Ankara24.com
close
up
‘Sadece kendi için değil başkaları için de konuşuyor insan şiir yazdığı zaman’

‘Sadece kendi için değil başkaları için de konuşuyor insan şiir yazdığı zaman’

Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Müzisyen, şair, baba... Sosyal medya hesaplarının biyografisinde kendini böyle tanımlıyor Can Bonomo. ‘Delirmek Belirmektir’, ‘Şu Sevdalar Tevatürü’ ve ‘Parya Koma’nın ardından dördüncü şiir kitabı ‘Mümkansız Şeyler’i yayımladı. Bonomo kitapta bir yandan oğlu Roman’ın (4,5) doğumuyla farklı bir ivme kazanan hayatından ve babalık deneyiminden beslenen şiirlere yer verirken, bir yandan da geçmişle hesaplaşmalarını ve kendi sesini bulma yolculuğunu kendine has tarzıyla dizelere aktarıyor. 

Kitabın adını oğlunuz koymuş. Roman’ın literatüründe ‘Mümkansız Şeyler’ ne demek?

İmkânsızın bir büyüğü galiba. Çocuklar kendilerini ifade ederken müthiş yaratıcı yollar ve yöntemler keşfediyor. Büyük bir iştah ve beceriyle yapıyorlar bunu. Yaş ilerledikçe insan kaybediyor o motivasyonu. Halihazırda var olan kelimeleri birbirine katarak yeni bir şeyler keşfetmekteki eforu bir kenara bırak, konuşacak halimiz kalmıyor bazen. Dolayısıyla şiir insanın çocuk tarafından geliyor bence. Gençlik yıllarımızda kaybettiğimiz o pratiği hayatımıza tekrar uyarlamanın bir formu gibi geliyor bana. Sadece kendi için değil, başkaları için de konuşuyor insan şiir yazdığı zaman. Kitabın adını 4,5 yaşındaki oğlumun koyması bir anının ötesinde manidar bir durum. 

Sizin ‘mümkansız’larınız neler?

Mümkün olmayan ya da imkânsız şeylerle bir mücadelem kalmadı artık. Kendi imkânlarım dahilinde neşeli ve pratik bir hayat sürmeye çalışıyorum. Eşimle oğlumu büyütüyor, bana
keyif veren şeyler yaparak haya-
tımı kazanmaya çalışıyorum. Sınırlarımı, becerilerimi, neye vâkıf olup neye olmadığımı öğrendim bence artık.

Kitapta ölüme, yasa, kayba dair şiirler var. Oğlunuza, eşinize, sevdiklerinize yazılmış daha sıcak ve umutlu dizeler de var. Sanki karanlık düşüncelerle umut aynı anda var oluyor... Hangi tarafa daha yakınsınız?�

Mutlu bir insan değilim ama mutsuz da değilim. Hemen hemen hiçbir güne keyifli ya da heyecanla başlamıyorum ama günlerim keyifsiz geçmiyor. Rengârenk, huzur ve neşe dolu günlerim de oluyor, eşime beni idare etmesini rica edip arkasına saklandığım günlerim de... Normali bu gibi geliyor artık. Kendimi bildim bileli iyileşmeye çalıştım. Zaman zaman iyi olmamanın da iyi olmaya dair olduğunu fark edince müthiş bir rahatlama geldi.

İyi bir dinleyiciniz ve iyi bir okurunuzum. Lisedeyken derslerde bile ‘Parya Koma’yı, altını çize çize okurdum. Şiir kitaplarınızın her birinde belirgin bir tematik dünya olduğunu hissediyorum. Sanki her kitap hayatınızın başka bir dönemine eşlik ediyor, biz de o döneme tanıklık ediyoruz...

Belki bir gün altı çizilir diyerek başlamıştım ben de. Ne mutlu bana. İlk kitabımda 20’li yaşların başında olmanın verdiği hırçınlık ve kafa karışıklığı vardı. İkinci kitabımda annemi, doğduğum şehri, büyüdüğüm evi, alıştığım ve bildiğim her şeyi aynı anda kaybetmenin inkârı içindeydim, dolayısıyla kafam daha da karışıktı. Üçüncü kitabımı hayata tekrar tutunduğum dönemde yazdım. Kendime bir kariyer inşa ettim. Evlendim. Eğitime dönüp Amerikan şiiri mezunu oldum. Amerikan şiirleri kafamı oldukça karıştırdı. Son kitabım bütün bunları canlı atlatıp baba olmanın verdiği kafa karışıklığıyla mücadelemi konu alıyor. 

Şiirlerinizin kitap olmasına nasıl karar veriyorsunuz?�

Çok fazla yazıyorum. Yazmak bana çok iyi geliyor. Kendimi regüle edebilmemin iki, üç yolundan biri yazmak. Şiire öte yandan fazlaca saygı duyuyor ve basılacak olanlara büyük bir titizlik gösteriyorum. Dolayısıyla her yazdığım şiir yazıhanemden dışarı çıkamıyor. İlk romanım olan ‘Ateşli Silahlar ve Bilardo’ (2024) biter bitmez biriktirmeye başladım. Belki bazı şiirler aynı döneme denk gelmiştir.

 Şarkı sözü diye başlayıp şiire dönüşen ya da tam tersi olan şarkılarınız/şiirleriniz de var mı?

Şarkı sözü ve şiir, birbirine akraba görünseler de aslında oldukça farklı iki disiplin. Bugüne kadar şarkı sözü yazmak için masaya oturup da elimde bir şiirle kalktığım hiç olmadı. Benim için yazma eyleminin ön hazırlığı, kâğıda dökme aşamasından her zaman çok daha uzun sürüyor. Ne yazacağım daha o hazırlık evresinde zihnimde netleştiği için, ortaya çıkacak eser formunu henüz masaya oturmadan buluyorum.

Şair kimliğinizi çok önemsiyor ve bunu dile getiriyorsunuz. Ama daha çok müzisyen kimliğinizle tanınıyorsunuz. Bu durum sizin için bir sorun mu?�

Çok güzel menemen de yapıyorum aslında. Onu da kimse konuşmuyor. Ama mesela sen okuyorsun işte. Ben de okuyanlara yazıyorum bu şiirleri. Şair olduğum için, müzisyen olduğum için ya da aşçı olduğum için değil. Yazmak istediğim için yazıyorum. Sen de okumak istediğin için okuyorsun. Önemli olan bunlar bence. 

Sizce yapay zekânın sanat üretimine faydalı yönleri olabilir mi?

Kesinlikle olabilir. Geçen hafta bir genç yeni hikâyesinden bahsetti. Bir yıldır şiir dosyası üzerinde çalıştığımız çok yetenekli, genç bir yazar. Ona hikâyesine dair elinde olan her şeyi yapay zekâya yükleyip dramatik strüktür, karakter motivasyonları, önerme gibi konularda ‘doktor görüşü’ almasını ve yeniden konuşmayı önerdim. Bunu yapmış ve çok daha gelişmiş bir taslakla döndü. Böyle faydalı kullanımlar mümkün. Sanatın doğasında taklit vardır. Yapay zekâ adı üzerinde yapay ve insan zekâsını taklit ediyor; dolayısıyla taklidin muhteşem bir taklidinden öteye gideceğini düşünmüyorum.

‘İlham diye bir şey yok bence’

Bu kitabınızla birlikte diğer tüm şiir kitaplarınızı bir yayınevinin çatısı altında birleştirdiniz. Sosyal medya hesabınızdan bunu duyururken 2019’da kaybettiğimiz, “Ustam” dediğiniz, şair küçük İskender’i de andınız…

Ustamın bu konuyla alakalı yaşadığı dertleri onunla yaşayıp gördüğüm için zannediyorum... Yaşarken darmadağın bir külliyata sahipti. Tüm kitaplarını bir evde topladıktan iki sene sonra da aramızdan ayrıldı. Ben aldığım bu ders vesilesiyle ustamdan daha hızlı hareket etmiş oldum. Devri daim olsun.

Masanın başına oturup ‘Şimdi bir şiir yazacağım’ ya da ‘Şimdi bir şarkı sözü yazacağım’ diye mi yazmaya başlıyorsunuz, yoksa ilhamın ne zaman geleceği belli olmuyor mu?

