Ankara24.com
close
up
Sahte karakol vakası! 1950 lilere damga vuran hikaye! Son dakika haberleri

Sahte karakol vakası! 1950 lilere damga vuran hikaye! Son dakika haberleri

Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

1950’li yılların sonları... İstanbul soğuk ve yağmurlu bir gün geçiriyordu. Teşkilattaki lakabı Tekfur Kemal olarak bilinen Eminönü İlçe Emniyet Amiri Kemal Aslan odasında, yağmur damlalarının ıslattığı pencere camından dışarıyı izliyordu. Yağmur, öğle saatlerinden beri şimşek ve gök gürültülerinin eşlik ettiği sağanak halinde yağıyor, hızı zaman zaman azalsa da düzgün olmayan toprak zeminde küçük gölcükler oluşturuyordu.

Yaklaşık iki saat önce özel kalemde görevli Bekçibaşı Kör Necmi aracılığıyla yanına çağırdığı üç kıdemli polis memurunun gelişini bekliyordu. Pencereye dalıp gitmesinin nedeni, geciktiğini düşündüğü bu personeli beklerken duyduğu sabırsızlıktı.

TEKFUR KEMAL'İN ZOR ANLARI

Birazdan huzuruna çıkacak olan bu polislerin, ilkokul mezunu olmalarına rağmen İstanbul’da kendilerini çok iyi yetiştirmiş, mahiyetindeki en cevval personel olduğunu düşünen Tekfur Kemal, onlara hiç istemediği bir haberi verecek olmanın burukluğunu yaşıyordu. Kısa bir süre sonra Hüseyin, Cemil ve Fethi içeri girdi. Sert mizacıyla tanınan Tekfur Kemal’in bu üç deneyimli polisi baştan aşağı süzerken bakışlarındaki hüzün dikkat çekmişti. Polisler “Bir suç mu işledik?”, “Bizi kim, neden şikâyet etsin?” diye düşünürken, amirin üç kişilik siyah deri koltuğu göstererek “Oturun,” demesi hepsini şaşırttı.

Memurlar, önce “Estağfurullah, ne haddimize” anlamına gelen tereddütlü bir tavır sergilediler; ancak amirlerinin emrini yerine getirmenin en doğrusu olduğuna karar verip oturdular.

“EMEKLİ EDİLDİNİZ”

Tekfur Kemal, odanın içinde birkaç adım attıktan sonra konuşmaya başladı:“Beyler... Hepinizi yıllardır tanır, bilirim. Kanun namına nice suçun, nice suçlunun peşinden gece–gündüz nasıl koştuğunuzu, koşarken sevdiklerinizden nasıl uzaklaştığınızı bilirim. Tabancanızın ağırlığını bilirim. Aslanlığınızı da, çakallığınızı da bilirim. Hani derler ya, cebinizde kaç para bulunduğunu değil, Cemaziyülevvel’inizi bilirim. Bana emanet olduğunuzu siz bilmeseniz de, ben sizleri size sezdirmeden severim.”

Sesi titremeye, gözleri dolmaya başlayan Tekfur Kemal, konuşmayı uzatmamaya karar verdi.“Neyse... Lafı daha fazla uzatmanın anlamı yok,” dedi. “Zaten bu tür konuşmalar da pek bana göre değil.”

Polisler donup kalmıştı. Odanın içinde ağır adımlarla dolaşan amirlerini kaygıyla takip ediyorlardı. “Beyler... Özetle, buraya kadarmış.” diyerek masanın üzerindeki üç sarı zarfı gösterdi. “Emniyet Umum Müdürlüğü’nden gelen bu zarflarda, yarın akşam itibarıyla yaş haddinden tekaüt (Emekli) edildiğiniz tebliğ ediliyor. Zarfları alın, dışarıda okuyup imzalayın ve Özel Kalem’e bırakın. Necmi gereken işlemleri yapar. Yani... yarın son mesai gününüzdür. Emekliliğiniz hayırlı olsun.”

GÖZLERİNDEN YAŞ AKTI

Sözlerini bitirir bitirmez memurlara sırtını döndü. Arkasında kavuşturduğu ellerini iki yana bıraktı, sağ elini kapıya doğru kaldırıp işaret parmağıyla çıkış yönünü gösterdi. Polisler sessizce odayı terk etti. Kısa bir süre sonra, üzgün amirin eline bir su damlası düştü. Bunu önce, pencerenin eskiyip çürümüş ahşap aralıklarından sızan bir yağmur damlası sandı. Fakat bir damla daha havada süzülerek eline doğru inerken bunun dışarıdan değil, çenesinin altından süzülen gözyaşları olduğunu fark etti.

EFSANELEŞEN HİKAYE TAM OLARAK BURADA BAŞLADI

Yaşanan bu olay, Polis Başmüfettişi Mesut Gezer’in “Sahte Karakol” adlı kitap çalışmasının giriş bölümünde yer alan önemli bir vakaydı. Bu tebliğ sonrası emekli edilen üç polis memuru, inanılması güç bir hikâyeye imza attı. Kurdukları sahte karakolda, gerçek polislerle yan yana çalışmayı başaran bu üç kafadar, uzun bir süre boyunca kimse tarafından fark edilmedi. Olayın kurgudan ibaret olduğu bile iddia edildi. Ancak Başmüfettiş Gezer, yaptığı geniş araştırmalar ve olayın tanıklarıyla gerçekleştirdiği birebir görüşmeler sonucunda, bu hikâyenin tamamen gerçek olduğunu ortaya koydu.

EMEKLİ OLDUKLARINI KİMSE DUYMADI

Tekfur Kemal Amir’den zarfları alan üç polis memuru, hem şaşkın hem de üzgün bir şekilde karakoldan ayrıldı. Emekli edildiklerini kimseye söylemeyen memurlar, ertesi gün merkezde işlemlerini sessiz sedasız tamamladı. Üzerlerindeki şaşkınlığı henüz atlatamayan bu üç polis, kısa süre sonra emniyet teşkilatında yıllarca konuşulacak, giderek efsaneleşecek ve duyanların hayretle dinleyeceği bir hikâyeye imza atacaklarının farkında bile değildi. Adeta bir film senaryosunu andıran bu olağanüstü olay nasıl başlamış, nasıl sonuçlanmıştı? İşte tarihe geçen Küçükpazar Karakolu’nun inanılmaz hikâyesi...

Polis Başmüfettişi Mesut Gezer TEKFUR KEMAL AMİR'İN ÖLÜMÜ ÖNLERİNİ AÇTI

Emekli edilen üç arkadaş bir süre iş arayışına girdi. Ancak mesleklerinin dışında yapabilecekleri başka bir iş olmadığını kısa sürede anladılar. Bu süreçte Fatih’te kendilerini kimsenin tanımadığı kahvehanelerde sık sık buluşup ne yapacaklarını tartışmaya başladılar. Tam bu sırada acı bir haber aldılar: Eminönü İlçe Emniyet Amiri Tekfur Kemal, yani Kemal Aslan, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmişti. Karakola yeni amir ve yeni memurlar gelmiş, onları tanıyan kimse kalmamıştı. Ne yapacaklarına dair fikir yürüttükleri bir gün, “Zaza” lakaplı Hüseyin birden ortaya şöyle bir teklif attı: “Biz polislikten başka bir şey bilmeyiz. Gelin bir karakol açalım."

Diğer iki arkadaş, kısa süren bir sessizliğin ardından gülümseyerek daha sonra inanılmaz bir hikâyeye dönüşecek bu karara “Tamam” dediler.

KAPANMIŞ OLAN KARAKOL BİNASINI KULLANDILAR

“Nerede açalım?” diye düşünürlerken akıllarına, 1920’li yıllarda Küçükpazar semtinde açılmış ve uzun süre hizmet verdikten sonra kapatılmış olan eski Küçükpazar Karakolu geldi. Üç arkadaş, bu terk edilmiş ve bakımsızlıktan harabeye dönmüş binayı yeniden canlandırıp aynı isimle açma fikrinde birleşti. Hemen harekete geçtiler. Yıllardır kullanılmadığı için çürüyen, duvarları dökülen, pencereleri kırılmış binayı önce baştan aşağı temizlediler. Ardından bir karakolda bulunması gereken her detayı tek tek temin ettiler: Masalar, sandalyeler, daktilolar, resmi evraklar... Kısa sürede bina, gerçeğinden ayırt edilemeyecek kadar gerçekçi bir karakol görünümüne kavuştu. Sahte olmasına rağmen tıpkı gerçek bir karakol gibi işleyecek bu binaya son dokunuşu da yaptılar: Kapının üzerine özenle “Küçükpazar Karakolu” tabelasını astılar.

“KÜÇÜKPAZAR KARAKOLU” YENİDEN AÇILMIŞ OLDU

Binanın eski bir karakol olması nedeniyle dikkat çekmeyeceklerini düşünen üç arkadaş, kısa süre içinde yeniden açıldığı sanılan Küçükpazar Karakolunda çalışmaya başladı. Mahalledeki esnafı kontrol ediyor, sorun çıkaranları uyarıyor, hatta suç işlediğini düşündükleri kişileri gözaltına alıp nezarethaneye koyuyorlardı. Sözde resmi işlemler yapılıyor, tutanaklar tutuluyor, ifade defterleri dolduruluyor...

Her şey, dışarıdan bakıldığında tamamen gerçek bir karakol işleyişi gibi görünüyordu.

YENİ AMİRİ ZİYARETE GİTTİLER

Kendilerini bu oyuna iyice kaptıran üç eski polis, Eminönü Emniyet Müdürlüğü’ne yeni atanan amire gidip “Hayırlı olsun” ziyaretinde bile bulundu. Bu ziyaret sırasında, eksik personel nedeniyle karakollarında görev yapacak polis memuru talep ettiler. Sahte karakoldan habersiz olan emniyet amiri, gerçekten de bu karakola üç polis memuru atadı. Böylece sahte karakolda hem gerçek polisler hem de emekli üç kafadar yan yana görev yapmaya başladı.

KÖMÜR SİPARİŞİ

Bir süre sonra karakolların kışlık kömür dağıtımını takip eden bir memur, Küçükpazar Karakolu’na henüz kömür verilmediğini fark etti. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne yazı yazarak kömür talebinde bulundu. Emniyet Müdürlüğü’ndeki görevli polis memuru bu talebi incelemeye başladı. Ancak resmi kayıtlara göre böyle bir karakol yoktu. Şaşkınlık içinde durumu araştıran memur, meseleyi Emniyet Müdürlüğü’ne bildirdi ve olay resmî bir soruşturmaya dönüştü.

SAHTE KARAKOL OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI

Eminönü Emniyet Amirliği ekipleri karakolu incelemeye aldığında karşılaştıkları manzara inanılmazdı. Sahte karakol, tıpkı gerçek bir karakol gibi işliyor; resmi polis memurları, emekli polislerle yan yana görev yapıyordu. Yetkililer, karakoldaki gerçek polisleri ve emekli memurları sorguya çekti. Gerçek çok geçmeden açığa çıktı.

İTİRAF ETTİLER

Üç emekli polis, meslekten kopmamak ve kendilerine yeni bir iş alanı yaratmak için kendi karakollarını kurmaya karar vermişti. Uzun süre boyunca da kimsenin kuşkulanmadığı bu sahte karakolu başarıyla işletmişlerdi. Olayın ortaya çıkmasıyla üç eski polis suçlarını itiraf etti.

KARAKOL YENİDEN RESMİLEŞTİRİLDİ

Emekli polisler, İstanbul’dan ayrılıp izlerini kaybettirme şartıyla affedildi. Gerçek ortaya çıktıktan sonra Emniyet Müdürlüğü, olayın duyulmaması ve skandala dönüşmemesi için sahte açılan Küçükpazar Karakolunu bu kez resmî olarak yeniden faaliyete geçirdi. Bir dönem kapanmış olan Küçükpazar Karakolu böylece resmî statü kazandı ve yıllar boyunca halkın hizmetinde kaldı. Ancak zamanla işlevini yitirince yeniden kapatıldı.

DİLDEN DİLE DOLAŞTI

Karakolun resmî olarak yeniden hizmete açılmasının ardından Küçükpazar Karakolu’nda birçok yeni polis memuru görev yapmaya başladı. O yıllarda büyük bir gizlilikle örtülmek istenen bu olay, zamanla emniyet teşkilatı içinde fısıltıyla yayılmaya başladı. Küçükpazar’daki o sahte karakol macerası, yıllar içinde dilden dile aktarılarak efsaneleşmiş bir hikâyeye dönüştü...

ARAŞTIRMADA ÖNEMLİ AYRINTILAR

Efsaneleşen bu olayı araştıran Polis Başmüfettişi Mesut Gezer, o dönemde karakolda görev yapan ve yaşananlara doğrudan tanık olan eski polis memurlarına ulaştı. Ayrıntıları tek tek derleyerek kapsamlı bir çalışma ortaya koydu. Gezer, uzun yıllar önce başlattığı bu araştırmada ulaştığı tüm bilgileri, belgeleri ve tanıklıkları bir araya getirerek yakında kitap haline getirecek.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:74
embedKaynak:https://www.haberturk.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 23 Kasım 2025 09:23 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Sigara içiyor bahanesiyle dehşet saçtı! Eşinin iş yerini basıp 13 kez bıçakladı

28 Şubat 2026 00:30see200

Oyuncu İbrahim Yıldız yaşam mücadelesini kaybetti Sözcü Gazetesi

28 Şubat 2026 00:39see179

Son Dakika Aylardır yoğun bakımdaydı! Genç oyuncu İbrahim Yıldız hayatını kaybetti

28 Şubat 2026 00:19see174

Donald Trump tan Küba çıkışı: Belki dostane bir şekilde ele geçirebiliriz

28 Şubat 2026 01:29see173

FETÖ firarisi eski asker yakalandı

28 Şubat 2026 01:25see172

Bakan Çiftçi: Kamu düzeninin sağlanması noktasında, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çok önemli mesafeler kat edilmiştir

28 Şubat 2026 00:26see171

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

28 Şubat 2026 00:03see171

Cumhurbaşkanı Erdoğan dan 12 Dev Adam a tebrik

28 Şubat 2026 02:30see168

Nuri Şahin: Galibiyetten dolayı çok mutluyum Rams Başakşehir Haberleri

28 Şubat 2026 00:17see168

Osmaniye de el bombalı saldırının failleri 472 saatlik kamera incelemesiyle belirlendi; 4 şüpheli tutuklandı Osmaniye Haberleri

28 Şubat 2026 00:51see166

Sinan Burhan dan çarpıcı kulis! CHP de 65 milletvekili isyan bayrağını çekti

28 Şubat 2026 02:40see165

İstanbul’da zehir tacirleri jandarmaya ateş açtı

28 Şubat 2026 00:55see163

Trump: İran ile anlamlı bir anlaşma olmalı

28 Şubat 2026 03:27see162

Laikler ve Siyonistler Hüseyin Likoğlu

28 Şubat 2026 04:04see162

Halep’e yeşil dokunuş Politika Haberleri

28 Şubat 2026 04:03see161

Dinçel Apartmanı davasında 5 sanığa beraat Malatya Haberleri

28 Şubat 2026 02:25see161

Sinemanın turnusolu: Gazze Sinema Haberleri

28 Şubat 2026 04:03see160

Dusan Alimpijevic: Daha agresif olmamız gerekiyordu

28 Şubat 2026 00:43see160

Meclis üyesi kendi futbol kulübüne belediyeden bağış yaptı Yerel Gündem Haberleri

28 Şubat 2026 04:03see160

Kur’an Günlüğü 10. cüz Mümin savaş meydanında bile Allah’ı zikreden kişidir Mahmut Ay

28 Şubat 2026 04:05see159
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları