Psikologlara göre kasiyerlere iyi şanslar dilemek bakın ne anlama geliyor Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Huffington Post’un aktardığına göre, uzun süre hizmet sektöründe çalışmış bir internet kullanıcısı rahatsızlığını şöyle dile getiriyor: "Hizmet sektöründe çok emek verdim ve dürüst olmak gerekirse bu ifadeden hoşlanmıyorum. Bana arkasında gizli bir 'Siz çok zor ve düşük profilli bir iş yapıyorsunuz, ben asla yapamazdım' iması varmış gibi geliyor."
Peki, etik tartışmaları bir kenara bırakırsak, gün içinde bir çalışanla vedalaşırken "iyi şanslar" demeyi tercih eden insanların psikolojisi bize ne söylüyor?
Bu gruptakiler, geçmişte benzer hizmet sektörlerinde ter dökmüş insanlardır. Tezgahın arkasında olmanın, saatlerce ayakta kalmanın veya zor müşterilerle uğraşmanın ne demek olduğunu çok iyi bilirler. Bu yüzden kurdukları cümle, geçmişteki kendilerine verdikleri bir selam, saf bir dayanışma mesajıdır.
Doğru olanı yapmaya, etrafına nezaket yaymaya çalışan ancak bunu yaparken zaman zaman dilsel olarak çuvallayan insanlar. Kötü bir niyetleri yoktur; sadece karşıdakinin yükünü hafifletmek isterken kelimeleri yanlış seçerler.
Psikolojide "başkalarını memnun etme hastalığı" olarak da bilinen bu eğilim, kişinin kendi özgünlüğünden ödün verme pahasına sürekli etrafından onay ve takdir beklemesini ifade eder. Bu profildeki bir insan için "iyi şanslar" demek, karşıdakinin durumuna duyulan gerçek bir empatiden ziyade; dışarıya "ne kadar düşünceli, ne kadar iyi bir insan" imajı çizme refleksidir. Yani bir nevi sosyal maskedir.
Tartışmanın felsefi boyutu ise çok daha derin. Gazeteci ve filozof Athénaïs Gagey’nin yaptığı analize göre, bu ifadenin yarattığı huzursuzluk niyetin kendisinden değil, toplumsal statüler arasındaki uçurumdan kaynaklanıyor. Belli meslek gruplarına sürekli "şans" veya "sabır" dilemek, farkında olmadan iş kolları arasında hiyerarşik bir sınıflandırma yaptığımızı (bir işin diğerinden daha "asil" veya "rahat" olduğunu) itiraf etmek anlamına geliyor.
Ancak sırf bu elitist tuzağa düşmemek adına çalışana karşı tamamen sessiz kalmak da bir çözüm değil. Siyaset felsefeci Nancy Fraser’ın "tanınma hakkı" kavramına atıfta bulunan Gagey, "Beceriksizce yapılmış bir moral desteği bile, görmezden gelen kibirli bir sessizlikten iyidir" fikrini savunuyor. Birilerinin konforunun, diğerlerinin emeğine bağlı olduğu bu modern dünyada, bu küçük ve bazen sakar etkileşimler, aradaki güç asimetrisini sembolik olarak da olsa eşitleme çabasıdır.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:41
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Mayıs 2026 12:19 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















