Ankara24.com
close
up
Önce Victoria Beckham sayesinde popüler oldu sonra yerden yere vuruldu! Yeni bir araştırma bir kez daha gündeme taşıdı... Uzmanlar da ikiye bölündü

Önce Victoria Beckham sayesinde popüler oldu sonra yerden yere vuruldu! Yeni bir araştırma bir kez daha gündeme taşıdı... Uzmanlar da ikiye bölündü

Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.

Victoria Beckham 2013 yılında bir tweet atarken, yaratacağı dalgadan muhtemelen habersizdi. Spice Girls grubunun üyesi olarak tanınan moda tasarımcısı Beckham, 'Honestly Healthy' isimli yemek kitabının fotoğrafını paylaşmış, altına da "Bu sağlıklı beslenme kitabını çok seviyorum!" diye yazmıştı.

Beckham, o dönemde pop ve moda kariyeri kadar ince yapısı ve katı beslenme alışkanlıklarıyla da ünlüydü. Bu ünün etkisi kitaba da yaradı.

"Alkali beslenme" modeline odaklanan 'Honestly Healthy' Beckham'ın paylaşımından sonraki bir yıl içinde, en çok satan kitaplar listesinde birinci sıraya yükseldi ve devam kitabı da yazılmaya başladı.

Alkali beslenme, aktris ve sağlık gurusu Gwyneth Paltrow, Friends dizisinin yıldızı Jennifer Aniston ve süper model Elle Macpherson gibi ünlülerin de hızla ilgisini çekti.

ALKALI VE ASİDİK BESİNLER AYRIMI

Bu yaklaşım, yiyecekleri asidik ve alkali olarak ikiye ayırıyordu. Et, kümes hayvanları, süt ürünleri, yumurta, işlenmiş gıdalar ve alkol gibi gıdalar asidik gruptaydı.  Taze meyve, sebze, kuruyemiş, baklagiller ve tam tahıllar ise alkali besinler arasında sayılıyordu.

Bu anlayışa göre, asidik besinler sindirildikleri zaman bir asit üretiyor ve kanın doğal olarak hafif alkali olan pH seviyesini yükselterek vücudun dengesini bozuyordu. Bunun sonucunda ortaya düşük enerji ve zayıf hafıza, baş ağrısı, kas ağrısı ve uykusuzluk gibi bir dizi sorun çıkıyordu.

Alkali gıdalar ise vücudun pH dengesini yeniden sağlamaya yardımcı olarak sağlık sorunlarını iyileştiriyor ve hatta yaşlanma sürecini yavaşlatıyordu.

Alkali diyet savunucuları, beslenmesinden tüm asitli gıdaları çıkaranların, yorgunluk, şişkinlik ve sivilcelerden kalp hastalığı, kemik erimesi, osteoporoz, artrit ve hatta kanser gibi ciddi hastalıklara kadar her şeyi önleyebileceğini iddia ediyordu.

DÜŞÜŞÜ DE HIZLI OLDU

Ancak bu beslenme şeklinin yükselişi ne kadar hızlı olduysa düşüşü de o kadar hızlı oldu. Bilim insanları alkali diyetinin arkasında yatan iddiaları sorguladıkça, diyet güvenilirliğini kaybetti.

Uzmanlar, beslenmenin kanın pH seviyesini değiştirebileceği veya bu şekilde beslenmenin tek başına kanseri önleyebileceği inancını çürüttü.

Uzmanlara göre, alkali diyet doğrultusunda beslenmenin faydası, kaçınılması gereken "asitli" gıdaların (kafein, şeker ve işlenmiş gıdalar dahil) genellikle daha az sağlıklı olmasından, "alkali" gıdaların ise taze meyve ve sebzeleri içermesinden geliyordu.

Hatta bu diyeti icat eden kişi olarak bilinen "naturopatik doktor" Robert Young, 2017 yılında lisansı olmadan doktorluk yaptığı ve ölümcül kanser hastalarını karbonat infüzyonu ile tedavi ettiği iddiasıyla dolandırdığı suçlamasıyla hapse atıldı.

YILLAR SONRA YENİDEN GÜNDEMDE

Aradan geçen 10 yılı aşkın zaman sonra, alkali diyeti yeniden gündem oldu. Son araştırmalar, bu şekilde beslenmenin osteoporoz, tip 2 diyabet ve böbrek hastalığı gibi rahatsızlıkların riskini azaltabileceğini gösteriyor.

Geçmişte ortaya atılan muğlak, detoks benzeri iddiaların aksine, modern yaklaşım, potansiyel böbrek asit yükü veya PRAL adı verilen ölçülebilir bir konsepte dayanıyor.

Bu kavram, gıdalar metabolize edildikten sonra böbreklerin atması gereken asit miktarını tanımlamak için kullanılıyor. Bu asit, bazı besinlerin, özellikle protein ve fosforun parçalanmasından kaynaklanıyor ve bu besinler, sülfürik ve fosforik asit gibi bileşikleri atık olarak üretiyor.

Meyve, sebze ve baklagiller gibi negatif PRAL değerine sahip gıdalar, bu asidik yan ürünleri daha az ürettikleri için alkali yapıcı olarak kabul ediliyor. Buna karşılık, et, süt ürünleri ve rafine tahıllar genellikle pozitif PRAL değerine sahip kabul ediliyor. Bir başka deyişle bu gıdalar daha fazla asit üretiyor ve bu nedenle asit oluşturucu olarak sınıflandırılıyor.

UZMANLAR DA İKİYE BÖLÜNDÜ

Araştırmacılar, vücudun pH seviyesinde anlamlı bir değişiklikten ziyade, bu yan ürünlerin uzun vadede birikmesinin kronik hastalıklara katkıda bulunabileceğine inanıyor.

Bazı uzmanlar bu iddiaların hala abartılı olabileceği konusunda uyarıda bulunurken, diğerleri ise bilimsel kanıtlara dayanan bu diyetin obezite krizine karşı çözümün bir parçası olabileceğini düşünüyor.

Washington DC'de yaşayan endokrinolog Dr. Hana Kahleova, Daily Mail'e yaptığı açıklamada, "Ne kadar çok alkali gıda tüketirseniz, vücudunuzun kilo vermesi o kadar kolay olur" dedi ve ekledi:

"GLP-1 ilaçlarının kilo vermek için etkili bir yol olduğunu biliyoruz, ancak bunlar aynı zamanda pahalı, yan etkileri olan ve insanların çok fazla kas kaybetmesine yol açan ilaçlar. Bazı insanları başladıklarından daha kötü bir duruma bile düşürebilirler. Bunun yerine, daha fazla insanın beslenme alışkanlıklarını değiştirmeye başlaması gerekiyor. Düşük yağlı, bitkisel gıdalar, kas kaybı olmadan diyabet riskini azaltmaya, stres seviyelerini düşürmeye ve fazla yağları yakmaya yardımcı olabilir."

Nitekim Dr. Kahleova'nın Utah Üniversitesi ve George Washington Üniversitesi'nden araştırmacılarla birlikte yürüttüğü bir araştırma, alkali beslenmenin katılımcıların haftada yaklaşık yarım kilo vermelerine yardımcı olduğunu ortaya koydu.

ALKALİ DİYET İLE AKDENİZ DİYETİ KARŞILAŞTIRILDI

Alkali ağırlıklı, az yağlı vegan beslenme ile et, balık ve zeytinyağı içeren Akdeniz beslenmesini karşılaştıran denemede, 62 fazla kilolu yetişkin her iki beslenme şeklini de dört ay boyunca denedi.

Her iki beslenme şeklinde de kalori kısıtlaması yoktu; katılımcılar doyana kadar yiyebiliyorlardı.

Alkali diyeti uygulayan katılımcılar, 16 hafta boyunca ortalama 5,98 kilo verirken Akdeniz diyeti uygulayanlar hiç kilo vermedi.

Dr. Kahleova, bu sonuçların obeziteyle mücadele edenler için bir dönüm noktası olabileceğini belirterek, "Akdeniz diyetinde, katılımcıların kan basınçları düştü. Vegan diyette ise kan basınçlarının düşmesinin yanı sıra insülin duyarlılıkları ve kan lipitleri iyileşti ve kas kazanırken yağ kaybettiler" ifadelerini kullandı.

Dr. Kahleova, bunun nedeninin asitli gıdaların tüketilmesinin, yemeği işlemek ve sindirmek için gerekli olan stres hormonu kortizolün salınımını tetiklemesi ve vücudun bunu düzenlemek için daha fazla çalışmak zorunda kalması olduğunu ve bunun da kortizolün daha da yükselmesine neden olduğunu öne sürdü.

Nitekim araştırmalar, yüksek kortizol seviyelerinin metabolizmayı bozduğunu, iştahı artırdığını ve özellikle midede yağ depolanmasını teşvik ettiğini gösteriyor.

Dr. Kahleova, "Vücut, pH'taki dalgalanmaları düzeltmek için inanılmaz bir kapasiteye sahiptir, ancak bunun vücuda ne kadar stres yüklediğini yeni yeni fark etmeye başladık. Ne kadar çok alkali gıda tüketirseniz, o kadar az stres hormonu salınır ve kilo vermek o kadar kolaylaşır" ifadelerini kullandı.

TEK SEBEP DAHA AZ YEMELERİ Mİ?

Ancak Surrey Üniversitesi'nde insan beslenmesi alanında dersler veren Prof. Dr. Susan Lanham-New, denemede gösterilen alkali beslenmenin kilo verme yararlarının abartılmış olabileceğini söyledi.

Dr. Lanham-New, "Çalışma, beslenme kaynaklı asit yükündeki değişikliklerin vücut ağırlığındaki değişikliklerle ilişkili olduğunu gösterdi. Ancak enerji alımını eşitlediğinizde bu fark istatistiksel anlamda önemsiz hale gelir. Vegan diyeti yapanların farkı sadece daha az yemeleriydi" ifadelerini kullandı.

Ancak Dr. Kahleova, kalori farkı hesaba katıldığında bile alkali gıdaların daha fazla tüketilmesinin daha fazla kilo kaybına yol açtığını belirterek, "Beslenme kaynaklı asit yükündeki azalma, tüketilen kaloriden bağımsız olarak hala kilo kaybıyla ilişkiliydi" vurgusunu yaptı.

Brezilya'daki Sao Paulo Üniversitesi'nde 2017 yılında yapılan bir araştırma, aşırı miktarda asidik gıda tüketmenin ve yeterli miktarda alkali gıda tüketmemenin, iltihaplanmaya ve sonunda böbrek hasarına neden olan düşük dereceli metabolik asidoz adı verilen bir duruma yol açabileceğini ortaya koydu.

Bu yıl International Journal of Cardiology Cardiovascular Risk and Prevention dergisinde yayımlanan başka bir makale, daha asidik bir diyetin kalp hastalığına neden olan bir tür arteriyel kalınlaşma ile bağlantılı olduğunu gösterdi.

Vücutta çok fazla asidik yan ürün bulunmasının, kemik erimesi hastalığı olan osteoporoz riskini artırdığı da tespit edilmişti.

VEGAN BESLENMENİN DE RİSKLERİ VAR

Beslenme kaynaklı asit yükünün genel olarak çok heyecan verici bir kavram olduğunu ifade eden Dr. Lanham-New, "Şu ana kadar gördüğümüz, diyetin alkalinitesinin bir dizi sağlık sonucu üzerinde olumlu etkileri olduğu yönünde. Ama bu konuda daha fazla araştırma yapmamız gerekiyor" dedi.

Bununla birlikte beslenme terapisti Grace Kingswell, vegan beslenme veya süt ürünleri ve hayvansal ürünlerin miktarının azaltıldığı bir beslenme tarzının kendi zorluklarını da beraberinde getirebileceğini söyledi.

Kingswell, "İnsanlar vegan olmaya başladıklarında hemen kendilerini daha iyi hissetmeye başlamaları şaşırtıcı değil, çünkü birdenbire işlenmiş gıdaları kesip çok daha fazla meyve ve sebze yemeye başlıyorlar. Ancak uzun vadede vegan beslenme uygulandığında besin eksikliği riski olduğunu biliyoruz" diye konuştu.

Bu noktada protein alımının önemine dikkat çeken Kingswell, "Protein, kaslarımız ve hücrelerimiz için temel öneme sahip olmasının yanı sıra kan şekeri, iltihaplanma ve insülin düzenlemesinde de önemli bir rol oynar. Vegan beslenmeyi çok iyi yapmadığınız sürece, besin eksikliği yaşamamak gerçekten zor" ifadelerini kullandı.

Ne var ki asit yükünüzü azaltmak için "ya hep ya hiç" mantığıyla hareket etmenize gerek yok. Dr. Kahleova, "Bu konuda takıntılı olmanıza gerek yok. Amaç sadece alkali gıdalar yemek değil, daha çok alkali beslenmeye doğru bir geçiş yapmaktır" diye konuştu.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:66
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Ocak 2026 12:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Erdoğan’ın memleketinde emekli sokağa çıktı: Emekli ne yiyecek ne içecek, nasıl yaşayacak?

16 Ocak 2026 20:13see155

Marmara’da sıcaklıklar azalacak; buzlanma ve don bekleniyor

16 Ocak 2026 19:16see152

Şehir magandaları kamerada: Yürüyen merdiveni durdurup kaçtılar

16 Ocak 2026 19:33see151

Beşiktaş’a Lucas Piton transferinde kötü haber!

16 Ocak 2026 19:35see144

Zilzurna direksiyonda! Son dakika haberleri

16 Ocak 2026 20:22see144

PFDK den 146 teknik sorumlu ve antrenöre bahis cezası

16 Ocak 2026 18:12see143

Müge Boz, hastalığını ilk kez açıkladı Magazin haberleri

17 Ocak 2026 19:35see137

Anıl Demirci: Camara ve Kozlowski’ye ilgi var!

18 Ocak 2026 00:18see132

SON DAKİKA Erzurum da kereste fabrikasında patlama! 5 yaralı

17 Ocak 2026 13:36see132

Ak pelikan doğaya döndü

16 Ocak 2026 19:22see130

Portekiz de cumhurbaşkanı adayından sıra dışı vaatler: Herkese Ferrari verilecek musluklardan şarap akacak

18 Ocak 2026 00:28see129

Antalya da kanseri yenen 3 yaşındaki Gökçe için balonlar gökyüzüne bırakıldı VİDEO İZLE

16 Ocak 2026 18:50see127

Gençlerbirliği başkan adayı Mithat Akar: 2 bin üye askıya alınıp bin yeni üye yapıldı! Futbol Haberleri

16 Ocak 2026 18:12see127

Sağlık Bakanlığından öğrencilere sağlıklı tatil önerileri Sağlık Haberleri

16 Ocak 2026 17:08see126

Sahte evrakla şirket kurarak dolandırmışlar; 12 kişi tutuklandı!

16 Ocak 2026 18:19see125

Hindistan dan vatandaşlarına İsrail e seyahat etmeme uyarısı Dünya Haberleri

16 Ocak 2026 18:36see124

Uzmanı uyardı: Bir fincan şifa derken sağlığınızdan olmayın!

16 Ocak 2026 16:18see123

Bakan Tekin derslikler 20 lere düştü demişti: 60 kişilik sınıflarda hijyenden uzak eğitim

16 Ocak 2026 20:19see122

Karne törenine yetişmeye çalışırken hayatını kaybetti Hayat Haberleri

16 Ocak 2026 19:28see121

Eski Devlet Başkanına ilginç ceza: Kitap okuyarak cezasını azaltacak

16 Ocak 2026 19:59see120
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları