Sayı sayıyor çevresindeki olayları kaydediyor: Üstelik tüm bunları beyni olmadan yapıyor Sözcü Gazetesi
Sozcu kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
ABD'de gerçekleştirilen bir araştırmada küstüm otunun belirli insansı özellikleri kendine has bir şekilde gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Araştırmayı yöneten ekip bitkinin gerçekleştirdiği sayısı sayma işleminin bir insan gibi olmadığını özellikle vurguluyor. Fakat deney sonuçlarına göre küstüm otu çevresinde yaşanan olayları birbirinden ayırabiliyor ve bunları kaydedip duruma göre tepki geliştirebiliyor. Bu durum beynin olmadığı bitkilerde de karmaşık bilgi işleme süreçlerinin var olabileceğini ortaya koydu.
BİTKİLER ÖRÜNTÜNÜN VARLIĞINI KEŞFETMİŞ OLABİLİRYapılan çalışmada araştırmacılar küstüm otu bitkilerini nemli bir çadır içine koyarak, penceresiz bir odada belirli aydınlık-karanlık döngülerine maruz bıraktı. İlk aşamada bitkilere aralıksız 12 saatlik döngüler halinde karanlık ve aydınlık ışık verildi. Üçüncü ün ise ışıklar açılmadı.
Bir süre sonra bitkilerin davranışlarında dikkat çekici değişiklikler görüldü. Bitkiler ışığın gelmesi beklenen saat yaklaştıkça daha hareketli davranışlar sergiledi. Ancak sonrasında ışığın gelmediğini far ettiklerinde davranış biçimlerini de buna göre değiştirdiler. Araştırmacılara göre bu durum yalnızca ışığa tepki vermek değil, bitkiler aynı zamanda belli bir düzeni öğreniyor.
Üstelik bitkilerin durumlara verdiği tepkiler zaman içerisinde değişiyor. Bitkiler duruma göre oturmaya başlayan tekiler gösteriyor. Tepkileri zaman içerisinde daha istikrarlı bir zemine oturdu. Bu örüntü hayvanların sahip olduğu öğrenme modeline benzetildi.
24 SAATE GÖRE DAVRANMIYORLAR
Araştırmacılar, bitkilerin sadece 24 saatlik biyolojik bir saate göre hareket etmediğini, aynı zamanda yaşanan olayların sayısını ve süresini de aktif bir şekilde takip ettiğini keşfetti. Deneyler sırasında gün döngüsü 10 saatten 32 saate kadar rastgele değiştirilse de bitkiler, ışığın beklendiği anlarda karanlıkta bile hareketlilik göstermeye devam ederek bir tür "beklenti" oluşturma yeteneği sergiledi.
Bu keşfin en sarsıcı yanı ise tüm bu süreçlerin herhangi bir sinir hücresi veya nöron yardımı olmadan gerçekleşmesi. Bitkilerde beyin ya da sinir sistemi bulunmamasına rağmen; öğrenme, örüntü tanıma ve hafıza benzeri davranışların sergilenmesi, geleneksel zekâ tanımlarını kökten sarsıyor. Bilim insanları, öğrenme yetisinin sadece beyne özgü bir durum değil, çok daha temel bir biyolojik özellik olabileceğini düşünüyor.
KESKİN SINIR ORTADAN KALKABİLİREğer bu bulgular farklı deneylerle de doğrulanırsa, bitkiler ile hayvanlar arasındaki keskin sınır ortadan kalkabilir. Gelecekte bitki temelli sensörlerin geliştirilmesinden biyolojik hesaplama sistemlerine kadar pek çok yeni teknolojinin önü açılabilir. Bu çalışma, bitkilerin çevrelerine karşı pasif birer gözlemci değil, olayları analiz edebilen ve geleceğe dair strateji geliştirebilen dinamik canlılar olduğunu güçlü bir şekilde kanıtlıyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:108
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Nisan 2026 13:25 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















