Pestisitleri toprağa karıştırmadan yok ediyorlar: 30 ülkede uygulanıyor Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Tarla ilaçlandıktan sonra kullanılan ilaçlama makinelerinin temizlenmesi, tarımda önemli çevresel risklerden biri olarak öne çıkıyor. Makinelerin yıkanması sırasında ortaya çıkan pestisit kalıntıları toprağa ve yeraltı sularına karışabiliyor. Ayrıca ilaçlama tanklarının çevresinde oluşan yüksek oranda kirlenmiş yüzeyler, zamanla erozyon açısından da risk oluşturabiliyor.
Makinenin tankında kalan pestisitlerin uygun şekilde yönetilmemesi, çevre açısından ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Bu sorunun önüne geçmek amacıyla son yıllarda biyobed adı verilen özel yıkama ve arıtma sistemleri geliştirildi.
Sistem, ilaçlama makinelerinin temizlenmesi sırasında ortaya çıkan tarım kimyasallarını kontrollü şekilde parçalayarak çevreye karışmasını önlemeyi amaçlıyor. Pestisit içeren sıvı, toprağa ulaşmadan önce özel olarak hazırlanan biyolojik yatağa yönlendiriliyor. Burada bulunan mikroorganizmalar, kimyasal kalıntıların parçalanmasına yardımcı oluyor.
Biyobed teknolojisi 30'dan fazla ülkede uygulanırken, tarımsal kimyasal atıkların sorumlu şekilde yönetilmesi ve özellikle toprak ile yeraltı sularının korunması açısından etkili yöntemlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Sistem nasıl çalışıyor?
Pestisit kalıntılarını arıtmak için kurulan tesisin ilk bölümünü, ilaçlama makinelerinin yıkandığı geçirimsiz bir platform oluşturuyor.
Huinca Renancó'daki INTA yayım kuruluşunda görev yapan ziraat mühendisi Marcela Genero, sistemin tasarımına ilişkin çalışmaları derleyerek büyük tarım işletmelerinde kullanılan uygulamaları değerlendirdi.
Genero'ya göre yıkama platformunun beton veya benzeri dayanıklı bir malzemeden yapılması gerekiyor. Platformun, ortaya çıkan atık suyun yerçekimiyle ikinci bölüme, yani biyolojik yatağa doğru akmasını sağlayacak şekilde eğimli olması gerekiyor. Ayrıca olası taşma ve dökülmelere karşı platformun çevresinde koruyucu bir set bulunması gerekiyor.
İkinci aşamada ise pestisitlerin parçalandığı biyolojik yatak hazırlanıyor. Bu bölüm, ekipmanın ürettiği atık su miktarına bağlı olarak yaklaşık 25 ila 50 santimetre derinliğinde hazırlanıyor.
Genero, CREA Río Quinto tarafından La Barrancosa çiftliğinde düzenlenen ilaçlama makineleri çalıştayında yaptığı açıklamada, biyolojik yatağın taban ve duvarlarının beton, sıkıştırılmış kil veya jeomembran kullanılarak su geçirmez hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Sistemin yağmur suyuyla dolmasını önlemek için üzerine bir çatı yapılması da öneriliyor.
Biyolojik yatağın içinde ne bulunuyor?Biyolojik yatağın en önemli bölümünü, pestisitleri parçalamaya yardımcı olan özel bir organik karışım oluşturuyor.
Bu karışımın yaklaşık yüzde 50'sini, mikroorganizmaların faaliyetini destekleyen karbon kaynağı olarak tahıl samanı oluşturuyor. Yüzde 25'lik bölüm yerel topraktan, diğer yüzde 25'lik bölüm ise nem ve besin maddelerinin tutulmasına yardımcı olan kompost veya turbadan oluşuyor.
Hazırlanan karışım, biyolojik yatağın içine katmanlar halinde yerleştiriliyor.
Standart bir tarla ilaçlama makinesi için sistemin her yıkamada yaklaşık 200 ila 500 litre atık suyu işleyebilecek kapasitede olması gerekiyor. Önerilen minimum çalışma alanı ise 6 ila 10 metrekare, biyolojik yatağın derinliği ise 25 ila 50 santimetre arasında değişiyor.
Biyolojik yatağın düzenli olarak bakımdan geçirilmesi de gerekiyor. Tarım kimyasallarının uygulanmadığı dönemlerde karışımın nemli tutulması ancak aşırı sulanmaması öneriliyor. Nem oranının yüzde 60 ila 70 arasında tutulması ve yatağın iki ila dört haftada bir bahçe çatalı veya tırmıkla havalandırılması gerekiyor.
