Ankara24.com
close
up
Menu

Rusya, Ukrayna nın demir yoluna saldırdı Dış Haberler

Oğlundan Trump ın başını yakacak Rus itirafı Sözcü Gazetesi

Rusya dan İngiltere ye ölümcül gözdağı: Eski İngiliz Başbakan ölümden kıl payı kurtuldu

Gebze de virajı alamayan tır bariyerleri aştı, şoför kayıplara karıştı

İsrail ordusu alarma geçti Dış Haberler

Pezeşkiyan, BAE ile ilişkilerde yeni sayfa açılacağını duyurdu

Vucic, 27 Eylül de istifa edip 25 Ekim seçimi için kampanyaya katılacak

Erdoğan’dan NATO liderlerine verilen silah hediyesiyle ilgili ilk açıklama: Eserlerimizi takdim edelim istedik

Beykoz da iki araçta 409 kilo 600 gram skunk ele geçirildi, 3 zanlı gözaltına alındı

Çekmeköy de dorsesi açılan hafriyat kamyonu üst geçide çarptı

Batı Trakya da camiye saldırı

İKSV Alt Kat tan çocuklar için Kitap Arkadaşım

Memik Yılmaz: Fenerbahçe gibi bir rakibe karşı aldığımız 1 puan çok değerli

Umman duyurdu: Kritik Hürmüz görüşmesi ertelendi

Jigolo ağının çarkı deşifre oldu: Beni bu işlere Emre Tanış soktu

Bakan Gürlek duyurdu: Başsavcılıklara ailenin, gençlerin ve toplumun korunması için genelge

Litvanya da NATO uçakları alarma geçmişti! Nedeni kuş sürüsü çıktı

Günlerdir aranıyordu! Raperin Yılmaz ın gözaltı sonrası ilk görüntüleri

Sarıyer de villa arıyor: Mert Yazıcıoğlu yeni aşk yuvası için kolları sıvadı Sözcü Gazetesi

Kılıçdaroğlu nun koltuğuna talip! CHP’de ilk genel başkan adayı belli oldu

Postdramatik tiyatro: Metnin ötesine geçen bir sahne arayışı

Postdramatik tiyatro: Metnin ötesine geçen bir sahne arayışı

Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Sezon tüm hızıyla başladı. Tiyatro tutkunları için heyecanla beklenen 29. İstanbul Tiyatro Festivali ise 20 ekimde başladı. Festival bir ay boyunca çeşitli salonlarda, farklı mekanlarda, uluslararası ve ulusal oyunlardan oluşan zengin bir programla sürecek. Sahnelenen oyunlarla ilgili yazmaya bir türlü başlayamamış olmamın sağlık sorunlarımla ilgili bir özrü var. Yavaş yavaş salonlara döndükçe, oyunlarla kucaklaştıkça özlediğimiz ritmi birlikte, tekrar kazanacağız. Geçtiğimiz haftalarda virgül koyduğum postdramatik tiyatroya kaldığımız yerden devam edelim ki köşemiz sahipsiz kalmasın.

Tiyatro, her dönemde kendi çağının aynası olmayı sürdürüyor. Zaman değiştikçe bu aynadaki yansımalar da dönüşüyor. Bugün “postdramatik tiyatro” dediğimiz şey, tam da bu dönüşümün en keskin hali. Köklerini inkâr eder gibi görünse de aslında geçmişle gizli bir bağ kuruyor. Çünkü dramatik olanı bilmeden postdramatik olanı anlamak mümkün olmuyor. Zincirin halkaları gibi birbirine eklenerek tiyatro kendine yeni anlatım yolları arıyor ve buluyor.

Alman tiyatro kuramcısı Hans-Thies Lehmann, sanatın kendinden önceki biçimlerle bağ kurmadan gelişemeyeceğini söyler. Yine Patrice Pavis de modern, klasik ve postmodern tiyatro arasında görünmez bir süreklilik olduğuna dikkat çeker. Her ikisi de geçmişin mirasını reddetmeden ama ona boyun eğmeden, yeni bir anlatım dilinin peşine düşer.

Hans-Thies Lehmann

Postdramatik tiyatro, tiyatro ile edebiyat arasındaki o kadim birlikteliğin artık zayıfladığı bir dönemin çocuğudur. Tiyatro artık yalnızca yazının değil, görüntünün, sesin, bedenin, hatta sessizliğin diliyle de konuşur. Çünkü sahne artık yalnızca “anlatılan” değil, aynı zamanda “yaşanan” bir alandır. Seyirciyle oyuncu arasında, kelimeler olmadan bile, bir anlam alışverişi doğar.

