sözleşme durumları derken camia içinde yine bir cadı avı başladı. Sadettin Saran'ın başkanlığa seçildiği dönemde yaşanan hava değişimini Fenerbahçe'yi yakinen takip eden herkes gördü. Yenilik, Fenerbahçe'ye umut oluyor, geçmiş hesaplaşmasından kaçış için alan açıyor. Yeni bir nesil var, onlar travmaların birçoğuna şahit olmadı. Demem o ki, taraftar profilinin kafa yapısı ve görüşleri nesilden nesle değişiyor. Kimisi için Fenerbahçe bir duruş, kimi ise sadece başarının arzusu ile yanıp tutuşuyor.
Gelelim son ama en kritik adaya. Aziz Yıldırım, sarı lacivertli camia için çok kıymetli bir isim. 20 yılı aşkın başkanlık sürecini iki başlıkta hatırlamakta fayda var. 3 Temmuz kumpasından önceki yönetim anlayışı ve Fenerbahçe'ye katkıları tartışma konusu bile olamaz. Türk sporundaki tesisleşme, projeleri ve takıma yaptığı yıldız transferler ile ligin seviye atlamasındaki öncülüğü Aziz Yıldırım'ı bir kulüp ikonu haline getiriyor.
Aziz Yıldırım için konu edilecek ikinci başlık ise 2024 yılına kadar gelirleri temlik altında, borç içinde ve yıldızlardan yoksun, şampiyonluğa hasret bir Fenerbahçe'nin başkanı oluşu. Şu gerçeği de atlamamak gerekiyor. İnsanlar genelde son yaptıkları ve son sergiledikleri davranışlarla hatırlanır. 2026 seçimi yaklaşırken taraftarın aklında kalan Aziz Yıldırım profili ikinci başlıktaki profil.
Fenerbahçe'de adaylar tartışılırken herkes rahatsız olduğu günahlarla karşısındakini yargılıyor. Şahısçılık, kulüpçülüğün önüne geçiyor. Bu durum, ileriyi görmeye çalışan Fenerbahçe için içinden çıkılamayan o paradoksu doğuruyor.
BİRLİK ÇAĞRISI VAR AMA...Türkçe'de altın bir kural vardır. 'Ama'dan önceki cümlenin pek de bir anlamı yoktur.
Aziz Yıldırım, adaylığını açıklarken harika bir noktaya değindi, 'Fenerbahçe için birlik olalım' dedi. AMA...
Adı bile geçtiğinde taraftarı ikiye bölen Aykut Kocaman’ın göreve gelmesi, Sayın Yıldırım'ın kendiyle çelişmesine neden olur. Eğer birlik ve beraberlik çağrısı varsa Fenerbahçe, camia için tüm bağların koptuğu 2018 yılına tekrar geri dönmemeli.
Bir AMA daha var... İsmail Kartal yönetiminde tarihi bir sezon geçirilmiş ve yıllar sonra Fenerbahçe için istikrar umudu doğmuşken Mourinho ismini camiada ilk zikreden isim de Aziz Yıldırım’dı. Sayın Yıldırım, bu seçimde de yüksek profilli bir teknik direktöre gitmezse ne yazık ki 2 sene önceki açıklamaları ve yaptıklarıyla çelişmiş olur.
Taraftarın dillendirdiği bir 'AMA'da şu: Aziz Yıldırım bir önceki seçim sürecine "Aday değilim. Ben istiyorum ki bu kulüpte Aziz Yıldırım, Ali Koç olmasın. Gençler olsun, gençler!” çıkışını yapmıştı. Ama 'aday olmayacağım' çıkışından sonra adaylığın ortaya koyan iki 'genç'e karşı aday oldu.
Sayın Yıldırım, amacım "Fenerbahçe'deki parçalanmayı bitirmek istiyorum. Herkesi 'ocu, bucu' değil, Fenerbahçeli olmaya davet ediyorum. Benim derdim Fenerbahçe'yi birleştirmek" diyorsa, seçimi kaybettiği günden bu yana göstermediği o çabayı, üyelere, taraftara hissettirmek, 'Seçimi kaybettiğinden beri statta kaç kere maç izledi', 'Uzatılan barış dallarının kaçını tutmaya yeltendi', 'Ali Koç ile kişisel gerilimini kulübü cezalandırarak verdi' eleştirilerinin gölgesinden çıkarak, niyetinin ne kadar ciddi olduğunu göstermekle yükümlüdür.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:69
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Mayıs 2026 14:19 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















