Ankara24.com
close
up
Menu

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ndan Galatasaray Stadı yla ilgili açıklama

Gaziantep FK den Orhan Ak ın gördüğü kırmızı kart için açıklama

2 katı ödeme mağdura yapılsın Sözcü Gazetesi

Meclis te yeni haftada gündem yoğun! Fon teklifi Genel Kurul a geliyor

Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül teslim oldu

Hakem, göle dönen sahada Top sekiyor mu diye denedi! Sonuç: Maç iptal

Malatya da 8 hastanın öldüğü oksijen sistemi davasında 13 sanık yargılanıyor Malatya Haber Habertürk Yerel Haberler

Selçuk İnan: Çok çalıştığımız yerden golü yedik

Kara para aklama soruşturmasında aranan Emir Sarıgül teslim oldu

İsrail hükümetinden son dakika Türkiye açıklaması! Trump ve Erdoğan itirafı

İçişleri Bakan Yardımcısı Turan: Muhtarlarımıza dünden daha çok ihtiyacımız var

Transfere 366 milyon Euro harcayan Tottenham, ilk galibiyetini 7. haftada aldı

SPK dan Tera Holding kararı

Tera Portföy’ün patronu asgari ücretliymiş Sözcü Gazetesi

İşgalci İsrail, Filistinlilere ait yaklaşık 183 dönüm araziye el koydu

Karadeniz ekibinin Mısırlı yıldızı, Galatasaray’ın ardından Beşiktaş’ı da yıktı! Kuzeyin sultanı Salah Sözcü Gazetesi

Yerin 40 kilometre altında gizemli hareketlilik: Tam 1540 kez tekrarlandı Sözcü Gazetesi

Fransa da protestocular Lacoste mağazalarını talan etti

Hakkında soruşturma izni verilen eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül görevden alındı

Bursa da Mehterler Buluşması etkinliğinde Hüsnü Şenlendirici ve Serkan Çağrı sahne aldı Bursa Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Protestoların arkasındaki büyük hesap: Kaos Le Pen’e yarıyor! Türkiye’yi de ilgilendiren kritik senaryo…

Protestoların arkasındaki büyük hesap: Kaos Le Pen’e yarıyor! Türkiye’yi de ilgilendiren kritik senaryo…

Hurriyet sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Fransa’da eğitim sistemindeki sorunlar ve hayat pahalılığına yönelik tepkilerle başlayan protestolar, ülke genelinde yaşanan şiddet olaylarıyla yeni bir boyut kazandı. Öğrencilerin öncülük ettiği gösterilere öğretmenler, veliler, sendikacılar ve Sarı Yelekliler hareketinin destekçilerinin katılmasıyla eylemler geniş kesimlere yayıldı. Hatta bazı yerlerde yağma, kundaklama ve kamu binalarına yönelik saldırılar yaşandı.
Özellikle Limoges’daki belediye binasının alevlere teslim olması, Lyon’da tarihi turizm ofisinin hedef alınması ve farklı kentlerde iş yerlerinin yağmalanması, olayların boyutunu gözler önüne serdi.

Protestolar sırasında yüz binlerce kişinin sokaklara çıktığı belirtilirken, yaşananlar Fransa’da kamu düzeninin yanı sıra hükümetin kriz yönetimini ve ülkenin ekonomik-sosyal yapısını da tartışmaya açtı.

Ancak sokaklardaki öfkenin siyasi sonuçları da gündemin önemli başlıklarından biri hâline geldi.

TÜM BU YAŞANANLAR LE PEN’E ERKEN HEDİYE Mİ?
Fransa’da protestoların şiddet olaylarıyla gündeme gelmesi, Marine Le Pen’in temsil ettiği aşırı sağın siyasi söylemini güçlendirebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

The Conversation’da yayımlanan analizde, yaşananların aşırı sağ için bir ‘erken Noel hediyesi’ niteliği taşıyabileceği belirtiliyor. Özellikle kamu düzeni ve güvenlik tartışmalarının öne çıkması, Le Pen’in siyasi vaatlerine daha fazla alan açabilir.

Okullarda disiplini yeniden tesis etme, polise ayrılan kaynakları artırma ve göç politikalarını sertleştirme vaatleri, bu atmosferde daha fazla karşılık bulabilir. Böylece ekonomik koşullar, eğitim ve kamu hizmetlerine ilişkin memnuniyetsizliğin güvenlik ve göç eksenine kayması mümkün olabilir. Ancak bu gelişmelerin Le Pen’e ne ölçüde siyasi kazanç sağlayacağı henüz belirsiz.

İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Dış Politika Uzmanı Yeliz Albayrak’a göre, aşırı sağın yükselişini yalnızca Fransa’daki son olaylarla açıklamak yeterli değil. Avrupa genelinde geleneksel siyasi partilerin ekonomik ve toplumsal sorunları çözmekte yetersiz kaldığı yönündeki algı, bu yükselişin temel dinamiklerinden biri.Albayrak, mevcut siyasi tabloyu şöyle değerlendirdi:

“Le Pen’le ilgili belli bir ivme var, bunu herkes biliyor. Ancak burada yalnızca Fransa’ya bakmamak gerekiyor. Aynı zamanda aşırı sağ rüzgârının ne kadar popüler hâle geldiğini de görüyoruz. İnsanlar solu denedi, işçi partilerini denedi, diğer partileri denedi. Fakat bu partilerin sistemsel krizleri çözemediği düşüncesi giderek yaygınlaşıyor. Böyle bir ortamda göç gibi, üzerine pek çok sorunun yüklenebileceği bir mesele öne çıkıyor. Göç, aşırı sağ açısından hem siyasi söylemin hem de mevcut düzene yönelik tepkinin önemli bir parçası hâline geliyor.”


BABASINI BİLE PARTİDEN İHRAÇ ETTİ: FRANSA’NIN AŞIRI SAĞCI LİDERİ MARINE LE PEN KİMDİR?
Fransa’da aşırı sağın önde gelen isimlerinden Marine Le Pen, babası Jean-Marie Le Pen’in kurduğu Ulusal Cephe’de siyasete atıldı. Hukuk eğitiminin ardından genç yaşta siyaset sahnesine çıkan Le Pen, zamanla babasının sert söylemlerinden uzaklaşarak partinin daha geniş seçmen kitlelerine ulaşmasını hedefleyen bir strateji izledi.

2011’de parti genel başkanı seçilen Le Pen, aşırı sağın toplumdaki imajını değiştirmeye yönelik kampanyalar yürüttü. 2015’te babasını partiden ihraç ettiren Le Pen, 2018’de Ulusal Cephe’nin adını Ulusal Birlik olarak değiştirdi.
Le Pen’in siyasi çizgisinde göçmen karşıtlığı, ulusal kimliğin korunması ve Müslümanların kamusal alandaki görünürlüğüne yönelik kısıtlamalar öne çıkıyor. Özellikle Avrupa’nın göç hareketleriyle yoğun biçimde gündeme geldiği dönemde söylemlerini sertleştiren Le Pen, sınırların kapatılması, göçün sınırlandırılması ve cami inşaatlarının durdurulması yönünde çağrılarda bulundu.
2022’deki cumhurbaşkanlığı seçiminde Macron’a karşı yarışan Le Pen, seçimi kaybetmesine rağmen Fransa siyasetindeki etkisini korudu. Göç, güvenlik, laiklik ve ulusal egemenlik başlıklarını siyasi söyleminin merkezinde tutan Le Pen, Avrupa genelinde aşırı sağın güç kazandığı bir dönemde dikkat çeken siyasi figürlerden biri olmayı sürdürüyor.
Le Pen’in temsil ettiği çizgi, yalnızca Fransa’nın göç politikaları ve toplumsal yapısı açısından değil, Avrupa Birliği’nin geleceği ve Türkiye ile ilişkiler bakımından da önem taşıyan tartışmaları beraberinde getiriyor.

2027 SEÇİMLERİNDE BELİRLEYİCİ OLAN NE OLACAK?

Fransa’da 2027’de yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimine giden süreçte asıl soru, aşırı sağın mevcut toplumsal tepkiyi sandıkta ne ölçüde desteğe dönüştürebileceği.

Sokaklardaki olaylar siyasi gündemi güvenlik başlığına taşısa da seçim sonucunu belirleyecek tek unsur bu olmayacak. Ekonomik sorunlara ilişkin beklentiler, seçmenlerin hükümete yönelik tutumu ve Le Pen karşısındaki siyasi aktörlerin nasıl bir strateji izleyeceği de önem taşıyacak.

Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin iki turlu yapılması, ilk turdaki sonuçların ikinci turda farklı bir tabloya dönüşmesine imkân tanıyor. Bu nedenle Le Pen’in önündeki en önemli belirsizliklerden biri, rakiplerinin ikinci turda ortak bir tutum geliştirip geliştiremeyeceği.

Albayrak da geçmiş seçimlerde aşırı sağın önünü kesmek amacıyla farklı siyasi kesimlerin bir araya gelebildiğini hatırlatarak bu ihtimalin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor:

“Göç oranlarının artması, bu meselenin yönetilememesi ve toplumdaki tepkinin büyümesiyle birlikte siyasetin yön değiştirmeye başladığını zaten görüyoruz. Almanya’dan Fransa’ya kadar seçimlerde ve kamuoyu yoklamalarında bu rüzgârın değiştiğine ilişkin işaretler vardı. Elbette burada bir tepki söz konusu olabilir. Ancak daha önceki seçimlerde aşırı sağın karşısındaki partilerin bir araya gelerek iktidara gelmesini engellediğini de gördük. Benzer bir durum yeniden yaşanabilir. Buna karşılık böyle bir birliktelik ortaya çıkmazsa aşırı sağın önündeki siyasi alan farklılaşabilir.”


Dolayısıyla Fransa’daki son gelişmeler, Le Pen açısından siyasi fırsatlar yaratabilecek olsa da bu fırsatların seçim başarısına dönüşmesi kendiliğinden gerçekleşmeyecek. Muhalefetin ortak hareket edip edememesi ve seçmenlerin gündelik sorunlarına hangi siyasi çizginin daha inandırıcı çözümler sunduğu, 2027 yarışının seyrini belirleyebilecek temel etkenler arasında yer alacak.

LE PEN İKTİDARI TÜRKİYE İÇİN NE ANLAMA GELİR?

Fransa’daki siyasi dönüşümün Türkiye açısından da sonuçları olabilir. Marine Le Pen’in göç karşıtı ve milliyetçi çizgisinin iktidara taşınması hâlinde Ankara-Paris ilişkilerinin yanı sıra Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin de etkilenebileceği değerlendiriliyor.

Yeliz Albayrak’a göre Avrupa Birliği içerisinde Türkiye’nin üyeliğine mesafeli yaklaşan bir siyasi kanat bulunuyor. Türkiye’nin güvenlik alanındaki rolünün kabul edilmesi, daha kapsamlı siyasi ve ekonomik iş birliğine aynı ölçüde sıcak bakıldığı anlamına gelmiyor.


Albayrak, Le Pen’in Avrupa siyaseti içerisindeki konumunun Türkiye açısından doğurabileceği sonuçları şu sözlerle açıkladı:

“Avrupa Birliği içerisinde, Türkiye’yi birliğe çok fazla yaklaştırmak istemeyen bir kanat var. Bu yaklaşımda Türkiye’nin güvenlik meselelerinde gerekli olduğu kabul edilebiliyor ancak bunun dışındaki iş birliği alanlarında aynı isteklilik görülmüyor. Le Pen de göçmen karşıtı bir siyasi çizgiyi temsil ediyor. Babası Jean-Marie Le Pen’in siyasi mirası da düşünüldüğünde, iktidara gelmesi durumunda bu politikaları sürdürmesi beklenebilir. Dolayısıyla Avrupa Birliği içerisinde Türkiye’ye mesafeli yaklaşan kesimlerle benzer bir noktada durması söz konusu olabilir.”


Albayrak’ın değerlendirmesine göre Türkiye’nin güvenlik alanındaki öneminin kabul edilmesiyle Avrupa Birliği üyeliğine yönelik siyasi desteğin birbirinden ayrılması gerekiyor. Olası bir Le Pen iktidarında Türkiye’nin üyelik sürecine yönelik mesafeli tutumun korunması, ikili ilişkilerde de yeni tartışmalar doğurabilir.

AB liderlerinin zirvesi öncesinde konuşan Fransa'da Ulusal Birlik partisinin lideri Marine Le Pen, Avrupa Komisyonu’nun yetkilerinin sınırlandırılmasını savundu. Le Pen, Türkiye’ye yönelik desteğin, üyelik öncesi politikaların ve kalkınma programlarının sona erdirilmesini istedi.

AVRUPA’DA SİYASİ DENGELERİ DEĞİŞTİREBİLECEK TARTIŞMA

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği, yalnızca ekonomik ilişkiler ve ortak güvenlik politikaları açısından değil, Avrupa kurumlarındaki temsil dengeleri bakımından da tartışılıyor. Nüfus ve siyasi temsil gücü, üyelik tartışmalarında öne çıkan konular arasında bulunuyor. Albayrak, Fransa’nın Türkiye’ye yönelik tutumunun bu güç dengeleri çerçevesinde de ele alınması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Fransa’nın Türkiye’ye karşı tutumu, Avrupa Birliği içerisindeki güç dengeleri açısından da ele alınmalı. Türkiye’nin birliğe dâhil olması durumunda temsil gücü ve nüfusu, Avrupa’daki siyasi dengeler üzerinde etkili olabilir. Bu da Fransa’nın mevcut ağırlığının nasıl şekilleneceğine ilişkin tartışmaları beraberinde getirir. Türkiye’nin Avrupa’daki temsil düzeyinin yükselmesi, Fransa’nın siyasi konumunu etkileyebilecek bir gelişme olarak görülebilir. Le Pen’in temsil ettiği siyasi çizginin göç karşıtlığı ve çok kültürlülüğe yönelik mesafesi de dikkate alındığında, Türkiye’nin üyeliğine yönelik olumsuz tutumun sürmesi ihtimali göz ardı edilmemeli.”


Albayrak’a göre Avrupa genelinde aşırı sağın güç kazanması, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde siyasi ve diplomatik açıdan daha zorlu bir atmosfer oluşturabilir. Göç, ulusal egemenlik ve Avrupa’nın geleceğine ilişkin tartışmaların yoğunlaşması, Türkiye’nin üyelik sürecini etkileyebilecek başlıklar arasında yer alıyor.

FRANSA'DAKİ KRİZ NASIL SON BULACAK?

Protestoların sona ermesi için yalnızca güvenlik önlemlerinin yeterli olmayacağını vurgulayan Yeliz Albayrak, hükümetlerin toplumsal taleplere yanıt verebilecek ekonomik kaynaklara ve etkili çözüm mekanizmalarına sahip olup olmadığının belirleyici olacağını ifade etti. Mevcut koşullarda müzakere sürecinin başlamasının bile tek başına yeterli olmayabileceğini kaydeden Albayrak, sözlerini şöyle tamamladı:

-- Şiddetin dozunun düşürülmesi ya da polisin müdahalelerine ilişkin yeni talimatlar verilmesi, sorunun yalnızca bir bölümüne yanıt verebilir. Asıl önemli olan, protestocuların taleplerinin karşılanıp karşılanamayacağı ve hükümetlerin bu talepler doğrultusunda somut adımlar atıp atamayacağıdır. Müzakere zemini oluşturulsa bile hükümetlerin kısa sürede toplumu memnun edecek çözümler geliştirebilecek kaynakları ayırıp ayıramayacağı büyük bir soru işareti. Aynı zamanda bu kaynakların etkili biçimde kullanılmasını sağlayacak mekanizmaların çalıştırılması gerekiyor.


-- Avrupa’nın karşı karşıya olduğu ekonomik baskılar, üretim sorunları ve siyasi yönetim krizleri düşünüldüğünde, kısa vadede sonuç almanın kolay olmayacağı görülüyor. Bu nedenle yaşananları yalnızca geçici bir sokak hareketi olarak değil, Avrupa’nın sosyal refah modeli ve yönetim kapasitesi açısından daha derin bir sorgulamanın parçası olarak değerlendirmek gerekiyor.
Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:49
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Ekim 2026 15:34 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ndan Galatasaray Stadı yla ilgili açıklama

19 Ekim 2026 00:21see215

Gaziantep FK den Orhan Ak ın gördüğü kırmızı kart için açıklama

19 Ekim 2026 00:18see211

2 katı ödeme mağdura yapılsın Sözcü Gazetesi

19 Ekim 2026 03:32see209

Meclis te yeni haftada gündem yoğun! Fon teklifi Genel Kurul a geliyor

19 Ekim 2026 08:05see208

Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül teslim oldu

19 Ekim 2026 01:02see206

Hakem, göle dönen sahada Top sekiyor mu diye denedi! Sonuç: Maç iptal

19 Ekim 2026 00:13see200

Malatya da 8 hastanın öldüğü oksijen sistemi davasında 13 sanık yargılanıyor Malatya Haber Habertürk Yerel Haberler

19 Ekim 2026 02:58see198

Selçuk İnan: Çok çalıştığımız yerden golü yedik

19 Ekim 2026 00:17see195

Kara para aklama soruşturmasında aranan Emir Sarıgül teslim oldu

19 Ekim 2026 00:35see187

İsrail hükümetinden son dakika Türkiye açıklaması! Trump ve Erdoğan itirafı

20 Ekim 2026 00:23see182

İçişleri Bakan Yardımcısı Turan: Muhtarlarımıza dünden daha çok ihtiyacımız var

20 Ekim 2026 03:38see178

Transfere 366 milyon Euro harcayan Tottenham, ilk galibiyetini 7. haftada aldı

20 Ekim 2026 00:11see175

SPK dan Tera Holding kararı

20 Ekim 2026 00:18see175

Tera Portföy’ün patronu asgari ücretliymiş Sözcü Gazetesi

20 Ekim 2026 05:02see173

İşgalci İsrail, Filistinlilere ait yaklaşık 183 dönüm araziye el koydu

20 Ekim 2026 03:32see162

Karadeniz ekibinin Mısırlı yıldızı, Galatasaray’ın ardından Beşiktaş’ı da yıktı! Kuzeyin sultanı Salah Sözcü Gazetesi

20 Ekim 2026 05:48see161

Yerin 40 kilometre altında gizemli hareketlilik: Tam 1540 kez tekrarlandı Sözcü Gazetesi

20 Ekim 2026 05:32see159

Fransa da protestocular Lacoste mağazalarını talan etti

20 Ekim 2026 00:18see158

Hakkında soruşturma izni verilen eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül görevden alındı

20 Ekim 2026 01:22see154

Bursa da Mehterler Buluşması etkinliğinde Hüsnü Şenlendirici ve Serkan Çağrı sahne aldı Bursa Haberleri Habertürk Yerel Haberler

20 Ekim 2026 01:51see152
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları