Pekin’de ABD’den geriye kalan, ‘Tukidides Tuzağı’ndaki tuzak, Türklerdeki ‘Mançuryalı Aday’ kodu… Nedret Ersanel
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Pekin’de Çin lideri Jinping tarafından Trump’a söylenen, “Çin ve ABD, ‘Tukidides Tuzağı’nı aşmalıdır” temennisi düz okumaya tabi tutulamaz. Her şeyden önce “etiketliyor” ve önemlidir…
‘Tukidides Tuzağı’ kavramında mevcut hegemon güç ve bir yükselen güç bulunur. Karşılıklı tehdit algısı ve güvensizlik o hale gelir ki, belki çatışmadan yönetilebilecek süreç savaşa evrilir…
İlk tespit, Çin’in kendisini küresel bir platformda ve hegemonun yüzene bakarak nihayet “yükselen güç” olarak tanımlamasıdır. İkincisi, Tukidides Tuzağı’ndaki “casting/oyuncu seçimi”ne göre ABD “hegemon güç”tür ama “hegemon gücün gücü” üzerine bir tarifte bulunmaz. Pekin’in yüzlemediği, hegemon gücün bugünkü halidir…
Düşen bir hegemon güç var ve ülkenin “güç” skalasındaki her kritere sirayet etmiş durumdadır. İran savaşını kazanamadan, hatta kimilerine göre kaybederek Pekin’e inen “Air Force One”da, artık “force” ve “one” olmadığını herkes görüyor, geriye kalan “air”dir, “hava” diyoruz…
Kısaca, Tukidides Tuzağı kavramında çok ve hızlı yükselen Çin var, karşısındaki ise artık “eriyen hegemon güç”tür. Sahaya indirelim; ABD/Trump’ın İran’a saldırmaktan başka şansı/seçeneği yoktu. Saldırmazsa “sistem çökecekti”. Tukidides üzerinden gidersek, “hegemonun imparatorluğu” bitecekti. Nokta. Sonuç değişti mi ayrı bahis, ama ana sebep buydu…
Trump’ın, Çin Devlet Başkanı’na Pekin’deki her etkinlikte yelken indirmesi budur. Bu sefer “medeniyet silmekten” bahsedememesini anlıyoruz…
Çin’in ‘devir teslime’ kadar çatışma istemediğini biliyoruz. Geçiş sürecini yönetmek istiyor. Makûldür. Zaman Pekin’e çalışıyor. Ama hesaplaşma olacak. “If mishandled, the two nations could collide or even come into conflict” diyor Xi, “Yanlış yaklaşımla iki ülke arasında gerginlik yaşanabilir hatta iş çatışmaya bile varabilir”…
Süre tanıyor, avans da diyebiliriz, ABD ara seçimlerine kadar Trump’ı üzmeyecek diye anlıyoruz. Xi’nin Kasım’dan önce Beyaz Saray’a gidecek olması bu anlama geliyor. Özün özü, Pekin’de “ABD’den geri kalanı” gördük. Açıklamalara bakarak dünya cennet bahçesi olacak sananlar varsa, hayaldir…
ABD HEGEMONYASI BİTİYORSA NEDEN TÜRK ÖĞRENCİLER AMERİKA’YA GİTMEK İSTİYOR?..
Kanallarda Trump’ın Çin ziyareti tartışılırken iş ister-istemez hangisinin “daha güçlü” olduğu analizlerine kayıyor. Oradan da konu zımnen, “Türkiye’nin tercihine” geliyor. Ve şu cümle muhakkak kuruluyor; “Amerika kaybediyorsa neden herkes oraya gitmek istiyor”…
Müthiş bir ironi bu. Utanılacak şeyi Amerikan övgüsüne, ABD hegemonyasına çaktırmadan desteğe evriltmek ancak “Amerikan müfredatından” geçerek olur zaten. Yanlış anlaşılmasın, ABD’ye gitmek ayıp bir şey değil. Yalnız, bu uluslararası ilişkilerin karşılaştırmalı konularından biri ya da belirleyici olanı değil…
Bir ülkenin diğerine göre gücünü belirleyen çok fazla faktör var; ekonomik büyüklük, askeri kapasite, teknolojik inovasyon, enerji/hammadde bağımsızlığı, yumuşak güç, nüfus/nitelikli iş gücü, altyapı, gıda güvenliği, diplomatik etki, vs…
Öğrencilerinizin Amerika’ya gitme arzusu, “yumuşak güç” maddesinin alt başlıklarından biridir. “Belirleyici değildir” dedik ya, “Türkiye ve benzer ülkeler istisna”dır! 80 yılın kötü tohumudur bu. ABD’nin “yumuşak güç ve değerler manzumesi olduğu gibi çökerken”, sizin öğrencileriniz ve aileleri niye hâlâ Amerika diye tutturuyor olabilirler?
Bunun yanlışlığını sadece merhum İlber Ortaylı söylemedi ki, “çocuklarınızı üniversite sonrası gönderin” diye. Daha Pazartesi günü, Genelkurmay eski Başkanı ve Milli Savunma eski Bakanı Hulusi Akar da bir üniversite söyleşinde, “… yarından itibaren işi gücü, okulu bırakıp anne-babanıza söyleyin, Çin’e gidin. Orada 3-5 sene kalın” demiş. Az laf mıdır bunlar? Hele konu ulusal güvenlik, yapay zeka, savunma sanayi olduğunda?
Derdimiz “nereye gidelim” değil. Burada kaldığımızda da Amerikan etkisidir. Üniversite eğitim sistemimiz de öyledir. Batı eğilimli müfredattan ve akademik sistemden öğrenci mezun et, aynı sistemden akademisyen yetiştir, her safhasında ABD’ye gidip, eğitimden geçsinler, tüm çalışmaların dipnotları Amerikan olsun, bu on yıllar sürsün, sonra aynı okullardan mezun ana-babalar başka ne diyecekti çocuklarına?..
Hücrelerine kadar sindirilmiş Batı nüfuzuyla ekrana çıkan kimi akademisyenler, Çin-ABD ilişkileri sorulunca, “Amerikan hegemonyası duruyor efendim” demeyecekler de ne diyecekler? Hele ABD hatta tüm Batı bile, “hegemonya durmuyor efendim” derken…
Bağımsızlığı nasıl kavradığımız maalesef zaafiyet alanı olmayı sürdürüyor…
BİZ TÜRKLER NEDEN RUSYA’YI, ÇİN’İ ÇOK SEVMEYİZ DE, ABD’Yİ/AVRUPA’YI HEMEN AFFEDERİZ?
Bunun üzerine hiç düşündük mü?
Düşünmedik. Düşünmek de istemeyiz. Fazla düşünürsek Allah saklasın sevebiliriz…
2’inci Savaş sonrası Amerika, yeni dünya düzeni için Avrupa ve Türkiye sınırlarını Sovyetler’i kuşatmada nasıl kullanacağının planlarını yaparken, büyükelçiliklerine Komünizm’le nasıl mücadele edileceğinin ve bulundukları ülkeleri buna nasıl ikna edeceklerinin kılavuzlarını, uzmanlarını göndermişti. Zamanın ABD Büyükelçisi Washington’a mealen şunu yazmış; “Türkler Moskova’yı zaten sevmez, şimdi ‘Komünizm vs’ dersek kafaları karışır, merak ederler, aman diyeyim”…
Yine de ABD tüm ağırlığıyla, belki tüm ülkelerden daha çok Türkiye’ye abandı. Eğitim-kültür hayatı da başta geldi. Sovyetler ve Komünizm yıkıldı gitti, esamesi okunmaz hale geldi ama biz yine de ABD ve Avrupa’dan başka yerleri merak etmedik…
Şimdi de ABD’ye laf söylendiğinde, söz son yüzyıl boyunca en çok kanımızı döküp, canımızı acıtmış Batı’ya gelince aniden pamuk oluyoruz. Sanki bir tür “Mançuryalı Aday” tuşumuz var. “ABD, Batı” kelimesi geçince “kodlar” aktif hale geliyor.
“Yerlilik ve millilik” çok hassas konulardır. Hemen sulandırılır. “Sulandırılmış yerlilik” diye bir kavram var. Kemal Tahir armağanıdır. Adım atarken zemini elli kere kontrol edeceksiniz…
Görüntülenme:70
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Mayıs 2026 04:12 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar


