Karışımın yaklaşık 5 ila 7 yılda bir, ya da etkinliğini kaybetmesi halinde kısmen yenilenmesi öneriliyor. Bu işlem, pestisit kalıntılarını parçalamaktan sorumlu mikroorganizmaların faaliyetini sürdürebilmesi açısından önem taşıyor.
Bazı sistemlerde arıtma verimliliği yüzde 95'e ulaşıyorBiyobed sistemlerinin öne çıkan özellikleri arasında düşük inşaat maliyeti ve farklı tarım kimyasallarını parçalayabilmesi bulunuyor. Kullanılan sisteme ve pestisitin etken maddesine bağlı olarak arıtma verimliliğinin bazı maddelerde yüzde 95'e kadar çıkabildiği belirtiliyor.
Ancak sistemin bazı sınırlamaları da bulunuyor. Biyobedler ağır metalleri ve diğer inorganik kirleticileri gidermek için uygun değil. Ayrıca yüksek miktarda atık suyun arıtılması gereken durumlarda yeterli olmayabiliyor.
Farklı ihtiyaçlara göre biyobed sistemlerinin çeşitli modelleri bulunuyor.
İsveç'ten Fransa'ya farklı modeller kullanılıyorBiyobed olarak bilinen sistemin ilk örnekleri 1990'larda İsveç'te geliştirildi. Günümüzde ise bu sistem dünyanın farklı bölgelerinde kullanılan yaygın yöntemlerden biri haline geldi.
Daha gelişmiş modellerde, biyolojik karışımdan geçen sıvı toplanarak yeniden sistemden geçiriliyor. Böylece özellikle parçalanması daha zor olan aktif maddeler için arıtma verimliliğinin artırılması hedefleniyor.
Bir başka model olan Biyoarıtma Sistemi ise toprağın altına kazılan bir çukur yerine, ahşap, metal veya betondan yapılmış yükseltilmiş yapılar içerisinde kuruluyor. Yeraltı su seviyesinin yüksek olduğu veya zeminin kayalık olduğu bölgelerde bu yöntem tercih edilebiliyor. Sistem, klasik biyobedlerde olduğu gibi saman, toprak ve komposttan oluşan katmanları kullanıyor ancak bunlar yer seviyesinin üzerinde bulunuyor.
Fransa'da geliştirilen Phytobac sisteminde ise toprak ve saman karışımı bir alt tabaka olarak kullanılıyor. Üzerine yerleştirilen bitkiler sayesinde suyun buharlaşma ve terleme yoluyla sistemden uzaklaştırılması sağlanıyor. Bitkilerin atıkların bir bölümünü emmesiyle birlikte sistemin sıvı atık üretmemesi en önemli avantajlarından biri olarak gösteriliyor.
Bir diğer Fransız sistemi olan Heliosec ise temel olarak güneş enerjisinden yararlanıyor. Atık su özel bir yüzeye yayılarak güneş altında buharlaştırılıyor. Böylece su uzaklaştırılırken geride kalan atık maddeler yoğunlaşıyor. Sistemin kurulumu daha basit olsa da çalışma verimliliği büyük ölçüde hava koşullarına bağlı.
Arjantin'de biyobed sistemleri destekleniyorArjantin'de tarımsal kimyasal atıkların yönetimi eyaletler tarafından düzenleniyor. Córdoba'da yürürlükte olan bitki sağlığı mevzuatı, pestisit kalıntılarının uygun şekilde işlenmesini zorunlu tutuyor.
Bu kapsamda biyobedler, SENASA (Ulusal Tarım-Gıda Sağlığı ve Kalite Servisi) ve INTA (Ulusal Tarım Teknolojisi Enstitüsü) tarafından kabul edilen teknik çözümler arasında yer alıyor.
Üreticilerin sistemleri doğru şekilde kurabilmesi için çeşitli protokol ve kılavuzlar hazırlanırken, bazı eyaletlerde biyobedlerin kurulumu İyi Tarım Uygulamaları kapsamında finansal olarak da destekleniyor.
Böylece ilaçlama makinelerinin temizlenmesi sırasında ortaya çıkan pestisit kalıntılarının doğrudan toprağa veya su kaynaklarına ulaşması yerine kontrollü bir sistem içerisinde parçalanması hedefleniyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:102
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Ağustos 2026 15:36 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