Dünyaca ünlü, çağdaşımız sanatçılarla örneklendirirsem, bu cesur anlayışın en çarpıcı örneklerinden biri Amerikalı Robert Wilson’ın sahne estetiğidir. Einstein on the Beach gibi yapıtlarında metin neredeyse ortadan kalkar; ritim, ışık ve beden dili bir müzikal kompozisyon gibi işler. Seyirci bir hikâyeyi değil, bir atmosferi izler.

Robert Wilson

Lehmann’ın tanımladığı postdramatik tiyatronun temel özellikleri arasında hiyerarşilerin yıkılması, göstergelerin eşzamanlılığı ve metnin merkezden çekilmesi vardır. Artık sahnede üstünlükler sıralaması yoktur; metin, ışık, ses, beden ve müzik aynı anda, aynı düzlemde var olur. Seyirci, bu çok katmanlı yapı içinde kendi anlamını kurmak zorundadır. Yani hikâyeyi takip etmek, oyuncunun söz, jest ve mimiklerine kapılmak artık eskide kalmış, biraz tembel bir alışkanlıktır. Anlam, tek bir merkezden değil, izleyicinin zihninde çoğalır. Bu noktada Heiner Goebbels’in Stifters Dinge adlı performansı akla gelir. Oyuncu yoktur; sadece ses, su, duman, mekanik hareket ve projeksiyon vardır. Seyirci, insanın yokluğunda bile tiyatro yapmanın mümkün olduğunu deneyimler.

Bu yeni tiyatro biçimi, kimi zaman görsel bir kaosa, kimi zaman da neredeyse sessiz bir yalınlığa dönüşür. Sesin, müziğin, hatta nefesin bile bir “performans” olduğu bir estetik anlayışı gelişir. Lehmann bu yapıyı “görsel dramaturji” olarak tanımlar; çünkü artık sahnede anlatılan bir öyküden çok, bir deneyim paylaşılır. Bu deneyim yıllar içinde Türkiye’de de yankı bulmuştur. Şahika Tekand’ın Studio Oyuncuları’nın sahnelediği oyunlarda dil, ses, beden ve zaman ilişkisi yeniden tanımlanır. Oyun, Karanlık Korkusu, Yalnızlık Benim Gizli Sevgilim gibi yapıtlarında oyuncunun varlığı bir karakterden çok bir enerji alanıdır. Seyirci, anlamı takip etmez; anlamın içine düşer.

Şahika Tekand

Postdramatik tiyatroda seyirciyle kurulan ilişki de değişmiştir. Geleneksel tiyatroda seyirci öyküyü takip eder, karakterlerle empati kurar. Oysa postdramatik sahnede “soğukluk” hâkimdir; net bir başlangıç ya da son yoktur, karakterlerin psikolojik derinliği kaybolur, dil anlamını yitirir. Seyirci artık yalnızca izleyen değil, anlamı yeniden kuran bir ortak hâline gelir.
Ülkemize turneler yapan ve Türk seyircinin de tanışık olduğu Rimini Protokoll’ün oyunlarında seyirci sahneye davet edilir, “oyun”un parçası olur. Gerçek kişiler, oyuncuların yerini alır. Cargo Sofia-X ya da 100% City gibi yapıtlar, sahnede gerçek insan hikâyeleriyle kurguyu iç içe geçirir. Türkiye’de de benzer biçimde Emre Koyuncuoğlu ya da Garaj İstanbul gibi topluluklar, seyirciyi eylemin doğrudan parçası haline getiren performanslar üretmiştir.

Bu tiyatro biçimi kimi eleştirmenlerce apolitik olarak tanımlanır. Oysa belki de politik olan tam da buradadır: izleyiciyi pasif bir alıcı olmaktan çıkarıp aktif bir düşünür hâline getirmek. Çünkü postdramatik tiyatro, her şeyi baştan kurma cesaretidir; anlamı, hikâyeyi, hatta seyirciyle olan gizli anlaşmayı bile. Çok önemli yönetmenlerden İtalyan Romeo Castellucci’nin Tragedia Endogonidia dizisinde ya da Forced Entertainment topluluğunun performanslarında, politik tavır sloganla değil biçimle ortaya çıkar: seyircinin algısını bozarak, onu düşünmeye zorlayarak.

Romeo Castelucci

Sonuçta, postdramatik tiyatro bir kopuş değil, yeniden doğuştur. Metnin sınırlarını aşan, yaşamın kendisine yaklaşan bir tiyatro. Artık sahnede yalnızca “ne anlatıldığı” değil, “nasıl yaşandığı” da önemlidir. Türkiye’de Kumbaracı50, geçmişte DOT ya da bağımsız performans sanatçıları bu anlayışın yerel damarlarını oluşturuyor. Seyircinin konfor alanını bozan, anlamı dağıtan ama deneyimi çoğaltan sahneler yaratıyorlar. Ve belki de tiyatronun bugünkü en büyük sorusu tam budur: “Sahne artık neyi temsil ediyor, yoksa artık hiçbir şeyi temsil etmiyor mu?”

Yeni anlayışlar eskiyi reddederek değil, eskiye eklenerek devam ettiğinden tiyatro gerçek bir organizma gibi Antik Yunan’dan bu yana farklı heyecanlarla yoluna devam ediyor ve seyirciyle buluşmanın farklı yollarını buluyor.

Ben yazıyı yazarken henüz 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin kazananları açıklanmadığı için size duyuramıyorum. Tabii ki bin bir emekle yarışmaya kadar ulaşabilmiş tüm sanatçıları ve sinema çalışanlarını kutluyorum. Ödüllerle görünür olan sanatçıları ayakta alkışlıyorum.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:78
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Kasım 2025 05:12 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Rusya, Ukrayna nın demir yoluna saldırdı Dış Haberler

14 Eylül 2026 00:44see183

Oğlundan Trump ın başını yakacak Rus itirafı Sözcü Gazetesi

15 Eylül 2026 01:44see183

Rusya dan İngiltere ye ölümcül gözdağı: Eski İngiliz Başbakan ölümden kıl payı kurtuldu

14 Eylül 2026 03:55see179

Gebze de virajı alamayan tır bariyerleri aştı, şoför kayıplara karıştı

14 Eylül 2026 00:37see178

İsrail ordusu alarma geçti Dış Haberler

14 Eylül 2026 02:47see177

Pezeşkiyan, BAE ile ilişkilerde yeni sayfa açılacağını duyurdu

14 Eylül 2026 00:27see177

Vucic, 27 Eylül de istifa edip 25 Ekim seçimi için kampanyaya katılacak

15 Eylül 2026 01:30see173

Erdoğan’dan NATO liderlerine verilen silah hediyesiyle ilgili ilk açıklama: Eserlerimizi takdim edelim istedik

15 Eylül 2026 00:12see171

Beykoz da iki araçta 409 kilo 600 gram skunk ele geçirildi, 3 zanlı gözaltına alındı

13 Eylül 2026 23:48see160

Çekmeköy de dorsesi açılan hafriyat kamyonu üst geçide çarptı

15 Eylül 2026 02:11see156

Batı Trakya da camiye saldırı

14 Eylül 2026 01:00see155

İKSV Alt Kat tan çocuklar için Kitap Arkadaşım

14 Eylül 2026 19:31see149

Memik Yılmaz: Fenerbahçe gibi bir rakibe karşı aldığımız 1 puan çok değerli

15 Eylül 2026 00:06see146

Umman duyurdu: Kritik Hürmüz görüşmesi ertelendi

14 Eylül 2026 08:48see141

Jigolo ağının çarkı deşifre oldu: Beni bu işlere Emre Tanış soktu

14 Eylül 2026 22:22see139

Bakan Gürlek duyurdu: Başsavcılıklara ailenin, gençlerin ve toplumun korunması için genelge

14 Eylül 2026 18:42see138

Litvanya da NATO uçakları alarma geçmişti! Nedeni kuş sürüsü çıktı

14 Eylül 2026 00:35see136

Günlerdir aranıyordu! Raperin Yılmaz ın gözaltı sonrası ilk görüntüleri

14 Eylül 2026 08:17see135

Sarıyer de villa arıyor: Mert Yazıcıoğlu yeni aşk yuvası için kolları sıvadı Sözcü Gazetesi

14 Eylül 2026 09:30see135

Kılıçdaroğlu nun koltuğuna talip! CHP’de ilk genel başkan adayı belli oldu

14 Eylül 2026 17:04see135
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları