Parti benim neyime, bırakın huzurlu yuvama gideyim... Ünlü oyuncu yaka paça köpeklerinin ve atlarının yanına koştu
Hurriyet sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Bu şekilde de özel hayatlarının gizliliğini sağladıklarına inanıyorlar. Çocuklarını daha doğal ortamlarda büyütüp daha huzurlu bir hayat sürdürüyorlar.
Ama bunu yaptıkları için sanmayın ki mesleklerinin gerektirdiği sosyal hayattan tamamen uzak kalıyorlar... Durum hiç öyle değil.
Yine film setlerine gidiyorlar, bazı etkinliklerde kırmızı halıya çıkıyorlar. Sonra da huzuru buldukları evlerine geri dönüyorlar.
O ARTIK BİR ÇİFTLİK KIZI
Tıpkı güzel oyuncu Amanda Seyfried gibi...
Güzel oyuncu, kocası ve iki çocuğuyla birlikte hayatının büyük bölümünü New York yakınlarındaki Catskill dağlarındaki kırsal bölgede bulunan evinde geçiriyor.
Seyfried tabii ki gerektiğinde kamera karşısına çıkıp bazı etkinliklere katılıyor. Bunun son örneklerinden birini de geçtiğimiz hafta sonu sergiledi.
Bu yıl 83'üncü kez düzenlenen Altın Küre (Golden Globe) ödül törenine katıldı. Elbette bunun için de çiftlik evinden ayrılıp Beverly Hills'in yolunu tuttu.
Seyfried, ödül gecesinde üzerinde beyaz elbisesi, saçı, makyajı ve takılarıyla tam bir yıldız görünümü sergiliyordu.
Fakat sonrasında ünlü Chateau Marmont Otel'de verilen partiye gittiğinde herkesi şaşırttı.
Amanda Seyfried, Altın Küre gecesinde beyaz kıyafetiyle gayet şık bir görünüm sergiledi. Kelimenin tam anlamıyla bir Holllwood yıldızı olduğunu kanıtladı.
Ama sadece kırmızı halıda... Diğer meslektaşlarının yine en şık ve özel tasarım kıyafetleriyle katıldığı partide ise üzerine bol gelen kazağı ve rahat pantolonuyla dikkat çekti.
PARTİYE BİLE EN RAHAT KIYAFETİYLE GİTTİ
Diğer konuklar kırmızı halı kıyafetlerini aratmayan pırıltılı kıyafetler seçti. Ama 40 yaşındaki Amanda Seyfried üzerine boy gelen V yakalı bir kazak giydi, altına da siyah bin pantolon. Eline de siyah çantasını aldı ve partiye o şekilde gitti.
Bu seçimiyle de sanki görevlerini yerine getirip sonra hızla Hollywood tarzı yaşamdan uzaklaşmak istediğini gözler önüne serdi.
Artık bütün hayranlarının bildiği gibi Amanda Seyfried, bir süredir kocası ve iki çocuğuyla birlikte doğanın kollarında çiftlik yaşamı sürüyor.
Zaten mesleği gereği katıldığı Altın Küre ödül töreni biter bitmez de hemen koçasıya birlikte çiftliğinin yolunu tuttu.
Özel hayatını fazla gözler önünde yaşamayan hatta hamile kalıp anne olduğunu bile herkesin sonradan öğrendiği Seyfried'in hayatının merkezi de doğanın kollarında.
Üstelik hem büyük şehre çok yakın hem de dağlarda, kırsal bir bölgede. Ama yine de tam Seyfried'in istediği gibi Los Angeles'ın bütün o karmaşasından uzakta.
CİDDİ BİR HARCAMA YAPTILAR
Tabii söz konusu olan bir Hollywood ünlüsü olduğundan öyle basit bir evde yaşadığını da düşünmeyin Seyfried ve ailesinin.
Çünkü her ne kadar büyük kentin kalabalığından uzakta olsa da evin dekorasyonu için de yenilenmesi için de büyük paralar harcadı ünlü oyuncu.
Seyfried ve ailesinin yaşadığı evin en büyük özelliği kocaman pencereleri. Söylediğine göre oyuncu, eve doğal ışığın ve bol temiz hava girmesi en çok aradığı özelliklerden biri.
Bu arada hemen belirtelim ki Amanda Seyfried, bu evi satın aldığında öyle çok da yaşanılacak bir yer değildi. Ama sonradan bir güzel restorasyondan geçti ve ünlü oyuncu ile ailesinin yaşayabileceği bir duruma getirildi.
ÇOCUKLARI DA DOĞANIN KUCAĞINDA BÜYÜYOR
Şimdi Seyfried vi Sadoski'nin altı yaşındaki kızları Nina ile iki yaşındaki oğulları Thomas doğanın kollarında rahat bir şekilde oynayarak büyüyorlar.
Amanda Seyfried'in evinin kalbinde yani salonda da iki küçüğün oynaması için özel bir alan yaratılmış durumda,.
Güzel oyuncunun kocası, iki çocuğu ve annesiyle birlikte yaşadığı bu kırsal alandaki evde aynı zamanda Finn adlı köpeğiyle birlikte birçok hayvan da onlarla hayatı paylaşıyor. Ayrıca birkaç tane tavuk, atlar ile Gus adında bir maymun da ailenin üyelerinden.
Seyfried, kocası Thomas Sadoski ve iki çocuğuyla birlikte doğanın kollarında yaşıyor.
MENAJERİ ÇİFTLİKTE YAŞAMASINI HİÇ İSTEMEDİ
Seyfried'e sorarsanız böyle bir ortamda yaşamak çok başarılı bir filmde oynamaktan daha fazla mutluluk verici bir durum. Aslında güzel oyuncu Los Angeles'tan yani sinema dünyasının kalbinden bu kadar uzakta yaşamak istediğinde menajeri bundan çok memnun kalmadı.
Ama Seyfried daha yavaş ve daha fazla doğayla baş başa kalacağı bir ortak istiyordu Bu yüzden menajerine "Hayır Mark... Burası benim öleceğim yer" diye yanıt verdi. Sonuç olarak çiftlikte yaşama hayalini gerçekleştirmekten asla vazgeçmedi.
Amanda Seyfried için böyle bir yerde yaşamak yani gösteri dünyasının bütün o gürültüsünden ve ışıltısından uzakta kalmak bir oyuncu için de bulunmaz bir nimet. Seyfried'e göre doğanın kollarında olmak ruhen ve bedenen yenilenmesini de sağlıyor aynı zamanda.
Seyfried boş kaldığı dönemde çiftliğinde sadece doğanın keyfini çıkarmıyor. Bunun yanı sıra halı dokuyup yorgan dikiyor bazen de nakış işliyor.
SEYFRIED BOŞ ZAMANLARINDA EL İŞİ DE YAPIYOR HAYVANLARA DA BAKIYOR: Bunlara ek olarak Amanda Seyfried, çiftlikteki hayvanların beslenmesiyle de kendisi ilgileniyor. Hatta söylediğine göre doğuma gidene kadar da bunu sürdürdü.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:96
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Ocak 2026 14:25 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















