Ankara24.com
close
up
Menu

MAÇ PROGRAMI 29 EKİM 2026: Bugün hangi maçlar var, kimin maçı var, saat kaçta ve hangi kanalda? İşte bugünkü maçlar ve yayın kanalları!

KPSS ÖN LİSANS SONUÇ TARİHİ 2026 ÖSYM AİS: KPSS Ön Lisans sonuçları açıklandı mı, ne zaman açıklanacak, erken açıklanır mı?

AB den kritik Petrol hamlesi! Tarih verip duyurdular

TÜBİTAK ve ÇOMÜ işbirliğiyle turizm öğrencilerinin kariyer yetkinlikleri geliştirildi Çanakkale Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Sucuk markasında domuz eti çıktı! Bakanlık ifşa ettti

22 metrelik dev huni gölü yutuyor Sözcü Gazetesi

Dünyanın en iyi kurabiyeleri açıklandı: Türkiye’den 2 lezzet listede!

Kapadokya da peribacası çöktü! İlk görüntüler korkunç

Sinem Dedetaş neden tutuklu? Sinem Dedetaş tahliye edildi mi, neden tutuklandı? Son Haberler

Marmaris e MSC Divina kruvaziyeriyle 3 bin 933 turist geldi

BUGÜN ECZANELER AÇIK MI, KAPALI MI? Nöbetçi eczane sorgulama ekranı ile 29 Ekim 2026 Cumhuriyet Bayramı eczane çalışma saatleri

Soykırımcının feryadına yetişen yargıç: Arap partileri diskalifiye edebilir

CANLI Real Madrid Fenerbahçe Tarfin (EuroLeague 9. hafta maçı)

Duvardan atlamak isterken dikenli teller karnına saplandı Sözcü Gazetesi

Yağmur altında ıslanan yaralıya trafik polisi şemsiye tuttu Kastamonu Haber Habertürk Yerel Haberler

Mersin yağmura teslim: Sokaklar göl oldu, evleri su bastı, araçlar yolda kaldı Mersin Haber Habertürk Yerel Haberler

Binance saldırısında akılalmaz detay! Tarihi vurgunun izleri bir çalışanın bilgisayarına çıktı

Survivor Yağmur Banda dan iddialı pozlar Sözcü Gazetesi

Maltepe’de yeni yuvalar hazır

Hakan Fidan, Marco Rubio ile görüştü: Masada İran, Gazze ve Ukrayna vardı

‘Provokasyona gelmeyiz’ AK Parti Sözcüsü Çelik: Türkiye ateşten uzak duracak

‘Provokasyona gelmeyiz’ AK Parti Sözcüsü Çelik: Türkiye ateşten uzak duracak

Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

İşte Ömer Çelik'in açıklamalarından satırbaşları:

Bugün İran ile ilgili olarak bütün olumsuz gelişmelere ek olarak yeniden üst düzey yetkililere suikast yapıldığı ve onların hedef alındığı haberleri geldi. Tabii burada bambaşka bir tablo çıkıyor. Amerika'dan yapılan açıklamalara baktığımızda Hürmüz Boğazı'nın kapatılması şeklinde İran'ın kendisini savunmasına dönük bir senaryonun gündeme doğru düzgün alınmadığı, hatta İran'ın uğradığı haksız ve hukuksuz saldırı karşısında yapacağı bazı şeylerin tahmin edilmediği şeklinde birtakım değerlendirmeler geliyor. Maalesef bunu geçmişte de gördük. Irak Savaşı'nda da yanlış istihbaratlar ve yanlış değerlendirmelerle çok büyük facialara yol açacak işler yapılmıştı. Sonradan ortaya çıktı ama çok büyük bedeller ödendi. Şimdi uluslararası hukuk açısından, kurala dayalı düzen açısından İran tamamen haksız, hukuksuz, hakkaniyetsiz ve gayrimeşru bir saldırıyla karşı karşıya. Burada rejimle ilgili sorunlar olduğundan bahsediliyor, güvenlikle ilgili sorunlar olduğundan bahsediliyor, nükleer konudan bahsediliyor, füze sisteminden bahsediliyor.

Bütün bunların çözüleceği yer müzakere masasıydı. Tam müzakere masası kurulmuşken ve müzakereler devam ederken bütün bunların yapılmış olması aslında barış iradesinin doğrudan hedef alındığı, müzakerelerin hedef alındığı bir tablonun ortaya çıkmasına yol açtı. Ondan sonrasında ise şu anda kaosu toparlamak için yeniden müzakere masasının kurulması gerekirken ve yeniden diplomasinin hayata geçirilmesi gerekirken maalesef yapılan şey daha çok ülkeden daha çok savaş gemisi istemek ve daha çok ülkeden daha çok savaş uçağı istemekten ibaret oluyor. Bu gidişin sonu iyi değil. Bu gidiş, bu işi başlatanların da kontrol edemeyeceği bir noktaya gelir. Bu işlere girerken bir karar verilir ama aynı şekilde çıkma kararı verildiğinde işin içinden çıkılmış olmaz. O yüzden hayatın her alanında temel ilke şudur. Bir çıkış planınız yoksa hiçbir işe girmeyeceksiniz. Hele uluslararası toplumu böylesine sarsacak, Hürmüz Boğazı meselesinden bölge barışını tehdit edecek gelişmelere kadar sonuçlar doğuracak bir iş karşısında böylesine bir tablonun ortaya çıkması, kız çocuklarının okullarda iki kere bombalanarak vurulması büyük bir felakettir. Ama daha büyük felaketlerden bir tanesi de şudur. Bunların yanına koyulacak şekilde İsrail'in bir devlet olarak suikast yöntemlerine başvurmasıdır. İsrail'in yaptığı bütün saldırılar gayrimeşrudur, haksızdır, hukuksuzdur, hakkaniyetsizdir ve vahşidir. Şimdi bir de buna hedef aldığı ülkeye dönük olarak suikastlerin gerçekleşmesi ekleniyor. Devlet nedir, örgüt nedir, devletin örgütten farkı nedir sorusu burada karşımıza çıkıyor.

Devlet organizasyonu bir terör örgütü gibi hareket etmeye başlarsa, devletle örgüt arasındaki alan muğlaklaşırsa bu suikastler vasıtasıyla maalesef dünyada çok kötü işlerin kapısı açılmış olur. O sebeple bir an evvel bu savaş durmalıdır. Müzakere masası kurulmalıdır ve bu müzakere masası temelinde bütün sorunların çözüleceği iradeyi dünya ortaya koymalıdır. Daha çok savaş gemisini oraya yığmak, Kızıldeniz Boğazı'na getirmek Kızıldeniz Boğazı'nın güvenliğini sağlamayacaktır. Yani bir ülkenin rejimini sevmiyorum diye bombalamak çok kötü işlerin kapısını açar. Dünyanın her tarafında bu olur ve bu dünyada hiç kimse için iyi olmaz. Artık ulusal barışla bölgesel barış, bölgesel barışla küresel barış arasında mesafe kalmamıştır. Bunlar iç içe geçmiştir. İsrail'in yerleşim alanlarını genişletme kararı hiçbir hukuki temeli olmayan işgalciliktir demiştik.

İşgal altındaki topraklara şimdi silahlı sivilleri sokarak oralarda gasp, Filistinlilerin malına el koyma gibi bir sürece girmesi Gazze'de yapılanların Batı Şeria'da devam ettirilmesi şeklinde bir tutumun ortaya konulduğunu gösteriyor. İsrail'e karşı dünya net bir tutum almadığı müddetçe bazı ülkelerin de bütün bunları İsrail'in kendini savunma hakkı var etiketi altında değerlendirmesi İsrail'i daha vahşi ve daha hukuksuz davranmaya teşvik etmiş oluyor. Dolayısıyla bu şekilde davrananların da bunda sorumluluğu vardır. Batı Şeria ile ilgili bu gelişmeler olurken İsrail net bir biçimde Lübnan'ı Gazzeleştirmeye çalışıyor. Aynı Gazze'ye yaptığı gibi önce Beyrut'un merkezinde komuta merkezlerini vuruyor, sivil altyapıyı vuruyor. Gazze'de yaptığı gibi önce hava gücüyle sistematik olarak zayıflatma, sonra karadan işgal etme tutumunu Lübnan'a da uyguluyor ve doğrudan sivillerin yaşadığı yerleşim bölgelerini hedef alıyor. Şimdiye kadar 800 bin kişi göç etti. Büyük bir insani facia söz konusu. Gazze'de Hamas'la mücadele ettiğini söyleyip sivilleri yok ediyordu. Lübnan'da da Hizbullah'la mücadele ettiğini söyleyip yine sivilleri yok etmeye, sivil altyapıyı askeri altyapıyla birlikte hedef almaya devam ediyor.

Dolayısıyla İsrail'in kendi kendisine birtakım kavramsal şemalar üretmesi ve kendi kendisine birtakım özdeşleştirmeler yapması esasında bugün adalet, hakkaniyet ve kurala dayalı düzen hakkında olumlu fikri olan herkesin hedef alınması anlamına geliyor. Bütün bu çerçevede söylemek istediğim konulardan bir tanesi de iç kamuoyumuzda kesinlikle ve kesinlikle bu meseleler değerlendirilirken mezhep tartışmalarından uzak durulması gerektiğidir. Bu mezhep tartışmalarını içimize kim sokuyorsa, diyelim ki İran ile ilgili konuyu değerlendirirken, diyelim ki Suriye ile ilgili konuyu değerlendirirken, diyelim ki Lübnan ile ilgili konuyu değerlendirirken buradaki aktörleri mezhep tartışması üzerinden değerlendiriyorsa bilelim ki bunlar çok tehlikelidir ve bir takım dış destekli, sosyal medyanın algoritmalarıyla da oynanarak gündemleştirilen, bizim bağışıklık sistemimizi zayıflatmaya çalışan gündemlerdir. Mezheplerle ilgili tartışmalar yüzyıllardır vardır. Bir takım siyasi olaylarda da bazı ülkelerin mezhepçi tartışmaları ve mezhepçi yaklaşımları görüldü. Bunlarla ilgili fikirlerimizi, eleştirilerimizi ve uyarılarımızı defalarca söyledik. Sayın Cumhurbaşkanımız her zaman mesele Sünnilik veya Şiilik meselesi değildir. Mesele Müslüman olma meselesidir, Müslümanların birliğidir ve insanlığın barışıdır temelinde yaklaşımını en güçlü şekilde ortaya koymuştur. Şimdi komşumuz İran haksız ve hukuksuz bir saldırıya uğrarken bütün bunun içerisinde durulması gereken yer birincisi Türkiye'nin milli güvenliği konusunda kararlı olmaktır. İkincisi bölge barışının korunması konusunda kararlı olmaktır. Üçüncüsü küresel barışı da tehdit eden ve kurala dayalı düzeni ortadan kaldırmaya çalışan bütün şer şebekelerine karşı durmaktır. Bütün bunun içerisinde tutup da mezhep tartışması açmak, mezhepler üzerinden ya da öne çıkan aktörlerin mezhepleri ve geçmişteki davranışları üzerinden bugün alınması gereken tavrın bağışıklık sistemini zayıflatmaya çalışmak ve bugün alınması gereken ilkeli duruşun zeminini tahrip etmeye çalışmak son derece yanlış bir yaklaşımdır. Bunun Türkiye'ye faydası yoktur. Komşu halklara ve kardeş ülkelere de bir faydası yoktur. Bu tartışmaların açılması son derece tehlikelidir. Âlimler ve ulema zamanı geldiğinde bu tartışmaları yapmaktadır. Bu tartışmalar yüzyıllardır sürmektedir. Birisi mezhepçilik üzerinden bir siyasi tutum geliştiriyorsa, hakka, hakikate ve adalete mezhepçilik üzerinden fanatik bir yaklaşımla karşı çıkıyorsa ona dönük eleştirilerimizi zaten söylüyoruz. Ama şimdi bütün bu gelişmeleri mezhepçilik üzerinden tartışma meselesi değildir. Mezheplerin hepsi saygıdeğerdir. Çünkü mensupları saygıdeğerdir. Mensupları onu seçmiştir. Oradaki tartışma âlimler açısından her birimizin bir mezhebi ve bir tercihi olmasıdır. Ama karşımızdakine de bu açıdan saygı duyuyoruz. Bununla ilgili tartışmalar yüzyıllar boyunca devam etmiştir. Ama mezheplere aidiyeti siyasi mezhepçiliğe çevirenler bilsinler ki bu ülkenin yararına bir iş yapmıyorlar. Geçmişte de çeşitli olaylarda gördük. Bir takım sosyal medya hesaplarında siyasi mezhepçilik yapanların, siyasi mezhepçiliği bu ülkenin içine sokmaya çalışan bir takım yabancı sosyal medya hesapları olduğunu ve bunların yabancı bazı istihbarat örgütleri tarafından desteklendiğini geçmişte defalarca gördük. Bu tartışmaların ülkemizin içerisine taşınmasına müsaade etmemeliyiz. Siyasi mezhepçiliği kim ne yaparsa yapsın, kim karşımızdakiler böyle davranıyor olsa bile, bugün mazlumdur diye yanında durduklarımız geçmişte bu ilkeli davranışı göstermemiş olsa bile, bugün karşısında durduklarımızla aynı mezhepten olsak bile hiçbir şey fark etmez. Bugün en tehlikeli şeylerden bir tanesi siyasi mezhepçiliktir. Sırf mezhebimizdendir diye, aynı mezhepteniz diye onun haksızlığına göz yummak siyasi mezhepçiliktir. Bugün mazlum olup da bizden farklı bir mezhebe sahip olduğu için onun yanında durmamak, onun hakkını savunmamak, sırf mezhebimiz farklı diye o mazlumun hakkını savunmamak da siyasi mezhepçiliktir. Bunları asla kabul edemeyiz, asla meşru göremeyiz ve ülkemizin içerisinde bu fitnenin sokulmasına asla müsaade etmemeliyiz.

Bir diğer konu arkadaşlar. Çeşitli bölge ülkelerine dönük saldırılar ve füzeler atılması konusunda da söyledik. Bunun yanlış olduğunu, komşu ülkelerin ve kardeş ülkelerin hedef alınmaması gerektiğini ifade ettik. Bunun çok başka sonuçları olacaktır. Doğru olan, bütün bölge barışını savunan kardeş ülkelerle birlikte ve bu savaşın çıkmasını istemeyen bütün kardeş ülkelerle birlikte hareket etmekti. Avrupa’da nitekim İspanya Başbakanı Sanchez gibi saygıdeğer siyasetçilerin ortaya koyduğu tutumla birlikte diplomasi masası, barış, adalet ve hakkaniyet temelinde bir inisiyatifin güçlü bir şekilde ortaya konulması gerekiyordu. Burada bu saldırganların dengelenmesi ve saldırganlara karşı bu bloğun ortaya çıkması gerekiyordu. Bunun da her zaman dünyadaki en güçlü sesi Cumhurbaşkanımız olmuştur. Cumhurbaşkanımızın dirayeti, Cumhurbaşkanımızın gücü ve Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu masa denklemi çeşitli olaylarda negatife giden süreçleri pozitife döndürme açısından son derece güçlü bir inisiyatif ortaya koymuştur ve dünyada alınmış sonuçları vardır. Bu durum test edilmiştir, denenmiştir ve sonuçları onaylanmıştır. Kurala dayalı düzen açısından bu yaklaşım son derece önemlidir. Dolayısıyla bunun yanlışlığını, gerekçesi ne olursa olsun ifade ettik. Komşu ülkeler hedef alınmamalıydı. Ülkemize gelen füzelerle ilgili de şunu söylemek isterim. İran tarafı kendilerinin Türkiye’yi hedef alacak bir füze atmadığını söylüyor. Tabii bizim de gördüğümüz bazı şeyler var. Bunu çeşitli radar sistemlerinden görebiliyoruz. Dolayısıyla bütün bu tartışmayı şöyle bağlayalım. Eğer bu ayrıksı bir unsurun kendi kendine yaptığı iş ve yaklaşımsa Türkiye milli güvenliği açısından en hassas ülkelerden biridir. Ülkemiz bu ateşten uzak duracaktır. Türkiye kimsenin provokasyonuna gelmez.

Özgür Özel'in Akın Gürlek'le ilgili iddialarıyla ilgili soruya

CHP Genel Başkanı Sayın Özel sürekli olarak açıklamanın tarihini erteledi. Bu da  eleştirildi. Bütün devlet görevlileri mal varlıklarını düzenli olarak bildiriyor. İlk başlarda diyorduk ki CHP için mutfakta biri var heralde. En son bölgede savaş var tutmuş biri kişi Türkiye'nin savunma sanayisini hedef alıyor o da Özgür Özel. Bu iş neden Özgür Özel'e düşüyor. CHP kendi gündemine hakim değil. Kes kopyala yapıştır gündemiyle hareket ediyor. Sayın Bakanımız dedi ki hem yargıya gideceğim hem de diğer şekilde bu söylediklerinin yalan olduğunu beyan etti. Özgür Özel silgisi kaleminden önce biten tek siyasetçi. Bu gidişle Cumhuriyet Halk Partisi'ni de tarihten silecek. 

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:150
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Mart 2026 17:26 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

MAÇ PROGRAMI 29 EKİM 2026: Bugün hangi maçlar var, kimin maçı var, saat kaçta ve hangi kanalda? İşte bugünkü maçlar ve yayın kanalları!

29 Ekim 2026 08:19see184

KPSS ÖN LİSANS SONUÇ TARİHİ 2026 ÖSYM AİS: KPSS Ön Lisans sonuçları açıklandı mı, ne zaman açıklanacak, erken açıklanır mı?

30 Ekim 2026 00:27see172

AB den kritik Petrol hamlesi! Tarih verip duyurdular

30 Ekim 2026 01:25see170

TÜBİTAK ve ÇOMÜ işbirliğiyle turizm öğrencilerinin kariyer yetkinlikleri geliştirildi Çanakkale Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

30 Ekim 2026 15:05see167

Sucuk markasında domuz eti çıktı! Bakanlık ifşa ettti

29 Ekim 2026 09:49see161

22 metrelik dev huni gölü yutuyor Sözcü Gazetesi

29 Ekim 2026 14:34see157

Dünyanın en iyi kurabiyeleri açıklandı: Türkiye’den 2 lezzet listede!

29 Ekim 2026 13:16see155

Kapadokya da peribacası çöktü! İlk görüntüler korkunç

29 Ekim 2026 16:06see154

Sinem Dedetaş neden tutuklu? Sinem Dedetaş tahliye edildi mi, neden tutuklandı? Son Haberler

29 Ekim 2026 18:02see152

Marmaris e MSC Divina kruvaziyeriyle 3 bin 933 turist geldi

29 Ekim 2026 17:14see151

BUGÜN ECZANELER AÇIK MI, KAPALI MI? Nöbetçi eczane sorgulama ekranı ile 29 Ekim 2026 Cumhuriyet Bayramı eczane çalışma saatleri

29 Ekim 2026 10:54see150

Soykırımcının feryadına yetişen yargıç: Arap partileri diskalifiye edebilir

29 Ekim 2026 15:42see150

CANLI Real Madrid Fenerbahçe Tarfin (EuroLeague 9. hafta maçı)

29 Ekim 2026 22:46see144

Duvardan atlamak isterken dikenli teller karnına saplandı Sözcü Gazetesi

30 Ekim 2026 00:59see143

Yağmur altında ıslanan yaralıya trafik polisi şemsiye tuttu Kastamonu Haber Habertürk Yerel Haberler

29 Ekim 2026 19:26see142

Mersin yağmura teslim: Sokaklar göl oldu, evleri su bastı, araçlar yolda kaldı Mersin Haber Habertürk Yerel Haberler

30 Ekim 2026 00:24see142

Binance saldırısında akılalmaz detay! Tarihi vurgunun izleri bir çalışanın bilgisayarına çıktı

30 Ekim 2026 08:09see141

Survivor Yağmur Banda dan iddialı pozlar Sözcü Gazetesi

29 Ekim 2026 18:05see139

Maltepe’de yeni yuvalar hazır

29 Ekim 2026 07:06see139

Hakan Fidan, Marco Rubio ile görüştü: Masada İran, Gazze ve Ukrayna vardı

31 Ekim 2026 00:19see138
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları