Orta Doğu da ateşkesin önündeki en büyük engel: Uzman isimden İran ABD görüşmelerine sabotaj uyarısı! Şeytan üçgeni harekete geçti
Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.
Tahran ile Washington arasında gündeme gelen mutabakat zaptına ait olduğu belirtilen gayriresmi bir ön taslak metne ulaşıldığını açıklayan İran Devlet Televizyonu IRIB, anlaşmanın ABD askeri unsurlarının İran çevresindeki bölgelerden çekilmesini ve uygulanan deniz ablukasının sona erdirilmesini içerdiğini bildirdi.
Taslakta, Tahran yönetiminin de buna karşılık Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğini bir ay içerisinde savaş öncesindeki düzeye çıkarmayı kabul ettiği belirtildi. Anlaşmanın askeri gemileri kapsamadığı ifade edildi. Beyaz Saray, kısa süre içinde anlaşma iddiasını yalanladı.
İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı, 28 Mayıs gecesi yerel saatle 01:30 sıralarında ülkenin güneyinde bulunan Bender Abbas kentinin doğusunda 3 patlama sesinin duyulduğunu bildirdi. Bender Abbas şehrindeki hava savunma sistemlerinin birkaç dakikalığına aktif hale getirildiği ifade edildi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Bender Abbas'a yönelik saldırının ardından yaptığı yazılı açıklamada, saldırının kaynağı olan ABD hava üssünün vurulduğunu duyurdu. Bu yanıtın, "düşmanın saldırganlığının cevapsız kalmayacağını bilmesi için ciddi bir uyarı" olduğunu vurgulayan Devrim Muhafızları, yeni bir saldırıya daha sert karşılık vereceğini ifade etti.
İran ve ABD arasındaki olası ateşkes anlaşmasına ilişkin basına sızdırılan iddialar şu ana kadar görüşmelerin tıkanmasına yol açtı. Orta Doğu'da diplomasi trafiği sürerken, Bender Abbas'taki patlamalar ve ardından İran Devrim Muhafızları'nın ABD hava üssünü vurduğunu açıklaması gerilimi tırmandırdı. Beyaz Saray İran ile anlaşma iddiasını yalanlasa da perde arkasında karmaşık bir mücadele yaşanıyor. Güvenlik ve Terör Uzmanı Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, ortada gerçekten de bir anlaşma olduğunu belirterek, süreci sabote eden yapıyı ve Orta Doğu'daki savaş riskini Hurriyet.com.tr'ye anlattı.
Başbuğ, ateşkes sürecini engellemeye çalışan küresel bir sabotaj ağının harekete geçtiğini vurgulayarak, bu yapının başını İsrail'in çektiğini belirtti. Savaşı isteyen tek tarafın İsrail olmadığına dikkat çeken Başbuğ, İran ve ABD içinde İsrail ile koordineli şekilde hareket eden gruplar bulunduğunu söyledi.
İRAN-ABD ATEŞKESİNDE SON DURUM
İran ile ABD arasındaki görüşmeler, savaş öncesinde ve çatışmaların ilk aşamasında kamuoyundan gizlenmiyordu. Dünya basını, görüşmelerin durumuna, tarafların kararlarına, taleplerine ve hatta askeri hamlelerine kadar yaşanan bütün gelişmeleri manşetlerine taşımıştı. Ateşkesin ardından görüşmelere ilişkin sızdırılan bilgiler azaldı. Başbuğ, anlaşma sürecinin üstü kapalı yürütüldüğüne dikkat çekerek, sabotaj riskine karşı görüşmelerin gizli tutulduğunu belirtti. Başbuğ'a göre sürecin giderek daha hassas şekilde ele alınmasının nedeni ortada gerçek bir mutabakat bulunması.
Sürecin gizli kapaklı yürütülmesinin, İran ile ABD'de ateşkes isteyen kanatların sabotajlardan kaçınmaya çalışmasından kaynaklandığını ifade eden Başbuğ, İsrail'in son dönemde ABD'nin kendilerinden gizli iş yapmasından şikayet ettiğini hatırlattı. Uzman isim bu durumun, barış görüşmelerini bozmak isteyen İsrail'in süreçten dışlanmasıyla bağlantılı olduğunu kaydetti.
ATEŞKESİ BOZMAK İSTEYEN 'ŞEYTAN ÜÇGENİ'
Başbuğ, anlaşmayı sabote eden yapıyı "şeytan üçgeni" diye tanımladı. Bu yapının ABD, İran ve İsrail içindeki paralel oluşumlardan oluştuğunu belirten uzman isim, bu grupların ortak hareket ederek her türlü barış girişimini sabote ettiğini anlattı.
İsrail ile İran'daki devlete paralel yapının bu işin içinde olduğunu vurgulayan Başbuğ, "İran içinde İsrail ile işbirliği içinde olan Devrim Muhafızları'nın ağırlıklı omurgasını oluşturduğu bir yapı var" dedi.
Aynı yapının ABD'de de bulunduğunu belirten Başbuğ, "Bu üçgen işliyor. Bu üçgenin her türlü masa olayını sabote etmek için aralarında paslaşıyor. Bu sabotaj girişimleri bazen İran'da bazen İsrail'de ortaya çıkıyor. Bizdeki FETÖ benzeri yapı İran'da 100 yıldır var. Bunlar İsrail ile işbirliği içinde. Bu işbirliği artık iyice gün yüzüne çıktı" diye konuştu.
ULUSALCI KANATLAR MASADAN KALKMIYOR
Tüm sabotaj girişimlerine rağmen İran ve ABD içindeki Ulusalcı kanatların masayı dağıtmadığını aktaran Başbuğ, bu kanatların ateşkesin gerekliliğine inanarak hareket ettiğini belirtti.
Başbuğ, İran ve ABD içindeki Ulusalcı kanatların tam tersine "Buradan öyle ya da böyle bir anlaşmayla çıkmalıyız, bu iş ikimize de yaramayacak" diye bir mantık yürüttüğünü ifade ederek, bu grupların şu ana kadar 2-3 defa ateşkes için ciddi girişimde bulunduğunu ancak başarı sağlayamadıklarını ifade etti.
"Bu yapı sonunda ne yapması gerektiğini anladı ve artık görüşmeleri gizli ve el altından yürütüyorlar" diyen Başbuğ, Trump'ın "İran ile anlaşmak üzere oldukları" açıklamasının hemen ardından sabotajların başladığını söyledi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran savaşı süresince ateşkes görüşmeleri başlayana dek kamuoyu önünde demeç vermekten kaçınmıştı. Vance, İslamabad'da düzenlenen görüşmelerde ABD heyetine başkanlık etmişti. Milliyetçi-muhafazakar söylemleriyle tanınan Vance, İran savaşına olan muhalefetiyle ve İsrail'e verilen askeri desteğe eleştirileriyle öne çıkıyor.
TRUMP'IN ÖZGÜRLÜK PROJESİ DE SABOTE EDİLDİ
Başbuğ, geçtiğimiz günlerde Trump'ın duyurduğu Özgürlük Projesi'nin de benzer bir akıbetle karşılaştığını dile getirdi. Projenin hemen ardından Birleşik Arap Emirlkikleri'ne (BAE) füzeler atıldığını vurgulayan Başbuğ, yaşanan çatışmalar nedeniyle projenin çöktüğünü belirtti.
Özgürlük Projesi'nin Hürmüz'de tansiyonu düşürme olasılığı olduğunu söyleyen Başbuğ, Körfez'deki 1500 gemiyi kurtarmak için "Savaşla hiç ilgisi olmayan gemiler. Bu yapılan anlaşma önümüzdeki sürecin de iyi niyet göstergesi olsun" diye doğru bir çıkış yapıldığını söyledi.
Ancak hemen ardından BAE'ye atılan füzeler, BAE'nin verdiği karşılık ve projenin çöktüğünü gördüklerini ifade eden Başbuğ, "Bu hep işledi bugüne kadar. İlk defa bu kez ateşkes anlaşması hayat bulma şansı yakalamıştı" dedi.
İSRAİL DESTEKLİ TARAFLAR AMACINA ULAŞAMADI
Başbuğ'a göre anlaşma metni hazır durumda ve önümüzdeki süreçte taraflar kalıcı ateşkesi duyurabilir. Başbuğ, sabotajlara rağmen ateşkes isteyen kanatların masayı dağıtmadığını söyledi.
Başbuğ, anlaşmanın şu an sabotajlardan dolayı tamamlanamadığını savunarak, "sabotajlara rağmen İran ve ABD'deki ateşkes isteyen kanatların masayı asla dağıtmadığına" dikkat çekti. Önümüzdeki günlerde ABD basınında "İşte metnin maddeleri" diye anlaşmanın yayınlanabileceğini öngören Başbuğ, iki gücün karşılıklı savaşının devam ettiğini ancak İsrail destekli tarafların yeniden savaş çıkarma amacına tam olarak ulaşamadığını belirtti.
İSRAİL'İN SABOTAJ RİSKİ ÇOK YÜKSEK
Ateşkese yönelik en büyük tehdidin İsrail'den geldiğini belirten Başbuğ, İran ve ABD anlaştığını duyursa bile İsrail'in Tahran'ı vurma olasılığının çok yüksek olduğunu söyledi. Uzman isim, İsrail'in mantığının "Anlaşma sağlandığı an ben bittim" olduğunu ifade etti.
Başbuğ, görüşme sürecinde İsrail'in rahat durmayacağını vurgulayarak, şunları dile getirdi:
"İran ve ABD bugün akşam saatlerinde çıksa dese ki 'Anlaştık,' İsrail'in yine de Tahran'ı vurma olasılığı çok yüksek. İsrail şu mantıkta; 'Anlaşma sağlandığı an ben bittim.' Bu mantık İsrail'de ve Netanyahu'da var. Onun için her ne olursa olsun durdurulması gerek diye düşünen bir süreç yürütüyorlar ve şu ana kadar başarılı oldular."
İsrail basını, ABD'nin Tel Aviv'deki Ben Gurion Havalimanı'na çok sayıda F-22 savaş uçağı ile ikmal uçakları konuşlandırdığını bildirmişti.
TEL AVİV SAVAŞI ABD OLMADAN SÜRDÜREBİLİR Mİ?
ABD'nin İsrail'in saldırıları sürdürmesi durumunda desteğini geri çekeceğini ve Tel Aviv'i izole edeceğini söyleyen Başbuğ, İsrail'in ABD'ye muhtaç olduğunu vurguladı. Başbuğ, ABD yardımı keserse İsrail'in tek başına hareket edemeyeceğini belirtti.
Başbuğ, İsrail'in ABD'ye muhtaç olduğunu kaydederek, "ABD yardımı keserse İsrail tek başına hareket edeceğini söyleyebilir ama edemez. ABD savaştan çekilip İsrail'in savaşı sürdürmesini dışarıdan da desteklemez. Öyle bir durumda ABD inandırıcılığını yitirir, kısır döngüye girer" diye konuştu.
'BAE DE OYUNUN İÇİNDE, BÖLGESEL SAVAŞ RİSKİ VAR'
Başbuğ, bölgesel bir savaş çıkarmak için 'adice' bir oyun oynandığını ve bu oyunda BAE'nin de "İsrail'in uydusu gibi rol aldığını" ifade etti.
Uzman isim, barışı sabote etme işinin BAE'de başlayabileceğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Bölgesel bir savaş çıkarmak için çok adice oynuyorlar. Bu bahsettiğim şeytan üçgenine bölge ülkelerinden de dahil olacak bir yapı var. Bunların başını BAE çekiyor. Zaten BAE bu oyunun parçalarından biri. O da bu işin içinde, İsrail'in uydusu halinde."
Özgürlük Projesi'nin İran ile BAE arasında yaşananlarla bozulduğuna dikkat çeken Başbuğ, "Biri füzeyi attı, öbürü savunuyorum diye karşı atağa geçti. Bir anda bölgesel savaş konuşmaya başladık. Türkiye'nin gayretleri sayesinde o oyun tutmadı ama tutma ihtimali de var" açıklamasını yaptı.
DİYALOĞUN KAZANACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM
Tüm risklere rağmen diyaloğun kazanacağına inandığını söyleyen Başbuğ, iki taraftaki Ulusalcı kanatların 'masayı dağıtmayalım' mantığının oturduğunu belirtti.
Bu kanatların ne kadar dayanacağının ayrı bir tartışma konusu olduğunu sözlerine ekleyen Başbuğ, şunları kaydetti:
"Ben diyaloğun kazanacağını düşünüyorum. İki taraftaki Ulusalcı kanatlar işi çözdü. Ne olursa olsun masayı dağıtmayalım mantığı oturdu. Her türlü saldırıda Trump'a mikrofon uzatıyorlar, 'Barışa engel değil' deyip geçiyor. Pezeşkiyan tarafı da aynı şekilde. Bu kanatlar işi çözdü ama nereye kadar dayanırlar ayrı bir tartışma konusu."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:33
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 28 Mayıs 2026 11:09 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















