Ankara24.com
close
up
Menu

Türkiye Danimarka kültürel miras iş birliği Cenevre de anlatıldı

Trump tan Grönland açıklaması: Süresiz anlaştık

Sağanak yağışlar 4 ilimizde hayatı felç etti: Yollar göle döndü, araçlar sürüklendi

Cumhurbaşkanı Erdoğan imzaladı, yeni dönem başladı! Şehirlerde teknoloji atılımı başlıyor

Sadece oynatmıyor, kendi de atıyormuş: Italiano nun efsane golü yeniden gündem oldu

Süper Lig de 4 0 lık maç sonrası flaş yorum: Hak ettiğimiz bir mağlubiyet...

Emekli promosyon kampanyaları Eylül 2026: En yüksek emekli promosyonu hangi banka veriyor? (Ziraat, Yapı Kredi, Garanti, Akbank ve İş Bankası) Hangi banka ne kadar promosyon veriyor?

Katar dan ortalığı karıştıran Hamas iddiasına yanıt: İsrail in onayıyla yapıldı!

AB ye üye devletten itiraf gibi açıklama: Rusya NATO savaşı isteniyor

Trabzonspor Galatasaray maçı sonrası Süper Lig de gol kralı değişti!

Otomobil ile pikap çarpıştı: 3 kişi yaralandı

Türkiye den ortalığı karıştıran Somali iddiasına yalanlama

SON DAKİKA HABERİ: 6 aylık hamile eşini döverek öldürdü Osmaniye haberleri Son dakika haberleri

İlk Evim konut kredisi başvuruları ne zaman başlıyor? 2026 1,20 düşük faizli İlk Evim kredisi şartları neler, hangi bankalar kredi verecek?

Osmaniye de 2 otomobilin çarpışması kamerada; 3 yaralı

İmamoğlu itirafçılarına sistematik tehdit: “Sürüden ayrılanı kurt kapar”

Fiyatı 250 TL den 100 TL ye düştü: Hasat başlayınca çiftçi perişan oldu Sözcü Gazetesi

Türkiye, Pakistan da cami yakınında meydana gelen saldırıyı kınadı

Bakan Güler: ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini titiz şekilde yürütmekteyiz

Eski futbolcu Hasan Şaş ın ifadesi ortaya çıktı Sözcü Gazetesi

Öze dönüş çağrısı!

Öze dönüş çağrısı!

Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Rızalık, belirli bir inanç veya etnik yapının yaşam kültürüne ait bir kavram değildir. Onu evrensel bir değer olarak ele almak gerekir. Çünkü Rızalık, insanlığın birlikte yaşama iradesinin mührüdür. Bu kavram, bireysel onayın çok ötesindedir. Rızalık, toplumsal sözleşmenin vicdani zeminidir. Bir toplumun adil, sürdürülebilir ve barış içinde yaşaması buna bağlıdır.

Yönetenle yönetilen arasındaki ilişki rızaya dayanmalıdır. Aynı şekilde güçlüyle güçsüz ve bireyle toplum arasındaki bağ da bu zeminde kurulmalıdır. Bu yönüyle Rızalık, hak ve adaletin en gerçekçi terazisidir.

İnsanlığın tarihsel deneyimleri yol gösterici olmuştur. Bu deneyimler göstermiştir ki kurallar, kurumlar, yasalar adalet duygusuyla bağını kopardığı her dönemde ve durumda toplumlar büyük sorunlarla karşılaşmıştır.

Hukukun geçerliliği sadece yazılı bir kurallar düzeneği olmasına bağlı değildir. Kurallar gücünü, insanlar tarafından adil bulunmasında alır. O kurallar, rızayla kabul edildiğinde ancak karşılık bulur. Rızalığın olmadığı yerde bir düzen olabilir, lakin adalet yoktur. Orada sadece buyruğa uyma vardır ve genel kabul görmez.

***

Rızalık, yalnızca törensel ya da sembolik bir kavram da değildir. Aksine o; ekonomik paylaşımda, siyasal temsilde ve komşuluk ilişkilerinde kendini gösteren yaşamsal bir ilkedir. Emek-sermaye dengesinde ve doğayla kurulan bağda da bu ilke geçerlidir.

Toplumsal kurumlar bu temel kavram üzerinde yapılanmalıdır. Aksi halde bu yapılar mekanik, ruhsuz ve çıkar odaklı hale gelir. Bu dönüşüm kurumları işlevsizleştirir ve toplumsal güven duygusunu da aşındırır. Otorite rızadan değil de güçten üretilirse, otoriter bir nitelik kazanır. Bu durumda Rızalık yerine korkular, alışkanlıklar ya da çıkar ilişkileri egemen olur. Böyle olduğunda yöneticiler temsil yeteneklerini kaybederler. Kurumlar ise toplumu bir arada tutma gücünü yitirir. Bu durum sadece belirli bir topluluğu ilgilendiren bir sorunsallıktan ziyade tüm insanlığın ortak problemidir.

***

Rızalık, dili, dini, ırkı, rengi ne olursa olsun herhangi bir kimliğe özgü de değildir. İnsanlık tarihi boyunca adalet arayışının ortak dilidir. Barış, eşitlik ve birlikte yaşama kültürü ancak rızayla inşa edilebilir.

Modern yaşamın getirdiği popülizm, güç tutkusu ve çıkar siyaseti Rızalık hukukunu gölgede bırakmıştır. Makam ve iktidar hırsının belirleyici olduğu bir ortamda Rızalık üretilemez. Çünkü Rızalık, benmerkezci bakış açısı terk edilerek, kişisel hırslardan vazgeçilmeyi öngörür.

Rızalık, aileden kamusal hayata kadar her alanda toplumsal bir bilince dönüştürülmelidir. Devlet idaresinden yerel yönetimlere, sivil toplum yapılarından bireysel ilişkilere değin her alanda Rızalık anlayışı hakim kılınmalıdır. Aksi halde adalet söylemi sadece bir temenni olarak askıda kalır.

Eşitlik, özgürlük ve adalet iddiası taşıyan her toplumsal yapının merkezinde Rızalık olmalıdır. Gerçek anlamda demokratik ve onarıcı alanlar rıza ile kurulur. Uzlaşı kültürü burada önemli bir işlev görür. Bu alanlarda insanlar kendilerini güvende hisseder. Sözlerinin karşılık bulduğuna inanır ve ortak karar süreçlerine katılırlar. Toplumsal bir yenilenme ancak gönlü birlemeyle olasıdır. Karşılıklı rıza sağlandığında değişim ve dönüşüm başlar. Ancak gönül birliği ve karşılıklı rıza sağlandığında toplumsal bir yenilenmeden söz edilebilir.

***

Anadolu Aleviliği’nin özüne baktığımızda kadim bir "Rıza toplumu" olduğu görülür. Alevilik bir inanç sisteminin yanı sıra, toplumsal bir sözleşmenin ve ahlaki bir duruşun ifadesi olarak karşımıza çıkar. Bu bağlamda toplumsal bütünlüğü sağlayan Hakikat Yolu’nun anahtarı ve adaletin yegane terazisi Rızalık’tır.

Rızalık, sadece Cem töreninde hayat bulan bir ritüelden ziyade, hayatın her alanına nüfuz eden "Hak ve Adalet" düzeninin nefesidir. Eğer bugün Cemevleri, federasyonlar, vakıflar ve dernekler Rızalık ilkesini merkeze almıyorsa, Anadolu Aleviliği’nin ruhundan kopmuş, mekanik birer yapıya dönüştürülmüş demektir.

Modern yaşamın ve siyasetin yarattığı popüler bataklık, maalesef ki Rızalık hukukunu gölgeledi. İktidar ve makam hırsının egemen olduğu bir iklimde Rızalık üretilemedi. Rızalık, benlik ve kibirle bağdaşmaz. Eğer bu toplumsal bir kabule dönüşmezse ve Alevi hareketinin yönetim kurullarına kadar yeniden canlandırılmazsa, Alevilik sadece "kültürel ve siyasi bir kimlik" olarak kalma riskiyle karşı karşıya kalır.

***

Cem meydanı, özü itibarıyla eşit, adil ve özgür bir toplum modelinin hayat bulduğu bir alandır. Bu meydanın orta direği ise Rızalık’tır. Ancak gönlü birleyerek "ölmeden önce ölmek" tadıldığında toplumsal bir dirilişi gerçekleştirmek mümkün olur.

Rızalığın olmadığı yerde Alevi inanç ve yaşam tarzından söz edilemez. Cemevleri’nin kentlerdeki inşa sürecinde, samimi Aleviler ile fedakar yöneticiler sayesinde birer toplumsal çekim merkezi olmuştu.

Son 20 yılda bazı yöneticilerin kişisel ikballerini Rızalık ilkesinin önüne koyması, Cemevleri’nin ruhunu büyük ölçüde zedeledi. "Yol" bilincinin zayıflaması ve "Düşkünlük" kurumunun işlevsiz hale getirilmesi, toplumdaki güven duygusunun zayıflamasına yolaçtı. Alevi kurumlarında otokontrolü sağlayan temel değerlerin önemsenmemesi derin bir üzüntü kaynağıdır.

***

Rızalık hukukundan kopmak; sömürü, haksızlık ve zulme kapı aralar. Alevilik ise dili, dini ve ırkı ne olursa olsun tüm insanlığı bu bataklıktan kurtarmayı hedefler. Gülbanglardan semahlara kadar her pratikte, bu dünyada "insanlığın cennetini" kurma mücadelesi vardır.

İnancın Özünden Uzaklaşma

Bugün Cemevleri'nin sorunlar içinde debelenmesi, inancın özünden uzaklaşılmasının bir sonucudur.

Çıkar ilişkileri ve siyasi hesaplar, Dede-Talip bağını zedeledi, rehberliği ve Rızalık lokmasını gölgeledi.

Cemevleri’nde Yol’a bağlılık yerine siyasi güçlere yakınlık, liyakat yerine ekonomik çıkarlar önemsenir hale geldi.

Yol’un ilkelerine değil de güce tapan yapılar Hakikat Yolu’nun temsilcisi olamaz. Olsa olsa mevcut oligarşik sistemin bekçisi olurlar.

Bunca sorunlar yumağı içindeki Alevi örgütlülüğü, uzlaşmaz ilişkilere yol açan agresif tutumlar sonucu oluşan ikililiğin derin uçurumlarını görür olduk. (AABK ve Almanya ABF örneğinde olduğu gibi) Bunun nedeni ise uzlaşı kültürünün terk edilmesidir. Alevi hareketinin kadrolarına düşen görev toplumu daha da ürkütmeden birliğe yönelmektir. Artık Cemevi yöneticilerinin uyması gereken etik ilkeleri içeren bir ‘Rızalık Beyannamesi’nin acilen hazırlanması hayati bir öneme taşır. Ayrıca Hakikat Yolu’nun kurallarının çiğnenmesi durumunda adaletin sağlandığı bir mekanizma da geliştirilmelidir.

Yol’u yaşatmak makam, mevki, yetkiyle değil, Rızalık ile olanaklıdır!

En demokratik tüzükler yazılsa da, en kusursuz yönetmelikler kabul edilse de o metinleri hayata geçirecek olan ‘insan’ Rızalık ahlakını kuşanmamışsa, kurulan her yapı kısa sürede amacından sapar. Yol, lafla yürümez; insanın gönlünde, davranışında ve niyetinde yürür.

Günümüzde Cemevleri’ndeki işlevsizliğin temel nedeni, Rızalık ve hak gözetme anlayışının yerini siyasi hesapların almasıdır. Talip-Dede ilişkisi bozulmuş, Yol’a bağlılık güç odaklarına sadakatin gölgesinde kalmıştır. Unutulmamalıdır ki liyakati değil ekonomik ve siyasi gücü esas alan her yapı, hakikate hizmet etmeyi terk etmiş demektir. Cemevlerini yöneten kimi kadrolar, Yol’un hizmetkarı olmaktan çok kariyer planlarının hesaplarını yapar hale gelenlerden oluşmaktadır. İnanç mekanları, vitrin siyasetinin alanına dönüştüğünde Alevilik nefes alamaz.

***

Bu bir öze dönüş çağrısıdır!

Bu eleştiriler öze geri dönüş davetidir. Doğru yola girmek her zaman olanaklıdır. Cemevi yöneticileri ile Dedelerin özlerini dara çekme vaktidir. Yetki yerine hizmete, unvan yerine sorumluluğa odaklanmak tıkanıklığı aşacaktır. Yolun kapısı herkese açıktır. Temiz ve samimi bir niyet her şeyi değiştirir.

Yöneticilerin asli görevi Aleviliği yaşayan bir hakikat olarak korumaktır. Bu koruma inanç değerlerine sıktı gönülle bağlı kalarak gerçekleşir. Güncel ihtiyaç, yeni tüzüklerden ziyade rızalığa dayalı ahlakın inşasıdır. Yol’a sadık olan her can bilir ki şeffaflık, hesap verebilirlik, liyakat ve adalet Aleviliğin kadim ilkeleridir.

Gelin, Ulu Hakk Aşığı Pir Sultan Abdal’ın bu çağrısına kulak verelim:

“Özü öze bağlayalım, sular gibi çağlayalım.”

Bu çağrı, kişisel hesapları değil, ortak vicdanı büyütme çağrısıdır. Alevi yöneticiler ve Cemevi Dedeleri için bu söz, bir şiirden öte; bir sorumluluk metnidir. Öz öze bağlanmadan Yol yürünmez, Rızalık olmadan birlik sağlanmaz.

Anadolu’nun kadim inanç ve yaşam kültüründe Rızalık, insanlığın ortak vicdanıdır. Bu vicdan sustuğunda adalet susar. Adalet sustuğunda ise toplumlar nefessiz kalır.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:130
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Şubat 2026 05:00 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Türkiye Danimarka kültürel miras iş birliği Cenevre de anlatıldı

19 Eylül 2026 00:00see186

Trump tan Grönland açıklaması: Süresiz anlaştık

19 Eylül 2026 01:34see177

Sağanak yağışlar 4 ilimizde hayatı felç etti: Yollar göle döndü, araçlar sürüklendi

19 Eylül 2026 00:22see177

Cumhurbaşkanı Erdoğan imzaladı, yeni dönem başladı! Şehirlerde teknoloji atılımı başlıyor

19 Eylül 2026 00:40see169

Sadece oynatmıyor, kendi de atıyormuş: Italiano nun efsane golü yeniden gündem oldu

19 Eylül 2026 00:31see168

Süper Lig de 4 0 lık maç sonrası flaş yorum: Hak ettiğimiz bir mağlubiyet...

20 Eylül 2026 00:41see161

Emekli promosyon kampanyaları Eylül 2026: En yüksek emekli promosyonu hangi banka veriyor? (Ziraat, Yapı Kredi, Garanti, Akbank ve İş Bankası) Hangi banka ne kadar promosyon veriyor?

19 Eylül 2026 01:34see159

Katar dan ortalığı karıştıran Hamas iddiasına yanıt: İsrail in onayıyla yapıldı!

19 Eylül 2026 00:07see157

AB ye üye devletten itiraf gibi açıklama: Rusya NATO savaşı isteniyor

20 Eylül 2026 00:05see155

Trabzonspor Galatasaray maçı sonrası Süper Lig de gol kralı değişti!

20 Eylül 2026 01:00see155

Otomobil ile pikap çarpıştı: 3 kişi yaralandı

19 Eylül 2026 00:00see154

Türkiye den ortalığı karıştıran Somali iddiasına yalanlama

19 Eylül 2026 03:42see154

SON DAKİKA HABERİ: 6 aylık hamile eşini döverek öldürdü Osmaniye haberleri Son dakika haberleri

18 Eylül 2026 13:49see153

İlk Evim konut kredisi başvuruları ne zaman başlıyor? 2026 1,20 düşük faizli İlk Evim kredisi şartları neler, hangi bankalar kredi verecek?

19 Eylül 2026 01:34see153

Osmaniye de 2 otomobilin çarpışması kamerada; 3 yaralı

19 Eylül 2026 00:20see151

İmamoğlu itirafçılarına sistematik tehdit: “Sürüden ayrılanı kurt kapar”

18 Eylül 2026 09:48see150

Fiyatı 250 TL den 100 TL ye düştü: Hasat başlayınca çiftçi perişan oldu Sözcü Gazetesi

18 Eylül 2026 13:54see148

Türkiye, Pakistan da cami yakınında meydana gelen saldırıyı kınadı

18 Eylül 2026 22:00see148

Bakan Güler: ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini titiz şekilde yürütmekteyiz

18 Eylül 2026 20:24see147

Eski futbolcu Hasan Şaş ın ifadesi ortaya çıktı Sözcü Gazetesi

19 Eylül 2026 01:25see147
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları