Sanayinin gece ritminde kırılma Mehmet Akif Soysal
Yenisafak sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Ekonominin gerçek ritmi çoğu zaman gecikmeli açıklanan verilerde değil, anlık fiyat hareketlerinde saklıdır. Elektrik piyasası da bu açıdan en şeffaf göstergelerden biridir. Özellikle gece yarısından sabahın ilk saatlerine kadar oluşan fiyatlar, sanayinin gerçek zamanlı nabzını tutar. Çünkü bu saatlerde konut ve ticari tüketim sınırlıdır; fiyatı belirleyen ana unsur sanayi yüküdür.
DENGENİN BOZULDUĞU YER: GECE SAATLERİ
Son aylarda gece saatlerinde oluşan elektrik fiyatları incelendiğinde, dikkat çekici bir değişim göze çarpmaktadır. Kasım ve Aralık aylarında, hatta Ocak boyunca gece fiyatları belirli bir bantta ve görece güçlü bir seyir izlerken, izleyen dönemde bu yapı belirgin biçimde zayıflamıştır. Bu değişim yalnızca fiyatların düşmesiyle sınırlı değildir; aynı zamanda piyasanın temel dengesinde bir kaymaya işaret etmektedir.
Özellikle gece saatlerinde fiyatların tarihsel ortalamalardan koparak aşağı yönlü hareket etmesi, sistemdeki talep dinamiklerinin değiştiğini açık biçimde ortaya koymaktadır.
HAFTA İÇİ GECELERİNDE YENİ NORMAL: DÜŞÜK TALEP
Normal koşullarda hafta içi geceleri ile hafta sonu geceleri arasında belirgin bir fark oluşur. Hafta sonlarında sanayi faaliyetinin durmasıyla talep azalır ve fiyatlar düşer. Hafta içi ise üretimin devam etmesi nedeniyle fiyatlar daha yüksek bir seviyede oluşur.
Ancak son dönemde bu farkın giderek daraldığı görülmektedir.
Hafta içi gecelerinde oluşan fiyatların geçmiş dönemlere kıyasla belirgin şekilde aşağı gelmesi ve hafta sonu seviyelerine yaklaşması, sanayinin gece saatlerindeki talebinin zayıfladığını göstermektedir. Bu durum üretimin tamamen durduğu anlamına gelmez; ancak gece vardiyalarının taşıdığı baz yükün belirgin biçimde eridiğine işaret eder.
FİYATIN ANLATTIĞI: ZAYIFLAYAN SANAYİ YÜKÜ
Elektrik piyasasının temel kuralı basittir: Elektrik depolanamaz; üretildiği anda tüketilmek zorundadır. Eğer üretim devam ederken bu elektriği çekecek talep zayıflarsa, fiyatlar hızla aşağı yönlü baskılanır. Gece saatlerinde gözlenen bu fiyat hareketleri, tam olarak böyle bir denge değişimine işaret etmektedir.
Bu tabloyu yalnızca sanayi üretimiyle açıklamak eksik olur. Mevsimsel etkiler, yenilenebilir enerji üretimindeki artış ve maliyet dinamikleri de fiyatlar üzerinde belirleyici olabilir. Ancak buna rağmen hafta içi ile hafta sonu arasındaki farkın bu denli daralması, talep tarafındaki zayıflığın göz ardı edilemeyecek kadar güçlü olduğunu ortaya koymaktadır.
ASIL RİSK: TALEBİ KISARKEN ARZI KAYBETMEK
Ekonomi politikaları açısından asıl kritik eşik ise tam bu noktada başlıyor. Talebi baskılayarak enflasyonu kontrol altına alma çabası, üretim kapasitesini de aşağı çekmeye başladığında, ekonomi arz yönlü bir sıkışma riskiyle karşı karşıya kalır. Bu durum, talep yönlü enflasyonu dizginleme hedefiyle yola çıkılırken, orta vadede arz yönlü enflasyon baskılarının oluşmasına zemin hazırlayabilir.
Sanayi kapasitesi uzun yıllarda inşa edilir, ancak çok daha kısa sürede zayıflayabilir. Gece saatlerinde kaybedilen üretim ritmi yalnızca birkaç saatin kaybı değildir; aynı zamanda ihracat kapasitesinde oluşabilecek bir gerilemenin de habercisidir. İhracattaki bu yavaşlama, cari denge üzerinde doğrudan bir baskı yaratma potansiyeli taşır.
ÇİFTE BASKI: TURİZM VE İHRACAT RİSKİ
Üstelik küresel ve bölgesel gelişmeler de bu tabloyu daha hassas hale getirmektedir. İran kaynaklı jeopolitik gerilimlerin mart ve nisan ayı turizm rezervasyonları üzerindeki iptal etkisi, hizmet gelirleri tarafında aşağı yönlü risk oluştururken; sanayideki yavaşlama ile birlikte ihracatın da ivme kaybetmesi, cari açık üzerinde çift yönlü bir baskı yaratma potansiyeli taşımaktadır.
Bu nedenle mesele yalnızca enerji fiyatları değil; üretim, ihracat ve dış denge arasındaki kırılgan ilişkinin yeniden şekillenmesidir.
TALEBİ KISARKEN ÜRETİMİ KAYBETMEMELİYİZ!
Elektrik fiyatları yalnızca enerji piyasasına ait bir veri değildir; aynı zamanda ekonominin yönüne dair güçlü sinyaller üretir. Bugün bu sinyal açıktır: Sanayinin gece ritmi zayıflamakta ve üretim iştahı eski gücünü kaybetmektedir. Şimdilik öncü sinyal. Umarız kalıcı bir trend olmaz.
Bu sürecin doğru yönetilmesi kritik önemdedir. Talebi kontrol altına alırken üretim kapasitesinin korunması, yalnızca büyüme açısından değil, enflasyonun kalıcı biçimde düşürülmesi açısından da belirleyici olacaktır. Aksi halde kısa vadede elde edilen kazanımlar, orta vadede daha büyük maliyetlerle geri dönebilir.
Tüm okurlarımızın, Yeni Şafak ailemizin, mazlum coğrafyamızın ve cümle İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı gönülden tebrik ederim.

Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:91
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Mart 2026 04:04 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