İlham diye bir şey yok bence. Oturup yazıyorum. İyi şeyleri de biz yazıyoruz, kötü şeyleri de biz yazıyoruz. Dönem dönem insanın bileği hızlanıyor. Anlatacak gerçek bir derdi olduğu zaman oluyor bu. Samimi olduğu zaman. Sipariş değil. Satsın diye değil. Okunsun diye değil. Gerçekten samimi olduğu zaman insan üstbenliği tarafından ele geçirilmiş gibi bir zekâ parıltısı göstermeye başlıyor. İlham diye ona diyorlar sanırım. Ne olursa olsun, ilham geldiğinde yazıyor olmak istersiniz. Dolayısıyla her gün yazmak lazım.  Ben de her gün yazıyorum. Günlüğümü de aynı gün yazıyorum, rüyalarımı da, şiirlerimi de şarkı sözlerimi de. Hangisi içimden gelirse. Günler uzun... 

Aralık 2024’te ilk romanınız ‘Ateşli Silahlar ve Bilardo’ yayımlandı. Yeni bir roman yazmayı düşünüyor musunuz?

İkinci romanımın ortalarındayken bir tiyatro oyunu yazmak için ara verdim. İkisi de gayet güzel gidiyor. Ne zaman bitireceğimi bilmiyorum. Bittikleri zaman çok üzüleceğimi biliyorum sadece.

‘Eskiden canımın bile kıymeti yoktu, canım da kıymetli şimdi’

Ailenize düşkünsünüz. Ailece birlikte yapmaktan en keyif aldığınız aktiviteler neler?

Her şey daha eğlenceli oluyor onlarla. Hiçbir şey yapmamak bile. Allah korusun bizi. Canım ailem benim.

Babalık nasıl gidiyor? Roman’dan sonra hayatınızda neler değişti?

Her şey. Canımdan çok sevdiğim iki kişi var artık.  Eskiden canımın bile kıymeti yoktu. Canım da kıymetli şimdi.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:61
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Mart 2026 07:31 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

KKTC deki faciada yeni görüntüler: O sorunun yanıtı merak edildi

13 Eylül 2026 00:56see172

Hull City, Premier Lig de tarih yazıyor! Chelsea ye de geçit yok Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 19:26see171

24 yıllık sessizlik sona erdi: İlk söyledikleri kelimeler duygulandırdı

12 Eylül 2026 19:03see169

Aynı Mavinin Altında İstanbul Modern de

12 Eylül 2026 19:29see169

Joao Pereira: Alanya’ya karşı bazı şeyler daha kolay yapılabiliyor!

13 Eylül 2026 00:22see168

Bitcoin’de borsa rezervleri iki yılın zirvesinde Son Haberler

13 Eylül 2026 03:24see168

Deli dumruldan kasaya 699 milyar Sözcü Gazetesi

13 Eylül 2026 03:36see167

Varol Yaşaroğlu; Çocukların hayal kurmasına engel olmayın

12 Eylül 2026 17:33see167

Antalya da rüşvet operasyonu: 2 emniyet müdürü gözaltında

12 Eylül 2026 20:03see166

Muş ta gölete giren 13 yaşındaki çocuk kurtarılamadı Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 20:44see165

5 gollü zafer sonrası Uğur Uçar Beni çok üzüyor diyerek açıkladı!

12 Eylül 2026 21:19see164

Temizlemek için girdiği su kuyusunda rahatsızlanan kişi ile onu kurtarmak isteyen arkadaşı metan gazından zehirlenerek öldü

13 Eylül 2026 00:32see163

Kendinize zihinsel ve fiziksel olarak nasıl bakabilirsiniz?

12 Eylül 2026 17:25see163

Kamyonet ile tır çapıştı: 2 kişi yaşamını yitirdi

12 Eylül 2026 20:34see161

Sosyal medya fenomeni Semil Varol a polis memurlarına hakaret soruşturması

12 Eylül 2026 21:23see161

Gül Onat taburcu Oldu

12 Eylül 2026 18:18see159

Zayıflamak için aç gezdiği günler çoktan bitti... Yemek yemeyi seven kocayla evlendi... Şişmanladı ama mutluluğu da buldu

12 Eylül 2026 18:16see158

Yeni salgında kabus büyüyor! Binlerce kişi hayatını kaybetti

12 Eylül 2026 17:00see158

Kaşif Kozinoğlu nun ölümüne ilişkin 3 şüpheliye tutuklama talebi

13 Eylül 2026 00:27see157

Şehide harabe Öcalan’a villa Sözcü Gazetesi

13 Eylül 2026 05:49see155
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları