Ankara24.com
close
up
Menu

Resmi Gazete de yayımlandı; 7 yeni büyükelçi atandı Sözcü Gazetesi

Sevdiğim Sensin bu akşam var mı, yok mu? Sevdiğim Sensin 10. yeni bölüm bu akşam yayınlanacak mı? 16 Nisan Star TV yayın akışı

Şuranur un cenaze namazını kıldıran amcası: Yeğenim cennet kuşu oldu Kahramanmaraş Haberleri

UEFA AVRUPA LİGİ YARI FİNAL EŞLEŞMELERİ I Aston Villa şov yaptı, Emery kupayı istiyor

T.C. İSTANBUL ANADOLU 17. SULH HUKUK MAHKEMESİ

Tunceli Adliyesi önünde bekleyen Gülistan Doku’nun ailesi ile şüpheli yakınları arasında arbede

Son Dakika Lübnan İsrail ateşkesi başladı

İskenderun da Cinayet Sanıkları Tutuklandı

Kahramanmaraştaki saldırının failini teşhis eden rehber öğretmenin ifadesi ortaya çıktı: “Üzerinden şarjör yere düştü”

YAĞMURSUYU IZGARASI VE BACA KAPAĞI SATIN ALINACAKTIR

Arsenal in eski kalecisi Manninger aracına tren çarpması sonucu hayatını kaybetti

Yalova da iki grup arasında çıkan silahlı kavgada altı kişi yaralandı Yalova Haberleri

Papara’nın satışına onay: Yeni sahibi belli oldu

Avrupa Ligi ve Konferans Ligi nde yarı final eşleşmeleri

Kocaelispor da kaleci Serhat Öztaşdelen in sözleşmesi uzatıldı

UEFA ve TFF den EURO 2032 toplantısı! Gündemde Ankara var

Aile eğitimi 81 ile yaygınlaştırılıyor

Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu ne zaman, saat kaçta? Sadettin Saran, seçim ve adaylık kararını açıklayacak mı? Fanatik Gazetesi Fenerbahçe (FB) Haberleri Spor

Milan Skriniar: Bizim için zor bir durum

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile bir araya geldi

Okuldaki şiddet: Toplumsal rahatsızlığımızın semptomu Yasin Aktay

Okuldaki şiddet: Toplumsal rahatsızlığımızın semptomu Yasin Aktay

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Şanlıurfa’daki bir okulda yaşanan ve çok sayıda öğrencinin yaralandığı hadisenin şaşkınlığı henüz dinmemişken, Kahramanmaraş’tan gelen daha ağır haber hafızamı yıllar öncesine götürdü: Batman’daki genç kadın intiharlarına… O günlerde de peş peşe yaşanan hadiseleri açıklamak için yaş, ekonomik durum, aile yapısı, eğitim seviyesi gibi birçok ortak değişken aranıyordu. Benim en dikkat çekici bulduğum ortak nokta ise başka bir şeydi: Her olay, bir öncekinden etkileniyor; bir önceki, sonrakini tetikliyordu.

Şanlıurfa’daki bir okulda yaşanan ve çok sayıda öğrencinin yaralandığı hadisenin şaşkınlığı henüz dinmemişken, Kahramanmaraş’tan gelen daha ağır haber hafızamı yıllar öncesine götürdü:

Batman’daki genç kadın intiharlarına…

O günlerde de peş peşe yaşanan hadiseleri açıklamak için yaş, ekonomik durum, aile yapısı, eğitim seviyesi gibi birçok ortak değişken aranıyordu. Benim en dikkat çekici bulduğum ortak nokta ise başka bir şeydi:

Her olay, bir öncekinden etkileniyor; bir önceki, sonrakini tetikliyordu.

Daha sonra dünya literatüründe de karşılığını bulan bu durum, bugün sosyal psikolojide

“taklit etkisi” ya da “bulaşma etkisi”

olarak biliniyor. İntihar haberlerinin veriliş biçimi nasıl yeni vakaları teşvik edebiliyorsa, şiddet de aynı şekilde dolaşıma girebiliyor.

Çünkü bulaşıcı olan sadece hastalık değildir; davranış da bulaşır.

İyilik bulaşır, nezaket bulaşır, merhamet bulaşır… Ama kötülük de bulaşır, hoyratlık da bulaşır, şiddet de bulaşır ve maalesef kötülüğün bulaşıcılığı iyiliğinkinden daha hızlıdır.

Marlyn Monroe

’nun intihar ettiği ay içinde ABD tarihinin en yüksek intiharlarının kaydedilmiş olması bu konudaki sosyolojik tespitlerin en önemli referansı olmuştur.

O yüzden açıkçası o dönemde, bu intiharları engellemek istiyorsak gerçekten intihar haberlerine sansür uygulanması gerektiğini savunmuştum.

Bugün de üçüncü sahife haberlerinin her birinin kim bilir başka nerelerde ne tür suçları tetiklediğini biliyor muyuz?

