Ankara24.com
close
up
Recep Tayyip Erdoğan: Adım adım nasıl küresel bir lidere dönüştü İhsan Aktaş

Recep Tayyip Erdoğan: Adım adım nasıl küresel bir lidere dönüştü İhsan Aktaş

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Bu yazıyı kaleme alırken zihnimde biriken düşüncelerin ağırlığı, ilk cümleyi kurmayı zorlaştırdı. Çünkü mesele yalnızca bir liderin hikâyesi değil, iki asırdır varlık-yokluk mücadelesi veren bir milletin yeniden ayağa kalkışının hikâyesidir. Bu nedenle soruyu en baştan doğru sormak gerekir: Batı sömürge düzenine karşı uzun bir tarihsel direnişin içinden çıkan bir lider, eğer Batı’da doğmuş olsaydı nasıl anlatılırdı? İngiltere’de, Almanya’da ya da Amerika’da bu ölçekte bir lider ortaya çıksaydı,

Bu yazıyı kaleme alırken zihnimde biriken düşüncelerin ağırlığı, ilk cümleyi kurmayı zorlaştırdı. Çünkü mesele yalnızca bir liderin hikâyesi değil, iki asırdır varlık-yokluk mücadelesi veren bir milletin yeniden ayağa kalkışının hikâyesidir. Bu nedenle soruyu en baştan doğru sormak gerekir: Batı sömürge düzenine karşı uzun bir tarihsel direnişin içinden çıkan bir lider, eğer Batı’da doğmuş olsaydı nasıl anlatılırdı? İngiltere’de, Almanya’da ya da Amerika’da bu ölçekte bir lider ortaya çıksaydı, akademi onu nasıl konumlandırır, hangi kavramlarla inşa ederdi? Ve daha çarpıcı bir ihtimal: Eğer bu lider sol gelenekten gelseydi, bugün dünya literatüründe kaç yüz makale, kaç bin sayfalık eser onun üzerine yazılmış olurdu?

Bugün gelinen noktada, Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye’nin ortaya koyduğu dönüşüm, birçok coğrafyada bir modele dönüşmüş durumdadır. Misak-ı Milli sınırlarının ötesinde daha fazla konuşulan, daha fazla dikkat çeken, mazlum milletler için umut, kalkınma ve bağımsızlık fikrinin somut bir örneği hâline gelen bir liderlikten söz ediyoruz. Ancak paradoksal biçimde, bu ölçekte bir dönüşüm kendi ülkesinde yeterince derinlikli akademik analizlere konu olmamıştır. Bunun temel sebeplerinden biri, uzun yıllar boyunca Türkiye’de kültürel iktidarı şekillendiren Batıcı ve ideolojik çevrelerin bu tür bir liderliği anlamak yerine dışlamayı tercih etmesidir. Diğer yandan, muhafazakâr entelektüel çevrelerin önemli bir kısmı da bu büyük dönüşümü kavramsallaştırma cesaretini gösterememiştir.

Oysa son çeyrek yüzyılda Türkiye’de yaşananlar, sıradan bir siyasi başarı hikâyesi değildir. Bu süreç, devlet kapasitesinin yeniden inşası, ekonomik altyapının güçlendirilmesi, savunma sanayii başta olmak üzere stratejik alanlarda bağımsızlık kazanılması ve dış politikada edilgenlikten özne konumuna geçişin bütünlüklü bir hikâyesidir. Altyapı yatırımlarından teknoloji ekosistemine, enerji politikalarından güvenlik stratejilerine kadar uzanan bu geniş dönüşüm, parçalı değil; rasyonel bir liderliğin adım adım inşa ettiği sistematik bir sürecin ürünüdür.

Erdoğan’ın liderliği bu noktada özgünleşir. O, klasik bürokratik siyaset anlayışını aşarak doğrudan halkla kurduğu güçlü bağ, karizmatik liderlik kapasitesi ve hızlı karar alma yeteneği ile farklı bir model ortaya koymuştur. Bu model, özellikle siyasi kırılganlık yaşayan, kurumsal kapasitesi sınırlı ya da dış müdahalelere açık ülkelerde güçlü bir karşılık bulmuştur. Çünkü bu liderlik biçimi, yalnızca yönetmeyi değil; yön vermeyi, kriz anlarında risk almayı ve gerektiğinde yeni yollar açmayı içerir.

Bu çerçevede Türkiye’nin dış politikası da yeni bir karakter kazanmıştır. Batı merkezli uluslararası sistem içinde edilgen bir konumu reddeden Türkiye, zaman zaman bağımsız ve özgün pozisyonlar alarak “kendi yolunu çizebilen orta güç” modeline dönüşmüştür. Bu durum, özellikle Afrika, Asya ve Ortadoğu gibi post-kolonyal toplumlarda güçlü bir yankı bulmuştur. Erdoğan’ın emperyalizm eleştirileri ve ulusal egemenlik vurgusu, bu toplumların tarihsel hafızasıyla örtüşmüş; böylece Türkiye yalnızca bir devlet değil, aynı zamanda bir fikir olarak da etkili olmaya başlamıştır.

Bu etkinin bir diğer boyutu lider diplomasisinde ortaya çıkar. Küresel ölçekte güçlü liderlerle kurulan doğrudan ilişkiler, Türkiye’yi klasik diplomatik kalıpların ötesine taşımış; karşılıklı saygı üreten, gerektiğinde rekabet eden ama aynı zamanda müzakere edebilen bir aktör konumuna getirmiştir. Bu durum, çok kutuplu dünya düzeninin şekillendiği bir dönemde Türkiye’yi denge kuran stratejik bir güç hâline getirmiştir.

Erdoğan’ın İslâm dünyasındaki algısı ise ayrı bir başlık olarak ele alınmalıdır. O, dini kimliği radikalleştirmeden, siyasal görünürlük içinde taşıyabilen bir lider olarak birçok Müslüman toplum tarafından “temsil üreten bir figür” şeklinde algılanmıştır. Bu durum, özellikle kimlik krizleri yaşayan toplumlarda güçlü bir karşılık bulmuştur.

Kriz yönetimi ve risk alabilme kapasitesi de Erdoğan liderliğinin belirleyici unsurlarındandır. Suriye’den Karabağ’a, Libya’dan Doğu Akdeniz’e uzanan geniş bir coğrafyada Türkiye’nin sergilediği müdahale kapasitesi, ülkeyi bölgesel bir güç olmaktan çıkarıp oyun kurucu bir aktör hâline getirmiştir. Bu süreçte geliştirilen savunma sanayii, yalnızca askeri bir güç değil; aynı zamanda siyasi bağımsızlığın da temel dayanaklarından biri olmuştur.

Bununla birlikte Türkiye’nin insanî diplomasi kapasitesi de göz ardı edilemez. TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Vakfı ve benzeri kurumlar aracılığıyla yürütülen eğitim, sağlık ve kalkınma projeleri; yüzlerce ülkede somut bir Türkiye etkisi oluşturmuştur. Bu etki, devlet kapasitesi ile liderlik vizyonunun örtüştüğü bir alan olarak Erdoğan’ın küresel algısını daha da güçlendirmiştir.

Farklı coğrafyalarda oluşan bu algı dikkat çekicidir. Uzak Doğu Asya’da Erdoğan, bağımsız kalkınma arayışının siyasi sembolü olarak görülürken; Ortadoğu’da İslâmî temsil ile ulusal egemenliği birleştiren bir figür olarak öne çıkar. Kafkasya’da denge kuran stratejik aktör, Afrika’da anti-emperyal söylemin somut karşılığı, Balkanlar’da tarihsel bağlarla güçlenen bir güven unsuru, Latin Amerika’da ise Batı dışı direnişin sembolü olarak algılanır. Avrupa ise Erdoğan’ı eleştirse de vazgeçemez; çünkü karşısındaki lider, aynı anda hem zorlayıcı hem de vazgeçilmez bir müzakerecidir.

Sonuç olarak Erdoğan’ın farklı coğrafyalarda güçlü bir lider olarak algılanması tek bir nedene indirgenemez. Bu durum; karizmatik liderlik, bağımsız dış politika, anti-emperyal söylem, stratejik kapasite, insanî diplomasi ve çok kutuplu dünya düzeninde denge kurabilme yeteneğinin birleşiminden doğan çok katmanlı bir etki alanıdır.

Bu değerlendirmeler daha çok yapılmalı. Erdoğan’ın, İsrail/ABD-İran savaşıyla ilgili iki söylemi, bu yazıyı yazmama sebep oldu:

1. Bu savaşı İsrail başlattı, sıkıntısını 8 milyar insan çekiyor.

2. Bu anlamsız savaşta kan kaybeden bölgemizin ekonomisi; füzelerle, dronlarla ve bombalarla tahrip edilen altyapılar da kardeşlerimizin kaynakları değil mi? Mezheplerimiz ve kökenlerimiz farklı olsa da coğrafyamızda akan kan hepimizin kanı değil mi?

Bu iki söylemin ilki bütün dünyada, ikincisi İslâm dünyasında büyük ses getirdi. İşte imparatorluk vizyonu ve tasavvuru budur.

Erdoğan’ı anlamak, aslında daha büyük bir gerçeği kavramaktır: Tarih, yalnızca büyük güçlerin yazdığı bir metin değildir. Bazen o metni, uzun süre kenarda tutulmuş bir millet yeniden kaleme alır. Türkiye’nin son çeyrek yüzyıldaki yürüyüşü de tam olarak budur.

Ve bu yürüyüşte siyasi aklın adı, Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:76
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 29 Mart 2026 04:43 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İran Meclis Başkanı: Enerji fiyatlarını düşürmek için o kadar çok sahte haber yaydılar ki piyasa uyuştu

28 Mart 2026 00:03see197

Rusya’dan ABD ye en sert İran uyarısı: Yüzyıllarca sürecek asıl savaş başlamadı’

28 Mart 2026 02:10see183

‘Daltonlar’ın çocuk ordusuna operasyon

27 Mart 2026 07:05see180

İstanbul da başladı, sırada Ankara var: Sürücülere anlık bildirim gidecek Sözcü Gazetesi

28 Mart 2026 10:31see171

Sakarya da deniz kıyısında insansız hava aracı parçaları bulundu

27 Mart 2026 12:04see170

İran dan İsrail e çok başlıklı füze saldırısı: Demir Kubbe yi delip geçti VİDEO İZLE

28 Mart 2026 00:27see168

Milli Eğitim den ek atama açıklaması

28 Mart 2026 03:09see166

Adalet Bakanı Gürlek: Terörsüz Türkiye’nin yakın zamanda meyvelerini alacağız

28 Mart 2026 00:14see164

Antalya’da infaz koruma memurlarını taşıyan araç şarampole devrildi: Çok sayıda yaralı var

28 Mart 2026 00:13see158

İletişim Başkanı Duran: STRATCOM Zirvesi nin başarıyla tamamlanmasının gururunu yaşıyoruz

29 Mart 2026 01:39see157

Fenerbahçe filesi yangın yeri!

27 Mart 2026 08:38see157

Bir ülkede daha akaryakıta kısıtlama geldi Sözcü Gazetesi

28 Mart 2026 01:13see156

Çarşamba günü başlıyor: O mesajlar ve aramalar tarihe karışacak Sözcü Gazetesi

27 Mart 2026 08:56see154

Erzurum’da kaçak altın operasyonu: Kilolarcası ele geçirildi Erzurum Haberleri

28 Mart 2026 00:36see153

Trafik magandası kaskla dehşet saçtı! O anlar kamerada

28 Mart 2026 00:16see148

Malatya nın kayısı devi iflas etti

28 Mart 2026 14:27see146

İngiltere ile Uruguay yenişemedi!

28 Mart 2026 01:04see146

Merkez Bankası araştırdı: Konut fiyatı yüksek olan yerlerde altın var

27 Mart 2026 16:34see146

Yok öyle bedava sağlık raporu! Sözcü Gazetesi

27 Mart 2026 05:39see144

Düziçi nde 106. yıl coşkusu Hakan Peker konseriyle başladı Osmaniye Haberleri

28 Mart 2026 00:15see142
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları