Rüşvetin belgesi mi olur p... diyen Selim Edes vefat etti
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
Tren, zirvesi karlı dağları, yalçın yamaçların arasına sıkışmış yemyeşil vadileri, bembeyaz köpükler saçarak göllere doğru koşan akarsuları geride bırakıp, başkent Zürih’e doğru rüzgâr gibi ilerliyordu.
Emlakbank’ın yeni yöneticileri, eski adıyla Emlak Kredi Bankası'nı yaklaşık 100 milyon dolar dolandırdıktan sonra İsviçre’ye kaçan ve burada krallar gibi yaşayan bir hortumcunun dosyasını İsviçre'de takibe alıp, yıllar sonra dava açmışlardı.
Genel Müdür Bülent Şemiler yönetimindeki Emlakbank ekibinin bu ülkedeki girişimlerini, Hürriyet Gazetesi’nin efsanevi Genel Yayın Yönetmeni, basın şehidi Çetin Emeç’in görevlendirmesiyle adım adım izliyordum.
★★★
Zürih treninde, Emlakbank ekibiyle yan yana iki kompartımanda yolculuk ediyorduk. Bir ara koridora geçip hem ressam fırçasından çıkmış izlenimini veren zümrüt yeşili doğayı seyretmeye, hem de yan gözle o kompartımanda neler olup bittiğini gözlemeye başladım.
Kısa bir süre sonra Bülent Şemiler’in sağ kolu olan Engin Civan da yanıma geldi ve aramızda hiç unutamadığım şu konuşma geçti:
– Uğur Bey, siz Türkiye’nin yetiştirdiği en değerli gazetecilerden birisiniz!..
Teşekkür ederim.
– İçeride konuştuk ve sizin toplum yararına büyük bir cesaretle yaptığınız işlere bizim de destek olmamız gerektiğine karar verdik!..
Ne gibi?
– Biliyorsunuz, bankamızın Ataköy’de konutları var! Bazı gazetecilere kolayca prim yapacak daireleri, çok uygun fiyat ve taksitlerle veriyoruz! Onlar da kısa sürede değeri ikiye, üçe katlanan bu konutlardan büyük kazanç sağlıyorlar!..
Eeee, bunun benimle ne alakası var?
– Şöyle var; bu dairelerden bir tane de size verelim!..
★★★
Gülmeye başladım ve; “Şimdi söyleyeceklerimi iyi dinle Engin Civan” dedim. “Buraya bir hortumcuyu takibe geldik. Tüm harcamalarımı Hürriyet’in verdiği parayla yaptım. Hatta size de bir sabah kahvaltısı ısmarladım. Otel faturam ve diğer masraflarımın makbuzları cebimde. Buna rağmen şimdi Türkiye’de, kim bilir ne dedikodular yapılıyordur! O nedenle, bundan böyle benim ve birinci derecede yakınlarımın değil konut almak, banka şubelerinize tasarruf sahibi olarak girmemiz bile mümkün değil!.. Ben başkalarına benzemem!..”
Yüzü allak bullak olmuştu. Şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemez bir haldeydi. Hızla arkadaşlarının yanına yöneliyordu ki, kolundan tuttum:
“Haa, şunu da unutma. Ben bu hortumcu hakkında sürekli haberler yapıyorum. Eğer yarın, öbür gün sizin de yolsuzluk yaptığınızı veya rüşvet aldığınızı belgelersem, hiç kuşkunuz olmasın ki onu da manşete taşırım!..”
Beklenmedik anda ters yumruk almış bir boksör gibi sallanarak arkadaşlarının yanına gitti!..
★★★
Aradan yıllar geçti. Engin Civan Emlâkbank Genel Müdür koltuğuna oturdu.
Ve kaderin cilvesine bakın ki, onun müteahhit Selim Edes’ten, Ataşehir'deki arsalarına konut yapma karşılığında aldığı rüşvetin belgesini, 2 Mart 1995 tarihinde İsviçre bankasında bulmayı başardım.
Haber Hürriyet'te 9 sütuna “Bravo Gazeteci” manşetiyle
yayımlandı.

Hiç unutmuyorum rüşvetin belgesini Zürih’teki bankanın önünde kameraya gösterirken “İşte rüşvetin belgesi: Tam bir milyon dolar!..” anonsunu yapmıştım.
*
Selim Edes, başarılı bir inşaat yüksek mühendisiydi.
Engin Civan'la düştüğü ihtilâf sırasında dönemin ünlü kabadayılarından Dündar Kılıç'ın önünde tartışırlarken Civan; "Bana rüşvet verdiğini söylüyorsun, belgen var mı?" demiş, o da "Rüşvetin belgesi mi olur p..." diyerek, toplumsal hafızamıza yerleşen bir tanımlama yapmıştı. Bu tartışmadan kısa bir süre sonra Civan, bir tetikçinin kurşunlarına hedef olarak bacağından yaralanmıştı. Böylece başlayan yargılamada Emlakbank' ı hortumlama suçlamasıyla cezaevine girmişti.
Yaklaşık 500 gün cezaevinde kaldıktan sonra İnfaz Yasası gereği tahliye edilmesinden yararlanıp ABD'ye kaçmıştı.
Selim Edes ise rüşvet verdiği gerekçesiyle yargılanarak 1 yıl 8 ay hapis ve 111 milyar liralık ağır para cezasına çarptırılmıştı.
Civan gibi, iş insanı Selim Edes de yurt dışına kaçmıştı.
Bir süre sonra Türkiye'ye dönüp şartlı tahliyeden yararlanmış, bir kaç saat cezaevinde kalarak serbest bırakılmıştı.
*
Bu süreçte İstanbul'un namlı kabadayılarından Kürt İdris lâkaplı İdris Özbir'in himayesine sığınmıştı.
Bir gün ARENA kamerasıyla İdris Özbir'in Yıldız Yokuşundaki ofisine gitmiş, Selim Edes'in burada olup olmadığını sormuştum.
Ofistekiler kesinlikle orada olmadığını söyleyip, odalara bakabileceğimizi belirtmişlerdi.
Bu izinle içeri girip her yere bakmıştık. Gerçekten de yoktu. Tam çıkarken, kapısı kapalı bir oda bulunduğunu fark ettim.
Kapıyı açar açmaz İdris Özbir ve Selim Edes'i içeride otururlarken buldum. Benden kaçmasına gerek olmadığını söyleyerek, izin verirse bir kaç soru yönelteceğimi ifade ettim.
Hiç unutmuyorum röportaj bittiğinde derin bir nefes almış ve "Bunca zamandır kaçmama gerek yokmuş," demişti.
Selim Edes 2 Ocak günü vefat etti.
Geriye rüşvetçi Civan'ın yüzüne tükürürcesine söylediği "Rüşvetin belgesini mi olur p....." deyişi kaldı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:70
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Ocak 2026 12:50 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