Özellikle her türlü sapkın davranışları şok edici haber iştahıyla sunan, parlatan, gözlerin içine sokan, bununla eğlendiren öğle kuşağı televizyon programları

nın toplumda nasıl bir yozlaşmaya yol açıyor olduğunu hala görmüyor muyuz?

Belki de

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan hadiseler

i bu çerçevede okumak gerekir. Bunlar sadece iki şehirde yaşanmış iki münferit olay değil;

toplum olarak nasıl bir iklim ürettiğimizin çarpıcı göstergeleridir.

Tam da insanın başkalarının davranışlarını model alarak öğrendiği yaşlarda, çocukların gözü önünde her türlü kötü örnek hoyratça sergileniyor. Trafikte, sokakta, pazarda, apartmanda, sosyal medyada, televizyon ekranlarında…

İnsanlar birbirleriyle konuşmuyor, birbirlerine saldırıyor.

Tartışmıyor, hakaret ediyor. İtiraz etmiyor, tehdit ediyor. Ve bütün bunlar çocukların gözleri önünde yaşanıyor.

Çocuklar nasihatten önce ve daha fazla davranışı öğrenir.

Evde sabrı değil öfkeyi, sokakta saygıyı değil kabalığı, ekranda nezaketi değil linci gören bir çocuğun zihninde güç ile şiddet arasındaki çizgi silikleşir. Sonra biz şaşırırız: Bu çocuklar bunu nereden öğrendi?

Oysa okul, bir toplumun geleceğe bıraktığı en önemli kurum olduğu kadar, bugünkü ruh halinin de en görünür aynasıdır.

Sınıfta, koridorda, okul bahçesinde ortaya çıkan şiddet; sadece bireysel bir öfke patlaması değildir. Aileden sokağa, medyadan ekonomiye, siyasetten kültürel iklime kadar uzanan çok katmanlı bir sürecin dışavurumudur.

Ne var ki bizde ilk refleks, meseleyi hemen güvenlik başlığına indirgemek oluyor.

Daha fazla kamera, daha sıkı arama, daha sert disiplin cezaları, daha yoğun polis varlığı… Elbette hiçbir öğrenci ve hiçbir öğretmen tehdit altında eğitim görmek zorunda değildir. Güvenlik önemlidir. Fakat sorunu sadece güvenlik ekseninde ele almak, semptomu bastırıp hastalığı görmezden gelmektir. Okulu yarı açık cezaevine çevirmek, öğrenciyi potansiyel suçlu gibi kodlamak ve pedagojik ilişkiyi korku üzerine kurmak, uzun vadede çözüm üretmez.

Korku itaat üretebilir; ama eğitim üretmez. Eğitim güven, aidiyet ve anlam üretir.

ABD’de son 25 yılın verileri, okul saldırılarının artık istisnai değil, yapısal bir mesele haline geldiğini gösteriyor. 2020-2021 öğretim yılında kayda geçen 145 benzer olay da bunun göstergesi.

Bu tabloya bakıp “Bizden beterler” diyerek teselli bulabiliriz. Ama daha önemli soru şudur: Aynı virüs bize de mi bulaşıyor?

Kısmen evet. Çünkü modern dünyanın krizleri artık sınır tanımıyor.

Yalnızlaşma, rekabet baskısı, psikolojik kırılganlık, sosyal bağların zayıflaması ve kimlik gerilimleri küresel hale geldi.

Ancak Türkiye’nin kendine özgü sorunları da var. Amerika’daki vakalar çoğu zaman silaha erişim kolaylığı, ağır bireysel yalnızlaşma ve psikiyatrik sorunlarla açıklanıyor. Bizde ise daha çok gündelik şiddetin meşrulaşması, öfke kontrolü eksikliği, aile içi iletişim bozuklukları, ekonomik baskılar, rehberlik sistemlerinin zayıflığı ve dijital kültürün sınırsız etkisi öne çıkıyor.

Asıl alarm veren nokta ise eğitim sistemimizin giderek yalnızca akademik performans üreten bir makineye dönüşmesidir.

Çocuklara test çözmeyi öğretiyoruz ama öfke yönetimini öğretmiyoruz. Matematik başarısını ölçüyoruz ama empati becerisini ölçmüyoruz. Sınav sonuçlarını takip ediyoruz ama öğrencinin ruh halini çoğu zaman fark etmiyoruz. Oysa bir toplumun geleceğini sadece puan ortalamaları değil, birlikte yaşama kapasitesi belirler.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in bu sorunun yeterince farkında olduğunu ve son zamanlarda almaya çalıştığı tedbirleri takip etmeye çalışıyorum. Çok iyi şeyler yapıyor.

Eğitimin sadece sına makinaları yetiştirmekten ibaret olmadığını, çocukların bir ruh ve kişilik taşıdıklarını göz önünde bulunduran bir paradigmaya tabi. Ama attığı her adımın tam da bizi bu noktaya getirmiş olan bağnaz kafalar tarafından nasıl gürültüye getirildiğini de hayretle izliyoruz. Bu konuda kararlılığından geri durmaması gerekiyor elbet.

Aile cephesinde de benzer bir kırılma var.

Geleneksel aile çözülürken yerine sağlıklı bir modern ebeveynlik kültürü konulamadı. Son yıllarda en dikkat çekici değişimlerden biri, çocuk terbiyesi konusundaki denge kaybıdır. Bir yanda baskıyı terbiye zanneden aileler var; öte yanda sınır koymayı sevgisizlik sananlar. Çocuğun her davranışını mazur gören, zorbalığını “

çocuk işte

” diyerek geçiştirenler… Oysa çocuk hem sevgiye hem sınıra muhtaçtır. Şefkat ile otorite arasındaki denge bozulduğunda ya kırılganlık ya saldırganlık büyür.

NE YAPILMALI?

Her şeyden önce okul şiddeti bir asayiş dosyası değil, toplumsal bir mesele olarak ele alınmalıdır. Her okulda güçlü psikolojik danışmanlık ve rehberlik mekanizmaları kurulmalıdır.

Öğretmenin sınıf içi otoritesi korkuyla değil, saygınlık ve ilişki kapasitesiyle önce yeniden tesis edilmeli, tanınmalı ve güçlendirilmelidir.

Ailelere ebeveynlik desteği verilmelidir. Dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkisi ciddiyetle ele alınmalı; sosyal medya, içerik denetimi ve dijital okuryazarlık artık ertelenemez başlıklar olarak görülmelidir. Bu yönde gündemdeki dijital yasa muhalefetin gürültüsüne pabuç bırakmadan geliştirilerek çıkarılmalıdır.

Fakat bütün bunlardan önce daha temel bir yüzleşmeye ihtiyacımız var. Çünkü

mesele sadece çocukları düzeltmek değildir. Çocuklarda gördüğümüz şiddet, çoğu zaman yetişkin dünyanın küçültülmüş bir yansımasıdır.

Evdeki ihmal, sokaktaki hoyratlık, ekrandaki saldırganlık ve eğitimdeki ruhsuzluk, sonunda sınıfta karşımıza çıkar.

Bugün okul koridorlarında yükselen öfke, yarının toplumunu haber veriyor. Eğer çocukları kurtarmak istiyorsak, önce kendimizi düzeltmek zorundayız.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:73
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Nisan 2026 04:05 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Resmi Gazete de yayımlandı; 7 yeni büyükelçi atandı Sözcü Gazetesi

17 Nisan 2026 00:40see168

Sevdiğim Sensin bu akşam var mı, yok mu? Sevdiğim Sensin 10. yeni bölüm bu akşam yayınlanacak mı? 16 Nisan Star TV yayın akışı

17 Nisan 2026 00:46see168

Şuranur un cenaze namazını kıldıran amcası: Yeğenim cennet kuşu oldu Kahramanmaraş Haberleri

17 Nisan 2026 00:42see165

UEFA AVRUPA LİGİ YARI FİNAL EŞLEŞMELERİ I Aston Villa şov yaptı, Emery kupayı istiyor

17 Nisan 2026 00:27see162

T.C. İSTANBUL ANADOLU 17. SULH HUKUK MAHKEMESİ

17 Nisan 2026 00:02see160

Tunceli Adliyesi önünde bekleyen Gülistan Doku’nun ailesi ile şüpheli yakınları arasında arbede

17 Nisan 2026 00:36see158

Son Dakika Lübnan İsrail ateşkesi başladı

17 Nisan 2026 00:19see158

İskenderun da Cinayet Sanıkları Tutuklandı

17 Nisan 2026 01:54see155

Kahramanmaraştaki saldırının failini teşhis eden rehber öğretmenin ifadesi ortaya çıktı: “Üzerinden şarjör yere düştü”

17 Nisan 2026 01:58see144

YAĞMURSUYU IZGARASI VE BACA KAPAĞI SATIN ALINACAKTIR

17 Nisan 2026 00:02see144

Arsenal in eski kalecisi Manninger aracına tren çarpması sonucu hayatını kaybetti

17 Nisan 2026 00:15see141

Yalova da iki grup arasında çıkan silahlı kavgada altı kişi yaralandı Yalova Haberleri

17 Nisan 2026 00:36see139

Papara’nın satışına onay: Yeni sahibi belli oldu

17 Nisan 2026 02:31see137

Avrupa Ligi ve Konferans Ligi nde yarı final eşleşmeleri

17 Nisan 2026 00:30see135

Kocaelispor da kaleci Serhat Öztaşdelen in sözleşmesi uzatıldı

16 Nisan 2026 20:54see134

UEFA ve TFF den EURO 2032 toplantısı! Gündemde Ankara var

16 Nisan 2026 18:29see134

Aile eğitimi 81 ile yaygınlaştırılıyor

16 Nisan 2026 07:03see130

Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu ne zaman, saat kaçta? Sadettin Saran, seçim ve adaylık kararını açıklayacak mı? Fanatik Gazetesi Fenerbahçe (FB) Haberleri Spor

18 Nisan 2026 01:11see130

Milan Skriniar: Bizim için zor bir durum

18 Nisan 2026 00:10see129

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile bir araya geldi

16 Nisan 2026 19:11see129
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları