Reel sektöre ‘can suyu’ geldi: 20 milyon TL limitli ve KGF destekli ‘akıllı finansman’ dönemi
T24 sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Bora Ekmekci*
Finansmana erişimin zorlaştığı, kredi musluklarının kısıldığı 2026 yılında, üretim ve teknoloji odaklı KOBİ’ler için beklenen hamle geldi. KOSGEB’in devreye aldığı yeni model, "sıfır faiz" illüzyonu yerine, banka faizinin 20 puanını üstlenen gerçekçi bir "Maliyet Paylaşımı" sunuyor. Üstelik teminatı biten sanayici için KGF kefaleti sahnede.
Türkiye ekonomisinin üretim çarklarını döndüren KOBİ’ler için 2026 yılı, finansmana erişim noktasında en zorlu virajlardan biri. Bankacılık sistemindeki sıkılaşma, yükselen kredi maliyetleri ve artan teminat talepleri, pek çok işletmenin yatırım iştahını kapatmış durumda.
Tam da bu noktada, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile KOSGEB’in koordinesinde başlayan "Kapasite Geliştirme Destek Programı", reel sektörün tam kalbine dokunan bir mekanizmayla devreye girdi.
Bir süredir sahada, sanayicilerle ve teknoloji üreticileriyle yaptığımız görüşmelerde en sık duyduğumuz cümle şuydu: "Projemiz var, pazarımız hazır ama finansman maliyeti kârlılığımızı yutuyor."
İşte bu yeni program, tam olarak bu soruna neşter vuruyor.
"Bedava para" değil "erişilebilir finansman"Öncelikle şu ayrımı netleştirmemiz gerekiyor: Bu program, geçmişte örneklerini gördüğümüz "Herkes başvursun, bedava para dağıtılsın" modeli değil. Bu, devletin "Üreten, ihracat yapan ve teknolojiyi geliştiren işletmenin faiz yükünü ben sırtlanıyorum" dediği bir maliyet paylaşım modelidir.
Program kapsamında işletme başına 20 milyon TL’ye kadar kredi hacmi yaratılabiliyor. Ancak buradaki kritik detay şu; KOSGEB size doğrudan nakit vermiyor. Siz bankadan ticari kredinizi kullanıyorsunuz, KOSGEB bu kredinin yıllık faiz veya kâr payının 20 puanlık kısmını hibe olarak karşılıyor.
Yani banka faizlerinin %45-50 bandında olduğu bir piyasada, devletin 20 puanı üstlenmesi demek; KOBİ’nin finansman maliyetinin neredeyse yarı yarıya düşmesi, projelerin yeniden "fizibıl" hale gelmesi demek.
Teminatı tükenen işletmeye KGF kalkanıBugün pek çok KOBİ’nin banka limitleri dolu, ipotek verecek gayrimenkulü kalmamış durumda. "Kredibilitesi var ama teminatı yok" dediğimiz bu sıkışmışlık halini aşmak için programın içine Kredi Garanti Fonu (KGF) entegre edilmiş durumda.
Bu hamle, finansal mühendislik açısından oldukça doğru bir adım. Çünkü teminat sorunu yaşayan işletmeye yüzde 80’e varan kefalet sağlanarak, bankaların kredi verme iştahı da artırılmış oluyor.
Kimler bu "akıllı finansman"dan yararlanabilir?Devletin stratejisi çok net: Kaynak kısıtlıysa, bu kaynak katma değere gitmeli. Bu yüzden bu destek, tabelası olan her şirkete açık değil.
Öncelikli hedef kitle; İmalat Sanayi (NACE C), Yazılım ve Teknoloji (NACE 62-63) ve Bilimsel Ar-Ge (NACE 72) sektörleri.
Ancak burada "şeytan ayrıntıda gizli" diyebileceğimiz bir kriter var: "Hızlı Büyüyen İşletme" olma şartı. KOSGEB, son yıllarda cirosunu veya istihdamını belli oranda artıran şirketleri önceliklendiriyor.
Peki, yeni kurulmuş veya stabil giden bir teknoloji şirketi ne yapacak? İşte stratejik yönetim burada devreye giriyor. Eğer firmanız Teknopark bölgesindeyse, Ar-Ge/Tasarım Merkezi belgeniz varsa veya TÜBİTAK/KOSGEB projesi tamamlamışsanız, "Hızlı Büyüme" şartından muaf tutuluyorsunuz.
Bu detay, yıllardır savunduğumuz "Ar-Ge ve Teknopark statüsü sadece vergi avantajı değil, kriz anlarında bir hayatta kalma kalkanıdır" tezimizi bir kez daha doğruluyor.
Krediyi alıp araba almak yasakGeçmiş yıllardaki hatalardan ders çıkarıldığını görüyoruz. Bu ucuz maliyetli kaynak; döviz, borsa veya lüks araç alımı için kullanılamayacak. Kredi; makine-teçhizat yatırımı, yazılım lisansları, hammadde alımı veya personel maaşları gibi işletme giderlerinde kullanılmak zorunda. Aksi takdirde sağlanan faiz desteği, yasal faiziyle geri alınacak.
Sonuç olarak2026 yılı 1. Çağrı dönemiyle başlayan bu süreç, KOBİ’ler için bir fırsat penceresidir. Ancak bu pencereden içeri girmek, sadece bir banka şubesine gitmekle olmuyor. NACE kodlarının uyumu, KOSGEB beyannamelerinin doğruluğu ve başvuru dosyasının teknik kalitesi, kredinin onaylanıp onaylanmayacağını belirleyecek.
Reel sektörün bu "can suyunu" doğru projelere kanalize etmesi, sadece kendi bilançolarını değil, Türkiye’nin üretim kaslarını da güçlendirecektir.
* Prozon Kurumsal Teknoloji Çözümleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:66
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 12 Şubat 2026 11:49 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















