Ankara24.com
close
up
Polonezköy: İstanbul un Polonya Kültürü

Polonezköy: İstanbul un Polonya Kültürü

Ankara24.com, Sondakika kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.

Polonezköy'ü ziyaret edenleri, köyün girişindeki kilise, Katolik mezarlığı ve Zosia Teyze'nin Hatıra Evi karşılıyor. Köyün meydanında ise göndere çekili Türk ve Polonya bayrakları, çerçevelenmiş Osmanlıca mührü, Atatürk büstü ve armasının yanı sıra tarihinin anlatıldığı bir tabela yer alıyor.

ASKERLER AİLELERİNİ DE GETİREREK KÖYE YERLEŞTİ

Tabeladaki bilgilere ve köy sakinlerinin anlattıklarına göre Polonyalı Prens Adam Czartorski 1841'de kendi olanaklarıyla İstanbul'da bir Polonya temsilciği kurdu. Temsilciliğin ilk yöneticisi Michal Czajkowski olurken, Osmanlıların yanında yer alan Polonya ve Slav kökenlilerin oluşturduğu iki alay asker Polonezköy topraklarında toplandı. Kırım Harbi'ne giden bu askerler 1856 yılında harp sonrası ailelerini de getirerek köye yerleşti. Köye ilk olarak Prens Adam Czartorski'nin adına istinaden "Adam'ın tarlası" manasına gelen "Adampol" ismi verildi.

Polonyalıların yerleştikleri yıllarda tarım ve hayvancılıkla uğraştığı köyün adı 1923 yılında resmen "Polonezköy" oldu.
"Adam Mickiewicz" gibi sokak, "Fredi", "Ludwik", "Leo" gibi pansiyon adları bulunan köyde, 35'i Polonya asıllı, yaklaşık 370 kişi ikamet ediyor.

KENDİ ARALARINDA LEHÇE KONUŞUYORLAR

Polonya kültürünün yansımaları altında orman havası almak isteyen İstanbulluların özellikle hafta sonları konaklamalı tercih ettiği köy, zaman zaman Polonyalı turistleri de ağırlıyor. Yerlilerin çoğunun geçimini pansiyonculukla sağladığı köyde, Polonyalılar kendi kültürlerinin yemeklerini pişiriyor, sayıları az da olsa kendi aralarında atalarının yerleştiği dönemden kalma Lehçe konuşuyor.

Köyde yaşayan Hristiyanlar yaklaşan Noel için bugünlerde ev ve işletmelerini süslüyor. Polonezköy'ün muhtarı Özer Okumuş, 40 yıl önce öğretmen babasının tayini sonucu kendisinin 7 yaşındayken köye yerleştiğini, daha sonra da köyden hiç ayrılmadığını söyledi.

Köyün, İstanbul'un en güzel bölgelerinden biri olduğunu belirten Okumuş, "Yeşili, doğası ve oksijeniyle nefes almak için mükemmel bir yer. İnsanlar kahvaltı ve piknik yapmak, yürüyüş parkurunda gezmek için buraya geliyor. Genelde bahar ve yaz yeri gibi düşünülse de kışın ve sonbaharda da çok güzeldir. Kar yağdığında masal gibi olur. Ana yollar açıktır, köy içi de genelde yürünebilir durumdadır." diye konuştu.

Okumuş, köyde Polonya mimarisini temsil eden örnek yapıların bulunduğunu anlatarak, birçok yapının ise zamanla revizyon gördüğünü ifade etti.

"OLEG, EDEK, VİNÇOK İSİMLİ AMCALARLA BÜYÜDÜM"

Türkiye'nin Anadolu köylerinde bulunan Ahmet amcaların aksine Oleg, Edek, Vinço isimli amcalarla büyüdüğünü kaydeden Okumuş, "Şimdi Danyel, Bolek, Fredi ağabeyler var, o kültürü yaşatmaya çalışıyorlar." dedi. Okumuş, yazları Polonezköy'ün ünlü kirazlarını temsilen kiraz festivali yaptıklarını, Polonya'dan folklor ekiplerinin gelerek eğlencelerine renk kattığını, işletmelerin köye gelen kalabalıkla oldukça hareketlendiğini aktardı.

Köyün pansiyonculuk kültürünü anlatan Okumuş, "Polonezköy'de önce turizm ve tarım yapılıyormuş. Zamanla tarım bitti, pansiyonculuk devam etti. Bu pansiyonların isimlerinin yabancı olmasının nedeni, isimlerin gerçekten orada yaşayan insanların atalarının isimleri olmasıdır. İşletmeci değişse bile tabela kalır." ifadelerini kullandı.

"BİZ BURANIN KIYMETİNİ YENİ ANLADIK"

Polonezköy'ün en eski sakinlerinden Anna Vilkoşevski, eskiden köyde daha fazla Polonyalının olduğunu belirterek, "Vefat edenler oldu. Bazısı başka memleketlere gitti ama biz çok şükür kaldık burada. Köyde zor şartlarda yaşanıyordu ama iyi ki o köylülüğü yaşadık. Artık eskisi kadar hayvanımız yok ama köyümüz iyi ki var." diye konuştu. Vilkoşevski, eskiden köyde üretilen tereyağı ve yumurta gibi ürünlerin götürülüp İstanbul'da satıldığını ve tarlaların ekildiğini anlatarak, "Eskiden tanıdığımız aileler ilkbahar ve sonbaharda bize uğrarlardı. Onlarla arkadaş olmuştuk, şimdi daha kalabalık aileler geliyor, köyün kıymetini anlıyorlar. Burada güzel bir yaşam sürdük, kültürel alışverişimiz oldu. Buraya sinemacılar, tiyatrocular geldi, bir sürü film çekildi. Şehirdekiler şehirden bıkıyor, köye gelmek istiyorlar. Biz de buranın kıymetini yeni anladık." şeklinde konuştu.

Büyüklerinden ve kitaplardan Lehçe öğrendiklerini belirten Vilkoşevski, "Anne ve babam bizden çok daha iyi Lehçe konuşuyorlardı. Eski kitaplardan tiyatro oynarlarmış. Büyükannem sandıktan kostüm çıkarırmış, tiyatro eserleri sergilerlermiş. Eski ahırlarda eğlenceler yaparlarmış. Büyükannem rejisörlük yaptığını anlatırdı. Kültürü bırakmamışlar, lisanları da öğrenmeye çalışmışlar. Burada birkaç lisan konuşulurdu. Böyle şanslı bir dönem yaşadık. Bayramlarda, tatillerde herkes buraya gelir, köy dolar taşar. Noelde etrafı süslemeyi severiz. Sadece süsler değil, börekler çörekler yapılır, yemekler ona göre hazırlanır." ifadelerini kullandı.

"KENDİ KİMLİĞİMİZİ BAŞKASINA ANLATMAK MUTLULUK VERİYOR"

Köyde atalarından kalan eski Polonya evinden dönüştürülmüş bir restoranı işleten Antony Dohoda da Polonezköy'ün 6. kuşak gençlerinden olduğunu söyledi. Dohoda, köyün kuruluşunu anlatarak, "Burayı, kendi geleneklerimizi devam ettirerek yaşamımızı sürdürdüğümüz bir Polonya köyü haline getirdik. Bu, bir yerden sonra insanların merak konusu olmaya başladı. İnsanlar 'İstanbul'da Avrupalıların, Polonyalıların yaşadığı bir köy varmış. Bir gidip bakalım ne yapıyorlar?' dediler." diye konuştu.

Köyde önceden takas usulü alışveriş yapıldığını belirten Dohoda, şunları kaydetti:

"Köyümüz turizmle tanıştıktan sonra kendi evlerimizin yatak odalarını misafir odası olarak kullanmaya başladık ve bir yerden sonra talep arttıkça köyde restoranlar, oteller, işletmeler, tesisler açılmaya başladı. 2000'lerde Polonözköy'ün popülerliği en üst seviyeye çıktı. Hafta sonları binlerce misafir ağırlayan bir köy haline geldik. Turistler merakla geliyor neler yaptığımızı soruyorlar. Kendi kimliğimizi başkasına anlatınca bu mirası daha çok yaşattığımızı hissetmeye başladığımız için bu bize mutluluk veriyor."

Restoranlarında babaannesinin defterinden kalan tariflerle Polonya yemekleri sunduklarını kaydeden Dohoda, bunun yanı sıra Türk yemekleri de servis ettiklerini söyledi. Dohoda, eski Lehçeyi konuşabildiğini ama güncel Lehçeyi bilmediklerini, örf ve adetlerini devam ettirdiklerini belirterek, "Buradaki işletme sahiplerinin hepsi Polonyalı. Her gittiğiniz yerde Polonya'ya dair bir esinti alacaksınız." dedi.

ATATÜRK'ÜN MİSAFİR OLDUĞU EV

Köydeki Zosia Teyze'nin Hatıra Evi'nin büyük babaannesine ait olduğunu vurgulayan Dohoda, Mustafa Kemal Atatürk'ün 1937 yılında bu evde birkaç saat istirahat ettiğini hatırlatarak, duvarlarında fotoğraflar, odalarında eşyaların bulunduğu evin tipik Polonya kültürünü taşıdığını anlattı.

Dohoda, köydeki Müslüman ve Hristiyan nüfusun huzur içinde yaşadığının altını çizerek, "Biz burada abi, kardeş, amca, baba, dayı olarak bir aradayız ve bu o kadar keyifli ki. Biz onlardanız, onlar bizden, bir ayrımcılık söz konusu değil. Cuma günü buradaki camimizde namazımız kılınıyor. Cumartesi akşamı da kilisemizde vaaz veriliyor." diye konuştu.

"POLONYA'DA HERKES TÜRKİYE'Yİ MERAK EDİYOR"

Polonya'dan karavanlarla yola çıkan bir köyde mola veren iki gezgin aileden Zdzislaw Gıdaszewslı ise İzmir, Alanya ve Kapadokya'yı gezdiklerini bildirdi. Polonezköy'i 15 yıl önce de ziyaret ettiğini ve o dönemlerde tanıştığı pansiyoncu kadını görmeye geldiklerini anlatan Gıdaszewslı, "Türkiye'yi çok beğendik, Polonya'da herkes Türkiye'yi merak ediyor." dedi.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:74
embedKaynak:https://www.sondakika.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 22 Kasım 2025 13:14 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Döviz bürosuna soyguna giden hırsız hayatının şokunu yaşadı Sözcü Gazetesi

28 Ağustos 2026 00:51see180

Rusya dan vazgeçtiler! Türkiye merkezli bölgede yeni bir ittifak doğuyor

28 Ağustos 2026 04:16see170

Gaziantep’ten İtalya’ya uzanan gurur! Kaan Efe Kaya tarih yazdı

27 Ağustos 2026 17:42see154

IMF Başkanı Georgieva: Sabitcoinler küresel finans için yeni riskler getirebilir

29 Ağustos 2026 00:31see152

Bu yıl herkes bizi izleyecek Sözcü Gazetesi

29 Ağustos 2026 00:13see152

Leon Goretzka, Aston Villa ya transfer oldu!

27 Ağustos 2026 19:20see152

Bakan Güler, üst rütbeye terfi eden personel için düzenlenen törene katıldı

28 Ağustos 2026 19:55see150

Türk dizileri zirvede: ABD ve Hindistan ı geride bıraktı

27 Ağustos 2026 17:56see150

Galatasaray ve Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oluyor! Kura çekimi canlı yayın Sözcü Gazetesi

27 Ağustos 2026 19:02see149

Sevdan Bir Ateş in yayın tarihi belli oldu

27 Ağustos 2026 21:15see148

Suriye de bomba kararname: Ahmed Şara, Mazlum Abdi yi atadı

28 Ağustos 2026 01:21see146

Viyana da Mısır Kraliçesi nin Elmas Kolyesi Çalındı

29 Ağustos 2026 01:52see145

Dursun Özbek ten Şampiyonlar Ligi yorumu: Galatasaray alışık!

27 Ağustos 2026 20:39see145

Adana da Gelinlikçi Mağazası Yangını

27 Ağustos 2026 19:41see145

Cumhurbaşkanı Erdoğan dan önemli mesajlar: Tarihi bir dönemi yaşıyoruz!

28 Ağustos 2026 19:41see141

Şarampole yuvarlanan kamyonetin sürücüsü yaşamını yitirdi Adıyaman Haberleri Habertürk Yerel Haberler

29 Ağustos 2026 01:07see141

MAG e siber saldırı: 8,7 milyon müşteri verisi ifşa oldu

28 Ağustos 2026 00:46see139

Serkan Özbalta: Bu ligde alınan 1 puan çok çok kıymetli!

29 Ağustos 2026 03:34see139

T.C. BODRUM 1.(SULH HUKUK MAH.) SATIŞ MEMURLUĞU

29 Ağustos 2026 00:11see137

Crystal Palace: 1 Manchester City: 4 MAÇ SONUCU

29 Ağustos 2026 00:25see136
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları