‘Oküler onkoloji’ göz tümörüyle savaşıyor
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Oküler onkoloji, lezyonlarla (tümörlerle) veya tümör benzeri oluşumlarla ilgilenen göz bilim dalıdır. Bu bilim dalının sayılı isimlerinden biri de Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Samuray Tuncer. Prof. Dr. Tuncer, bu bilim dalında karşılaşılan lezyonların iyi huylu olabileceği gibi gözün kendisinden kaynaklanan kanserlerde olabileceğini söyledi.
GÖZ DİBİ MUAYENEMİ YAPTI
Prof. Dr. Tuncer, Türkiye'deki eğitiminin ardından Amerika'da aldığı eğitimlerle oküler onkolojiyle gözdeki kanser tedavilerini yapıyor. Sadece gözde oluşan tümörlerde kansere savaş açmıyor, aynı zamanda gözlerde oluşan bir tümörün perde arkasına inerek, vücuttaki sinyallerini araştırıyor. İşte ben sizler için gözde oluşan kanser vakalarındaki en son uygulanan tedavi yöntemlerini Prof. Dr. Tuncer'e sordum. Benim de göz dibi muayenemi de yapan Prof. Dr. Tuncer, önemli bilgiler paylaştı...
GÖZ KANSERİNE MEYDAN OKUYOR
Oküler onkoloji sayesinde tek gözde veya her iki gözde tespit edilen lezyonların göze ait veya sistemik hastalık yönünden ciddi ipuçları verdiğini belirten Prof. Dr. Tuncer, söze şöyle başladı: "Oküler onkoloji, göz ve göz çevresi kanser türlerinde tedavi seçenekleri sunmaktadır. Oküler onkoloji ile ilgilenen göz hekimleri tarafından gerçekleştirilen detaylı muayenelerle erken teşhis edilebilen gözde, melanom, hemanjiom, lenfanjiom ve rabdomiyosarkom (kötü huylu orbita tümörü) gibi hastalıklar doğru zamanda uygulanan tedaviler sayesinde risk oranları düşürülerek, tedavi edilebilmektedir."
ERKEN TEŞHİS ÖNEMLİ
Oküler onkoloji alanında artan bilgi ve tecrübe ile birlikte göz ve göz dibi muayenesi sırasında tümörlerin tespit edilebildiğini belirten Prof. Dr. Tuncer, "Erken teşhisin çoğu zaman hayati önem oluşturabileceği tümörleri, rutin göz muayenesi sırasında teşhis etmek mümkün olabilmektedir. Hastalarda görülen farklı semptomlar teşhis sürecine yardımcı olmaktadır. Hastaların henüz kendilerinin bile fark etmediği birçok rahatsızlık bu şekilde anlaşılabilmektedir. Bu rahatsızlıkların sağlıklı olarak gözlenebilmesi için hastaların göz muayenelerini düzenli olarak yaptırmaları, görme seviyelerindeki ve göz bölgesindeki değişikliklerin dikkatlice takip edilmesi gerekiyor" dedi.
MUAYENEYİ AKSATMAYIN
Rutin göz muayenesinde göz dibinin her hastada aksatılmadan bakılması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Tuncer, şöyle dedi: "Erişkinlerde gözdeki habis tümörlerinin büyük çoğunluğunu melanomlar oluşturuyor. Bu tümörler, hastaların yaklaşık olarak 3'te birinde hiçbir şikayete neden olmamaktadır. Rutin göz dibi muayeneleri ile tespit edilebilecek tümörler, nadir de olsa hastanın hayatı açısından önem arz etmektedir. Çocuklarda gözde beyaz parlama ve şaşılık retinoblastom için uyarıcı olması gerekirken, erişkinlerde görme kaybı, eğri görme, ışık çakmaları gibi şikayetler, hastanın retina ve gerekli olgularda oküler onkoloji muayenelerinden geçmelerini gerektirir."
RADYOAKTİF PLAK TEDAVİSİ
RADYOAKTIF plak tedavisini anlatan Prof. Dr. Tuncer, şunları söyledi: "Ameliyat kadar ameliyat sonrası da çok önemli. Bu nedenle ameliyat sonrası, hastanın radyasyon güvenliği açışından gerekli kriterleri taşıyan bir ortamda kalması sağlanmaktadır. Ameliyat ile göze yerleştirilen plaklar ikinci bir operasyon ile gözden uzaklaştırılarak hasta takibe alınmaktadır. Göze konulacak olan plak, altın plak ve içine radyoaktif izotopların yerleştirildiği silikondan oluşuyor."
PLAKLAR KİŞİYE ÖZEL HAZIRLANIR
GÖZE konulacak plakların kişiye özel hesaplanıp, hazırlandığının altını çizen Prof. Dr. Tuncer, "Ameliyat 2 aşamalıdır ve genel anestezi altında yapılır. Ameliyat sırasında tümörün yeri belirlenir ve radyoaktif plak tümör bölgesi üzerindeki skleraya dikilir. Plak tedavisine ek olarak ameliyat sırasında veya sonrasında termoterapi veya kriyoterapi gerekebilir. Radyoaktif plak, istenen dozun verilmesini takiben gereken doza göre ayarlanıp, yaklaşık 3-10 gün sonra tekrar ameliyat ile gözden alınır. Ameliyat sonrası, hastalar belli aralıklarla kontrol edilir. Ameliyattan hemen sonra tümör boyutunda geçici bir büyüme ve retina dekolmanında artış görülebilir. Çoğunlukla plak konulduktan 3-6 ay sonra tümörde küçülme başlar" dedi.
GÖZLERDEKİ TÜMÖR TÜRLERİ
Gözde görülen tümör çeşitlerini ise Prof. Dr. Tuncer, şöyle sıraladı:
UVEA MELANOMU: Erişkinlerde gözün en sık görülen birincil habis tümörüdür.
RETİNOBLASTOM: Çocukluk çağının en sık görülen kötü huylu göz içi tümörüdür. En sık 1-3 yaş arasında görülür ve tedavi edilmediğinde göz dışına yayılır.
KOROİD HEMANJİYOMU: En sık görülen iyi huylu, damarsal tümörüdür. Sınırlı ve yaygın olmak üzere iki tipi vardır.
RETİNANIN DAMARSAL (VAZOPROLİFERATİF) TÜMÖRLERİ: Retinanın vazoproliferatif tümörü retinanın iyi huylu, damarsal bir tümörüdür.
RETİNANIN DAMARSAL TÜMÖRLERİ (RETİNANIN KAPİLLER HEMANJİYOMU): Retinanın iyi huylu, damarsal bir tümörüdür.
KOROİD METASTAZI: Koroid, gözün en yoğun kanlanan ve retinanın hemen altında yer alan bağ tabakasıdır. Bu özelliği nedeniyle de sistemik kanserlere bağlı tutulumun en sık görüldüğü doku özelliğini taşımaktadır.
Haber Girişi Mete Efendioğlu - Editör
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:54
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Eylül 2026 07:06 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















