Rayların altı tamamen ceset dolu: En lanetli 11 metro istasyonu Sözcü Gazetesi
Ankara24.com, Sozcu kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
150 yılı aşkın süredir Londra'nın ulaşım ağının önemli bir parçası olan Londra Metrosu, yalnızca yoğunluğu ve uzun hatlarıyla değil, yıllardır anlatılan ürkütücü hikâyeleriyle de gündeme geliyor.
1863'te hizmete giren metro ağının yüzlerce kilometrelik hatlarında milyonlarca yolcu seyahat ediyor. Ancak bazı istasyonların, yıllardır anlatılan hayalet hikâyeleri ve açıklanamayan olaylarla anıldığı söyleniyor.
Brilliantly British tarafından hazırlanan bir derlemede, Londra'nın en çok perili olduğu iddia edilen metro istasyonları ve bu istasyonlarla ilgili anlatılan hikâyeler bir araya getirildi.
Liverpool StreetLiverpool Street İstasyonu'yla ilgili en bilinen hayalet hikâyelerinden biri, istasyonun eski bir mezarlık alanının üzerine inşa edildiği iddiasına dayanıyor.
2000 yılında güvenlik kameralarına yansıdığı öne sürülen bir olay ise istasyonla ilgili anlatılan en dikkat çekici hikâyelerden biri. İddiaya göre, mesai saatleri dışında istasyonun boş peronlarında beyaz tulum giymiş bir adam görüldü. Tren bekliyormuş gibi hareket eden kişiyi bulmak için istasyona giden görevli, ortada kimseyi bulamadı.
Kameraları izleyen başka bir çalışanın ise söz konusu adamı görevlinin yanında gördüğünü söylediği öne sürüldü. İddiaya göre çalışanlar olay yerine geri döndüklerinde yalnızca bir çift beyaz tulum buldu.
Bethnal GreenBethnal Green İstasyonu, Londra Metrosu'nun en trajik olaylarından biriyle ilişkilendiriliyor.
İkinci Dünya Savaşı sırasında istasyon, hava saldırıları sırasında sivillerin sığındığı yerlerden biriydi. Yaklaşık 5 bin kişilik ranzaya sahip olan istasyonun bazı dönemlerde 7 bin kişiyi barındırdığı aktarılıyor.
1943 yılında yaşanan izdihamda 173 kişi hayatını kaybetti. Yıllar sonra ise istasyonun koridorlarında kadın ve çocukların çığlıklarının duyulduğu yönünde çeşitli anlatılar ortaya çıktı.
İstasyon çalışanlarından birinin de vardiyasını tamamladıktan sonra içeride bulunduğu sırada çocuk ağlamaları, çığlıklar ve boğuşma sesleri duyduğunu söylediği aktarılıyor. İddiaya göre sesler yaklaşık 10-15 dakika boyunca devam etti.
BankBank İstasyonu'nun en bilinen hayalet hikâyesi, "Kara Rahibe" olarak anılan bir kadın figürü etrafında şekilleniyor.
Efsaneye göre Philip Whitehead adlı bir adam 1800'lü yıllarda sahtecilik suçundan idam edildi. Kız kardeşi olduğu söylenen kadın ise onun geri dönmesini bekledi. Rivayete göre yaklaşık 40 yıl boyunca siyahlar içinde kardeşinin dönüşünü bekleyen kadın, ölümünden sonra da istasyonun bulunduğu bölgede görülmeye devam etti.
Bank İstasyonu'nun inşası sırasında işçilerin bu ruhu rahatsız ettiği ve "Kara Rahibe"nin hâlâ peronlarda dolaştığı anlatılıyor.
Covent Garden1907 yılında açılan Covent Garden İstasyonu da Londra'nın hayalet hikâyeleriyle anılan duraklarından biri.
İstasyonda uzun boylu, beyaz eldivenli, silindir şapkalı ve gri takım elbiseli bir adamın hayaletinin görüldüğü iddia ediliyor. Bu figürün özellikle 1950'lerden itibaren çeşitli kişiler tarafından fark edildiği anlatılıyor.
Efsaneye göre hayalet, istasyonun inşası sırasında yıkılan bir tiyatroya ya da fırına giden ve burada öldürülen bir aktöre ait.
King's Cross
King's Cross İstasyonu ise 1987'de yaşanan büyük yangın nedeniyle Londra'nın en trajik ulaşım noktalarından biri olarak biliniyor. Yangında 31 kişi hayatını kaybetmişti.
İstasyonda, yangının ardından kahverengi saçlı genç bir kadının hayaletinin görüldüğü iddia edildi. Anlatılanlara göre kadın zaman zaman koridorlarda kollarını açarak çığlık atıyor, ona yardım etmek isteyenler yaklaştığında ise ortadan kayboluyordu.
İddiaya göre ilk olaylardan biri 1988 yılında yaşandı. Bir yolcunun üzgün görünen bir kadına yaklaşarak onu teselli etmeye çalıştığı, ancak kadının bir anda ortadan kaybolduğu anlatılıyor.
Elephant and Castle İstasyonu'nda da istasyon kapalıyken ayak sesleri ve çeşitli tıkırtıların duyulduğu öne sürülüyor.
İstasyona ilişkin bir başka efsane ise son trende görüldüğü iddia edilen genç bir kızın hayaleti. Rivayete göre yalnız başına trene binen kız, son vagondan trenin ön bölümüne doğru ilerliyor ve lokomotife ulaştığında ortadan kayboluyor.
Bu hikâyenin kaynağı kesin olarak bilinmiyor. İstasyonda benzer olayların yaşandığını öne süren paranormal anlatılar ise yıllardır dolaşımda.
South KensingtonSouth Kensington İstasyonu'yla ilgili anlatılan hikâye, özellikle eski trenlerden biriyle ilişkilendiriliyor.
İddiaya göre bir yolcu, gece saatlerinde son treni beklerken son derece tiz bir düdük sesi duydu. Kısa süre sonra istasyona başka bir tren geldi ve trenin kenarında siperli şapka ile palto giyen hayaletimsi bir figür görüldüğü öne sürüldü.
Bu figürün son kez 1928 yılında görüldüğü iddia ediliyor.
FarringdonFarringdon İstasyonu'nun en ürkütücü hikâyelerinden biri, "Farringdon'un Çığlık Atan Hayaleti" olarak anılan görünmez bir varlıkla ilgili.
Yıllardır istasyon çevresinde tiz çığlıklar duyulduğu öne sürülüyor. Bu seslerin kaynağının bulunamadığı ve bazı yolcuların benzer sesleri duyduğunu anlattığı iddia ediliyor.
Efsaneye göre bu hayalet, 18. yüzyılda Londra'daki bir yetimhanede öldürülen 12 yaşındaki Anne Naylor'a ait. Rivayete göre genç kızın cesedi, bugün istasyonun bulunduğu bölgeye bırakıldı.
Ancak bu hikâyenin de tarihsel olarak doğrulandığını gösteren kesin bir kanıt bulunmuyor.
AldgateAldgate İstasyonu'nun bulunduğu alanın, 1665'teki Büyük Veba salgını sırasında kullanılan bir veba çukurunun üzerine inşa edildiği anlatılıyor. İstasyonda yaklaşık bin kişinin gömülü olduğu yönündeki iddialar da uzun süredir çeşitli kaynaklarda yer alıyor.
1876'da açılan istasyonla ilgili yıllar içinde çok sayıda paranormal hikâye ortaya çıktı.
Bunlardan biri, "Yaşlı Melek" olarak anılan gizemli bir kadın figürüyle ilgili. İddiaya göre bir elektrikçi canlı bir raya bastı ve yüksek voltajlı elektrik akımına maruz kaldı. Buna rağmen hayatta kaldı.
Olay sırasında meslektaşlarının, elektrikçinin yanında yaşlı bir kadının diz çöktüğünü ve saçlarını okşadığını gördüklerini söyledikleri anlatılıyor. Ancak bu hikâyenin kesin tarihi ve olayın doğrulanmış ayrıntıları belirsiz.
British MuseumBritish Museum İstasyonu 1930'larda kapatıldı ve uzun yıllar kullanılmadan kaldı. İstasyonun terk edilmesinin ardından burayla ilgili çeşitli doğaüstü hikâyeler anlatılmaya başlandı.
Bunlardan en dikkat çekeni, kullanılmayan istasyonda Antik Mısır tanrısı Amun-Ra'nın hayaletinin dolaştığı iddiası.
Bir başka efsanede ise yakındaki Holborn İstasyonu'ndan iki kadının kaybolduğu ve olay sırasında istasyon çevresinden gizemli inleme sesleri geldiği öne sürülüyor.
Holborn ile British Museum arasında gizli bir tünel bulunduğu yönündeki iddialar da bu hikâyelerin bir parçası. Ancak bu anlatıların önemli bölümü şehir efsanesi niteliğinde.
HighgateHighgate İstasyonu çevresindeki en ilginç hikâyelerden biri ise kullanılmayan demiryolu hattından geldiği öne sürülen tren sesleri.
Kuzey Hattı'nın kullanılmayan bir bölümünde rayların sökülmesine rağmen geceleri trenlerin geçtiğini andıran seslerin duyulduğu iddia ediliyor.
1940'ların sonunda Highgate bölgesindeki metro uzatma projesinin rafa kaldırılmasının ardından bu seslerle ilgili anlatıların ortaya çıktığı söyleniyor.
Bugün bu hikâyeler, Londra Metrosu'nun geçmişinden kalan en dikkat çekici şehir efsaneleri arasında anılıyor. Ancak istasyonlarla ilgili hayalet ve paranormal olayların büyük bölümü görgü tanığı anlatıları ve şehir efsanelerine dayanıyor; bunların doğaüstü olaylar olduğuna ilişkin bilimsel bir kanıt bulunmuyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:65
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 26 Eylül 2026 10:08 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















