Pişman değilim diyen Kılıçdaroğlu ndan tepkiler sonrası yeni Demirtaş açıklaması: Hakkını sonuna kadar arayacağım
Sondakika sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Mahkemeden çıkan ‘mutlak butlan’ kararıyla CHP Genel Başkanlığı koltuğuna geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, bir yıl aradan sonra ilk kez televizyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı.
‘DOKUNULMAZLIK’ SORUSUNA YANIT VERDİ: DEMİRTAŞ KONUSUNDA PİŞMAN DEĞİLİMKılıçdaroğlu, Özgür Özel yönetimine yakın milletvekilleri hakkında hazırlanabilecek olası fezlekelerin Meclis’e gelmesi durumunda kendisine yakın milletvekillerinin nasıl bir tavır takınacağına ilişkin soruya, "Ben şahsen benimle ilgili böyle bir iddia olursa dokunulmazlığımın kaldırılmasını isterim" yanıtını verdi.
Geçmişte dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek verilmesinin ardından eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tutuklandığının hatırlatılması sonrası yöneltilen "Pişman mısınız?" sorusuna karşın ise Kılıçdaroğlu, "Hayır. Siz kendi partinizin kurultayda dokunulmazlığın kaldırılmaları hakkında bir hüküm vermiş. Buna karşı çıkamazsınız. Selahattin Bey tutuklandı mı, yanlış. Bunu her yerde söyledim. Siyasi düşüncelerine katılırsınız katılmazsınız ancak düşünceleri nedeniyle bir insanın tutuklanmasına her zaman karşı çıktım" ifadelerini kullandı.
TEPKİLER SONRASI YENİ BİR AÇIKLAMA DAHA YAPTIAncak Kılıçdaroğlu, söz konusu ifadelerine karşı yükselen tepkilerin ardından sosyal medya üzerinden konuya ilişkin yeni bir açıklamada daha yaptı.
Sürecin yalan bilgilerle çarpıtılmak istendiğini savunan Kılıçdaroğlu, 2016 yılındaki kararı savunarak şu ifadeleri kullandı: “Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler;
Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında, gerçekleri ilk günkü netliğiyle halkımızla paylaşmak bir zorunluluk hâline gelmiştir.
Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan’ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum.
22. Dönem milletvekillerimizin ve aday adaylarımızın noter huzurunda, kendilerine tanınan dokunulmazlık ayrıcalığından faydalanmayacaklarını beyan etmeleri de bizim konuya bakışımızın göstergesidir.
"İKTİDARIN BU ALGI OPERASYONUNU VE KURDUĞU SİYASİ TUZAĞI BOZMAK İÇİN O DÖNEM 'EVET' DEDİK"
2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinde AKP, anayasa değişikliklerini referanduma götürerek yapmak istedi. Bu, ülkenin üzerine bir karabasan çöktürme niyetiydi. Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik.
Sayısal çoğunluğumuz ancak buna imkân verdi. Dönemin milletvekili arkadaşlarımız her adımına şahittir.
Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem “Evet” dedik.
Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi.
Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Ancak iktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı.
Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir.
"DEMİRTAŞ’IN VE TÜM SİYASİ TUTSAKLARIN CEZAEVİNDE TUTULMASINA KARŞI İLK GÜNDEN BERİ EN GÜR SESİ ÇIKARDIK"Bu sürecin perde arkasını, hukuki boyutunu ve o günkü siyasi iklimi en iyi bilen kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş’tır. Biz, Sayın Demirtaş’ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş’ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü’nde her zaman en ön safta mücadele ettik.
Hal böyleyken, bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş’ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır.
Biz geçmişte kurulan tuzakları bozarak hukuk zemininde kalırken, bugün Erdoğan’ın muhalefeti bölme oyunlarından biri olan dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış bilgilerle kamuoyunda işleyen siyasetçi ve gazeteciler, bilerek ya da farkında olmadan iktidara hizmet etmektedir.
Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır! Dün olduğu gibi bugün de ilkeli duruşumuzdan taviz vermeden; hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız.
"HAKKINI SONUNA KADAR ARAYACAĞIMI BİLMENİZİ İSTERİM"Buradan bir kez daha ilan ediyorum:
Sayın Demirtaş’ın, Selçuk Kozağaçlı’nın, Can Atalay’ın, Gezi tutuklularının, haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim.
Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz!“
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:33
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Haziran 2026 19:34 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















