ÖZEL Şampiyonluğa geri sayım: Ralli pilotu Ali Türkkan Şampiyon olmam için her şey hazır! Spor Haberleri
Ankara24.com, Fanatik kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
2026 FIA JWRC Şampiyonası, bu hafta sonu düzenlenecek Şili Rallisi ile nefes kesen bir finale sahne olacak. İsveçli Calle Carlberg, Güney Amerika’daki finaller öncesinde Temsilcimiz Ali Türkkan’ın sadece 3 puan önünde yer alıyor. Geçilecek 16 etap ve Şili’ye özel artırılmış puan sistemi göz önüne alındığında, şampiyonluk yarışı son ana kadar belirsizliğini koruyor.
Dev etap öncesi Ali Türkkan, Fanatik Youtube'un konuğu oldu. İşte o röportajdan bazı dikkat çeken satır başları.

Bu sezonun başında kendinize koyduğunuz hedefle, günümüz arasında ne noktadasınız?
Şöyle açıklayabiliriz. Aslında şampiyon olmak için sezonun içindeki beş yarışın sonunda en çok puanı toplayan pilot olmak gerekiyor. Biz de bu noktada aslında sezona başlarken dörtte dört hedefi yapıp son yarışa birazcık daha puan olarak önde, zaten daha az baskıyla girme hedefi yapmıştık. Öyle de oldu. Sezona lider başladık, İsveç Rallisi'nde liderdik ama ufak bir hatayla yol dışında uçtuk. Ardından gelen Hırvatistan ve Portekiz rallilerini kazandık ve Finlandiya'da yine lider giderken ufak bir hata yaptık.
Aslında bu bize şunu gösterdi: Dörtte dört yapabilecek hıza, kapasiteye sahiptik. Sadece doğru zamanda doğru şeyleri bazen bir araya getiremedik. Ama hızımız şampiyon olmaya yeterli, bunu gördük. Şili'ye de bunun özgüveniyle gideceğiz tabii ki. Son yarış özellikle sekiz etap kazanarak en çok etap kazanan ekip olduk ve eee şunu gösterdik: Biz her şey yolunda gittiği zaman en hızlı olan ekibiz. O yüzden şu an bence baskı altında olması gerekenler rakiplerimiz. Bizim özgüvenimiz yerinde.

Üzerinizde baskı hissediyor musunuz?
Yok desem yalan olur. Sonuçta eee uzun bir sezonun sonunda her şey, verdiğimiz bütün emekler bir yarışın sonucuna bakıyor. Tabii ki bu yarışta baskı olmaması mümkün değil. Ama ralli uzun bir maraton. O yüzden bu baskıyı bütün yarış boyunca taşımak pek kolay olmuyor. Genelde başlarda biraz heyecan oluyor başlamadan ve ilk belki bir iki etapta bir heyecan oluyoruz. Aynı adıyla, aynı heyecanı tüm hafta sonu boyunca taşımak çok mümkün olmuyor.
Sonda da ufak bir heyecan oluyor tabii, eğer yarışı kazanmaya gidiyorsak son bir iki etap. Bir hata yapmamak, artık hani sonuna geldik, bu kupayı alalım gibisinden. Ama onun dışında pek bir heyecan olmuyor. İşimizi yapmamız gerekiyor, hep bunun bilincindeyiz. Heyecan bazen eee işimizi iyi yapmanın önüne geçebiliyor, bazen de ekstra bir destek oluyor. Bunu iyi ayarlamak gerekiyor. Umarım bu sefer bunu iyi ayarlayabiliriz.

Hırvatistan ve Portekiz yarışları çok farklı karakterlerde iki yarış. Nasıl adapte oldunuz?
Bence bu konuyu özetlemek için güzel bir yerdeyiz. Özellikle arkamda duran yarış otomobili... Şu an Türkiye'deki Cast World WRC'nin Türkiye garajındayız. Burası aslında bütün yarışlara çıkmadan önce hazırlıklarımızı yaptığımız, kendimizi gideceğimiz Portekiz veya Hırvatistan yarışına adapte ettiğimiz, otomobilin üzerinde bir şeyler denediğimiz, doğru ayarları bulduğumuz, elimizi ısıttığımız yer.
Burada birden fazla otomobil var. Benim test amaçlı kullandığım, eee arkamızda duran onlardan sadece biri. Bu noktada bence rakiplerimizin çok önündeyiz. Çünkü motor sporları, özellikle iyi imkanlarınız olmadan başarılı olamayacağınız bir spor. Biz de bu çatı altında çok iyi imkanlara sahibiz ve başarıyı getiren en önemli faktörlerden biri de bu.
Portekiz'den önce burada çok iyi bir test yaptık. Aynı şekilde Hırvatistan'dan önce, bir tek İsveç'ten önce burada yapamadık çünkü eksi 20, eksi 30... O yol koşullarını ülkemizde sağlamak mümkün değildi. Ama yine aynı şekilde Finlandiya'ya gitmeden de burada hazırlığımızı yaptık. Buradan hazır gittiğimiz sürece rakiplerin her zaman bir adım önünde oluyoruz. Tabii ki orada da test yapıyoruz. O yüzden artık yarış başlarken aklımızda bir soru işareti olmuyor. Kendimizi hazır hissediyoruz, özgüvenimiz yerinde oluyor. Bu da bu işin aslında, her ne kadar hani kupayı kazanan ben olsam da, otomobili kullanan ben olsam da, arka planda takımın da desteğinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor bence.

Portekiz'de gerçekten hava koşullarının bu denli kötü olmasını bekliyor muydunuz?
İlk önce, bu kadar beklemiyorduk. Bir önceki sene de gitmiştik Portekiz'e, bu kadar kötü değildi ama yarış çok zorluydu. Yani çok zorlanacağımızı bekliyorduk ama bu kadar yağmur, çamur, fırtına olmasını açıkçası beklemiyorduk. Bu işleri biraz daha zor hâle getirdi yani.
Bu zorlu anları yaşarken, özellikle hava koşulları özelinde sormuyorum tabii, ne bileyim bir aksama, arıza olur ya da o gün modunuzda olmayabilirsiniz... “Bugün gerçekten çok iyi gidiyoruz” ya da “Bugün gerçekten çok umutsuzuz” dediğiniz anlarda o mental süreci nasıl yönetiyorsunuz?
Kendi içinde cevaplaması zor bir soru. Çünkü her zaman yönetebildiğimiz bir durumda değil. Gençler Şampiyonası yılda beş yarıştan oluşuyor. Genel Dünya Şampiyonası on dört yarıştan oluşuyor. Biz bunların sadece beşine gidiyoruz. Ve yılda beş hafta sonu bizim için çok önemliyse, eğer bu beş hafta sonunda iyi performans etmek zorundaysak, bence o an bir moral, motivasyon bozukluğu veya iyi uyanamamak, gününde olamamak gibi bir seçenek olmamalı.
Sonuçta baktığınızda daha sık müsabakaya çıkan sporcular var. Bir futbolcu gibi, bazen Avrupa kupalarıyla birlikte haftada iki maç oynuyor. O kadar sık... Belki çok iyi performans sergileyemeyebilir o sporcu ama biz özellikle on iki ayın içinde sadece beş yarışa çıkıyorsak, tabii ki bu beş yarış çok uzun. Yani on gün geçiriyoruz yurt dışında ama bu on gün için kendimizi daha iyi odaklayabiliriz ve eee daha konsantre olabiliriz diye düşünüyorum.
Bilge Ayan'la biraz iletişiminiz hakkında konuşmak istiyorum. Sizin tabii diğer branşlardan farklı olarak motor sporlarında bir de beraber yarıştığınız bir pilot arkadaşınız daha oluyor. Onunla iletişiminiz nasıl? O hengâmenin içinde o iletişimi nasıl sağlayabiliyorsunuz? Yani kontak nasıl kurulabiliyor?
Artık kesinlikle anlamamız gerekiyor. Zaten başka türlü o kadar yüksek süratlerde birbirimizle anlaşmamız mümkün değil. O benim huyumu, suyumu, neyi ne zaman söylemesi gerektiğini, neyi ne zaman anlayabileceğimi biliyor. Eee, ben de onun ne anlatmak istediğini anlıyorum. Bazen bir şey yanlış söylese de ben onun aslında ne söylemek istediğini biliyorum. Bilge Ayan'dan önce de Oytun Albayrak vardı. Eee, o maalesef ufak bir sakatlık geçirdi ve bu sezonun yarısından itibaren eee dinlenmeye çekildi. Ama onunla çok uzun bir geçmişimiz var. Tabii eee birbirimizle daha iyi anlaşıyorduk.
Bilge Abi'yle şu an sadece iki yarış yaptık ama ona rağmen yarışın dışındaki bölümlerde birlikte çok vakit geçirerek bu uyumu en kısa sürede yakalamaya çalıştık ve yakaladığımızı da düşünüyorum. Sonuçta bu bir ekip işi. Hani takımdan bahsettik, garajdan bahsettik ama otomobilin içinde en az benim kadar önemli biri daha oturuyor. O da co-pilot. Onun da o özverisi ve başarısı olmadan şampiyonluk gelmez.

Rallide diğer motor sporlarından farklı olarak yarışa aynı anda başlamıyorsunuz? Bunun avantajı ya da dezavantajları neler sizce? Ya da böyle “Biz de hep beraber başlasaydık keşke” dediğimiz bir şey oldu mu?
Şöyle bir dezavantajı var: Etap başladığı süre zarfında rakibimizin ne yaptığını bilemiyoruz. Yani biz rakibimizden o ana kadar hızlı mıyız, yavaş mıyız, önünde miyiz, arkasında mıyız veya o bir hata yaptı, belki de lastik patlattı ve zaman kaybediyor... Bunun aktif olarak bilgisi bize gelmediği için biz sürekli etabın başından sonuna hâlâ çok hızlı gitmeye çalışıyoruz. Belki artık etabın yarısında o riskleri almaması gerektiği bir durum var. Rakibimizin otomobili bozuldu ama biz bunu bilmiyoruz ve hızlı gitmeye devam ediyoruz.
Hani motosiklet veya otomobilde yan yana olduğunuzda rakip bir problem yaşadığında bunu görüyorsunuz ve “Tamam, işte rakibim problem yaşadı, ben artık tempoyu düşüreyim” veya tam tersi, “Rakibim bugün çok hızlı çünkü önünde gidiyor, benim onu yakalamam için ekstra bir şey yapmam lazım” diyebiliyorsunuz. Ama bizde böyle bir mekanizma yok. O yüzden etaba girmeden bir strateji belirlenir ve o stratejiye sadık kalınır. Etabın sonunda da “Ya işte biz çok gereksiz risk almışız” veya “Ya biz biraz daha risk almalıymışız, rakibimiz çok hızlı”... Eee, bunu ancak etabın sonunda öğrenebiliriz.
Bu da tabii ki artı-eksi zaman kayıplarına yol açıyor. Belki birazcık temkinli gidelim dediğimiz bir etapta rakibimiz risk alınca bir anda çok geriye düşebiliyoruz. Veya tam tersi de olabiliyor. O yüzden bu, birazcık önden bir şeyleri sezerek, tahmin ederek, strateji yaparak yola çıktığımız bir yer. Aktif olarak rakibi göremediğimiz için biraz da o anki stratejinin tutup tutmaması orası da şansa bağlı tabii. En büyük dezavantaj da bu.
Yani dediğiniz gibi, hani anlık görmekle etap etap bir şekilde ilerlemek arasında gerçekten çok ciddi bir fark var, en azından dışarıdan bakan biri olarak da öyle görüyorum. Şöyle bir avantajı var ama: En azından bizde her koyun kendi bacağından asılıyor. Yani rakibim gelip bana çarpıp beni yarış dışı bırakamaz. İstese de rallide böyle bir sistem yok. Eğer ben şampiyon olacaksam da olamayacaksam da kendi yarattığım koşullarda, kendi başıma gelenlerden dolayı bu yaşanıyor. Onun dışında bir rakibim gelip de benim şampiyonluk yarışında yara almamı kasten veya istemeyerek sağlayamaz. Bu işin de güzel yanı bu. Dediğim gibi, herkes kendi yaptıklarının sonucuna katlanmak zorunda.

Gençler dünya şampiyonluğunu aldınız diyelim. Ralli'de ondan sonrası için şu andan bir planınız var mı?
Yani başka bir hedef tabii ki var. Bu, aslında çıktığımız yolculuğun, dünya şampiyonasında en azından ilk adımı. Bunun gençler şampiyonluğu var, WRC2 sınıfı var ve sonra tepe kategori olan, artık Dünya Ralli Şampiyonluğu var. Bizim hedefimiz dünya ralli şampiyonu olmak, en tepeye kadar ulaşmak. Ama bu tabii ki alt kategorilerdeki şampiyonlukları değersizleştirmiyor. Sonuçta gençler şampiyonluğu da bir dünya şampiyonluğu. Eee, şu an önümüzdeki hedef bu. Ama onu aldıktan hemen sonra tabii ki önümüzdeki hedefe odaklanacağız. Onu aldıktan sonra yine önümüzdeki hedefe odaklanacağız.
Şu zaman... Bu bize yeterli, hani bunu aldık, tamam gibi bir mentalitemiz olmadı hiçbir noktada. Bir yerde bir kere şampiyon oluyorsan, üç kere, beş kere olabilirsin. O yüzden hedefler asla eksilmiyor, asla bitmiyor. Asla “oldum” dememek lazım, “başardım” dememek lazım. Biz de hep bu felsefeyle ilerliyoruz. O yüzden şampiyon olduktan sonra minik bir kutlama olur ama ardından yapacağımız şey, bir sonraki hedef için çalışmaya başlamak olur. Sporcu için de belki de en zor şeylerden biri bu diye düşünüyorum. Yani daha tadını çıkaramadan bir sonrakine, bir sonraki hedefe odaklanma...
Peki, bugüne kadar aldığınız en büyük risk neydi? Ve tekrardan olsa, “Ben bu riski tekrardan alırım” der miydiniz?
Geçen sene şampiyonluğun kaçtığı aslında yarışta, sondan üçüncü ya da ikinci etaptı, yanlış hatırlamıyorsam. Pazar günü etaba başladım. Etabın hemen daha başlarında iki tane hata yaptım. Etap da kısa bir etaptı. O iki hatayı tolere etmek için çok hızlı gitmem gerekiyordu. Çünkü önümde, o hataları işte tolere edebileceğim yedi, sekiz kilometre kalmıştı.
Ve yarışı kazanmama rağmen, rahat bir birinciliğim olmasına rağmen, o etabı kazanamazsam şampiyon olamayacaktım. Puan durumu böyle gösteriyordu. Ben de o an uzun bir düzlükte şunu düşündüm. Dedim ki, hani bu yarışı kazanıp kupa kaldırmanın, eğer şampiyon olamazsam, hiçbir anlamı yok benim için.
O zaman ben dedim, bu riski alayım. En kötü... Eee, hani şampiyonluktan olurum, yarıştan da olurum. Ama podyuma çıkıp yarışı kazanmaktan ve şampiyon olamamaktan ziyade, çalıların içinde, çekicinin üzerinde yarışı bitirmeyi tercih ederim, dedim. Nitekim de öyle oldu.
Hiç olmayacak, dönülmeyecek bir viraja çok hızlı bir deneme yapmam gerekti. Çünkü artık etabın sondan dördüncü virajıydı. Ve eee, ben etabın bittiğini anladığımda hâlâ geride olduğumu biliyordum, zaman olarak. O virajda ya o zamanı alacaktım ya da uçacaktım. Bu riski aldım, uçtum ama kesinlikle pişman değilim. Dediğim gibi, yine olsa yine bu riski alırım. Sonuçta bu riskleri almak, bu otomobilleri o limitlerde kullanmak ve o ince çizgide bir kazanan, bir kaybeden olmak... Hiç önemli değil. Bence sporun en keyifli kısmı bu. Zaten işin temeli risk.
Şimdi siz eğer Şili'de şampiyon olursanız, aynı zamanda bu Türkiye için de bir ilk olacak. Ben genel hissiyatınızı, takımınıza olan mesajınızı, takipçilerinize olan mesajınızı merak ediyorum.
Özellikle takım bazında herkes üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor. Bana bu imkânlar sağlanıyor, en iyi şekilde sağlanıyor ve şampiyon olmam için her şey aslında hazır. Geriye sadece benim performansım kalıyor. Ben de işte koşulan dört yarışın ikisini kazanarak bu sene bunun karşılığını vermeye çalışıyorum. Benim için şu an en önemli şey; hem bana inanan sponsorlarımı, ailemi hem de ülkemi gururlandırmak. Ondan sonra kendi kişisel tatminlerim geliyor.
Tabii ki dünya şampiyonu olmak, olduktan sonraki hayatımı çok etkiler. Nasıl hani, başta da bahsettiğimiz gibi, kötü şeyleri tekrar tekrar yaşıyoruz. Belki üç sene önceki bir kazayı bile hâlâ bugün eve giderken bir şey gördüğümde aklıma geliyor. Bir kere dünya şampiyonu olsan, ömür boyu her an bir noktada aklına geldiğinde bir gülümseme olur insanda. O yüzden bunun da tabii önemini hissederek buraya gidiyoruz.
Bence bir mesaj verilmesi gerekiyorsa şu olmalı: Ben özellikle Türkiye'de çok yetenekli sporcular olduğuna inanıyorum. Eee, benden de daha yetenekli sporcular olduğuna, geleceğine eminim. Eğer ben bu noktaya gelebildiysem, dünya şampiyonluğuna oynayabilen bir pilotsam, eminim benden de daha hızlı pilotlar zaman içinde gelecek. Yeter ki bu imkânlar sağlansın.
Çok şükür bizim Castrol, Ford Otosan Türkiye gibi bir desteğimiz oldu ve bu yola çıkabildik. Yoksa asla bir yolculuğa çıkamazdım kendi imkânlarımla ve hiçbir zaman belki “Dünya şampiyonu bir Türk pilot bunu başarabilir” diyemezdik. O yüzden benim en büyük temennim, benim gibi gençlerin daha fazla olması. Belki beş, on, yirmi kişinin dünya şampiyonasında bayrağımızı temsil etmesi. Ben de bu yolda, eğer şampiyon olursam, özellikle işler ilerledikçe, kendim de özveride bulunacağım.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:123
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 10 Eylül 2026 17:03 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















