Petrol biterken yeni servet buldular: Suudi Arabistan çölün ortasında 114 milyon ton NTE buldu Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının Viyana'daki Genel Konferansında yaptığı açıklamada, Medine bölgesinde yer alan Jabal Sayid projesinde yürütülen arama ve jeolojik çalışmalar sonucunda 114 milyon tonluk cevher kaynağının tespit edildiğini duyurdu.
Söz konusu cevher, Suudi Arabistan Madencilik Şirketi 'Maaden' ve Barrick Madencilik tarafından işletilen mevcut bakır madeninde yer alıyor.
Bakan, kaynağın ilk olarak ne zaman tespit edildiğine dair detay vermezken, cevherin "nadir toprak elementleri, özellikle de ağır nadir toprak elementleri açısından yüksek konsantrasyonların yanı sıra vaat edici düzeyde uranyum konsantrasyonları" içerdiğini belirtti.
ÇİN'İN TEKELİNE MEYDAN OKUMAElektronik, elektrikli araçlar, rüzgar türbinleri ve askeri ekipmanlarda kullanılan 17 metalden oluşan nadir toprak elementleri grubunda, özellikle disprosiyum ve terbiyum gibi ağır unsurlar yüksek performanslı kalıcı mıknatısların üretiminde kritik rol oynuyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre Çin, 2024 yılında mıknatıslarda kullanılan nadir toprak elementlerinin küresel maden üretiminin yaklaşık yüzde 60'ını, işlenmiş üretimin yüzde 91'ini ve sinterlenmiş kalıcı mıknatıs üretiminin yüzde 94'ünü elinde tuttu.
Kalıcı mıknatıslar, değer bazında nadir toprak elementi tüketiminin yaklaşık yüzde 95'ini oluşturuyor.
Çin'in Nisan 2025'te bazı ağır nadir toprak elementlerine ve ilgili mıknatıslara ihraç kontrolü getirmesi üzerine ABD Başkanı Donald Trump yönetimi alternatif tedarik zincirleri kurma çalışmalarını hızlandırdı.
ABD bu süreçte Avustralya, Ukrayna ve Körfez ülkeleriyle anlaşmalar imzalarken, 2025 yılında ABD ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında 1,8 milyar dolarlık bir kritik mineraller konsorsiyumu kuruldu.
Suudi Arabistan da küresel pazarlara kritik mineral tedarikçisi olma amacını taşıyor. Bu cevherin bulunması ve çıkarılması, ABD ve müttefikleri için büyük önem taşıyor.
ANLAŞMALAR ŞİMDİDEN İMZALANDIPrens Abdülaziz'in verdiği bilgilere göre Jabal Sayid projesindeki çalışmalar, ABD ile Suudi Arabistan arasında kritik mineraller alanında gelişen iş birliğiyle ivme kazandı.
İki ülke 19 Kasım 2025'te uranyum, metaller ve kalıcı mıknatısların tedarik zincirini güvenceye almak amacıyla stratejik bir çerçeve anlaşması imzaladı.
Aynı gün Maaden, Suudi Arabistan'da bir nadir toprak rafine ve ayrıştırma tesisi geliştirmek üzere ABD'li MP Materials ve Mountain JV LLC ile bir anlaşma yaptı.
Suudi Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bandar Alkhorayef, Ocak ayında Al-Monitor'dan Jack Dutton'a verdiği demeçte krallığın hem Çin hem de ABD'den kritik mineral yatırımlarıyla ilgilendiğini ifade etmişti.
2024 yılında 2,5 trilyon dolarlık işlenmemiş mineral kaynağına sahip olduğunu açıklayan Suudi hükümeti, Vizyon 2030 stratejisi kapsamında madencilik sektörünün gayrisafi yurtiçi hasılaya yıllık katkısını on yılın sonuna kadar yaklaşık 75 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor.
Anlaşmaya göre Maaden en az yüzde 51 hisseye sahip olarak tesisi işletecek, MP Materials ise teknik uzmanlık sağlayacak.
NÜKLEER İKİLEMKeşif, Suudi Arabistan'ın sivil nükleer enerji sektörünü geliştirme adımlarıyla da paralellik gösteriyor.
ABD ve Suudi Arabistan, Temmuz ayında ABD şirketlerinin krallığa nükleer teknoloji sağlamasına imkan tanıyan 30 yıllık "123 Anlaşması" olarak bilinen sivil nükleer iş birliği anlaşmasını imzaladı.
Anlaşma, yerli uranyum zenginleştirmenin ticari olarak uygun olup olmadığını inceleyen iki yıllık bir çalışmayı öngörüyor.
Uygun görülmesi halinde ABD, hassas teknolojisini korumak amacıyla Suudi Arabistan'da bir "kara kutu" tesisi inşa edebilecek.
Tespit edilen uranyum cevherinin krallıkta nükleer yakıt üretimi için kullanılabileceği belirtilse de ticari olarak ne kadar uranyum çıkarılabileceğini belirlemek için ek arama çalışmalarına ihtiyaç duyuluyor.
Öte yandan nükleer anlaşma siyasi engellerle karşı karşıya bulunuyor. Trump, anlaşmanın imzalanmasından bir gün sonra sürecin Suudi Arabistan'ın İbrahim Anlaşmalarına katılmasına ve İsrail ile ilişkileri normalleştirmesine bağlı olduğunu açıkladı.
Riyad yönetimi ise Filistin devleti yol haritası olmadan İsrail ile diplomatik ilişki kurmayı reddetmeyi sürdürüyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:55
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Eylül 2026 13:21 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















