Ankara24.com
close
up
Prof. Dr. Catherine Wihtol de Wenden: Dünyada 304 milyon göçmen var, küresel ölçekte etkin yönetişim gerekli

Prof. Dr. Catherine Wihtol de Wenden: Dünyada 304 milyon göçmen var, küresel ölçekte etkin yönetişim gerekli

Ankara24.com, Dha kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.

Yeditepe Üniversitesi Küresel Eğitim ve Kültür Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KEKAM) ve Galatasaray Üniversitesi Avrupa Araştırma ve Dokümantasyon Merkezi (CREDE) tarafından organize edilen ‘21. Yüzyılda Uluslararası Göç’ Konferansı’nın 9’uncusu Yeditepe Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Konferansa göç ve uluslararası ilişkiler alanında çalışan akademisyenler katıldı. Konferansta, göç üzerine çalışmalarıyla tanınan Sciences Po Paris Üniversitesi’nden Prof. Dr. Catherine Wihtol de Wenden, Sciences Po Grenoble’den Prof. Dr. Jean Marcou ve Prof. Dr. Daniel Meier davetli konuşmacı olarak yer aldı.

WENDEN: SON 30 YILDA ULUSLARARASI GÖÇMEN SAYISI İKİ KATINA ÇIKTI

Sciences Po Paris Üniversitesi’nden Prof. Dr. Catherine Wihtol de Wenden, şu verileri paylaştı: “Birleşmiş Milletler verilerine göre 2024 itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 304 milyon kişi doğduğu ülke dışında yaşıyor; bu rakam, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 3,7’sine karşılık geliyor. Son otuz yılda uluslararası göçmen sayısı neredeyse iki katına çıktı. Zorunlu yerinden edilen nüfus yani mülteciler, sığınmacılar, iç göçmenler ve vatansız kişiler, 123 milyonu aşarak tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Bu artışın temel nedenleri arasında savaşlar, çatışmalar, zulüm, iklim değişikliği ve ekonomik eşitsizlikler yer alıyor. Bu toplamda; yaklaşık 42,7 milyon kişi mülteci statüsünde, 73,5 milyon kişi, kendi ülkeleri içinde yerinden edilmiş durumda, 8,4 milyon kişi ise iltica başvurusunda bulunan statüsündedir.”

'4.4 MİLYON KİŞİ VATANSIZ'

4,4 milyon kişinin vatansız olarak tanımlandığını ifade eden Wenden sözlerini şöyle sürdürdü: “Yani herhangi bir ülkenin vatandaşlığından mahrum bırakılmış durumda olup eğitim, sağlık, hareket özgürlüğü gibi temel haklara erişimde ciddi kısıtlamalarla karşı karşıyadır. 2024 yılı itibarıyla dünyadaki mülteci nüfusunun yaklaşık yüzde 69’u yalnızca beş ülkeden kaynaklanıyor. Bu ülkeler sırasıyla: Venezuela (6,2 milyon), Suriye Arap Cumhuriyeti (6,0 milyon), Afganistan (5,8 milyon), Ukrayna (5,1 milyon) ve Güney Sudan’dır (2,3 milyon). Bu durum, küresel mülteci krizinin belli başlı çatışma ve istikrarsızlık bölgelerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Öte yandan, mültecilerin ve uluslararası koruma ihtiyacı içindeki kişilerin yaklaşık yüzde 37’si yalnızca beş ülke tarafından barındırılıyor. Bu ülkeler; İran İslam Cumhuriyeti (3,5 milyon kişi), Türkiye (2,9 milyon kişi), Kolombiya (2,8 milyon kişi), Almanya (2,7 milyon kişi) ve Uganda (1,8 milyon kişi). Bu veriler, küresel göç yükünün oldukça dengesiz bir biçimde dağıldığını; özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerin, dünya çapındaki mülteci nüfusunun büyük kısmına ev sahipliği yaptığını ortaya koymaktadır.”

'KÜRESEL YÖNETİŞİM GEREKLİ'

Ülkelerin ulusal sınırları içerisindeki toplam nüfus hareketliliğinin 850 milyon civarında olduğunu kaydeden Wenden, “Dolayısıyla, uluslararası göçmen sayısı bu hareketliliğin yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Göç, genellikle belirli bir proje veya amaç doğrultusunda gerçekleşiyor. Bu süreç; mali, insani ve ekonomik kaynaklara ihtiyaç duyduğu için oldukça zorlu olabiliyor. İnsanlar genellikle kendi ülkelerine coğrafi olarak yakın bölgelere göç etmeyi tercih ediyorlar. Günümüzde gelişmekte olan ülkelerde, göç hareketliliği daha yoğun şekilde yaşanıyor. Bunun başlıca örneklerini Afgan, Suriyeli ve Ukraynalı göçmenlerde görüyoruz. Gelişmekte olan ülkelerin, Batı ülkeleri kadar sistemli bir göç politikası bulunmuyor. Buna karşılık, dünya genelinde ABD göç almaya devam ediyor. Bölgesel olarak bakıldığında Kuzey Amerika, Avrupa Birliği, Körfez ülkeleri ile Rusya ve Ukrayna arasında savaş sonrası dönemde yoğun göç hareketleri gözlemleniyor” diye konuştu.

‘AVRUPA GÖÇ ALAN BİR BÖLGEYKEN, GÜNÜMÜZDE GÖÇ VEREN BİR BÖLGE HALİNE GELDİ’

Türkiye’nin hem göç alan hem de göç veren bir ülke olduğunu söyleyen Wenden, “Avrupa’da en fazla göçmen nüfusuna sahip ülkelerden biri Türkiye’dir. Suriye iç savaşı sonrasında yaklaşık 4 milyon Suriyeli Türkiye’ye sığınmıştır. Bu durum, ülke içinde farklı kimliklerin ve kültürel yapının oluşmasına yol açmıştır. Bugün düzenlenen konferansta önemli konularımızdan biri göç konusunda ülkeler arasındaki karşılıklı bağımlılık. Avrupa bu alanda önemli ilerlemeler kaydetti. Başlangıçta daha çok göçmen alan bir konumdayken, günümüzde aynı zamanda göç veren bir bölge haline geldi. Sonuç olarak, göç konusunda uluslararası bir yönetişim anlayışına ihtiyaç duyuluyor. Bu süreçte yalnızca devletlerin değil, sivil toplum kuruluşlarının, bireylerin ve işçilerin de iş birliği içinde olması büyük önem taşıyor. Göç hareketine katılan bireyler genellikle çalışan kesim olduğundan, küresel ölçekte etkin bir yönetişim modeli oluşturmak göç yönetimi açısından kritik bir gereklilik haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.

Uluslararası göç hareketliliğinin günümüzde hem daha kolay hem de daha zor hâle geldiğini belirten Prof. Dr. Jean Marcou ise şu değerlendirmede bulundu: “Ulaşım ve taşımacılık araçlarının gelişmesi, insanların bir yerden başka bir yere gitmesini kolaylaştırdı. Ancak aynı zamanda devletlerin uyguladığı kısıtlayıcı politikalar, özellikle vize gibi engeller, göç sürecini zorlaştırıyor. Türkiye açısından son on yılda oldukça karmaşık bir süreç yaşandı. Türkiye uzun süre göç alan bir ülke konumundaydı. 1960’lardan itibaren ise Avrupa’ya göç veren bir ülke hâline geldi. 1980’lerden sonra ise Türkiye, transit bir ülke olarak öne çıktı. Göç ve göçmenlik konusu, birçok farklı alanla iç içe geçmiş durumda.”

‘GÖÇMENLER ULUSLARARASI SİSTEMDE PASİF DEĞİL, AKSİNE TEMEL AKTÖRLERDİR’

Prof. Dr. Daniel Meier şunları söyledi:

“Son dönemdeki uluslararası göç sorununa baktığımızda, Güney ülkelerinden Kuzey’e doğru artan bir baskı olduğunu görüyoruz. Bu nedenle Avrupa Birliği’nin Akdeniz bölgesinde göç politikalarını giderek sertleştirdiğini gözlemliyoruz. Avrupa Birliği’nin baskıcı ve sınırlayıcı politikaları, Güney ülkelerinde yeni soru işaretleri ve gerginlik alanları yaratıyor. Göç sürecine Avrupa açısından baktığımızda, göç alabilmek için ekonomik ve kurumsal kaynakların kullanılması gerekiyor. Ancak aynı zamanda, kontrol politikaları ile bu göç akışlarını sınırlama çabası da var. Bu durum, Avrupa’nın dış politika ekseninin önemli bir parçasını oluşturuyor. Konferansta göç ile ilgili “gri alanları” ele alacağım. Özellikle Avrupa ülkelerinin deniz bölgelerinde ve adalarda tutmaya çalıştığı mülteci ve göçmenler, bir yandan da bu ülkelerin kendi içlerinde kaynaklarını nasıl kullanarak göçmen politikaları geliştirmeye çalıştıkları konularına değineceğim. Göç çok katmanlı bir olgudur. Göçmenler uluslararası sistemde pasif değil, aksine temel aktörlerdir. Bu nedenle, konferans öğrenciler için göç konusunun çok boyutlu yapısını anlamaları açısından büyük önem taşıyor.”

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:121
embedKaynak:https://www.dha.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Ekim 2025 11:23 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İsrail askerinden çirkin provokasyon: Bozuk Türkçesiyle Türkiye yi hedef aldı

28 Nisan 2026 00:22see149

Maltepe de meydana gelen zincirleme kazada 4 yaralı İstanbul Haberleri

28 Nisan 2026 00:36see147

Fatih Tekke: Bizim için üzücü bir akşam oldu Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke: Şu an için ilk düşüncem 3. lüğü garantilemek. Trabzonspor un Avrupa da olması gerekiyor Konya Haberleri

28 Nisan 2026 00:06see143

Soylu ilk kez konuştu: Ucu nereye giderse gitsin Sözcü Gazetesi

27 Nisan 2026 03:40see142

İran ın başkenti Tahran da bugüne kadar ki en büyük gösteri

28 Nisan 2026 00:27see138

İlhan Palut: Sonuna kadar götürelim!

28 Nisan 2026 00:11see133

Fatih Tekke: Kariyerimin en kötüsü Sözcü Gazetesi

28 Nisan 2026 00:01see133

KDK dan sağlık kuruluşlarında denetim güçlendirilsin tavsiyesi

27 Nisan 2026 11:18see133

Piyasalar barış çıkmazında karışık seyretti

28 Nisan 2026 02:57see132

Taraftarları öncekine inanmıyormuş: “Trump’a saldırılar sahte” dediler

27 Nisan 2026 05:05see127

Erzurum’da Erol Güngör penceresinden bakış Yasin Aktay

27 Nisan 2026 04:08see124

Sağlık Bakanlığı ndan hastanelerin satıldığı iddialarına yalanlama

27 Nisan 2026 22:51see123

Lübnan’ın güneyinde 7 belde hedefte Ortadoğu Haberleri

27 Nisan 2026 04:05see123

İran baskı altında müzakere etmeyecek Ortadoğu Haberleri

27 Nisan 2026 04:05see122

İlhan Palut, Muleka’nın fedakarlığını açıkladı!

28 Nisan 2026 00:03see122

Japonya da havalimanında bavullar insansı robotlara emanet

28 Nisan 2026 06:52see121

RTÜK heyeti, Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Toplantısı na katıldı

27 Nisan 2026 21:36see121

Teknofaşizm yahut vatanseverliğe çağrı: Palantir Manifestosuna dair Turgay Yerlikaya

27 Nisan 2026 04:09see119

İran ABD’den resmen talep etti: Üç aşamalı plan ortaya çıktı

27 Nisan 2026 03:54see119

Gazze yolunda 11 gün Gündem Haberleri

28 Nisan 2026 04:02see119
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları